Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.4K UP
Yazar 29 Mayıs 2022 31 dk.

Çevre, organizmaların ya da ekolojik toplulukların doğrudan etkileşim içinde oldukları fiziksel, kimyasal, biyolojik, sosyal ortamların ve şartların bütünüdür. İnsanlar için bütün bu faktörlerin yanında kültürel ve ekonomik etkiler de çevre tanımına katkı sağlamaktadır.

Kelime anlamı olarak çevre kirliliği; canlı ve cansız varlıklara zararlı maddelerin engellenemez boyutta çevreye yayılmalarına denir. Kirleticiler, orman yangınları ya da volkanik küller gibi doğal olaylar olabilir ancak kirlilik olarak bahsettiğimiz terim daha çok antropojenik kaynakların, yani insan yapımı kirletici kaynaklarının yol açtığı sorunları temsil etmektedir.

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Necla Nur Özkan
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Kafasında harcadığı zaman, dünyada harcadığı zamandan daha fazlaydı.
Kaynak: Aklından Bir Sayı Tut
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Batuhan Yılmaz
Batuhan Yılmaz
20.6K UP
İnceleyen10 5 Ocak 2025
Yıldız Savaşları evreninin çekilme sırasına göre 2. kronolojiye göre 5. (Rogue One ve Solo'yu da sayarsak 7.) filmidir İmparatorun Dönüşü. Bir önceki film olan Yeni Bir Umut'ta yaşanan olaylardan sonra Galaktik İmpratorluk'un Cumhuriyeti Yeniden Kurma İttifakı karşısında aldığı önlemlerin daha da arttığına tanıklık ediyoruz. İmparatorun öğrencisi ve velihadı Darth Vader asilerin peşine bizzat düşmesinin yanında 3. filmden tanıdığımız Boba Fett gibi galaksinin önemli ödeül avcılarını da asilerin peşinden göndermektedir. Filmde Asi İttifakı'nın büyük bir zafer kazanmış olmasına rağmen daha da zor durumlara girdiğini görüyoruz. Luke Skywalker'ın yeni ustası Büyükusta Yoda ile tanışması ve bazı gerçekleri öğrenmesi filmin etkileyici sahneleri arasında. Film çekildği yıl itibari ile oldukça başarılı işler yapmış bir film. Bir çok film çevresinde en iyi Yıldız Savaşları filmi olarak gösteriliyor ancak bir Yıldız Savaşları hayranı olarak ben buna katılmıyorum. Filmin çok iyi olmasının yanında birtakım eksiklikleri de yok değil. Hikaye devam ederken bazı kısımların altı maalesef yeterince açıklanamıyor. Yine oldukça güzel bir film. Güç daima sizinle olsun!
9.9/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Star Wars: Episode V - The Empire Strikes Back
Yönetmen: Irvin Kershner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 5 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özgem Uysal
Özgem Uysal
125.3K UP
Yazar 22 Ağustos 2021 20 dk.

Akraba evliliği, birbiriyle akraba olan kişilerin evlenmesi ve çocuk yapmasına verilen bir isimdir. Eğer evlenen ve üreyen bireyler kuzenlerse, buna kuzen evliliği, eğer evlenen ve üreyen bireyler ebeveyn-yavru ilişkisine sahipse, yavrunun yaşına bağlı olarak bu pedofili, çocuk istismarı, ensest ve/veya soy içi üreme gibi isimlerle anılır.

Bu terimler arasında belli başlı farklar olsa da, hepsi birbiriyle ilişkilidir: Örneğin pedofilik ilişkilerde belli yaşlar ve taraflar arasında belli bir yaş farkı aranır; ancak kuzen evliliklerinin hepsi pedofilik olmak zorunda değildir. Benzer şekilde, ensest ilişkiler genellikle aynı aileden olan kişilerin üremesi olarak görülse de (ve dolayısıyla bir tür akraba evliliğine işaret etse de), bazen üvey aile, evlat edinilen çocuklar, aynı klandan veya soydan olan daha uzak akraba kişiler arası ilişkiye işaret etmek için de kullanılabilir.

