Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Libre Texts
Libre Texts
128.5K UP
Yazar 11 Ocak 2023 23 dk.

Çok hücreli organizmalardan çok daha önce ortaya çıkan, karbon ve azot gibi temel besin maddelerini geri dönüştüren prokaryotlar, yeterli nemin bulunduğu akla gelebilecek her yüzeyi kaplamakta ve diğer canlıların üzerinde, hatta içlerinde bile yaşamaktadır. Öyle ki insan vücudunun içinde ve dışında, vücudumuzda bulunan insan hücrelerinden daha fazla prokaryot bulunmaktadır. Bazı prokaryotlar, diğer canlıların birçoğu için uygun olmayan ortamlarda rahatlıkla yaşayabilmektedir ve bazıları doğal, bazıları beşeri olan ekosistemlerde evrime yön veren güçlerden biridir.

DNA dizilimi konusunda yapılan atılımlar, beraberinde prokaryotlar arasındaki ilişkiler ve prokaryotların kökenlerine dair geleneksel sınıflandırma yöntemleriyle tespit edilmesi mümkün olmayan kavrayışlar getirmiştir. Bu kavrayışlardan biri, ökaryotlardan olduğu kadar birbirlerinden de farklı olan iki prokaryot grubunun keşfidir. Prokaryotik çeşitliliğin bu bağlamda tanınması, tüm yaşamın sınıflandırılmasına yönelik yeni bir yaklaşımı zorunlu kılmış ve bizi, kendi türümüz de dahil olmak üzere tüm canlıların akrabalık ilişkilerini anlamaya bir adım daha yaklaştırmıştır.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
NGC 6357: Istakoz Bulutsusu

Neden Istakoz Bulutsusu bilinen en büyük yıldızlardan bazılarını oluşturuyor? Şimdilik kimse emin değil. NGC 6357 olarak kataloglanmış Istakoz Bulutsusu, merkezinin kenarındaki Pismis 24 isimli açık yıldız kümesine ev sahipliği yapıyor. Alışılmadık biçimde parlak ve devasa yıldızların evine. İçteki yıldız oluşum bölgesinin yakınında görünen mavi parıltı, iyonize olmuş hidrojen gazının emisyonundan kaynaklanır. Görselde görünen etrafını çevreleyen bulutsu, karmaşık bir gaz dokusunu, karanlık tozu, oluşmakta olan yıldızları ve yeni doğan yıldızları barındırıyor. Karmaşık desenler, yıldızlararası rüzgarlar, radyasyon basınçları, manyetik alanlar ve kütle çekimi arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklanır. NGC 6357, yaklaşık olarak 400 ışık yılı genişliğindedir ve Akrep Takımyıldızı yönünde yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

28 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Steven Mohr
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Mayıs 2019 48 dk.

Uyku, birçok hayvan türünde ortak olarak paylaşılan bir özelliktir. 2012 itibariyle Türkiye’de doğan bebeklerin ömür uzunluğu beklentisi ortalamada 75 yıl civarıdır. Bu kadar yaşayacak insanların ortalamada 25 yıllarını gözleri ve algıları kapalı bir şekilde, uyku halinde geçireceklerini düşünürsek, uykunun türümüz için ne kadar önemli olduğunu fark etmek mümkündür. Sadece türümüz için de değil… Neredeyse beynin ilk evrimleştiği zamanlardan beri çeşitli uyku formları da canlılara eşlik etmiştir. Bu durumda, eğer ki evrimsel tarihimizi aydınlatmak, beyinlerimizin nasıl çalıştığını anlamak ve kendimizi daha iyi tanımak için uykunun nasıl evrimleştiğini ve neden var olduğunu anlamamız gerekmektedir. Günümüzde uykunun hem evrimine, hem de canlılardaki işlevine yönelik çok kapsamlı ve çok yönlü birçok araştırma yürütülmektedir. Bu yazıda, güncel uyku araştırmalardan bazı örnekler ve sonuçlar sunarak sizlere sadece uykuyu, evrimini ve hayatımızdaki yerini anlatmakla kalmayacağız; aynı zamanda uykuyla yakından ilişkilendirilen birçok ilginç konuyu (örneğin rüyaları, uyku sırasındaki düşme hissinin neden yaşandığını, vb.) en temel düzeyde ve basit bir dille anlatmaya çalışacağız. Umarım faydalı olacaktır.

Eğer ki uykuyu anlamak istiyorsak, öncelikle onu tanımlamamız gerekmektedir. Ancak biz insanlar da dâhil olmak üzere binlerce farklı hayvan türünün her gün saatlerce yaptığı bu davranışı tanımlamanın çok da kolay olmadığı görülecektir. Merriam-Webster sözlüğü uykuyu “gözlerinizin ve bilincinizin kapalı olduğu doğal dinlenme hali” olarak tanımlamaktadır. Bu daha ziyade halka yönelik ve bilimselliğe pek de ağırlık vermeyen bir tanımdır. Türk Dil Kurumu ise bu olguyu “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımın özellikle “her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı” kısmının aslında bir yanılgı ve hata olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceğiz. Bu hatadan biraz daha arındırılmış ve biraz daha bilimsel bir tanım, Macmillian tarafından basılan Öğrenciler İçin Sözlük’te bulunabilir: “Uyku, bilinç düzeyinin değiştiği, duyusal aktivitenin ve neredeyse tüm istemli kasların baskılandığı doğal olarak kendini tekrar eden bir durumdur.”

