Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Bakteri ile Virüs Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bakteri ile Virüs Arasındaki Farklar Nelerdir?
Fotoğrafta bir bakteri hücresine saldıran virüsler gözükmektedir.
Medical News Today
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Boğazınız yanıyor, başınız çatlayacak gibi ağrıyor. Tek isteğiniz bu durumdan kurtulmak; bunun için sebebin bakteri mi, yoksa virüs mü olduğunu bilmeniz gerekir. Aksi takdirde doğru tedaviyi uygulayamazsınız. Gelin bu ikisi arasındaki farkları netleştirelim.

Bakteri ve Virüslerin Benzerlikleri

Öncelikle, benzerlikleri ele alalım.

Bakteriler de, virüsler de aşırı küçük varlıklardır. Ortalamada 0.2-2 mikrometre büyüklüğünde olan bir bakteri, bir pirinç tanesinden ortalamada 5500 kat küçüktür. Dolayısıyla bakterileri görmek için mikroskop kullanmanız gerekir. Buna rağmen, Thiomargarita namibiensis gibi 0.75 milimetre çapa erişebilen bazı dev bakterileri çıplak gözle görmeniz mümkündür.

Virüsleri görmek içinse elektron mikroskobu gibi çok daha güçlü mikroskoplar kullanmanız gerekir; çünkü virüsler, bakterilerden 10-1000 kat daha küçük olabilmektedir. Kıyas olması bakımından, en büyük virüsler olan megavirüs, pandoravirüs ve mimivirüs gibi bazı virüsler en fazla 750 nanometre (0.75 mikrometre) boya erişebilmektedir.

Hem bakteriler hem de virüsler genellikle öksürük ve hapşırık yoluyla, öpüşme veya cinsel birleşme yoluyla, kontamine olmuş yüzeylere (örneğin besinlere ve suya) temas etme yoluyla; evcil hayvanlar, büyük baş hayvanlar ve kene ile pire gibi böcekler aracılığıyla bulaşabilirler.

Her iki grup da kısa süreli hastalıklara (akut enfeksiyonlara) neden olabilirler. Ancak her iki grup da aynı zamanda uzun dönem hastalıklara (kronik enfeksiyonlara) neden olabilir. Ayrıca her iki grup da semptomatik olmayan ama aylar veya yıllar sonra etkisini gösteren gizli (latent) enfeksiyonlara neden olabilirler.

Tabii ki her iki grup da orta, ağır veya ölümcül hastalıklara neden olabilirler. İşte bu nedenle hangi mikrobun sizi hasta ettiğini tespit etmeniz gerekir. Neyse ki hastalık semptomları açısından bu kadar benzer etkilere sahip olabilen bu iki mikrop, mikroskop altında bir çam ağacı ile bir fil kadar farklı görünümlü varlıklardır.

Bakteriler

Bakteriler, çoğu zaman bağımsız olarak veya canlıların vücudunu konak olarak kullanarak yaşayabilen tek hücreli canlılardır. En az 3.5 milyar yıldır gezegenimizde var olan bakteriler, genellikle virüslere göre daha karmaşık yapılıdırlar. Buna rağmen, bakteriler prokaryotik canlılardır; yani hücrelerinde zarlı organelleri bulunmaz. Organelleri ve DNA'ları, hücre duvarının içine dağılmış haldedir.

Bakteriler hemen hemen her yerde yaşarlar. Dağların tepelerinde, okyanusların dibinde, diğer canlıların ve cansız cisimlerin dış yüzeylerinde, vücudunuzun içinde... Üstelik birçok bakteri son derece ekstrem koşullarda da hayatta kalabilir: aşırı tuzlu, aşırı asidik, aşırı bazik, aşırı yüksek radyasyon olan, aşırı sıcak veya aşırı soğuk ortamlarda... Ve bakteriler, hemen hemen her canlıya bulaşabilirler: hayvanlara, bitkilere, protistalara, mantarlara ve hatta diğer bakterilere de!

İstenmeyen bir bakteri vücudunuza girdiğinde hemen bölünüp yayılmaya başlar ve bulunduğu bölgede enfeksiyon oluşturur. En yaygın bakteriyel enfeksiyonlar boğazda, kulakta ve idrar yollarında gözlenenlerdir. Doktorunuzun isteğiyle yapılacak testin (örneğin boğaz kültürünün) sonucu pozitif çıkarsa, yine doktorunuzun reçete edeceği bir antibiyotik, bu enfeksiyonu tedavi edecektir.

Elektron mikroskobu altında çekilmiş bakteri fotoğraflarının renklendirilmiş hali
Elektron mikroskobu altında çekilmiş bakteri fotoğraflarının renklendirilmiş hali
Anatomy Box

Bakterilerin türünü teşhis etmek için birçok yöntem kullanılabilir; ancak genellikle ilk yapılan, hücre şekline bakmaktır. Bakteriler birçok şekle sahip olabilir: küresel yapıda (bunlara coccus denir), çubuk şeklinde (bunlara basil denir), spiral şeklinde veya virgül şeklinde (bunlara vibrio denir).