114
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 15 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cihan Mert Yardım
Yazar 15 Aralık 2020 6 dk.

Bir mağara düşünün. İçinde kendine ait bir ekosistem, iklim ve yağmur ormanları mevcut. Henüz bilimsel kayıtlara geçmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen birçok hayvan ve bitki türü bulunmakta. O kadar büyük ve geniş ki, içine koskoca New York şehrini sığdırabilmektesiniz. Sonu henüz bulunamadı ve bu durum, birçok maceraperest ve kâşifi her yıl bu mağaraya sürüklemekte.

Bu mağara, aslında bir mağara değil "mağaralar bütünü" olarak geçiyor. İçinde, yeraltının derinliklerine doğru birbiriyle bağlanan onlarca küçük mağara mevcut. Küçük dediğimize bakmayın, o mağaraların hepsi, ortalama bir mağaranın boyutlarının kat ve kat üzerinde. Bu mağara, her anlamda gerçekten çok ilginç. Keşfedilmesi, sonra ortadan kaybolup yıllar sonra tekrardan bulunması, mağaranın iç yapısı, içeride duyulan garip, korkutucu hava akım sesleri ve Dünya’daki diğer mağaralara göre çok farklı özellikleri, bu mağaranın zaten büyüklük olarak sıra dışı olması durumuna daha da sıra dışılık katmakta... İşte karşınızda, tüm sıra dışılığı ve gizemi ile Hang Son Doong!

59
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
İnceleyen9 8 Ağustos 2023
Olayı anlatımı, olay akışı, kurgu ve müziklerine kadar çok başarılı bir yapım. Olayların gerçekçi bir bakış açısı ile anlatılması kişinin kendisini konunun adeta içerisindeymiş gibi hissetmesine neden oluyor. Olayları geniş bir çevreden, kimsenin şahsi görüş açısına bağlı kalmaksızın anlatması da ayrı bir etkileyici kılıyor. Filme giderken bol aksiyon sahneleri içeren ve bombaların atılmasını konu alan sahneleri beklememelisiniz. Film bunu hedeflemiyor. Atom bombasının üretimi sürecindeki psikoloji ve kullanılmasından sonraki Oppenheimer'ın "sorgusunu" konu alıyor. Filmi etkileyici yapan da bu konuları işlemesi. Bir eksik olarak bilim içerikli sahnelerin az olduğunu söyleyebilirim. Bilimseverleri, bilim sahnelerinin sayısı pek tatmin etmeyebilir. Ancak filmden bunu beklemek pek doğru olmaz. Neticede bir biyografi filmi. Film müzikleri de oldukça etkileyiciydi. Filmin akışına çok uyuyordu ve konuya bağlıyordu. Müzikleri, TENET filminin müziklerini yapan sanatçı hazırlamış. Bazı film müziklerinde olduğu gibi (örneğin, Schindler's List) tek başına dinlenebilecek parçalar bulunmuyor ancak film içerisinde akışa gayet uyuyor. Özellikle IMAX film salonu aramaya değer mi tam emin olamasam da ben IMAX salonda izledim ve çok memnun kaldım. Eğer ki yakınınızda IMAX salon varsa tercihinizin o salondan yana olmasını öneririm. Mutlaka hissedilir bir fark oluyor. Film, beyaz perdeden indikten sonra da izlenebilir ama beyaz perdede çok daha etkileyici olacağını düşünüyorum.

