Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Barış Dallı
Barış Dallı
89.8K UP
Yazar 15 Kasım 2013 2 dk.

Günümüz modern insanları olarak bildiğimiz Homo sapiens türü, İnsansı Maymunlar olarak bilinen Hominoidea süperailesine dahildir. Hominoidea süperailesi, günümüzden 35 ila 29.5 milyon yıl kadar önce Eski Dünya Maymunları olarak bilinen Cercopithecoidea süperailesi ile evrimsel süreçte birbirinden ayrılmıştır. Bu iki grubun toplamına günümüzde Aşağı Burunlu Maymunlar anlamına gelen Catarrhini denir. Bunun sebebi, bu gruptaki tüm maymunların burun deliklerinin aşağıya doğru bakıyor olmasıdır. Bir örnek vermek gerekirse, Homo sapiens türü olarak burun deliklerimiz aşağıya bakmaktadır. 

İnsanlar da dahil olmak üzere Catarrhini üyelerinin 3 renk görmesine neden olan gen duplikasyonunun genomik haritası, evrimsel süreci tam olarak öngördüğümüz şekilde gözler önüne sermektedir. Diğer memeliler, X kromozomu üzerinde 1 tane opsin genine sahipken, İnsansı Maymunlar ve Eski Dünya Maymunları'nda (yani Catarrhini'de) bu genden 2 kopya bulunur. 

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
NGC 2525’teki Süpernova

Büyük ve güzel sarmal galaksi NGC 2525, Samanyolu’ndan 70 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Geceleyin Dünya’dan bakıldığında, güney takımyıldızı Pupa’nın sınırları içinde gökyüzünde parıldıyor. Yaklaşık olarak 60.000 ışık yılı genişliğinde olan galaksinin Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu görkemli fotoğrafında karanlık toz bulutları, devasa mavi yıldızlar ve pembe yıldız oluşum bölgeleri ile kaplı sarmal kolları görülüyor. 2018’in Ocak ayında NGC 2525’in eteklerinde görülen süpernova SN 2018gv, görüntünün sol altındaki en parlak yıldızdır. Bir yıl süren Hubble gözlemlerinin hızlandırılmış hali, beyaz cüce bir yıldızın yakınındaki başka bir yıldızdan malzeme toplamasıyla tetiklenen nükleer yıldız patlamasını ve git gide sönükleşerek gözden kaybolmasını gösteriyor. Tip Ia süpernova olarak tanımlanan nesnenin parlaklığı, kozmik standart bir mum olarak kabul edilir. Tip Ia süpernovaları galaksilerin uzaklıklarını ölçmek ve evrenin genişleme hızını belirlemek için kullanılır.

23 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, A. Riess (STScI/JHU) ve SH0ES Takımı. Teşekkürler: M. Zamani (ESA/Hubble)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mücahid Köse
Yazar 6 Kasım 1 sa.

İnsan düzeyinde yabancı bir zekanın ortaya çıkışı, sadece bilimkurgu anlatılarının sınırları içerisinde olmaktan çıkarak, artık bilimsel araştırmalar ve disiplinlerarası çalışmalarla desteklenen somut bir öngörü haline gelmektedir.[1][2][3][4][5][6][7][8] Yapay zeka alanındaki araştırmaların ve OpenAI, Google, xAI, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin öncelikli hedeflerinden biri, yapay genel zekayı geliştirmektir.[9][10][11][12] 2020 yılında yayımlanan bir çalışmada, dünya genelinde 37 farklı ülkede sürdürülen toplam 72 aktif yapay genel zeka araştırma ve geliştirme girişimi saptanmıştır.[13] Yapay zeka araştırmalarında ulaşılan nokta, hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler ve yapılan büyük yatırımlar göz önüne alındığında, bilim komünitesinin önemli bir kısmı, bu yeni zekanın ortaya çıkışının çok uzak olmayan bir gelecekte gerçek olabileceğini düşünmektedir.[14] Öte yandan, daha ihtiyatlı olan bazı tahminler ise bu sürecin biraz daha uzun sürebileceğini ve belki de hiçbir zaman mümkün olmayabileceğini ileri sürmektedir.[15][16]

