Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 1 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
8
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Jack Mack
Üye
Ben bilime doğuştan meraklı biriyim. Kimsenin çok iyi veya çok kötü olduğu için kessinlikle takip etmedim. Tarihe adını kazımış çok insan var ama hiçbiri gibi olma yolunda ya da peşinde olmadım belki de olmam gerekirdi kim bilir en azindan daha iyi bir yerde olabilirdim. Evrim ağacı platformuna katılmamın nedeni sadece evrim hakkında videolar ve bilimsel konularda bilgi vermesi değil, aynı zamanda bilgiye, bilime nasıl yaklaşılmalı hangi sorular sorulup sonuca ulaşılmaya çalışılmalı gibi kademe kademe hangi yollardan geçip evrildiğini çok iyi gösteriyor olmasından dolayı kaydoldum. ilk defa bir yere üye oldum ve şuan için hiç pişmanlık duymuyorum(En azından şimdilik :)). İyiki varsınız
Osman Öztürk
Osman Öztürk
138.9K UP
Çeviren 15 Haziran 2011 14 dk.

Çoğu insan için Evrim Teorisi'nin tartışmaya yer bırakmaz şekilde ortaya koyduğu türler arası kuzen-ata ilişkisi, anlaması güç kavramlardan birisidir. Halbuki sadece kendi ailelerimize bile bakarak bu evrimsel olguyu algılamamız mümkündür. Bu makalemizde, türler arası akrabalık ilişkilerinden ziyade, tür içerisindeki akrabalık ilişkilerine odaklanacağız. Bu makaleyi, buradaki makalemiz gibi bazı diğerleriyle birleştirerek analiz edecek olursanız, var olmuş, var olan ve var olacak tüm türlerin birbirleriyle nasıl akraba olduğunu anlamanız mümkün olacaktır. Gelin şimdi sizi soy hattınız içerisinde son derece ilginç bir yolculuğa çıkaralım. Bu süreçte, evrimsel biyoloji ile ilgili birçok kavramı analiz etme ve anlama fırsatı bulacağınızı umuyoruz. Hikayeyi birinci tekil şahıs olarak anlatacağız, çünkü bu hikaye Wait But Why isimli bilim sitesinin kurucusu Tim Urban'ın soy ağacı tarihine yaptığı bir yolculuğa dayanıyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var, dolayısıyla hemen başlayalım:

Büyüklerimden yalnız 89 yaşındaki babaannem hayatta: Nana...

68
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 2 Ekim 2020
Güneş’e gitmek ne kadar sürer? 7 yaşındaki Brittany ve 12 yaşındaki D.J. bu soruyu bir akşam yemekte düşündüler. 7 yaşındaki James, gerçekten hızlı bir yarış arabası kullanmayı önerirken, 4 yaşındaki Christopher da hevesle bu öneriye katılıyor. Aile gezilerinde mesafeyi sürate bölerek sürüş süresini tahmin etmekten sorumlu ve gerçekten yaşlı bir adam olan Jerry, hesap yapmayı teklif ediyor. “Bir bakalım.. Güneş 93 milyon mil uzaklıkta. Eğer saatte 93 mil yol gidersek yolculuk sadece 1 milyon saat sürer.” 1 milyon saat ne kadar uzun? Bir yıl 365 gün çarpı her bir gün için 24 saat veya 8.760 saat eder. Yüz yıl 876.000 saat eder ancak bu da hala 1 milyon saatlik sürüş süresinin biraz altında. Yani Güneş gerçekten oldukça uzakta. Christopher etkilenmedi ancak büyüdükçe etkilenecektir. 93 milyon mil uzakta olan ve buna rağmen ona baktığınızda gözlerinizi acıtan bir şeyden etkilenmelisiniz!
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Furkan Arduç
Türü Ekleyen 7 Mart 2023
Lampea (Stechow, 1921), Lampeidae familyasına ait bir Ctenophora cinsidir.

Cins neredeyse kozmopolit bir dağılıma sahiptir.
3
İnceleme
Abdullah Derda Alkazak
İnceleyen10 20 Temmuz 2023
📚 Modern fiziğin babası olarak anılan İtalyan astronom Galileo Galilei'nin devrimsel buluşları ve hayat hikayesinin kısa özeti.

