Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Küresel kapitalist hukuk sistemi, en temel boyutunda, bizatihi yasallaştırılmış yolsuzluktur. Dolayısıyla, suçun nerede başladığı (hangi finansal ilişkilerin yasadışı olduğu) sorusu hukuki değil, ziyadesiyle siyasi bir soru, güce dair bir sorudur.
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 15 Kasım 2024 33 dk.

Gezegenimizin her köşesinde uzanan yollar, insan yapımı en yaygın altyapı unsurlarından biridir. Bu yollar yalnızca toprağı kaplamakla kalmaz; nehirlerin ekosistemini bozar, atmosferi kirletir, ormanları baskılar ve doğal yaşam alanlarında kalıcı etkiler bırakır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde yollar, ülkenin yalnızca %1'ini kaplamaktadır. Ancak bu yolların yol açtığı gürültü, hava kirliliği ve habitat parçalanması gibi ekolojik etkiler ülke genelinin %20'sini kapsayacak şekilde yayılmaktadır.[1]

Yol altyapısının çevresel etkileri yalnızca ekosistem sınırlarını aşmakla kalmaz; aynı zamanda taşımacılık sektörünü, iklim değişikliğine en büyük katkı sağlayan alanlardan biri haline getirir.[2] Yol ağlarının genişlemesinin kontrol altına alınması hem iklim değişikliğinin yavaşlatılması hem de biyolojik çeşitliliğin korunması için kritik bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar dünya çapında 40 milyon kilometre yeni yol inşasının planlandığı göz önüne alındığında, ekosistemler üzerinde daha fazla bozulma ve "ekolojik yaranın" oluşması öngörülmektedir.[3]

36
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 26 Temmuz 2024
Satürn şu anda, Dünya'nın gökyüzünde gece yarısından önce doğuyor. 24 Temmuz'da, çıplak gözle görülebilen gezegen, gökyüzünde küçülen bir büyüyen Ay ile yakın kavuşum halindeydi. Ancak Dünya'nın bazı noktalarından bakarken, halkalı gaz devi gizlendi ve Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinin gökyüzünde yaklaşık bir saat boyunca Ay'ın arkasında kayboldu. Ay ve parlak gezegenler gökyüzünde ekliptik düzlemin yakınında dolaştıklarından, bu tür okültasyon olayları (gizlenme olayları) nadir değildir, ancak çok etkileyici olabilirler. Nanjing, Jiangsu, Çin'den alınan bu teleskop görüntüsünde Satürn; Ay diskinin arkasında kaybolmadan birkaç dakika önce fotoğraflanıyor. Görüntü, Satürn'ün Ay'ın batı kenarına yakın, 43 kilometre çapa sahip olan genç bir ışın krateri, Glushko kraterinin hemen üzerinde asılı durduğu hissiyatını veriyor. Tabii ki Satürn'ün 1,4 milyar kilometrelik uzaklığına kıyasla Ay, 400 bin kilometre uzakta yer almaktadır.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Ağustos 2011 12 dk.

Maymunlar gerçekten nefes kesici hayvanlar, ona şüphe yok! Ancak maymunlarla insanları bir arada ele alan birkaç soru var ki, evrimsel biyologlar bu sorulardan hangi yüzyılda kurtulacak, bilmek zor. Evet, o meşhur sorulardan bahsediyoruz: İnsanlar maymundan geldiyse, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor? İnsan maymundan mı evrimleşti? Maymunlarla sadece ortak atalarımız mı var? Biz, maymun muyuz? Sahi, insanın maymunlarla ilişkisi nedir? Gelin, şu soruları modern bilimin ve evrimsel biyolojinin ışığında detaylıca ele alalım ve artık bir açığa kavuşturalım.

Eğer ki evrimsel biyolojiyle herhangi bir noktada az da olsa ilgilendiyseniz, insanların diğer maymunlarla yakından bir akrabalık ilişkisi olduğunu duymuşsunuzdur. Kuvvetle muhtemel, evrimi anlayan bilimseverlerin sıklıkla sözünü ettiği "İnsanlar maymundan gelmiyor, sadece ortak ataları var." lafını da işitmişsinizdir. 

205
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

18
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gamze Özata
Gamze Özata
75.1K UP
Yazar 15 Haziran 2020 8 dk.