Bu yeni zekanın doğasına dair bazı belirsizlikler bulunsa da, insanlardan morfolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak önemli ölçüde farklı olacağını söylemek mümkündür.[17] Bu farklılıkların tam olarak ne olacağını başlangıçta kavramsallaştırması zor olabilir; zira, yapay genel zeka olarak adlandırılan bu sistemin sahip olacağı bilişsel kapasitenin, tarih boyunca var olmuş en üstün insan zekalarının toplamından bile daha yüksek olması öngörülmektedir.[18]

109
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Sabri Küsüroğlu
Çeviren 27 Haziran
Ay, kütleçekim kilitlenmesi nedeniyle Dünya’ya hep aynı yüzünü gösterir; bu duruma “eşzamanlı dönüş” adı verilir. Yani Dünya’dan bakanlar yalnızca Ay’ın yakın yüzünü görebilir. Ancak Ay yörüngesinden bakıldığında, onun uzak yüzü de tanıdık hale gelir. Nitekim bu net görüntü, Ay Keşif Uydusu’nun geniş açılı kamerasıyla elde edilen bir mozaik ve doğrudan Ay’ın uzak yüzüne odaklanıyor.Kasım 2009 ile Şubat 2011 tarihleri arasında çekilen 15.000’den fazla kareden oluşturulan bu küresel mozaiğin en yüksek çözünürlüklü versiyonu, yüzey detaylarını 100 metre/piksel ölçeğinde gösterebiliyor. Dikkat çekici olan ise, uzak yüzeyin sert, engebeli ve kraterlerle dolu yapısının, yakın yüzdeki düz ve koyu renkli Ay denizleriyle belirgin biçimde farklılık göstermesi.Bu farkın en olası nedeni, uzak yüzeydeki kabuğun daha kalın olmasıdır. Bu kalınlık, Ay’ın iç kısmındaki eriyik maddelerin yüzeye ulaşmasını zorlaştırarak, Ay denizlerinin oluşmasını büyük ölçüde engellemiş olabilir.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmed Gökçe
Ahmed Gökçe
20.1K UP
Üye 5 gün önce
Merhabalar. Felsefe okumak istiyorum. Ailemin geliri evi döndürecek kadar. Onlardan ekonomik olarak bağımsız yaşamak istiyorum. Felsefe okumak isteyenlere hep öğretmenlik tavsiye edilmiş. Bir de ekstra akademiden ilerlenebileceği söylenmiş. A... (350 karakter sınırından dolayı devamı linkte(reddit). Vereceğiniz yanıtlar için şimdiden teşekkürler.)
230 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.0K UP
İnceleyen10 19 dakika önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tayfun İnci
Tayfun İnci
3,480 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

Tavus kuşlarının neden böylesine gösterişli kuyrukları var? Bu hantal özellik erkek tavus kuşlarının hayatta kalma şanslarını oldukça azaltıyor. Böyle bir kuyruğun varlığının tek sebebi taşıyıcısına, üreme yarışındaki başarı oranlarını arttırarak avantaj sağlaması.

Charles Darwin yaşayan bütün türlerin aslında ortak bir atadan geldiği fikrini ortaya sürmüştür. Bu iddiasını açıklamak için kullandığı başlıca mekanizma ise yaşadıkları ortama daha iyi adapte olan canlıların diğerlerine göre daha kolay hayatta kalabileceklerini gösteren doğal seçilimdir. Fakat Darwin, aynı zamanda hantal, yaşadıkları ortama adapte olma amacı taşımayan ve taşıyıcısının hayatta kalma olasılığını arttırmayan cinsel özelliklerin de olduğunu belirtmiştir. Darwin, bu tür cinsel anlamda “seçilmiş” özelliklerin hayatta kalma şansını düşürseler bile üreme şansını arttırdıkları sürece evrilebileceğini öne sürdü. (Darwin 1871)

95
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ömer Ekmel Kara
Ömer Ekmel Kara
88.9K UP
Yazar 20 Ekim 2023 6 dk.

