Virüs Nedir? Genel Özellikleri Nelerdir?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Virüsler kısaca zorunlu hücre içi parazitleridirler. Her ne kadar tartışmalı olsa da yaygın bilimsel kanıya göre "canlı olmayan; ancak canlılığın eşiğinde olan varlıklar" olarak tanımlanmaktadır. Bölünerek çoğalmazlar, çoğalmak için konak hücresini ve enzimlerini kullanırlar. Canlı hücreyi enfekte etme yeteneği taşıyan ergin virüse virion adı verilir. Bazı virüsler evrimsel süreçlerindeki mutasyonlar sonucu kendi kendilerine çoğalamazlar. Sadece kendilerine akraba olan virüslerin varlığında çoğalabilirler. Bu tür virüslere Defektif Virüsler adı veriliyor. Yine bazı virüsler kendi kendilerine replike olamazlar ancak akraba olmayan herhangi bir virüs eşliğinde çoğalabilirler. Bu tür virüslere de Uydu (Satelit) Virüsler deniliyor. Virüsler bakteriyolojik boyalarla boyanmazlar, ışık mikroskobunda görülemeyecek kadar küçüktürler, hücresel organeller içermezler ve antibiyotiklerden etkilenmezler. Sadece interferon (vücut hücrelerinde sentezlenen, virüsün protein yapımını inhibe eden proteinler) ve antiviral yöntemlerle durdurulabilirler. Bazı özel replikasyon enzimleri (RNA bağımlı RNA polimeraz, Ters Transkriptaz) gibi çok az sayıda enzim içerebilirler. 

Morfoloji ve kimyasal özellikleri eşsizdir. Nükleik asitleri ya (tek/çift iplik) DNA ya da (tek/çift iplik) RNA'dan oluşur. DNA ve RNA beraber bulunmaz. En içerde nükleik asit ve onu saran, koruyan, morfolojisini veren kapsid (kılıf) bulunur. Bütün virüsler kendi kapsid proteinlerini kodlarlar. Kapsidi oluşturan alt ünitelere kapsomer, kapsomerleri oluşturan polipeptid zincirleri şeklindeki alt ünitelere de protomer adı verilir. Kapsomerler, virüse antijenik özellik kazandırır. Viral kapsidin aynı protein alt birimlerinden oluşmasının avantajları, genetik bilgi ihtiyacı az olması ve herhangi bir enzim veya enerji gereksinimi olmadan kendi kendine bir araya toplanabilir olmasıdır. Kapsid, ikozahedral (kübik simetri) ya da helikal (sarmal simetri) şeklinde bulunabilir. Ancak sadece RNA virüslerinde kapsid, helikal yapıdadır. Çünkü helikal yapılı kapsidler sadece RNA'yı paketleyebilir. Ayrıca insanlarda hastalık oluşturan bütün helikal simetrili virüsler zarflıdır ve RNA içerir. Nükleik asit ve kapsidin tamamına da nükleokapsid adı verilir.

Aşağıda birkaç Corona virüsünün görüntüsü mevcuttur.

Corona Virüsler

Nükleokapsidden dışa doğru gidildikçe bazı virüslerde zarf adı verilen glikoprotein/lipoprotein bir membran bulunur. Ancak zarfsız virüsler, zarflılara göre sinsi ve tehlikelidir. Çünkü kolay yayılırlar. Kurumaya, mide-bağırsak yoluna, antikorlara, deterjan ve diğer kimyasallara dayanıklıdırlar. Zarflı virüslerde zarf ile kapsid arasında kalan bölgeye tegument (matrix) denir. Bazı büyük virüslerde bu bölgede konak hücreden aldığı bazı proteinleri depo edebilir. Zarf yapısında bulunan virüse özgü glikoprotein birimlere de peplomer adı verilir. Ayrıca bazı virüslerin dış kısmında transmembran glikoproteinler bulunur. Temel görevleri konak hücreye yapışma ve sızmadır. Örneğin: F proteini, füzyon ve hemolitik (eritositleri parçalayan) etki yapar. Nöraminidaz, hücre reseptörlerinde bulunan korunmayı sağlayan oligosakkaritlerin siyalik asit yapısını parçalar. Grip virüsü (influenza) gibi bazı virüslerin yüzeyinde hemaglütinin denen antikor molekülü de eritrositleri kümeleştirir. Tıpta bu özellik tanı için kullanılır. 

Küçük virüslerin genomları 3-4 genden oluşurken, Pox gibi büyük virüslerde bu sayı 200-300 geni bulabilir. Retrovirüsler hariç genomları haploiddir. Genomun yapısı düz (lineer), çembersel (sirküler) ya da parçalı (segmenter) olabilir. Ancak çift iplikli DNA virüsleri sadece düz veya çembersel formda olabilir. Parçalı yapıda bulunamaz. Tek veya çift iplikli DNA/RNA'nın bir de polaritesi (kutuplaşan elektriksel yükü) vardır. 3' ucundan 5' ucuna ise negatif polariteli, 5' ucundan 3' ucuna ise pozitif polariteli diyoruz. Pozitif polariteli RNA kendisini mRNA gibi kullanabilir. Ancak RNA polimeraz enzimi bulunmaz. Sadece negatif polariteli RNA'da RNA polimeraz enzimi bulunur. Çünkü ribozom 3'-5' ucunu tanıyamaz. Sadece 5'-3' ucunu tanıyabilir.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Medical Virology 4th Edition (David O. White & Frank J. Fenner) 
  2. Bülent Ecevit Üniversitesi Mikrobiyoloji Ders Notları (Doç. Dr. Canan Külah)

Anüssüz Doğan Bebekler!

Usta Splinter?!

Yazar

Pedram Türkoğlu

Pedram Türkoğlu

Yazar

Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim görüyor. İlgilendiği bilim dalları paleobiyoloji, zooloji, anatomi, immünoloji, mikrobiyoloji, tıp ve evrimsel biyolojidir.

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim