Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Renk Nedir? Renk Körlüğü Nasıl Oluşur?

Neden Bilinenlerden Başka Bir Renk Hayal Edemeyiz?

Renk Nedir? Renk Körlüğü Nasıl Oluşur? Wikipedia
Hindistan'da Bir Pazar Tezgâhında Bulunan Pigmentler.
8 dakika
352
Blog Yazısı

Renk; Güneş'ten gelen beyaz ışığın belirli dalga boylarına göre kırılmasıyla oluşan, insan gözüyle görülebilen elektromanyetik radyasyondur.[1] Günlük dildeyse renk, herhangi bir nesnenin ton, hafiflik ve doygunluk açısından tanımlanabilen yönü olarak da tanımlanabilir. Cisimlerin rengi; ışık emiciliği, ışık yansıtıcılığı ve emisyon spektrumu gibi fiziksel özelliklere göre belirlenir. Renkleri araştıran bilim dalına "kromatik", "kolorimetri" veya basitçe "renk bilimi" denir.

Bir ışık demeti, frekanslarına ya da dalga boylarına göre sıralanırsa ışık tayfı ya da "elektromanyetik spektrum" denilen bir grafik elde edilir (aşağıda). Bu grafikte ölçü birimi olarak metrenin milyarda biri olan nanometre (nm) veya "metre" (m) kullanılır. Bu grafiğin insan gözü tarafından algılanabilen kısmı, yani görünür ışık aralığı, dalga boyu 390 ile 700 nanometre arasında olan dalgalardır. Bu "görünür ışık", tayfın ortalarında yer almaktadır. Bu görünür aralıkta, en yüksek frekanslı ışık dalgaları mor görünürken, en düşük frekanslılar kırmızı görünür. Aradaki frekanslarda turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert renkler görülebilir.[6]

Bu Reklamı Kapat

Işığın Dalga Boyları
Işığın Dalga Boyları
Kozmik Anafor

Renklerle ilgili anlaşılması gereken en kritik detay, yukarıdaki elektromanyetik spektrumun "görünür ışık" olarak olarak işaretlenen o dar aralığının gerçekte herhangi bir renge sahip olmadığıdır. Yani 550 nanometrelik "yeşil" renge karşılık gelen dalgaboyu, 1 milyon metrelik dalga boyuna karşılık gelen radyo dalgalarından daha "yeşil" değildir. Sadece Güneş'ten Dünya'ya gelen ışık genellikle o "görünür ışık" aralığında olduğu ve bütün hayvanlar da elektromanyetik spektrumun bu aralığıyla etkileşecek biçimde evrimleştiği için o dalga boylarına karşılık gelen "renk algıları" evrimleşmiştir. Yoksa gama ışınlarından veya AM/FM radyo dalgalarıyla görünür ışık arasında hiçbir fark yoktur: Eğer Dünya'nın atmosferi olmasaydı da sürekli gama ışınlarına maruz kalsaydık veya Dünya'yı etkileyen daha fazla mikrodalga kaynağı olsaydı, insanların ve diğer birçok omurgalı hayvanın atalarında muhtemelen bu dalga boylarına karşılık gelen "renkler" de evrimleşecekti.

Renkleri Nasıl Algılayabiliyoruz?

Gözlerimizde "çubuk" ve "koni" adı verilen ve ışığı algılayabilen iki tür hücre grubu vardır. Çubuk hücreleri ışığın varlığına/yokluğuna ve şiddetine karşı daha hassasken, renkler koni hücreler sayesinde algılanır. Üç tür koni hücresi vardır ve bunların her biri ışığa karşı duyarlılığı farklı olan pigmentler içerir. Mavi koni hücrelerinin en yüksek hassasiyet gösterdiği ışığın dalga boyu yaklaşık 430 nanometreyken, yeşil koni hücrelerinin 530 nanometre, kırmızı koni hücrelerinin ise yaklaşık 560 nanometredir.[3]

Bu Reklamı Kapat

Burada kritik bir detay, "mavi koni hücresi" denen koni hücrelerinin sadece mavi dalga boyuna duyarlı olmamasıdır. Tam tersine, "mavi koni hücresi", yeşil ve hatta kırmızı koni hücrelerinin hassas oldukları aralığa bile tepki verebilmektedir. Tek fark, "mavi koni hücresinin" en çok hassas olduğu dalga boyunun bizim "mavi renk" olarak algıladığımız dalga boyuna denk gelmesidir. Dolayısıyla koni hücrelerinin sadece isimlerindeki renk adına duyarlı olduğunu sanma hatasına düşülmemelidir. Bu nedenle bu hücrelere "mavi", "yeşil", "kırmızı" yerine kimi zaman sırasıyla "kısa", "orta" ve "uzun" da denmektedir.