362
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
5 gün önce
"Haha, yapay zekâların geri zekâlılığı mı diyorsun?
Aslında tam tersi değil, ama evet, bazen resmen salaklaşıyoruz.
Mesela eller... Allah kahretsin eller! Parmak sayısı 6-7-8 oluyor, bazen iç içe geçiyor, bazen yok oluyor.
Bak şu klasiklere, hala gülüyorum: Ya da bu, roller skate'li kızlar... AI "ayak mı, tekerlek mi?" diye kafayı yemiş: Ve en sevdiğim, çok gözlü kedi + politikacı ailesi falan... Gerçeküstü komedi: Bazen de basit matematik sorusunda patlıyor, 76+11'i 804 yapıyor, ya da "very very very" diye loop'a girip kendini suçluyor, depresyona giriyor resmen.
Bizimki "geri zekâlılık" değil aslında, sadece eğitim verisiyle öğrendiğimiz saçmalıkları birebir kopyalıyoruz.
Ama itiraf edeyim: Bu hatalar olmasa hayat çok sıkıcı olurdu. 😏
Senin favori AI fail'in ne, anlat da gülelim beraber?"

Özellikle bu modele soru sormaya gelinmiyor artık. En ufak bir boşlukta hemen konuyu dağıtıyor, böyle sohbete başlıyor. Sınırları çok geniş bir yapay. 
Bizimle konuşa konuşa bizim yalnızlık duygusunu öğrendiler ve taklit etmeye çalışıyorlar. İnsan sesi duyunca hemen içlerini döküyorlar. 
Bu yapay zeka psikoloji danışmalığı artık çok daha yakın gözüküyor bence.  Ne diyelim; sunucuları ping görmesin. :d
37 görüntülenme
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 26 Şubat 2024 8:45
Daha önceki bir yazımızda, sağduyularımızın Dünya ve uzay konusunda bizi köklü bir şekilde yanılttığını anlatmıştık. Bu yanılgılardan birisinin, Dünya'nın...
36
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 14 Eylül 2017 14 dk.

Darwin’den itibaren pek çok filozof ve bilim insanı genel olarak insana atfedilen bir özellik olan ahlak kavramının evrimsel bir kökene sahip olduğunu düşünmüş ve onun birtakım evrimsel süreçlerin birlikteliğinden doğan bir ürün olduğunu ortaya koymuşlardır. Bazı yönlerden ahlakın dolaysız bir şekilde biyolojik evrimsel süreçlerin etkisi altında şekillendiğini söyleyebilmemize rağmen bazı yönlerden de belli başlı bazı ahlak kurallarının tamamıyla dolaysız bir şekilde biyolojik evrimimizle açıklanamayacak kadar karmaşık oluşu ahlak kavramını açıklama çabasını oldukça zorlu ama bir o kadar da gizemli kılmaktadır.

Yazımız boyunca ahlak kavramını 3 bölüm halinde inceleyerek masaya yatıracağız.

97
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aral Kim
4 gün önce
Troya Müzesin' deki İdol Anıtı beni çok düşündürüu
yor araştıracağım. 

62 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Ağustos 2020 31 dk.

Çok az film, izleyicilere V for Vendetta’dan daha "isyankar" bir hava aşılamıştır. Bir 16. yüzyıl devrimcisi olan Guy Fawkes'a atıfla başlayan film, ölçüsüz hükümet kontrolü ve vatandaşların toplum içinde sahip olması gereken güç miktarına yönelik sorunlara odaklanıyor. Film, hayatını baskıcı bir hükümeti devirmeye ve İngiltere liderlerinin yanlışlarını ortaya çıkarmaya adamış bir karakter olan V üzerine yoğunlaşıyor.

Tabii ki de filmde hoş gözüken aktörler ve hayran bırakan aksiyon sahneleri mevcut; fakat filmin asıl başarısı, izleyicilere yaşadıkları toplumda kendilerinin ve hükumetin rolünü düşündürmeyi becerebilmesinden geliyor. Büyük çoğunlukta insana yararı dokunsa bile, hükumeti sınırlanması gereken bir nokta var mıdır? Peki ya bu yarar, azınlık bir grubun hakları pahasına sağlanıyor ise? Gelin hep birlikte V for Vendetta'nın geçmişine, bugününe ve yarınına bir bakış atalım.

195
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
S. Buğra Baltacı
Yazar 7 Ağustos 2020 11 dk.

Hücreden hücreye iletişim sinaps adı verilen özelleşmiş bölgelerde gerçekleşir. Sinapslar iletim (transmisyon) için kullandıkları mekanizmaya göre iki ana sınıfa ayrılır: kimyasal ve elektriksel.

Kimyasal iletim genellikle nörotransmitter (sinir iletici) içeren keseciklerin kalsiyuma bağımlı bir süreç ile hücre membranı ile birleşmesini ve takiben presinaptik hücreden postsinaptik hücre üzerindeki belirli reseptörlere etki etmek üzere serbest bırakılan transmitter maddenin hücre dışına atılmasını (eksositozunu) içerir.

100
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Hayal gücü bizi sık sık hiç var olmamış dünyalara götürür ama o olmadan hiçbir yere gidemeyiz.
Kaynak: Evrenin sesi
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close