Oppenheimer'ın hayatı ve atom bombasının üretim süreci hakkında pek bir bilginiz yoksa mutlaka Evrim Ağacı'nın "Oppenheimer: Ben Şimdi, Dünyaların Yok Edicisi Olan Ölüm Oldum!" videosunu izlemenizi öneririm. Bu belgesel tadındaki videoda, filmde geçecek olan neredeyse bütün kişilere değiniliyor. Bu videoyu izledikten sonra filmi izlerken anlamadığınız yer kalması pek olası değil. Ancak videoyu izlemediyseniz ve konu hakkında pek bir bilginiz bulunmuyorsa film akışında kaybolabilirsiniz. Hem çok fazla kişiye değiniliyor hem de sahneler arası geçişler çok fazla olduğu için tam olarak ne olduğunu anlamayabilirsiniz.

Atom bombası mekaniğini bilmek filme ayrı bir tat katıyor, bu kesin. Ancak filmi anlamak için atom bombası mekaniği bilmenize gerek yok. Sadece bahsedilen konuları daha rahat anlamanıza yardımcı olabilir. Film için çok büyük bir önem taşımıyor.

Özellikle şahsi fikrime gelecek olursak: Hiçbir zaman (veya baskın çoğunlukla) "en iyi" veya "en kötü" gibi kalıpları kullanmam, kullanmamaya çalışırım. Bunun yerine çok yönlü bir değerlendirme yaparım. Ancak yine de bu film için izlediğim en iyi biyografi filmlerinde yer edindiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bu listenin en başlarında olduğunu da özellikle vurgulamalıyım. İyi seyirler!
9.7/10
(637 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
18
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Mart 2014 11 dk.

Önceki yazılarımızda Hardy-Weinberg Dengesi'ni tanımladık ve sonrasında bu dengenin kurallarını bozarak, matematiksel analizlerimizi ideal popülasyonlardan gerçek popülasyonlara doğru genişletmeye başladık. Bir önceki yazımızda, mutasyonların tek başına evrimin ana mekanizması olamayacağını, çünkü bunu başarabilmek için çok seyrek meydana geldiklerini ve yarattıkları değişimin oldukça sınırlı olduğunu gördük. Şimdi, Hardy-Weinberg Dengesi'nin bir diğer kuralını bozarak, ortaya çıkan durumu matematiksel olarak analiz edeceğiz. Öncelikle, bu dengenin kurallarını tekrardan hatırlayalım:

Kırmızıya boyadığımız kısımdan da görebileceğiniz gibi, artık Doğal Seçilim'i popülasyonlarımıza dahil ederek Hardy-Weinberg Dengesi'nin bundan nasıl etkilendiğine bakmaya başlayabiliriz. Fakat öncelikle bunu neden yaptığımızı anlayarak başlayalım.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
2
Okan Alver
Okan Alver
203.9K UP
1 gün önce
To Be Continued… ☺️
49 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
5 gün önce
React 19 RC tartışmalarına bakıyorum, sektörde toplu bir "yorulmuşluk" ve ardından gelen kabullenme hali var. Yıllardır `useEffect` senkronizasyonuyla ve manüel veri çekme (fetching) süreçleriyle o kadar boğuşuldu ki, Server Actions teknik olarak 15 yıl önceki PHP mantığının modern bir yorumu olsa bile kimse şikayet etmiyor.

Buradaki asıl olay sadece syntax değil; karmaşıklığı bizim yazdığımız uygulama kodundan alıp build step'e ve framework'ün içine gömmek. "Conservation of Complexity" yasası yine işliyor: Karmaşıklık aslında azalmıyor, sadece artık bizim günlük derdimiz olmaktan çıkıp kütüphane geliştiricilerinin derdi oluyor. Bence adil bir takas.
49 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hayal Edilmiş Venüs Volkanı