Mukus, çeşitli hayvanlar tarafından salgılanan ve hayatta kalma açısından kritik işlevlere sahip yapışkan, kaygan ve sümüksü bir maddedir. Yiyeceklerin sindirim sistemi boyunca geçişini kolaylaştırmaktan sümüklü böceklerin hareket etmesine yardımcı olmaya kadar biyolojik dünyada çeşitli roller üstlenir.[1] İlginç bir şekilde, mukus aynı zamanda tıbbi düşünceyi 19. yüzyılın ortalarına kadar hüküm süren "Humourism" adlı erken Batı fizyolojik teorisindeki dört vücut sıvısından biri olarak tarihsel bir öneme sahiptir.[2] Bugün Humourism terk edilmiş olmasına rağmen mukus, gerek hayati işlevleri gerekse kanser gibi hastalıklarla olan bağlantısı nedeniyle modern tıpta hâlâ önemlidir. Bu bağlantıyı anlamak için, mukusun ne olduğunu ve nereden geldiğini incelemek gerekir.

Mukus, insanlarda öncelikle bu iş için özelleşmiş epitel hücreler olan goblet hücreleri tarafından üretilir ve mukozal epitel altında bulunan bağ dokusundaki submukozal bez hücreleri tarafından da üretimi desteklenir. Salgılanan mukusun yaklaşık %95'i sudan oluşurken, geriye kalan %5 musinler, tuzlar, lipitler, DNA, ölmüş veya ölmekte olan hücreler, antimikrobiyaller ve immünoglobulinleri (inflamasyon sırasında) içerir.[3] İnflamasyon sırasında mukusun yeşil veya sarı renk alması, özellikle nötrofillerden oluşan lökositlerin varlığından kaynaklanır.[4] İmmünoglobulinler, inflamasyon sırasında bağışıklık tepkisinin bir parçası olarak mukusta çokça bulunsa da yapışkanlık gibi işlevsel özellikleri mukusa sağlayan bileşenler aslen musin glikoproteinleridir.[3]

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Ağustos 2018 13 dk.

Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.

Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom etrafındaki bir elektron, aslında belirli bir noktada değildir; belirli bir olasılıkla belirli bir noktada ve hızda bulunur. Ancak biz, bunu kesin olarak bilemeyiz. Ta ki gözlem (ölçüm) yapana kadar. Heisenberg'in Belirsizlik Kuramı çerçevesinde, gözlem yapsak bile hız ve konumu aynı anda tespit edemeyiz; ancak en azından bir tanesini ölçmemiz mümkündür. Ancak nasıl olur da belirli olasılıklar çerçevesinde herhangi bir konumda ve hızda bulunabilecek olan bir elektron, gözlem yapıldığı anda belirli bir konuma veya hıza sahip olur? Eğer ki gözlem öncesinde bu elektronun pozisyonu ve hızı belirsiz ise, gözlem sonrasında bu pozisyon veya hızdan en azından 1 tanesi nasıl belirli hale geçer?