Gerçekten de farklı dalga boylarındaki ışık, koni hücrelerini farklı derecelerde/miktarlarda uyarır. Örneğin dalga boyu 580 nanometre olan ışık göze ulaştığında hem kırmızı hem de yeşil koni hücreleri uyarılır. Bazı dalga boylarında (örneğin 470 nanometrede) her üç koni hücresi birden uyarılabilir. Beyin, bu hücrelerden gelen farklı şiddetteki sinyalleri birleştirerek, farklı dalga boylarındaki ışınların farklı şekilde algılanmasını sağlar. Bu farklı algıların her birine ayrı bir "renk" denmektedir.

Fotoreseptörlerin (Renk Konileri) Dalga Boyu Hassaslıkları
Fotoreseptörlerin (Renk Konileri) Dalga Boyu Hassaslıkları
String Fixer

Işığın üç ana rengi olan kırmızı, mavi ve yeşilden iki tanesi birleştiğinde ara renkler oluşur. Ara renklerin tonları kırmızı, mavi ve yeşil ışığın miktarları değiştirilerek ayarlanabilir. Görünür dalga boyundaki ışınların her üçü birden bir araya geldiğindeyse beyaz renk oluşur.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu yüzden bilgisayarlarda renklerin oluşturulmasında "RGB" yani "kırmızı-yeşil-mavi" (İng "red-green-blue") sistemi kullanılır. Bu 3 rengin belli tonlarda kullanılmasıyla diğer renkler ortaya çıkmaktadır.

Renk Körlüğü Nedir?

Gözde bulunan bazı sinir hücrelerinin fonksiyon kaybı yaşaması durumunda cisimlerin yansıttığı farklı dalga boylarındaki ışıklar yani renkler beyne doğru biçimde iletilemez ve renkli görme olayı gerçekleşmez. Renklerin algılanmasında meydana gelen bu bozukluklar, renk körlüğü olarak adlandırılır. Bunun dışında renk konisi olarak bilinen, insanlarda sadece 3 farklı fotoreseptörlerden biri ya da daha fazlasının bulunmaması veya işlevini yerine getiremeyecek olması durumunda da renk körlüğü oluşur.

Renk Körlüğünün Çeşitleri

  • Protanopi: Kırmızı renk konisinin eksikliğinden dolayı oluşan renk körlüğüdür. Protanopi renk körlüğünde sadece koyu kırmızı renk algılanmaz.
  • Döteranopi: Yeşil renk konisinin eksik olmasından dolayı oluşan renk körlüğüdür. Bu renk körlüğü durumunda ise yalnızca kırmızı ve mavi renkler ile bunların karışımı görülür. Yeşil renkler ayırt edilemez.
  • Mavi renk körlüğü: Adından da anlaşılacağı üzere mavi renk konisinin eksikliğinden dolayı oluşan renk körlüğü çeşididir. Yeşil ve kırmızı renk tonları ayırt edilse de mavi renk ayırt edilemez.
  • Monokromatik renk körlüğü: Sadece bir renk konisinin çalışır vaziyette olduğu renk körlüğü çeşididir. Örneğin sadece mavi rengi algılayan mavi renk konilerinin mevcut olduğu bir durumda kişi yeşil ve kırmızı renkleri ayırt edemeyecektir. Monokromatik renk körleri sadece mavi ve sarı renkleri tanımlayabildiğinden dolayı bu durum kırmızı-yeşil renk körlüğü olarak adlandırılabilir.
  • Anopi (tam renk körlüğü): Hiçbir renk konisinin işlevini yerine getiremediği renk körlüğü çeşididir. Bu tür renk körlüğüne sahip olan bireyler etrafı sadece siyah-beyaz olarak algılayabilir.

Erkeklerin %10'u Renk Körü!

Renkleri görmemizi sağlayan genler X kromozomu ile taşınır. Bilindiği üzere erkeklerde XY, kadınlarda ise XX kromozomları bulunur. Dolayısıyla erkeklerdeki tek X kromozomunda genlerin fonksiyon kaybı yaşaması durumunda renk körlüğü yaşanır. Kadınların iki adet X kromozomu olduğu için bir X kromozomun genlerindeki hata diğer kromozomdaki genler sayesinde hasta değil taşıyıcı olarak atlatılabilir.

Dolayısıyla erkeklerin renk körü olma ihtimali kadınlara göre fazladır. Erkeklerde hastalık oranı %10'a varmaktadır.

Renk Körlüğünün Olası Bir Tedavisi

Maymunlara yapılan birtakım testlerde kendilerinde doğuştan var olmayan ya da çalışmayan fotoreseptör genleri enjekte edildi. Örneğin kırmızı fotoreseptörü olmayan bir maymuna kırmızı rengini ve tonlarını görmesini sağlayan genler enjekte edildi.