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler (İng: "induced pluripotent stem cell" ya da kısaca iPSC), deri veya kan hücrelerinden alınıp, embriyonik evredeki pluripotent hücrelere dönüşecek biçimde programlanmış, dolayısıyla terapi amacıyla istenen herhangi bir insan hücresine dönüştürülebilir olan hücrelerdir. Örneğin bir iPSC, diyabeti tedavi etmek için beta islet hücrelerine dönüştürülebilir. Başka iPSC hücreleri, kan hücrelerine dönüştürülerek löseminin tedavisinde kullanılabilir. Diğer iPSC hücreleri ise nöronlara dönüştürülerek sinir hastalıklarının tedavisi için umut olabilir.

Bu özel hücrelerin ne olduğunu anlamak için, önce pluripotent kök hücrenin ne olduğuna ve özelliklerine bakalım.

35
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Blog Yazısı
Sinan Kuday
Sinan Kuday
52.4K UP
Blog Yazarı 10 dk.

Genç bir bilim insanı adayıyken "Bilim ve Teknik" dergisinde okuduğum bir makale hem merakımı arttırmış hem de bilimden nasıl keyif alabileceğimi göstermişti. Henüz konuya hiçbir yazar değinmemişken bir an önce yazmak istedim. Makalede (orijinal yazıyı halen arıyorum) şuna benzer cümleler okuduğumda sesli gülmekten kendini alamamıştım:

"Afrika'da yaşayan Hotanto Kabilesi rakamları sadece 3'e kadar isimlendirmişti. Üçten fazlası onlar için çoktu. Yani orta yaşta bir kabile üyesi -bir Hotantot- yaşının kaç olduğunu sorduğunuzda size muhtemelen "Çok" yanıtını verecekti. El ve ayaklarındaki parmak sayılarını biliyorlar ama kullanma gereği duymuyorlardı. Dini inançlarını da düşünürsek üçten fazla sayı saymanın yanlış olduğunu düşündükleri için bu konuda çok sert olabiliyorlardı. Mesela aynı günde kaç öğün yediğini, kaç saat çalıştığını, kaç saat uyuduğunu sorarsanız ve "Çok" yanıtını alırsanız 4, 5, 6, ..vs. olduğunu ve bunun onun için gerçekten fazla olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü sonuçta bir kabileden bahsediyoruz ve günlük yaşamlarında mühendislik hesaplamalar yapmalarına gerek yoktu! Ama örneğin kabilede nüfus, silah veya mal sayımı yapıldığında çıkacak sonuç traji komik olacaktı: Çok! Çok! Çok! Sakın onlara 3'ten fazla sayının olduğunu da öğretmeye kalkmayın. Bu büyük ukalalık olurdu! Söylediğim gibi töre cinayetine kurban gidebilirdiniz!"

10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 27 Ocak 2013 25 dk.

Onu görürsünüz... Gözlerine baktığınızda, kokusunu duyduğunuzda, tenine dokunduğunuzda içiniz içinize sığmaz. Kalp atışlarınız hızlanır, yüzünüz pembeleşir, göğüs kafesiniz üzerinde bir yumru hissedersiniz, karnınızın burulduğunu, içerisinde "kelebeklerin uçuştuğunu" hissedersiniz. Eğer etki yeterince güçlüyse dizleriniz zayıflar ve ağırlığınızı taşıyamamaya başlar. 

Sadece bu kadar değil! Terlersiniz, göz bebekleriniz büyür. Koltuk altlarınızdan ve cinsel organından etrafa, ter kokunuz ile karışacak şekilde düşük miktarda koku hormonları (feromonlar) saçmaya başlarsınız. Bunların miktarı, etkilendiğiniz kişinin çevresinde kalmayı sürdürdüğünüz müddetçe gidere artar. Bu sırada iştahınız kapanır ve mideniz ile bağırsaklarınız daha yavaş çalışmaya başlar, ağzınız kurur. Çünkü vücut hayatta kalmaya yönelik fonksiyonlardan, üremeye (sekse) yönelik fonksiyonlara yönelir. Erkekseniz penisiniz sertleşir, dişiyseniz vajinanız ıslanır ve kabarır. Beyninizin aktivitesi artar, vücut, var olma amacını gerçekleştirmek üzere hazır hale getirilir. 

396
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ceyda Nur Budak
Ceyda Nur Budak
22.8K UP
Eczacılık Fakültesi öğrencisiyim 3 saat önce Sen de Cevap Ver

Sebebi melanin pigmentinin (ve onu üreten melanositlerin) davranışı. Ciltte hiçbir zaman tamamen kaybolmuyor, aktivitesi azalıyor. Saç foliküllerinde ise zamanla bu hücreler yok oluyor, haliyle melanin üretilemiyor. Ayrıca cildin canlı bir doku olduğunu, sürekli kendini yenilediğini, ayrıca rengini sadece melanin pigmentinden değil kandan, karotenden ve diğer pigmentlerden de aldığını unutmamak gerek. Cansız saç teline bir kez bu pigment eklenmediğinde geri dönüşü yoktur, saç pigmentsiz kalır.