Galileo'nun zamanında üniversitelerdeki fizik eğitimi, 19 asır önce yaşamış Aristoteles'in öğretilerini yorumlamaktan ibaretti. Fizik yasalarının deneylere dayandırılması gerektiğine inanan Galileo ise bu durumdan hiç hoşnut değildi. Eğer yaptığı deneyler Aristoteles'in öğretileriyle uyuşmaz sonuçlar verirse kabahati Aristoteles'te bulmaktan çekinmeyecekti.

Galileo, kendisinden onlarca yıl önce Güneş merkezli modeli ortaya koyan Kopernik'in en az 20 yıldır taraftarıydı. Yer'in evrenin merkezi olduğuna inanmamaktaydı. Ancak otoritelere aksini kanıtlayacak ispatlardan da yoksundu.

Galileo, Venedik'e gelen tüccarların bir aletten bahsettiğini duymuştu. Söylediklerine göre cisimleri birkaç kat büyük gösteriyordu bu alet. O sıralarda Padova Üniversitesi'nde eğitim veren Galileo, Hollandalı optikçiler tarafından en az 5 yıldır üretilen, ancak pek de net görüntü veremeyen bu dürbün denen aletin önemini kısa bir süre içinde fark edecekti.

Galileo'nun maaşı, üniversitede hoca olmasına rağmen çok azdı ve bu yüzden ekonomik sıkıntılar çekiyordu. Hem düşüncelerini ispatlama, hem de kendisini ekonomik zorluklardan kurtarma amacıyla Galileo hemen kendi dürbününü yapmaya koyuldu. Kısa bir sürede görüntüyü 6 kat büyüten bir dürbün imal etti. Çıkan sonuçtan cesaret aldı ve bu sefer 9 kat büyüten bir dürbün yaptı. Venedik hükumeti, Galileo'nun deneylerini işitince ondan ispat gösterisi istedi. Galileo hiç duraksamadı ve çan kulesinin tepesinde senatörlerin huzurunda şovunu yaptı. Senato heyeti Galileo'nun dürbününden bir hayli etkilenmişti, bu alet bir mucizeydi! Bir kilometre ötedeki insanların kıyafetleri dahi seçilebilmekteydi! Galileo'nun maaşı hemen 2 katına çıkarıldı.

Ekonomik sıkıntılarından büyük ölçüde kurtulan Galileo büyük başarısının ardından hemen başka bir dürbün yapmaya koyuldu. Bu sefer dürbünü 9 değil, tam 20 kat büyütecekti! Üstelik dürbününü şehirdeki insanlara veya ufka değil, gökyüzüne çevirecekti.

Dürbününü tamamlayan Galileo'nun ilk hedefi Ay'dı. İnsanlar Ay'ın pürüzsüz bir küre olduğuna ve kendi ışığını saçtığına inanıyordu. Ancak Galileo'nun gözlemleri bunun tam tersini gösteriyordu. Ay pürüzsüz değildi, üstünde aynı Dünya'daki gibi dağlar vardı! Üstelik ışığını da Güneş'ten alıyordu. Bu sonuçlardan heyecanlanan Galileo, gözlemlerini hemen kendi çizimleriyle kağıda döktü.

Galileo'nun sıradaki hedefi Samanyolu'ydu. Dürbününü bu kuşağa çevirdiğinde gördüklerine inanamadı. Samanyolu, çıplak gözle birbirinden ayırt edilemeyen milyonlarca yıldızdan oluşmuştu! Gözlemlerini "Aslında galaksi dediğimiz, bir yığın halinde serpiştirilmiş sayısız yıldızdan oluşan bir kümeden başka bir şey değil." şeklinde kitabına aktardı.

Kilise'nin ve Antik Yunan filozoflarının öğretilerine karşı en büyük darbeyi Galileo beşinci dürbünüyle vuracaktı. Bu dürbünü tam 30 kat büyütme yapmaktaydı! Dürbününü Jüpiter'e doğrulttu, Jüpiter'in ekvatoral düzleminde 3 tane 'yıldız' gördü. Önceki dürbünleriyle Jüpiter'e baktığında bunları görmemişti. Gözlemlerine devam etti. O da nesi!? Bu üç cisme bir cisim daha katılmıştı ve üstelik Jüpiter'in etrafında dönmektelerdi! Bu uydular günümüzde Galileo uyduları olarak anılsalar da, Galileo bu uydulara eski öğrencisi Toscama grandükü Cosimo di Medici'ye ithafen "Medici yıldızları" ismini taktı.

Galileo 12 Mart 1610'da "Yıldızların Habercisi" isimli kitabını çıkardı ve bütün keşiflerini baştan sona anlattı. Basılan beş yüz nüsha birkaç günde tükendi. Galileo'nun keşifleri artık tüm Avrupa'nın dilindeydi. Keşiflerinin bilim çevreleri tarafından kolay kabullenilmeyeceğinin farkındaydı. Ama hasımları bu kadar itibarlı bir isim taşıyan 'yıldızlara' saldırmadan önce iki kez düşünecekti.

Galileo'nun keşiflerinin haberi Kilise'ye de ulaşmıştı. Bunun farkında olan Galileo, Papa'nın baş astronomu Clavius'u ikna etmek istedi. Clavius başlangıçta keşiflerle alay etse de dürbünden baktığında keşiflerin doğruluğunu kabul etmek zorunda kaldı. Galileo'nun gözü ise bu sıralarda Venüs'teydi.

Venüs gözlemleri şaşırtıcı sonuçlar vermişti. Venüs'ün de aynen Ay gibi evreleri vardı. Bütün bu gözlemlerini kendisi gibi Kopernikçi olan dostu Johannes Kepler ile hemen bir mektup aracılığıyla paylaştı.

Kilisenin büyük bir çoğunluğu Galileo'nun gözlemlerini kabul etti, ancak bazıları ona kin besledi. Çünkü bu gözlemler Kitab-ı Mukaddes ile ters düşmekteydi. Bunun üstüne "İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog" isimli eserinin Papa'ya karşı bir saldırı olduğu düşünülünce Galileo itibarını kaybetmeye başladı. Çeşitli kumpaslarla itibarı zamanla daha da zedelendi ve Galileo en sonunda Engizisyon karşısına çıktı.

Engizisyon tarafından çeşitli suçlamalara maruz kalan Galileo, en sonunda dalalet suçundan ev hapsine mahkum edilip, yazdıklarından caymaya zorlandı. Ömrünün geri kalanını ev hapsinde geçiren Galileo, bu süreçte Einstein'ın çok övdüğü "İki Yeni Bilim" isimli eserini yazdı.

Galileo Galilei, 8 Ocak 1642'de 77 yaşındayken kalp çarpıntısı yüzünden hayatını kaybetti. O şüphesiz ki bilim tarihinin en etkili insanlarındandır. Newton'a, Huygens'a, Kepler'e, Boyle'a, Toricelli'ye ve daha nicesine ilham vermiştir. Fizik dünyası onun mirasına sahip çıkmıştır. Bilim dünyası ona dünyalar borçludur...

– 1564-1642 –
Kitap
10.0/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Yıldızların Habercisi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 3 gün önce
12 angry man vibe i verdi, tek mekanda geçmesi falan. film ölümsüzlük ve ölebilmemiz arasında git gel yaptırdı bana, hangisi daha az kötü¿
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Babür Erdem
Babür Erdem
218.6K UP
Yazar 9 Nisan 2011 8 dk.

Mustafa Kemal Atatürk, ömrü boyunca yüzlerle ifade edilecek sayıda kitap okumuş, çok çeşitli konulara kafa yormuş, tarihsel açıdan olduğu kadar bireysel olarak da oldukça ilginç bir liderdir. Örneğin, Atatürk'ün ilgilendiği konular askeri stratejiler ve modern hukuk gibi konular olduğu gibi, geometri ve modern bilim gibi bambaşka içerikli konulardır da. Okuduğu kitaplar arasında bizler için en ilgi çekici olanı, evrimsel biyoloji ile ilgili olanlardır.

