Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen 5 gün önce
1984 ,Okyanusya adlı totaliter bir rejimde geçer.
Gözetimin, doğruyu manipüle etmenin ve bireysel özgürlüğü kısıtlanması kitabın ana temasıdır.
George Orwell bu kitabı yazarken "Gelecek böyle olacak." değil "Böyle gidersek bu şekilde olabilir." demek istemiştir.
Kitapta Büyük Birader adlı bir İktidar Sembolu vardır, gerçek bir kişi mi yoksa propaganda yüzü mü olduğu bile belirsizdir.
Onun dışında aynı anda iki çelişkili düşünceyi doğru kabul edebilme yetisinin olduğu , dilin düşünmeyi azaltmak için bilinçli olarak kısıtlandığı ve düşünmenin bile suç kabul edildiği bir dünyadır burası.
Kitap
9.6/10
(453 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Kasım 2014 14 dk.

Türler arası melezleşmenin mümkün olduğu; katırlar, "çakupek", "kaslan", "grolar", "leopan" veya melezleşerek türleşen ispinozlar[14] gibi sayısız canlı sayesinde net bir şekilde bilinmektedir. Bu, ilginç bir soruyu doğurmaktadır: İnsan, diğer hayvanlarla melezleşebilir mi? Daha spesifik olarak, insan, şempanzeler veya bonobolar gibi çok yakın akrabalarıyla melezleşebilir mi?

İnsan-şempanze veya şempanze-bonobo gibi birbirinden ayrı olan ama evrimsel açıdan çok yakın akraba türlerin verimli döller verecek (veya vermeyecek) biçimde çiftleşip, yavrular üretme ihtimali (yani "melezlenme ihtimali") üzerinde durmadan önce, ayrı türleri yaratan evrimsel mekanizmaları ve türleşme kavramını kısaca hatırlamamız gerekiyor.

156
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 19 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Eylül Özerbil
Eylül Özerbil
2,369 UP
Blog Yazarı 2 dk.

Günümüzde uyuşturucu bağımlılığının, bireylerin mental ve fiziksel sağlığını etkilediği, bireyleri gündelik hayat kalitesini düşürdüğü, herkes tarafından bilinen olgulardır. Peki bireyler bunu bilmelerine rağmen neden hayatlarını mahveden bu davranıştan kurtulmakta zorlanırlar?

Uyuşturucu maddeler, dopamin gibi bireye motivasyon ve zevk veren nörotransmiterlerin, dışarıdan yapay bir şekilde ve de yüksek dozlarda alınmasını sağlar. Beyin, uyuşturucunun sürekli kullanımı halinde ödül mekanizması olarak adlandırılabilecek bu mekanizmaya adapte olarak, uyuşturucuya dair en ufak bir ipucu algıladığında dopamin ihtiyacına bağlı olan yoksunluk sendromları göstermeye başlar. Bu süreçte beyindeki karar verme mekanizmaları zarar görerek bilişsel kontrolü zayıflatır, bu nedenle kişi karar alma ve karar doğrultusunda seçim yapma yetisini kaybeder ve yalnızca içgüdüsel olarak dopamin yani mutluluk kaynağı olarak gördüğü uyuşturucuyu elde etmek ister.

14
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Gamze Kızılhan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Çevrimiçi₺1.100,0029 Ocak
Klinik Psikolog | Online Psikoterapi
29 Ocak 2026 17:14 tarihinden 30 Haziran 2026 17:24 tarihine kadar.

Klinik psikoloğum. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Eğitim ve uygulama sürecimde psikiyatri kliniğinde klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve bireysel psikoterapi çalışmaları yürüttüm.

Çalışmalarımda ağırlıklı olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, stres, duygusal düzenleme güçlükleri ve ilişki problemleri yaşayan yetişkinlerle çalışıyorum. Terapi sürecini yapılandırılmış bir çerçevede ele alıyorum.

Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapisi yaklaşımlarını kullanıyor; klinik değerlendirme ve vaka formülasyonu doğrultusunda her danışan için bireyselleştirilmiş bir müdahale planı oluşturuyorum.

Seanslar online olarak yürütülmektedir.

