Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Funda Başak
Seslendiren 27 Haziran 2023 7:32
NASA, uzaylıların gerçek olduğunu itiraf veya kabul etmedi. Tam tersine, aslen "tanımlanamayan uçan cisim" anlamına gelen "UFO" sözcüğü...
119
Tüm Reklamları Kapat
Ahmet Arlı
Ahmet Arlı
108.3K UP
6 gün önce
Yabancı diller öğrenmeye kafayı taktıktan sonra Türkçede fark ettiğim çeşitli detaylar var. Türkçe, yapısal bakımdan oldukça sıra dışı bir lisandır; buna dair bir örnek olarak; "İnsan Ne İle Yaşar" ve "İnsan Neyle Yaşar" cümleleri verilebilir. Bakacak olursak, "Ne+ile" ifadesinin birleşimi "Neyle" şeklinde kaynaşmıştır. Burada dikkat ettiğim husus ise, "Ney" kelimesi bildiğimiz üzere müzikal bir enstrüman olmasıdır. Ama ne hikmetse anadili Türkçe olan ben dahil çoğu insan acaba "Ney'i mi kastetti yoksa Ne ile'yi mi kastetti", diye sorgulamadan anlamlandırmamızdır. Karıştıranlar için iyi haber bu ki; Rusça'da bu ifade "Чем Люди Живы" şeklindedir. Burada "Чем" bizdeki "Ne+ile" ye karşılık gelse de yabancı dil öğrenenler için daha anlaşılır ve açık bir yapı sunduğu kanısındayım. Buradan da Lev Tolstoy'a selam olsun.
74 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Yazar 9 Şubat 2016 4 dk.

Hepimiz zaman zaman strese gireriz. Stresin birçok kaynağı vardır; çevre, beden veya kendi düşüncelerimiz ya da çevremizdekilerin dünyayı nasıl algıladıkları bunlardan birkaçıdır. Özellikle sınav dönemlerinde üzerimizde baskı hissetmemiz çok doğaldır. Tehlikeli bir görevi tamamlamak, bir rapor yetiştirmek, sevdiğimiz birini kaybetmek, eşimiz veya çocuğumuzla ilgili sorunlar da bizi strese sokabilir.

Stresle başa çıkmanın birçok yolu vardır; kimimiz kendini çikolata gibi tatlı şeyler yemeye verir, kimimiz de işi sigara ve alkole kadar götürür. Anlık olarak stresin etkisini azaltan bu yöntemlerin uzun vadede yararlı oldukları söylenemez, hatta zararlı ve geçici çözümler olduklarını hepimiz biliriz.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 1 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Ekim 2014 19 dk.

Optik illüzyon, göz veya beynin çalışma prensiplerinin doğal veya yapay şekillerde manipüle edilmesi, kandırılması veya yanıltılması yoluyla, gerçekte olandan farklı bir görüntü, renk veya hareket algılama olarak tanımlanabilir. Görsel bir yanılsama yaşadığımızda, orada olmayan veya orada olan bir şeyi farklı bir şekil veya renkte görebiliriz. Algılama ve gerçeklik arasındaki bu kopukluk nedeniyle görsel yanılsamalar, beynin fiziksel dünyayı yeniden yaratmada başarısız olabileceği yolları gösterir. Algıladığımız şey aslında zihnimizin yaptığı yorumdur. Bu yorumlar gerçekle uyuşmadığı zaman optik illüzyonlar oluşmuş olur. Aslında bir bakıma kandırılmış oluruz.

Siz de mutlaka bir optik illüzyon deneyimlemişsinizdir; çünkü insanlık, evrimsel tarihi boyunca bu tür yanılgılara bolca düştü. Zihnimizin, gördüğümüz nesneler hakkında aceleci çıkarımlar yaptığını zaten pareidolia gibi konular nedeniyle biliyoruz. İllüzyonların fark edilmesine dair ilk kaynaklar, Antik Çağ'a kadar gidiyor. Örneğin MÖ 350'de Aristoteles, “Duyularımıza güvenilebilir ancak kolayca kandırılabilirler” derken, muhtemelen bu tür illüzyonlardan ve yanılgılardan bahsediyordu. Bu yazımızda, çeşitli hareketli fotoğraflardan (GIF) ve sabit fotoğraflardan oluşan çok sayıda göz yanılgısını sizlerle paylaşacağız. Yazımızın sonunda da neden böyle bir deneyim yaşadığımızı biraz daha detaylı izah edeceğiz.

108
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhammed Erkalp
Ziraat Mühendisi, Bilgi teknolojileri Uzmanı, İstanbul 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Ölüm korkusuyla başedilemez. Ancak ölüm doğru anlaşılırsa, ölüm korkusu da kalmaz.

Bugün bilim kavramı, labaratuvar deneylerine sıkıştırılmış, matematikle sınırlandırılmış ve felsefeyi dıslayarak kısırlaştırılıyor. Geçmişte görmediğime inanmam diyen bilim, bugün görmediği karanlık maddeye inanıyor. Ölüm sonrasını deneyimleyemeyen bilim, ölüm korkusuna çare bulamaz.