Kaynaklar

  1. Zoya T Anderson. (2020). Topical Rt1640 Treatment Effectively Reverses Gray Hair And Stem Cell Loss In A Mouse Model Of Radiation-Induced Canities. PubMed. doi: 10.1111/pcmr.12913. | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kadir Toykan Özdoğan
Uyarlayan 24 Eylül 2019 3 dk.

York Üniversitesinden Penny Spikins, şu ana kadar gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 50 tane tama yakın Neandertal iskeletinin üçte birinin bir çeşit sakatlığa sahip olduğunu söylemekte. Neandertallerin oldukça yüksek sakatlık oranına sahip olduklarını ve birçok kıtlık dönemi atlattıklarını da eklemekte. İskeletlerin çoğu da bu hastalık ve sakatlanmaların izlerini taşıyor.

Örneklerden biri, Kuzey Irak'ta bulunan "Shanidar 1" ismi verilen yetişkin bir birey. Kolundaki sakatlıkları ve kafatasının sol kısmındaki darbe nedeniyle olası körlük durumu, destekleyici bir sosyal çevreye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen10 5 gün önce
Çok bir şey yazmaya gerek yok s1-10 arası tarihin en iyi animasyon dizisi
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Can Demirci
Seslendiren 30 Eylül 2023 4:25
Bu karşılaştırmalar pek çok yerde geçiyor, ancak kesin hız çok daha az vurgulanıyor. Peki, mermiler gerçekte ne kadar hızlı hareket eder?Bir silahtan...
49
İnceleme
Talha Yurdagül
İnceleyen 26 Mayıs 2023
Özellikle benim gibi açık eğitime geçmiş biriyseniz, öğrenim açısından okuldan daha iyi olduğunu iddialı bir şekilde söyleyebilirim.
Youtube Kanalı
9.8/10
(125 Kişi)
Puan Ver
@KhanAcademyTurkce
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
16
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 11 Kasım 2022 26 dk.

Eski adıyla Hipokondriyazis olarak bilinen, Hastalık Kaygısı Bozukluğu, teşhis edilmemiş ciddi bir tıbbi duruma sahip olma veya bu durumu geliştirme konusunda aşırı endişe duyma ile karakterize psikiyatrik bir bozukluktur. Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir tıbbi hastalığa yakalanma konusunda sürekli kaygı ya da korku yaşarlar. Bu korku normal fizik muayene ve laboratuvar test sonuçlarına rağmen devam eder.

Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, normal bedensel duyumlara (sindirim veya terleme işlevleri gibi) aşırı derecede dikkat ederler ve bu duyumları ciddi hastalığın göstergeleri olarak yanlış yorumlarlar. Hastalık Kaygısı Bozukluğu'nun kesin etiyolojisi büyük ölçüde bilinmemektedir. Bununla birlikte, bozukluğun gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynamaktadır. Hastalık Kaygısı Bozukluğu tipik olarak kronik bir durumdur. Tedavi seçenekleri arasında ilaçlar ve psikoterapi bulunur.