Bakteriler çoğunlukla eşeysiz olarak, amitoz bölünme denen bir yöntemle ürerler. Bu, ilkel bir mitoz bölünme gibi düşünülebilir ve tek bir hücreden, birbirinin aynısı olan iki kopya üretilir. Bazı bakteriler uygun şartlarda sadece 10 dakikada bir bölünebilirler; ancak çoğu bakterinin bölünmesi için birkaç saat geçmesi gerekir. Bu üreme hızları nedeniyle bakteriler çok hızlı bir şekilde sayılarını arttırabilirler ve çok hızlı bir şekilde evrimleşebilirler. Hatta eğer ölüm olmasaydı, sadece 40 saat içinde boğazımıza kadar bakteriye gömülürdük!

Unutmayın, her bakteri zararlı değildir! Peynir ve yoğurt üretiminde veya atık su arıtmasında bakterilerden yararlandığımız gibi bazı besinlerin sindirilmesinde de bağırsaklarımızdaki bakterilerden yararlanırız.

Buna rağmen, bakterilerin sebep olduğu çok sayıda hastalık vardır. Bakteriler, genellikle ürettikleri toksinler yoluyla konak hücreye zarar verirler. Örneğin kara veba hastalığı, Yersinia pestis isimli bir bakteriden kaynaklanan bir hastalıktır ve milyonlarca insanı öldürmüştür. Benzer şekilde, üretilen toksinlerden ötürü gıda zehirlenmesine neden olan da bakterilerdir. Boğmaca, menenjit, boğaz iltihabı,, kulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, zatürre ve verem gibi hastalıkların tümü bakteri kaynaklıdır.

Bakterileri öldürmek için antibiyotik kullanırız. Bunlar, bakterilerin çeşitli yapısal özelliklerinden faydalanarak onların bölünme mekanizmalarını bozabilir veya doğrudan doğruya ölümlerine neden olabilir. Antibiyotikler, bakterilere karşı çok güçlü bir silah olsa da, uzun süreli, abartılı veya doğru olmayan şekillerde kullanılması halinde antibiyotik direnci adı verilen bir olguyla karşılaşılabilir. Bu, bakterilerin evrimleşerek, antibiyotiklere direnç kazanması olayıdır. Bu nedenle antibiyotiklerin hekim denetiminde ve doğru bir şekilde kullanılması gerekir.

Eğer bakterilere karşı kendinizi korumak isterseniz, yapabileceğiniz en iyi şey ellerinizi doğru bir şekilde, sık sık yıkamak ve düzgün beslenip, egzersiz yaparak savunma sisteminizi güçlü tutmaktır.

Virüsler

Virüs ise yaşamak için bitki, hayvan veya bakterilere ihtiyaç duyan cansız bir parazittir. Cansız olmalarının nedeni, canlılığın gereksinimi olarak görülen vücut yapısını (organizasyonu) sürdürebilmelerini sağlayan iç aktiviteden (metabolizmadan) yoksun olmalarıdır. Virüsler, enfekte ettikleri konağın dışındaykan bir protein zırh içine hapsolmuş bir genetik malzemeden (RNA veya DNA) ibarettirler (organizasyonları vardır ama metabolizmaları yoktur). Bir konağı enfekte ettiklerinde ise protein zırhları dağılır ve DNA/RNA'dan ibaret olurlar (bir çeşit aktiviteleri vardır ama organizasyonları yoktur). Organizasyon ve iç aktivite kriterlerini aynı anda ve sürekli olarak sağlamadıkları için cansız olarak kategorize edilirler; ancak birçoklarınca "canlılığın eşiğindeki cansızlar" olarak değerlendirilirler - ki bu, evrimsel geçişe harika bir örnektir!

Virüsler, bakterilere göre çok daha küçüktür (en azından, yukarıda da sözünü ettiğimiz pandoravirüsler gibi megavirüsler hariç). Virüslerin sadece proteinden bir kılıfları ve genetik malzemeleri vardır; dolayısıyla konak olmaksızın varlıklarını sürdüremezler. Bu nedenle canlı olmayan yüzeylerde, çoğu zaman kısa sürede (birkaç saat ila birkaç gün içinde) parçalanarak dağılırlar.

Virüsler de hayvanlar, bitkiler, protistalar gibi çok çeşitli canlılara bulaşabilirler; ancak en yaygın bilinen virüsler bakteriyofaj adı verilen ve bakterilere bulaşan virüslerdir. Hatta ilginç bir şekilde diğer virüsleri enfekte edebilen virüsler de tespit edilmiştir (bunlara virofaj denmektedir). Ekstrem koşullarda yaşayan bakterileri enfekte eden bakteriyofajlar da, tıpkı konakları gibi ekstrem koşullarda varlıklarını sürdürebilmelerini sağlayan adaptasyonlara sahiptir.