Ölümü doğru anlayabilmek için ölümü en güzel şekilde anlatan Kur'an Kerim'i ve tefsirlerlni okumakla ise başlamak lazım.

Tüm Reklamları Kapat

Kur'an,ölümü özet olarak sonsuz hayata geçiş kapısı olarak bildirir. Bunun bilim ile anlamanız imkânsızdır ama akıllı anlamanız çok kolaydır. Asıl sorular burada başlıyor.

Ölüm sonrası hayat nasıl olacak? Bu sorulara da bilim cevap veremez. Ancak,

Kur'an Dünya hayatı ve ölüm sonrası hayatı en detaylı şekilde bildirir. Şimdiden söyleyeyim ki Hayatı ve Ölümü yaratan Allah'ı Kur'andan tanıdığınızda gerçek aydınlanma nedir anlarsınız. Hatta hayatı ve ölümü başka türlü seversiniz.

Karanlık bir yok oluşu kabul etmek zorunda değilsiniz. Zaten insansanız da inanmazsınız da yok olmayacaksınız emin olun. Önemli olan yeniden diriltildiğinde nasıl bir hayat bekliyor seni? Aradığınız soruların bütün cevapları var. Hem de son derece detaylı. Bilim dediğimiz kavram Dünyada 5 duyu ile hissetimiz olayların ve materyallerin labaratuvar deneylerine dayalı sonuçlarından ibarettir. Bilim insana sonsuzluk yolculuğunda rehberlik edemez.

Şimdilik selamlarımla.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 18 Aralık 2013 2 dk.

Kartal da dahil olmak üzere hiçbir kuş ömrünü herhangi bir şekilde uzatamaz. Kartallar gagalarını ve pençelerini sökemezler. Gagaları ya da pençeleri bir şekilde sökülürse ölürler.

"Kartalın Hikayesi" başlıklı "motivasyonel anlatım" kategorisinde Dünya çapında yayılan bu yalan bilgiler, 2007 senesinde bir Powerpoint sunumu olarak e-posta zincirlerinde ve internette yerini aldı. Her ne kadar savunucuları, bunun "felsefi" bir hikaye olduğunu, insanın yeniden doğumunu izah ettiğini iddia etseler de, birçokları bu hikayeyi kartallarla ilgili biyolojik bir gerçek olarak da yaymaya başladı. Bu saçma ve yanıltıcı hikaye, belki istenmeden de olsa doğayla ilgili gerçeklerden uzaklaşılmasına ve yaygın hatalı bilgilere neden oldu. E-posta versiyonunda anlatılan hikaye şu şekildedir:

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
8
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 19 Ekim 2021
Bu görevde neden Jüpiter’e kadar gidildi de Jüpiter ziyaret edilmedi? Lucy’nin planı, Güneş sistemimizin kökeni hakkında, Juno’nun şu an yörüngesinde döndüğü Jüpiter’de bulunabilecek olanlardan farklı ipuçlarını takip etmektir. Jüpiter o kadar büyük bir gezegendir ki, kütleçekimi Güneş’in etrafında dönen çok sayıda asteroidi yakalar. Bu istilacı asteroidler, Güneş Sistemimizin her yerinde oluştu ve bazıları milyarlarca yıldır orada kapana kısılmış olabilir. Bu istilacı asteroidlerin yakınında uçmak, onları erken Güneş Sistemimiz hakkında muhtemelen benzersiz ipuçları taşıyan fosiller olarak incelememizi sağlar. Adını, ünlü bir şarkıdan esinlenerek isimlendirilen ünlü bir fosil iskeletinden alan Lucy’nin 2025’ten 2033’e kadar sekiz asteroidi ziyaret etmesi planlanıyor. Lucy’nin fırlatılışı geçen hafta Cape Canaveral, Florida, ABD’de güçlü bir Atlas V roketinin yansımasıyla birlikte görüntülendi.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 2 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Haziran 2011 22 dk.

Eşcinsellik, bir türün bir bireyinin, kendisiyle aynı cinsiyetten bir diğer bireye karşı romantik veya cinsel bir çekim hissetmesi veya bu iki birey arasında cinsel etkileşim yaşanmasıdır.[1][2][3] Bu bakımdan eşcinsellik, bir cinsel yönelim grubudur ve kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden olan diğer bireylere yönelik kalıcı bir duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim hissetmesi olarak tanımlanabilir. Doğal olarak bu cinsel yönelim, kişinin deneyimlediği bu duygulara uygun olan davranışlar sergilemesini ve bu türden duygular deneyimler yaşayanlarla ortak bir komünite olma algısını da içerir.[4]

Tarihte, eşcinsellere karşı çok sert ve çok acımasız birçok kampanya yürütülmüş olmasına karşın, bilimin ve toplumsal algının göreceli olarak gelişmiş olması sayesinde, bu karşıtlıklar (Türkiye de dahil hala birçok coğrafyada etkisi sert bir şekilde hissedilmekle birlikte) giderek azalmaktadır. Bu azalmada, bilimsel algımızın gelişmesinin, toplumsal hareketlerin dönüştürücü etkisinin ve halk arasında evrimin artık çok daha iyi anlaşılıyor olmasının çok büyük bir rolü olmuştur. 

414
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close