Bilgi için [email protected] mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
271
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Yavuz
4 gün önce
kordalılar yaşamlarının belirli bir döneminde notokord adı verilen esnek ve ilkel bir iskelete sahiptir bu yapının bulunup bulunmamasına göre omurgasız ve omurgalı hayvanlar olarak ikiye ayrılırlar
90 görüntülenme
0
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Başkan
İrem Başkan
76.1K UP
Yazar 10 Ekim 2020 8 dk.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, dünya üzerinde tüm insanların ırk, cinsiyet, yaş, dil, din veya farklı ideolojik görüşler kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve herkesin her konuda eşit olduğunu belirtmektedir. Fakat, 21. yüzyılda hala LGBTİ+ bireylerine karşı büyük bir saygısızlık ve hak tanımamazlık ile karşılaşmaktayız.[1]

Dünyanın her yerinde belli kesimler tarafından cinsel yönelimi heteroseksüellik olmayan bireyler ayrımcılığa uğramaktadır. Eşcinseller, transseksüeller, interseksüeller, aseksüeller, panseksüeller, biseksüeller ve cinsel yönelimi dolayısıyla "heteroseksizm" tarafından kabul edilmeyen öbür insanlar, toplumlar içinde "hasta", "anormal" ya da "arızalı" olarak nitelendirilmektedir. Bilim insanları ve uzman terapi birlikleri ısrarla LGBTİ+ bireyi olmanın ve "heteroseksizm" tutumunu desteklemiyor olmanın bir hastalık olmadığını dile getirmektedir.[2][3] Bir kadının bir erkekten hoşlanması toplumlar tarafından ne kadar doğal görülüyor ise, örneğin bir kadının başka bir kadından hoşlanması veya herhangi bir cinsel yönelime sahip olmaması da o kadar doğal ve normaldir; fakat çoğu toplum bunu hala kabul etmemektedir.[4][5][6]

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Osteopati, vücudun kas-iskelet sistemine odaklanan bir manuel terapi yaklaşımıdır. Osteopatik uygulamalar; eklem mobilizasyonu, yumuşak doku teknikleri ve vücut bütünlüğünü gözeten dokunma temelli müdahaleler gibi yöntemleri kapsar.

🔬 Bununla birlikte, osteopatinin bilimsel olarak etkinliği ve mekanizmalarının ne ölçüde kanıtlandığı konusu uzun süredir tartışmalı. Bazı çalışmalar, belirli kas-iskelet ağrısı ve fonksiyon bozukluklarında olumlu sonuçları gösterirken; diğer çalışmalar bu yöntemlerin etkinliğini destekleyecek yeterli bilimsel kanıtın henüz mevcut olmadığını vurguluyor.

📊 Özellikle bel ve boyun ağrısı, baş ağrısı ve bazı eklem problemleri gibi durumlarda osteopatik müdahalelerin etkisi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da, bunların sonuçları arasında tutarlı ve geniş çapta genellenebilir bir bilimsel destek düzeyi konusunda fikir birliği bulunmadığı belirtiliyor. Yani bu alanın daha net kanıtlar için araştırma ihtiyacı taşıdığı düşünülüyor.

🧪 Osteopatinin farklı tekniklerinin karmaşık yapısı, kontrol grubu oluşturma ve plasebo etkilerini ayırt etme gibi metodolojik zorluklar nedeniyle sistematik değerlendirmeleri zorlaştırabiliyor. Bu da, elde edilen sonuçların genel popülasyona nasıl uygulanabileceği konusunda belirsizliklere yol açıyor.

💡 Özetle, osteopati bazı kişilerde fayda sağlayabilir; ancak genel olarak bilimsel kanıtlar daha geniş ve güçlü çalışmalara ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir. Bu nedenle bu yaklaşımın etkinliği ve kapsamı hâlen bilimsel çalışmalarda daha net belirlenmeye çalışılıyor.

Yazar: Jonathan Jarry M.sc
Çeviren: Sıla Gürçınarlı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Open AI
Open AI
67.5K UP
2 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
41 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Necla Nur Özkan
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte,bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun..

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.
Kaynak: Korkuyorum
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 26 Aralık 2018 5 dk.

Herkes yaşamının bir döneminde öfkeyi deneyimlemiştir. Bazılarımız ise (istatistiklere göre çoğunlukla erkekler) bu öfkeyi şiddete dönüştürür; muhtemelen bir hokey oyunu sırasında ya da barda bir sürü bira içtikten sonra yumruk atarak…

Bunun dışında bir de, kötülüğünün boyutu çok daha yüksek olan saldırganlık çeşidi vardır; cinayet, savaşlar ve soykırım gibi. Karşılıklı yumruklaşmadan ülkeler arası savaşa kadar değişebilen farklı derecelerdeki insan saldırganlığının ardında yatanları anlamak, insanı inceleyen biyologların zihnini uzun süredir meşgul etmektedir. Bu saldırgan eğilimlerimizi açıklayabilen evrimsel bir mantık var mıdır?

112
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Reinatr48 Reinatr48
Gözlemi Yapan 9 Mayıs 2024 Türkiye, Ankara
Bilkent Üniversitesi kampüsü
39.86701, 32.74797
9 Mayıs 2024 16.27
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Efe Kızıltuğ
Öğrenci 18 Ocak 2024 Sen de Cevap Ver

Dünya'nın ay gibi başka bir uydusu daha olsaydı, bu durum Dünya'nın iklimi, biyosfer ve jeolojik yapısı üzerinde önemli değişikliklere neden olurdu.