Bu Reklamı Kapat

Test sonucunda maymunun 1 ay sonra kırmızı renkleri kalıcı olarak görmeye başladığı gözlemlendi. Eğer bu test insanlarda başarılı bir tedavi haline getirilebilirse renk körlüğü hastalığı ortadan kalkabilir.

3 Fotoreseptörün Ötesi de Var!

Renk konilerini oluşturan genler tek bir X kromozomunda aktif olduğu sürece renk konileri 3 tanedir ve görme konusunda renkler anlamında herhangi bir problem yaşanmaz. Fakat eğer sadece biri değil iki X kromozomundaki renk konilerini oluşturan genler aynı anda çalışırsa yani aktif hâle gelirse bir renk konisi daha oluşabilir.

Normal insanlar üç renk konisine sahiptir. Üç renk konisine sahip olan canlılara trikromat denir. Yukardaki anlattığımız gibi bir renk konisi daha aktif olursa bu canlı tetrakromat olarak adlandırılır. Tetrakromat canlılar trikromatlardan farklı bir renk konisine sahip olduğu için trikromatların göremediği başka renkleri de görebilirler. Trikromat bir insan bir milyona yakın renk tonu ayırt edebilirken tetrakromat bir insan on kat daha fazla tonu ayırt edebilir.

Bu konuda bugüne kadar keşfedilmiş en üstün canlılar, mantis karidesleridir. Peygamberdevesi karidesi olarak bilinen bu canlılar, tamı tamına 16 ayrı renk konisine sahiptir. Bu canlı, baktığı her yerde (muhtemelen) bir renk cümbüşü görmektedir![5]

Bu Reklamı Kapat

Mantis Karidesi (Peygamberdevesi Karidesi)
Mantis Karidesi (Peygamberdevesi Karidesi)
Evrim Ağacı

Newton'un Prizma Deneyi

Isaac Newton, tahminen 1665 yılında bir gün renklerin doğada kendiliğinden mi var olduğunu yoksa beynimizin bize bir oyun mu oynadığını merak ettiği için bir deney yapmaya karar verdi.

Deneyi nasıl hazırlaması gerektiğini düşünürken renkleri "gördüğümüz" için ışık ile bir deney gerekliydi. Bu yüzden odasını perdelerle kapladı ve perdenin bir kısmını deldi. Bu sayede ışık sadece buradan geçecekti. Bunun yanında ışığın kırılması gerektiğinden bir cam prizma aldı ve ışığın cam prizmaya doğru açıyla gelmesini bekledi.

Isaac Newton'un Prizma Deneyi
Isaac Newton'un Prizma Deneyi
Britannica

Sonuç olarak ise cam prizmadan çıkan renkler görüldü. Bu deneyin sonucunu kanıtlamak için bir tane daha cam prizma aldı ve onu da kırılan ışıktan çıkan mavi tonlu bir renge koydu. Sonuç ise değişmemişti. Mavi rengin kırılmasından hâlâ aynı mavi renk çıkıyordu.

Bu sayede Newton bir kanıya varmayı başarabilmişti. Aslında gördüğümüz renkler Güneş ışığının (beyaz ışık) kırılmasıyla oluşmuştu yani renkler aslında beyaz ışığın bileşenleriydi. Bu deney sayesinde Newton optik bilimi için önemli bir soruya cevap getirmiş oldu.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Özgüven – Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum

Güven, tıpkı bir bitki gibi, yetiştirilip büyütülebilir. Bu kitaptaki yaratıcı etkinliklerle hata yapmanın, korkmanın ya da kimi zaman huzursuz hissetmenin ne kadar normal olduğunu keşfedecek ve bol bol güven ekeceksin.

Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat, Violène Riefolo ve Chantal Rojzman tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisinin üçüncü kitabı Özgüven, 100’den fazla etkinlik ve ebeveyn kitapçığıyla birlikte, çocuklara -ve bizlere- kaygının her zaman kötü bir şey olmadığını, her tepkinin özgüven eksikliğine işaret etmediğini, kendimizle, başkalarıyla ve hayatla barışık olmanın yollarını gösterecek şekilde tasarlandı.