197
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
203.9K UP
Mec.Eng. 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bence insanı diğer canlılardan asıl ayıran şey salt zeka değil, zekanın başkalarıyla senkronize olabilme kapasitesi ve tek tek bireylerin ne kadar akıllı olduğundan ziyade, aynı şeye birlikte inanabilme ve bu inancı davranışa dönüştürebilme yeteneğidir. İnsan beyni biyolojik olarak mucizevi ama radikal biçimde “üstün” de sayılmaz zira problem çözme, öğrenme, hatta alet kullanma gibi beceriler başka türlerde de var. Lakin insan, gerçekliği sadece olduğu gibi algılayan değil, olması gerektiğine dair anlatılar kuran bir varlık. Din, para, devlet, hukuk, ulus ya da ideoloji dediğimiz şeyler doğada kendiliğinden bulunmaz fakat onlara inanıldığı sürece son derece gerçek sonuçlar üretirler. Bir banknot, ona yüklenen hikaye çöktüğünde kağıttan ibarettir ve bir sınır, ona inanılmadığında yalnızca hayali bir çizgidir. Bu yüzden insanı insan yapan şey bireysel aklın keskinliği değil, kolektif hayal gücünün örgütlenebilirliğidir. Ortak hikayeler sayesinde tanımadığımız milyonlarla işbirliği yapabilir, fedakarlıkta bulunabiliriz. Zeka burada araçtır zira asıl belirleyici olan, bu zekanın paylaşılan anlamlar etrafında birleşebilmesidir. Kısacası insan, düşünen bir hayvandan çok, birlikte düş kurabilen bir hayvandır. Ve belki de medeniyet dediğimiz şey, gerçeğin üzerine örülmüş bu kolektif anlatıların, yeterince çok insan tarafından ve yeterince uzun süre ciddiye alınmasından başka bir şey değildir.[1] Saygılarımla.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 5 Şubat 2019
Bir insanın fikirleri dağınıksa, daha fazla fikir sahibi oldukça, daha karışık bir kafası olacaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
32
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Sizden Gelenler
Tc Unutmaz
Tc Unutmaz
2,585 UP
Üye
Yakın geçmişte, az buçuk bilimin var olduğu bir ülkeden, umulmadık bir geri dönüşle doğaüstü hurafelerin egemen olduğu bir Ortaçağ coğrafyasına dönüştük. Evrim Ağacı'nın bu coğrafyada bilimi özellikle evrim yoluyla ısrarla savunmayı sürdürmesi gerçekten kutlanacak bir durum. 10. yılınız kutlu olsun ve nice 10. yıllara ulaşmak dileğiyle... İ.U.
İbrahim Uzun
Seslendiren 28 Mart 2022 22:36
Son dönemde haberlerde veya internette bolca adını duymuş olabileceğiniz "NFT", yani "Non-Fungible Tokens" kavramını Türkçeye Gayrı-Misli Jetonlar olarak...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
58
İnceleme
Ece Erdem
Ece Erdem
71.5K UP
İnceleyen7 28 Eylül 2024
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Montaigne 'in denemelerinden oluşan bu
kitap, onun 10 yillik emeğidir. 10 yilinı verdiği bu
denemeler, hayatın neredeyse her alanı hakkında
okuyucuya anlattığı deneyimleridir. Tamamen
dürüst olduğunu, önceliğinin düşünme ve
sorgulama olduğunu söyler ve kitap boyunca
da üsttekileri eleştirmekten çekinmez, değişimi
savunur. Bu önemli çünkü yazıldığı dönem
skolastik düşünceye hapsolmuş insanlarla
doludur.
Kitabın bir diğer konusu da kendidir. Kendini,
çıkardığı dersleri, fikirlerini ve düşüncelerini bize
anlatır. Kendini tanıdığı kadarıyla bize de tanıtır.
Neredeyse her konu üstüne düşüncelerini söyler.
Hepsine katılmak mümkün değil. Zaten kitabın
yarısı alıntılar üstünedir. Oysaki özgür düşünme
bu değildir. Friedrich Nietzsche Ecce
Homo 'da yani nasil kendin olursun kitabinda çok
okumanın özgür düşünmeyi yok ettiğini çünkü o
zaman insanın bütün enerjisini kitaptaki fikirleri
onaylayıp onaylamayacağına yönelttiğini söyler. İnsan o zaman kendi düşüncelerini göremez olur. Böylece kitabımız yarı aforizma yarı da denemelerden oluşmuştur diyebiliriz.
Montaigne denemeleri çoğunlukla insan
duygularına yöneliktir. Soyut düşüncelerine anlam
katarak bize anlatır. Dostluk, yalnızlık, yaşam,
ölüm, sağlık, aşk, ruh gibi bir sürü geniş konu.
Tabii yaşam bütün bunların başlangıcıdır. Yazmak,
okumak, hissetmek yaşam belirtisidir. Yaşıyorsak
eğer bunlar bizim için geçerlidir. Yaşamı anlamak
ölümü anlamaya çalışmaktan daha önemidir.
Çünkü:
"Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
Ömer Hayyam
Kitap
9.8/10
(37 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Les Essais
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlanAraştırma Anketi
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
Bu İlan sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close