Virüsler konağa bulaştıkları zaman protein kılıf içindeki DNA veya RNA'larını konağa enjekte ederler ve dağılırlar. Bu DNA veya RNA, konağın kendi DNA'sına bağlanır. Böylece konak amitoz veya mitoz yoluyla bölünürken, virüsün kendi DNA'sı da kopyalanmış olur. Hatta viral DNA/RNA, kendi kısımlarını daha sık kopyalamaya zorlar ve böylece tek bir konakta binlerce, on binlerce, kimi zaman milyonlarca virüs üretilebilir. Bu ekstra viral DNA/RNA, yeni viral protein kılıflarının üretiminde kullanılır ve bu sayede tek bir konakta çok sayıda virüs üretilmiş olur. Bu virüslerin sayısı bir süre sonra konak hücrenin taşıyamayacağı kadar çok olur. Bu nedenle konak hücre adeta "patlar" ve virüsler etrafa saçılarak diğer hücrelere bulaşabilirler. Böylece virüsler çok hızlı bir şekilde (genellikle bakterilerin üreme hızından çok daha hızlı bir şekilde) üreyebilirler. Zaten bakterilerden bile hızlı evrimleşmeleri de bu nedenledir.

Bu yüksek üreme hızları dolayısıyla, virüsler doğada bakterilerden çok daha yaygın olarak bulunurlar - ki bakteriler gezegende açık ara farkla en çok sayıda bulunan canlı grubudur. Her 1 bakteri için ortalamada 10 virüs bulunduğu düşünülmektedir. 1 metrekarelik bir alanda yüz milyonlarca virüs ve on milyonlarca bakteri bulunabilmektedir.

Virüs, vücudunuza girdiğinde sağlıklı hücrelerinizi ele geçirip onların daha çok virüs üretmelerine neden olur. Soğuk algınlığı, grip, suçiçeği, uçuk ve Hepatit B ve C en yaygın viral enfeksiyonlardandır.

Bakterilere saldıran virüslerin renklendirilmiş fotoğrafı
Bakterilere saldıran virüslerin renklendirilmiş fotoğrafı
imgur

Virüs, antibiyotikle tedavi edilemez; antiviral ilaçlar ise sadece virüsün çoğalmasını engellemeye ve hastalık belirtilerini azaltmaya yöneliktir, gerisi bağışıklık sisteminizin gücüne kalır. İyi haber ise, bir virüs türüyle savaşan vücudunuzun belli bir süre için o virüse karşı bağışıklık kazanmış olmasıdır.

Yine de en iyisi aşı olmaktır. Aşıyla vücuda enjekte edilen zayıflatılmış veya ölü antijenler, enfeksiyona neden olmadan vücudun antikor üretmesini ve bağışıklık kazanmasını sağlar. Virüsler hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Virüslerin hepsi konakları için zararlıdır ve insanlarda da birçok ölümcül hastalığa neden olan çok sayıda virüs bulunur. Örneğin çiçek hastalığı, variola virüsü isimli bir virüsten kaynaklanmaktadır. Ayrıca İspanyol Gribi olarak bilinen viral hastalık 20-40 milyon insanı, HIV isimli virüsten kaynaklanan AIDS hastalığı ise sadece 2013 yılında 1.5 milyon insanı öldürmüştür. Bunun haricinde Ebola virüsü, Zika virüsü, influenza (grip) virüsü gibi virüsler de çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur ve olmaktadır. Bronşit, nezle, öksürüklerin büyük bir kısmı da viral kaynaklı hastalıklardır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 20
  • Bilim Budur! 15
  • Muhteşem! 14
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Umut Verici! 4
  • Korkutucu! 2
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • N. Ambardekar. Bacterial And Viral Infections. (23 Nisan 2019). Alındığı Tarih: 25 Şubat 2020. Alındığı Yer: WebMD | Arşiv Bağlantısı
  • National Institute of Health and Infectious Diseases. Understanding Microbes In Sickness And Health. (01 Ocak 2005). Alındığı Tarih: 25 Şubat 2020. Alındığı Yer: NIAID Science Education | Arşiv Bağlantısı
  • R. Bailey. Differences Between Bacteria And Viruses. (18 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 04 Mart 2020. Alındığı Yer: ThoughtCo | Arşiv Bağlantısı
  • C. Fookes. What Is The Difference Between A Bacteria And A Virus?. (17 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 04 Mart 2020. Alındığı Yer: Drugs | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/11/2020 01:35:51 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4315

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Bilgisayar
Yavru
Araştırma
Nöron
Karadelik
Yiyecek
Diş Hekimi
İstatistik
Gerçek
Malzeme
Depresyon
Olasılık
Hücre
Fizik
Kadın
Haber
Nasa
Çin
Sağlık Bakanlığı
Küresel Salgın
Odontoloji
Kan
Alkol
Hastalık Kontrolü
İlaç
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
““Tıp” sözcüğünün önüne “alternatif” sözcüğünü koymak, bir köpeğe işaret edip “Bak, bu benim alternatif kedim!” demek gibi bir şeydir. O, halen bir kedi değildir!”
Josh Thomas
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol