Günlük rutinden çıkmanın ve tatil yapmanın bilinen birçok faydalı etkisi vardır. Araştırmalar, tatil yapmanın insanların sadece dinlenmesini değil, aynı zamanda yeni yerler görmelerini ve yeni deneyimler edinerek merak duygularını tatmin etmelerini de sağladığını göstermektedir.[1]
Tatil yaptığımız sırada beynimize sürekli yeni uyaranlar gelir ve günlük rutinimiz içinde yitirdiğimiz zaman algımız toparlanır. Bu da kendimizi ânın içinde daha kolay bulabilmemizi, dış dünyanın sorumluluklarından kurtulup kendi iç dünyamıza dönmemizi sağlamaktadır. İstatistikler, 10 günlük maaşlı izin verilen işyerlerinde bile depresyon oranlarının %40'a varan oranlarda azaldığını göstermektedir.[2] Özellikle de son dönemde yükselişe geçen "durmaksızın çalışma" (İng: "hustle") furyası, tatil kavramını giderek daha da anlamsız kılmayı hedeflemektedir: Sosyal medyada türeyen ve işkolikliği öven kişi ve gruplar, hâlihazırda multimilyoner olmayıp da buna rağmen tatil yapan kişilerin adeta "acınası ve var olmayı hak etmeyen bir canlı formu" olduklarını telkin etmektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik sistem ve sosyal medyada ortaya çıkan çeşitli kültler, giderek agresif bir şekilde insani özgürlükleri elden almakta ve yerine daha da çok çalışma takıntısı yerleştirmektedir.