54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
16 yaşımdayım ve yaklaşık 2 yıldır takipçimizim okulda kafama yatmayan çok fazla şey var ve malesef öğretmenlerim her zaman istediğim cevabı veremiyor ben soruyu üniversite sınavındaki soruları çözmek için sormuşum gibi davranılıyor. Örneğin; geçen gün kimya dersinde kütlenin korunumunu işlerken konuyu anlayamadım atomlar arasındaki bazı kimyasal bağlar kopup yerine daha güçlü veya güçsüz başka bağlar oluşuyorsa kütle nasıl sabit kalabilir diye sordum öğretmen de ,büyük ihtimalle çözdüğüm sorularda kafamın karışmamasını istediği için, kimyasal bağların kütlesi yoktur dedi. Ama farkında olmadan benim kafamda inşa ettiğim koca bir kuleyi yıktı ve güvenim de biraz sarsıldı açıkçası ama sizin soru cevap platformunuz sayesinde sorumu başkarına sorabildim. Aldığım cevabın üzerine tekrar sorumu sorabildim. Bir şeyi araştırmakla birine soru sormak arasında çok büyük bir fark olduğuna inanıyorum tabiki cevapları yine araştırıyorum ama belki öğrenci olduğumdandır soru sormaktan ayrı bir tat alıyorum. Bana bu imkanı sağladığınız için teşekkür ederim.
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Ali Zengin
Ali Zengin
232.8K UP
İnceleyen 29 Kasım 2021
İlk izleyenler için biraz karmaşık olabilir (yani benim için öyle oldu). Bu yüzden tavsiyem filme daha çok odaklanmaya çalışın: Çevrenizi düzenleyin, daha sessiz bir ortam oluşturun. Film ise çok güzel. Sanki size bir bulmaca veriyor ve siz film boyunca bunları çözmeye çalışıyorsunuz: Bu nasıl olurda böyle, bunu nasıl yapabilir? Gibi. Kesinlikle izlenilmesi gerekilen filmlerden biri.
Film
9.6/10
(139 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌱 Fenoloji, canlıların yaşam döngüsünde tekrar eden olayların (üreme, göç, yapraklanma, çiçeklenme gibi) mevsimsel çevresel koşullarla nasıl zamanlandığını inceleyen bir bilim alanıdır. Bu zamanlama, rastgele değil; genellikle sıcaklık, gün uzunluğu ve çevresel ritimler gibi fiziksel ipuçlarıyla şekillenir.

☀️ Ancak çevresel koşullardaki değişimler, bu biyolojik takvimlerin alışılagelmiş zaman çizelgesinden sapmasına neden olabilir. Mevsimlerin erken ya da geç başlaması, canlıların uzun süredir uyum sağladıkları döngüleri etkileyebilir. Bu durum, tekil bir davranıştan ziyade zincirleme biyolojik sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

🐢 Deniz kaplumbağaları gibi türlerde üreme davranışları, çevresel sinyallerle yakından ilişkilidir. Yuva yapma zamanı, yumurtaların gelişim süreci ve yavruların denize ulaşma anı, çevrenin sunduğu koşullarla senkronize şekilde gerçekleşir. Bu senkronizasyon bozulduğunda, üreme başarısı ve yavruların hayatta kalma olasılığı da etkilenebilir.

🌡️ Özellikle sıcaklık değişimleri, sadece zamanlamayı baz almaz, yavruların gelişimini ve cinsiyet dağılımını da etkileyebilecek biyolojik sonuçlar doğurabilir. Bu da fenolojik değişimlerin, kısa vadeli davranış farklılıklarından ziyade uzun vadeli popülasyon dinamikleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürür.

🌍 Fenoloji bu noktada, doğadaki “ne zaman?” sorusuna yanıt ararken; çevresel değişimlerin canlıların yaşam döngülerine nasıl yansıdığını anlamaya yardımcı olur. Mevsimsel ritimler değiştiğinde, ekosistemlerin bu yeni zamanlamaya nasıl uyum sağlayacağı hâlâ araştırılan kritik bir sorudur.

Yazar: Emre Odabaş
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Tüm Reklamları Kapat
Discord
Yöneylem Araştırması - Uygulamalar ve Algoritmalar Kitap Açıklaması

Yöneylem Araştırması Uygulamalar ve Algoritmalar

1. Model Oluşturmaya Giriş 1

2. Temel Lineer Cebir 11

3. Doğrusal Programlamaya Giriş 49

4. Simplex Algoritması ve Hedef Programlama 127

5. Duyarlık Analizi: Uygulamalı Yaklaşım 227

6. Duyarlılık Analizi ve Dualite 262

7. Ulaştırma, Atama ve Aktarma Problemleri 360

8. Ağ Modelleri 413

9. Tamsayılı Programlama 475

10. Dooğrusal Programlamada İleri Konular 562

11. Doğrusal Olmayan Programlama 610

12. Kalkülüs ve Olasılık Tekrarı 707

13. Belirsizlik Altında Karar Verme 737

14. Oyun Teorisi 803

15. Deterministik ESM Stok Modelleri 846

16. Olasılık Stok Modelleri 880

17. Markov Zincirleri 923

18. Deterministik Dinamik Programlama 961

19. Olasılıklı Dinamik Programlama1016

20. Kuyruk Teorisi 1051

21. Simülasyon 1145

22. Process Modeli ile Simülasyon 1191

23. Excel @Risk Eklentisi İle Simülasyon 1191

24. Tahmin Modelleri 1275

Devamını Göster
₺2,228.00
Yöneylem Araştırması - Uygulamalar ve Algoritmalar Kitap Açıklaması
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close