Patlayan bir volkan Venüs‘te nasıl görünürdü? Gezegende şu anda aktif olan volkanların varlığı bu yılın başlarında, sadece antik volkanları içerdiği düşünülen bölgelerin açıklanamayan sıcaklığı sayesinde kanıtlandı. Venüs’ün büyük ölçekli görüntüleri radar yardımıyla çekiliyor olmasına rağmen, sülfürik asitten oluşan kalın bulutları görünür bölgedeki ışık manzaralarının alınmasını engelliyor. Bununla birlikte, bir sanatçı patlayan bir Venüs volkanını yeniden resmetti. Volkanlar Venüs’ün yaşam döngüsünde önemli bir rol oynayabilir. Kimyasal yiyecekleri, aç mikropların yüzüyor olabileceği daha soğuk olan üst atmosfere iterler. Görselde, patlayan bir volkandan yukarı doğru gelen duman, sıcak ve geniş bir lav alanı, Dünya’nın aşırı ısınmış ikizinin çatlamış yüzeyi görülüyor. Havada yüzen mikrobiyal Venüslülerin var olma olasılığı kesinlikle heyecan verici fakat şu anda tartışmalı bir konu.

27 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı: NASA, JPL-Caltech, Peter Rubin
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 2 Nisan 2013 5 dk.

Köpeklerin siren ya da ezan gibi yüksek ses şiddetine ve değişik frekanslara sahip seslerin bulunduğu durumlarda havlamalarının ve ulumalarının, "ibadet etme" ya da "empati kurma" gibi büyük oranda insanlarla ilişkili davranışlarla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır; buna yönelik herhangi bir akademik bulgu yoktur.

Köpeklerde ezan seslerine veya ambulans, polis veya itfaiye araçlarının seslerine karşı uluma ve havlama tepkisinin ana nedeni, yüksek şiddetteki ve belirli frekans aralıklarındaki seslere karşı "alan savunması" amacıyla karşılık vermektir. Ayrıca insanlara göre çok daha hassas kulaklara sahip olan köpekler (ve bazı diğer hayvanlar), hoparlörlerden çıkan ve insanların algılayamadığı frekanstaki sesleri de duyarlar. Fakat hoparlör kalitesine bağlı olarak bu sesler ciddi miktarda kulak tırmalayıcı ve rahatsız edici olabilir. Buna bağlı olarak tehdit altında olduklarını düşünen köpekler (ve bazı diğer hayvanlar), bu ses kaynaklarını korkutmak amacıyla havlarlar veya sürülerinin diğer üyelerini uyarmak amacıyla ulurlar.

41
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.0K UP
İnceleyen 5 gün önce
Merhaba

Ben sanırım biraz geç kaldım bu siteyle tanışmaya. Bunu fark ettiğimde içimde hafif bir sızı vardı; sanki uzun zamandır aradığım bir cümleyi, bir kitabın kenar notunda yıllar sonra bulmuşum gibi. Oysa mesele bir siteyi keşfetmekten çok daha fazlasıydı. Evrim Ağacı, benim için “bilim nedir?” sorusuna verilen en sakin, en akılcı ve en dürüst cevaplardan biri oldu. Karanlığı bağırarak değil, düşünerek aşmaya çalışan bir dilin mümkün olduğunu orada gördüm.

Karanlık… İnsan zihni için hep aynı anlama gelmedi. Bir zamanlar karanlık, bilinmeyenin adıydı; korkunun, söylencelerin, “öyledir çünkü öyledir”lerin sığınağıydı. Bugünse karanlık, bilimin henüz dokunmadığı yer demek. Evrim Ağacı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Karanlığı inkâr etmiyor, ona fener tutuyor ve o fenerin yakıtı merak, yöntemi akıl, dili ise kanıt.

Bilimle karanlığı fethetmek; bağırarak değil, sabırla olur. İddia ederek değil, göstererek olur. Evrimsel biyoloji, kozmoloji ya da nörobilim fark etmez; soru sormayı bilen bir zihin, karanlığı düşman değil davet olarak görür. Darwin’in sakin cesaretiyle “Cehalet, bilgiden daha sık güven doğurur.” Karanlık, çoğu zaman bu sahte güvenin perdesidir. Bilim o perdeyi yırtmaz; usulca aralar.