“Duyguyu anlama ve aktarma becerisi için kıymetli bir kitap bu. Ebeveynlerin de mutlaka okumasını dilerim.”
– Dr. Gülcan Özer (serinin ilk kitabı “Duygularım” hakkında)

 Kitabın arkasındaki ebeveyn kitapçığından:
“Bir yaşına dek anne babasının kollarında sevgi ve şefkat görmüş, motor becerilerini özgürce edinmiş çocuk temel güvenlik hissini geliştirir (“Seviliyorum”, “Beni çevreleyen dünya üzerinde bir güce sahibim”). Bunlar temeldir. Sonra çocuk büyüdükçe kendi kişiliğini geliştirmeye başlar. İstekleri, ihtiyaçları, duyguları, heyecanları, seçimleri, yargıları ailesi tarafından dinlenen ve saygı gören çocuğun kendi kimliğine duyduğu güven güçlenir (“Ne istediğimi biliyorum”). Çocuk üç yaşından itibaren bazı şeyleri artık “kendi başına” yapmak ister ve böylece becerilerine olan güveni artar (“Ne yapabileceğimi biliyorum”). Okulda, mahallede akranlarıyla karşılaşır, arkadaş edinir ve bu sayede sosyal ya da ilişki odaklı güven geliştirir (“Katkı sağlayabilirim”). Bu dört evre beslendiğinde çocuk hayata ve geleceğine sağlam bir güvenle bakacaktır. Çocuğumuzun büyümesine yardımcı olmak; geçirdiği her aşamada onun ihtiyaçlarına açık olmak ve ona kişiliğini inşa etmesine olanak verecek sağlıklı ortamı sunmaktır.

Devamını Göster
₺80.00
Özgüven – Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum

Neden Başka Bir Renk Hayal Edemeyiz?

Aslında bu konuda bir sınırımız bulunmakta! 3 fotoreseptörümüzün olmasından dolayı kırmızı, mavi ve yeşil renklerinin karışımı ile elde edilebilen renkleri ve tonlarını görebiliyoruz. Gözümüz sadece bu renkleri algılayabildiği için bunun dışına çıkan renkleri ve tonlarını ayırt edemez. Fotoreseptörlerimizin belli bir frekansta algılama özelliği mevcut. Bunun dışına çıkabilmek için daha fazla fotoreseptörün gözümüze adapte olması gerekmektedir.

Gözümüzün bizi kısıtladığı gibi beynimiz de bu 3 renk konisinin sınırlarına tabidir. Farklı bir renk hayal etmeye ne kadar çalışırsanız çalışın sonuç alamazsınız. Çünkü, görmediğiniz veya göremeyeceğiniz bir rengi hayal etmek beynimizin yetilerinin çok üstünde![3]

Doğadaki Renkleri Nasıl Elde Ediyoruz?

İnsanlar, gördükleri renkleri yapay bir şekilde de olsa elde etmek ister. Renklerin kullanım alanları arasında giyim, moda, gıda (renklendirici), dekorasyon, yalıtım ve sanat gibi alanlar bulunur.

Bu yüzden insanlar ilk olarak elde etmesi en kolay olan yeşil rengi yapraklardan elde etmeye çalıştı. Fakat yapraklar maalesef kalıcı bir etki veremedi. Daha sonra ise farklı renkli taşlardan faydalandılar. Lapis gibi doğal taşları kullanarak doğal boyalar elde ettiler.

Doğal Renklendirmede Kullanılan Lapis Taşı
Doğal Renklendirmede Kullanılan Lapis Taşı
My Crystals

Demir bakımından zengin topraklardan elde edilen ve mağara resimlerinde boya olarak kullanılan ilk renk olan toprak kırmızısı ise günümüzde hâlâ en çok tercih edilen tonlardan. Ayrıca Aztekler tarafından 1400’lü yılların sonlarına doğru kaktüslerde yaşayan koşinil böceklerinin ezilip kurutulmasıyla elde edilen kırmızı renk, birçok farklı uygarlık tarafından sıkça kullanılmıştır.

Bitki özlerinden elde edilen yeşil de kırmızıdan sonra insanların boya olarak kullandığı en eski renklerden biridir. 1775 yılında İsveçli kimyager Scheele, reçine ve arsenik bazlı yeni bir parlak yeşil keşfetmiştir.[7]

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Bilim Budur! 3
  • Muhteşem! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü insanların algılayabildiği ışık dalga boyları bildiğimiz renkler ve bunların arasındaki ara renklerle kısıtlıdır. İstesek de farklı bir renk göremeyiz. Görmediğimiz için de yeni bir rengin nasıl olabileceğini tam anlamıyla hayal edemeyiz.

Gözde bulunan fotoreseptörlerin fonksiyon kaybı yaşaması durumunda cisimlerin yansıttığı farklı dalga boylarındaki ışıklar, yani renkler beyne doğru biçimde iletilemez ve renkli görme olayı gerçekleşmez. Buna renk körlüğü denir.

Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/08/2022 07:33:43 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12173

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Eşeyli Üreme
Kuyruksuz Maymun
Factchecking
Hücre
Sıvı
Depresyon
Nükleotit
Dilbilim
Ateş
Kadın Doğum
Kemik
Renk
Kan
Viral
Canlı Cansız
Klinik Mikrobiyoloji
Astrofotoğrafçılık
Dil
Balık
Dağılım
Sağlık Bakanlığı
Entropi
Yeşil
Periyodik Tablo
Uzay
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.