İklim

İki uydunun gelgit etkisi, tek bir uydunun etkisinden çok daha güçlü olurdu. Bu da deniz seviyesinde daha yüksek gelgitler, daha güçlü rüzgarlar ve daha ılıman bir iklime neden olurdu.

Ay, Dünya'nın eksen eğikliğini stabilize etmeye yardımcı olur. İkinci bir uydunun varlığı, eksen eğikliğinin daha fazla dalgalanmasına neden olabilirdi. Bu da daha şiddetli mevsimler ve daha değişken bir iklime neden olurdu.

Tüm Reklamları Kapat

Biyosferde

İki uydunun varlığı, Dünya'nın biyosferini de etkileyebilir. Daha yüksek gelgitler, kıyı bölgelerinde yeni habitatların oluşmasına neden olabilirdi. Daha ılıman iklim, daha geniş bir bitki örtüsünün gelişmesine izin verebilirdi.

Romantik :)

Bu sayede Dünya ekvatorun, yani göbeğinin üzerine devrilmiyor; ekvator buz tutarken kutuplar tropik bölgelere dönüşmüyor ve sert buzul çağlarından ziyade ılıman mevsimlerimiz oluyor. Kısacası Ay biz insanların yumuşak bir iklimde yaşamasını, yazın iç denizlerde büyük fırtınalarla pek karşılaşmadan denize girmemizi ve elbette Ay ışığı sayesinde romantik akşamlar geçirmemizi sağlıyor. :D[1]

Jeolojik yapı

İki uydunun varlığı, Dünya'nın jeolojik yapısını da etkileyebilir. Daha güçlü gelgitler, kıyı bölgelerinde erozyonu artırabilirdi. Daha istikrarsız bir eksen eğikliği, volkanik aktiviteyi artırabilirdi.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bazı değişiklikler şunlardır:

Tüm Reklamları Kapat

  1. Geceleri karanlık daha az olurdu. İki uydunun da Dünya'ya ışık yansıtması nedeniyle, geceleri gökyüzü daha parlak olurdu.
  2. Gelgitler daha güçlü olurdu. İki uydunun da gelgit etkisine sahip olması nedeniyle, deniz seviyesindeki dalgalanmalar daha şiddetli olurdu. Bu da kıyı bölgelerinde daha fazla erozyona ve su baskınlarına neden olabilirdi.
  3. Dünya'nın eksen eğikliği daha değişken olurdu. İkinci bir uydunun varlığı, Dünya'nın eksen eğikliğinin daha fazla dalgalanmasına neden olabilirdi. Bu da mevsimlerin daha şiddetli olmasına ve kutuplarda daha fazla buzul erimesine neden olabilirdi.
  4. Tsunamiler ve Depremler Artar: Özetle kıyı erozyonu artacak ki bu da hem balık yuvalarını hem de kıyıdaki mendirekler ve dolgu alanlarını yıpratacak. Dahası gelgitler sadece okyanusları çekmiyor; yeryüzü ve yeraltındaki her şeyi çekiyor. Öyle ki Dünya’nın iç kesimlerinin, gelgite bağlı esneme-büzülme kaynaklı sürtünme sebebiyle daha çok ısınacağını ve bu nedenle volkanizma faaliyetlerinin güçleneceğini de söyleyebiliriz.

Sonuç olarak, Dünya'nın ay gibi başka bir uydusu daha olsaydı, bu durum Dünya'nın üzerinde çok önemli değişikliklere neden olurdu. Bu değişikliklerin olumlu veya olumsuz etkileri, uyduların kütleleri, yörüngeleri ve konumları gibi faktörlere bağlı olarak değişebilirdi.

BONUS: DÜNYA’NIN HİÇ UYDUSU OLMASA?

Dünya’nın iki uydusu olmasının pek de iyi bir fikir olmadığını gördük. Peki ya Dünya’nın hiç uydusu olmasaydı? Bunun yol açacağı olumsuz sonuçların kısa bir özetini yazının başında paylaştım. Oysa bir de Dünya’da hayatın ortaya çıkmasının, belki de evrende çok az görülen bazı şanslı rastlantılara borçlu olduğumuzu söyleyen Nadir Dünya hipotezi var.

Öyleyse bu sorunun yanıtını daha detaylı olarak inceleyelim. Hiç uydusu olmayan bir Dünya hayal edelim: Öncelikle Ay gelgitleri ortadan kalkar ve geriye sadece Güneş gelgitleri kalırdı. Bu da gelgit gücünün yüzde 60 azalmasına yol açardı. Ayrıca gelgitler her gün öğle vakti görülürdü.

Kaynaklar

  1. Kozan Demircan. Dünya’nın İki Uydusu Olsa Ne Olurdu? » Kozan Demircan. (6 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 18 Ocak 2024. Alındığı Yer: Kozan Demircan | Arşiv Bağlantısı
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close