Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Yazar 16 Eylül 2017 7 dk.

Dışkı nakli (gaita nakli, fekal mikrobiyata transplantı) sağlıklı bir bireyden alınan dışkının test edildikten sonra tuzlu suyla karıştırılıp süzülerek kolonoskopi, endoskopi veya lavman yöntemiyle ya da ağızdan kapsül şeklinde hastaya verilmesidir. Yöntemin amacı genellikle ağır antibiyotik kullanımı sonrasında yok olan veya baskılanan yararlı bakterileri ve doğal antibakterileri bağırsak florasına yeniden kazandırmaktır. İlk etapta kulağa "sıra dışı" gelebilecek bu yöntem, birçok hastalığa çare olma potansiyeline sahiptir.

Dışkı nakline doğada da rastlanmaktadır: Doğduklarında bağırsaklarında bakteri bulunmayan fil, su aygırı, koala ve panda gibi hayvanlar, öncelikle annelerinin dışkılarını yiyerek, ana besin maddeleri olan bitkileri sindirebilmek için gerekli bakterileri edinir. Koprofaji (dışkı yeme) olarak bilinen bu davranış bazı hayvanlarda da kendisinin veya diğer hayvanların dışkısını yeme şeklinde görülmektedir. Bundan yola çıkarak belirli veteriner müdahaleler de geliştirilmiştir: Dışkı nakli, inek ve koyun gibi geviş getiren hayvanların tedavisinde, sağlıklı bireyden alınan işkembe içeriğinin hasta hayvana yedirilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Oğuzhan Beğik
Çeviren 26 Eylül 2014 3 dk.

Köpekbalıklarının dokularında bulunan kolesterol benzeri bir maddenin, insanlarda hepatit gibi iyileşmesi zor olan hastalıklarla mücadele ettiği belirlendi. Skualamin (Squalamine) denen bileşik çoktan insan deneyleri üzerinde kanser ve çeşitli hastalıklar üzerinde denendi ve yüzlerce insanda yan etki görülmedi.

Yeni bir çalışmaya göre squalamine ayrıca virüsün yaşam döngüsünü bozup doku kültürlerinde ve canlı hayvanlarda çoğalmasını engelliyor. Bakteriyel enfeksiyonlara etki edecek ilaçlar olmasına karşın virüslere karşı sadece birkaç tane etkili ilaç var. Şu andaki ilaçlar oldukça belirli özellikteler –her biri sadece bir tür virüse etki etmekte- ama bu türler kolaylıkla mutasyona uğrayıp ilaca karşı dirençli olabiliyorlar. Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi’nden çalışma grubu lideri Michael Zasloff şöyle söylüyor:

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Discord
Muhammed Akdeniz
Muhammed Akdeniz
20.3K UP
Üye 4 gün önce
Merhabalar. Bu sorum tümüyle varsayımsaldır yani maaliyet gibi çok detaylı yerlere girmeden cevaplarsanız sevinirim. Küçük bir düşünce deneyidir bu. yollardan kastım en uygun rota şeklidir.
128 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Nisan 2011 17 dk.

İnternette kimi zaman "İnsanlarla sineklerin de genlerinin %60'ı benzer, demek ki sinekten geliyoruz." ya da "Patateslerin de 48 kromozomu var, şempanzelerin de; belki de patatesten geldik." gibi düşük seviyeli ama halkın kafasını karıştırabilecek argümanlar görmek mümkündür. Bu yazımızda, bu argümanların hatalarını izah edeceğiz.

Genetik benzerlik, ele alınan iki türün ya da tür grubunun genomlarının (var olan bütün genlerinin toplamının) birbirlerine olan benzerlik oranı olabileceği gibi, bu tür veya tür gruplarının sadece belli başlı gen bölgelerinin birbirine benzerliği anlamına da gelebilmektedir. 

115
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 18 Temmuz 2024 46 dk.

Katatoni; anormal hareketler, anormal davranışlar ve içe kapanma ile karakterize karmaşık bir nöropsikiyatrik sendromdur. Bu durum, hastaların çoğunlukla hareketsiz ve sessiz kalmalarından bazen de aşırı ajitasyon ve hareketlilik göstermelerine kadar oldukça geniş bir yelpazede belirtiler sergilemelerine neden olur.

Katatoninin etiyolojik temelleri hâlâ anlaşılamamış olmasına rağmen genellikle sayısız psikiyatrik ve tıbbi durumla ilişkilendirilmektedir. Katatoni; özellikle şizofreni, bipolar bozukluk, depresyon ve bazı nörolojik hastalıklarla birlikte görülebilir. Bu durumların her biri katatoni belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir ve belirtilerin şiddeti ile tipi hastadan hastaya büyük farklılıklar gösterebilir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 18 Aralık 2019 30 dk.

Evren'deki her şeyin, ama her şeyin nereden geldiği sorusu, binlerce yıldır insanların sormakta olduğu ve halen tam olarak yanıtlanamamış bir sorudur. Antik Yunan'dan, hatta öncesinden beri birçok düşünür, bu soruya çeşitli yanıtlar aramıştır.

Bu yanıtların en meşhuru, kuşkusuz ki yaratıcı bir süpergücün her şeyi belli bir plana veya isteğe göre yaratmış olmasıdır. Eğer her şey, o "her şey"den üstün ve onların var olmasını arzu eden bir yaratıcı gücün eseri ise, her şeyin var olması son derece beklendiktir. Bu durumda insanlara düşen, her şeyin nasıl var olduğu sorusuna değil, neden var olduğu sorusuna kafa yormak olacaktır. Yani var oluşun süreçleri ve mekanizmaları üzerine kafa yormak (bilimin yaptığı) bir "hobi" olarak keyifli olabilir; ancak aslolan, bizim bu çerçevede/resimde var oluş sebebimizdir.

402
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Ocak 2025 9 dk.

Bu yazının yazıldığı gün itibariyle, 6 Şubat 2023 Maraş depremleri üzerinden neredeyse 2 yıl geçti. Türkiye'nin akışkan ve "vıcık" gündemi içinde bu depremin etkileri ve önemi tabii ki unutuldu gitti. Artık bu depremden bahseden bir politikacı veya bir sonraki büyük deprem için anlamlı bir çaba veya hazırlık göremiyoruz. 60.000 insanımız bir anda yok oldu; ama Türkiye, 17 Ağustos 1999'da çıkarmadığı deprem derslerini, 2023'ten de çıkarmadı. Şimdi, müthiş bir hızla Beklenen Büyük İstanbul Depremi'ne doğru ilerliyoruz.

Türkiye ile ilgili sorun şu ki, bu tip büyük depremler yaşanmadıkça, insanlar da depreme yönelik farkındalıklarını ve ilgilerini kaybediyorlar. Medya, özellikle de sosyal medya, dikkatlerimizi durmadan alakasız yönlere doğru çekmeye çalıştığından, ister istemez odağımızı kaybediyoruz ve ipleri elden bırakıyoruz. Bir yerden sonra vurdumduymazlık hakim gelmeye başlıyor ve Türkiye'yi tek bir vuruşta dizleri üzerine çökertebilecek kadar önemli olan depremleri umursamamaya başlayabiliyoruz.

81
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Necla Nur Özkan
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Kafasında harcadığı zaman, dünyada harcadığı zamandan daha fazlaydı.
Kaynak: Aklından Bir Sayı Tut
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 28 Ekim 2023
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Kaynak: Bu dizeler, "Atatürk'ten Son Mektup" şiirinde geçmektedir. (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Üzeyir Yazıcı
İnceleyen10 22 Nisan 2024
Eyy George Orwell silivri soğuktur!

Öncelikle bu kitabı daha önce okumadığım için gerçekten pişmanım. Kitabı okuyan 137 bin kişi eğer düzgünce anlayarak okuduysa gerçekten bu kitaptan çok şeyler çıkarılır. Hatta dejavu yaşıyormuş gibi bile olabilirsiniz.

1945 yılında İngiltere de yayımlanan bir roman aslında nasılda günümüzü anlatıyor. İşte buna kitabın eskimemesi ve evrenselliği deniliyor.

Ülkemizde de şuan sorunlar ortaya çıktığında hep suçun atıldığı bir günah keçisi yok mu? Var. Peki buna inanıyor muyuz? Koyunlar sağolsun.

Ülkemizde TBMM üyeleri ucuz fiyata yemek yerken halkımız arasında evine hiç et girmeyen kişiler var mı? Var tabiki olmaz olur mu ama vekillerimiz bizden kıymetli yoksa siz eskisi gibi olmasını mı istiyorsunuz. Gazz yağı alamadığğğ.

Peki siyasetçiler yüksek maaş alıp geçinemiyoruz derken halkın çoğu açlık sınırında asgari ücretle çalıştırılıp neyinize yetmiyor biraz kemerleri sıkın, market alışverişine tok karna çıkın deniliyor mu? Yes, of course.

Daha bu kitap ile ilgili neler neler söylerdim de malum Silivri soğuktur. O yüzden son bir örnek vermek istiyorum.

Covid19 salgını nedeniyle esnaf kan ağlarken, düğünler vs yasakken, AKP kongreleri tıklım tıklım dolu değil miydi? Peki ya şehirlerarası otobüsler 1 dolu 1 boş koltukken belediye otobüslerinde insanlar ağız ağıza gitmiyor muydu?

Gerçekten içler acısı. Okuyun gençler okuyun ve halimizi görün. Göz yummayın artık. Domuzlardan, köpeklerden korkmayın.

Son olarak asıl kitap incelemesine gelelim. Benim okuduğum baskısı baya eski Milli Eğitim Bakanlığına ait. Çevirisini de Halide Edib Adıvar yapmış. Dolayısıyla okurken bazı eski kelimeler ile karşılaşabilirsiniz. Onun dışında çevirisi mükemmel. Yaşı daha genç olanlar için yeni baskıları öneririm. George Orwell 'ın okuduğum ilk kitabıydı ama eminim son olmayacak. Kitabın daha ilk 10 sayfasını okuduğum da hemen anladım bu kitaba ara vermeden bitireceğimi ve öylede oldu.

Puanım 10/10
9.6/10
(402 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Animal Farm
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
16
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Küresel Yıldız Kümesi 47 Tuc

Küresel yıldız kümesi 47 Tucanae, güney göklerinin bir mücevheridir. NGC 104 olarak da bilinen küme, diğer 200 küresel yıldız kümesi ile birlikte Samanyolu Galaksisi’nin halesinde gezinir. Dünya gezegeninden görülen en parlak ikinci küresel yıldız kümesi (Omega Centauri‘den sonra) olan 47 Tuc, yaklaşık 13.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Tukan (Toucan) Takımyıldızı’ndaki Küçük Macellan Bulutu‘na yakın bir bölgede çıplak gözle görülebilir. Bu yoğun küme, sadece yaklaşık 120 ışık yılı genişliğe sahip bir hacimde yüz binlerce yıldız barındırıyor. Teleskoptan alınan bu keskin görüntüde, kümenin eteklerindeki kırmızı dev yıldızlar sarımsı renkleriyle kolayca seçilebiliyor. İyice sıkıştırılmış küresel küme 47 Tuc, aynı zamanda şimdiye kadar bildiğimiz bir kara deliğe en yakın yörüngede dönen bir yıldıza da ev sahipliği yapıyor.

24 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Jose Mtanous
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close