Evrim Ağacı’nın gücü burada. Karmaşık olanı basitleştirirken ucuzlaştırmaz. İnancı hedef almaz; iddiayı ölçer. “Neye inanıyorsun?” diye sormaz; “Bunu nasıl biliyoruz?” diye sorar. Çünkü bilim bir sonuçlar kataloğu değil, bir yolculuk ahlakıdır. Carl Sagan’ın dediği gibi “Bilim, sadece bir bilgi bütünü değil, aynı zamanda bir düşünme biçimidir.” O düşünme biçimi, karanlıkta bile yön bulmayı öğretir.

Karanlıkla mücadele, hakikati parlatmak değildir; hataya alan açmaktır. Yanılmayı kabul etmeyen zihin karanlıkta kalır. Evrim Ağacı’nın ısrarı tam da bu yüzden değerlidir. Yanlışlanabilir olmayı, güncellenebilir kalmayı savunur. Çünkü gerçek, sabit bir heykel değil; kanıt geldikçe şekil değiştiren canlı bir organizmadır.

En önemlisi Bilim, insanı küçültmez. Aksine, evrende küçük olduğumuzu gösterirken anlamlı kılar. “Evren kendini anlamaya çalışan bir yoldur” der Sagan. Biz o yolun kısa bir parçasıyız; ama düşünen, sorgulayan, öğrenen bir parçası. Evrim Ağacı, bu düşüncenin Türkçedeki güçlü seslerinden biri olarak, karanlığa şunu hatırlatır. Fethedilen şey karanlık değil; cehaletin konforudur.

Sonuçta bilim, elinde kılıçla yürüyen bir fatih değildir. Elinde defterle ilerleyen bir gezgindir. Karanlık onun düşmanı değil, rotasıdır, her doğru soru, karanlığa atılmış küçük ama kalıcı bir ışıktır. Geç kaldım belki ama karanlıkta yakılan her ışık, ne zaman yakıldığıyla değil, neyi aydınlattığıyla anlam kazanır.
Youtube Kanalı
9.9/10
(1187 Kişi)
Puan Ver
Karanlığı Bilimle Fethet!
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 11 Mart 2019 11 dk.

“Öf, canım sıkıldı”.

Günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız bir ifade bu. Bu cümleyi sarf etmişsek demek istediğimiz şey, o anda çevremizdeki şeylerin bizi yeterince eğlendirmediği, zihnimizin veya bedenimizin daha fazla meşguliyete ihtiyaç duyduğudur. Öyle ya, kimse bir kuyrukta yarım saat beklemek istemez. Ya da randevulaştığınız birinin geciktiğini düşünün. Bunlar sıkıcı durumlar. Ancak bazı insanlar, bizim sıkıcı olarak gördüğümüz şartların çok daha şiddetlisini yaşadılar. 

498
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Sina Ertürk
Sina Ertürk
102.3K UP
Blog Yazarı 32 dk.

Ülkemizde her yıl meydana gelen depremlerde binlerce bina yıkılmakta ve maalesef bu durum onbinlerce insanın kaybına neden olmaktadır. Alinan tedbirler, kanun değişiklikleri ve yönetmeliklere ragmen, maalesef sonuçlar değişmemektedir.

Bu can ve mal kayıplarını önlemek veya en azından azaltmak amacıyla bu yaziyi kaleme aldim. Bu yazıda, Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdiğim on yıllık meslek hayatımda edindiğim deneyimlere dayanarak, Amerika’da yapıların sağlamlığını garanti altına almak için kullanılan mekanizmaları ve bu konudaki sorumlulukları açıklamaya çalıştım. Aynı zamanda, Türkiye'deki uygulamalarla karşılaştırarak, sistemimizdeki eksikliklere dikkat çekip çözüm önerilerimi beş temel madde halinde sundum.

13
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close