Evrimsel biyoloji 1920 ve 30'larda tam anlamıyla hız kazanmakta, matematiksel altyapısı keşfedilmekte, genetik ile bağlantısı ayrılmaz bir şekilde kurulmaktadır. Bu dönemde evrimsel biyoloji son derece ilgi çekici ve derinlemesine bir araştırma sahası olduğu gibi, aynı zamanda bilimsel camiaya var oluşun yegane bilimsel açıklaması olarak çoktan kabul görmüştür de..

372
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arsel Berkat Acar
Yazar 2 Ocak 2017 38 dk.

Dünya’mızın düz değil de geoit (kutuplardan basık, ekvatordan şişkin) şekilde olduğu yüzyıllar boyunca bilinmesine karşın, günümüzde “Düz Dünyacılar” (İng.: Flat Earthers) denen bir kesim hâlen görülmektedir. Bu kişilerin bazıları Dünya’nın düz olduğuna inanmadıkları hâlde insanlarla alay etmek için bu tarz iddiaları yayabilirler; ancak bunların haricinde uzun yazılar, hesaplamalar ve videolar hazırlayıp, ortada bir “NASA komplosu” olduğuna inanıp sanki her birimiz aktör Jim Carrey’nin başrolde oynadığı The Truman Show (1998) filmindeki karaktermişiz gibi iddialarında ciddi olan insanlar da bulunmaktadır. İddialarını desteklemek amacıyla komplo teorilerine dikkat çekmeleri haricinde, bazılarının dinî referanslara da dayandıkları görülebilir. Yani kutsal görülen kitapların (Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim gibi) Dünya’nın düz olduğunu belirten ayetlere sahip olduklarını iddia ederler.

Daha rahat okunabilmesi için yazının devamında “Düz Dünya” için DD ve “Küresel Dünya” için KD kısaltmalarını kullanacağız. Öncelikle, DD iddialarını gündeme getiren ve güncel tutan çalışmalardan birine bakış atalım:

121
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

🌱 Fenoloji, canlıların yaşam döngüsünde tekrar eden olayların (üreme, göç, yapraklanma, çiçeklenme gibi) mevsimsel çevresel koşullarla nasıl zamanlandığını inceleyen bir bilim alanıdır. Bu zamanlama, rastgele değil; genellikle sıcaklık, gün uzunluğu ve çevresel ritimler gibi fiziksel ipuçlarıyla şekillenir.

☀️ Ancak çevresel koşullardaki değişimler, bu biyolojik takvimlerin alışılagelmiş zaman çizelgesinden sapmasına neden olabilir. Mevsimlerin erken ya da geç başlaması, canlıların uzun süredir uyum sağladıkları döngüleri etkileyebilir. Bu durum, tekil bir davranıştan ziyade zincirleme biyolojik sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

🐢 Deniz kaplumbağaları gibi türlerde üreme davranışları, çevresel sinyallerle yakından ilişkilidir. Yuva yapma zamanı, yumurtaların gelişim süreci ve yavruların denize ulaşma anı, çevrenin sunduğu koşullarla senkronize şekilde gerçekleşir. Bu senkronizasyon bozulduğunda, üreme başarısı ve yavruların hayatta kalma olasılığı da etkilenebilir.

🌡️ Özellikle sıcaklık değişimleri, sadece zamanlamayı baz almaz, yavruların gelişimini ve cinsiyet dağılımını da etkileyebilecek biyolojik sonuçlar doğurabilir. Bu da fenolojik değişimlerin, kısa vadeli davranış farklılıklarından ziyade uzun vadeli popülasyon dinamikleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürür.

🌍 Fenoloji bu noktada, doğadaki “ne zaman?” sorusuna yanıt ararken; çevresel değişimlerin canlıların yaşam döngülerine nasıl yansıdığını anlamaya yardımcı olur. Mevsimsel ritimler değiştiğinde, ekosistemlerin bu yeni zamanlamaya nasıl uyum sağlayacağı hâlâ araştırılan kritik bir sorudur.

Yazar: Emre Odabaş
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Evrimsel biyolojide mimikri diğer bir adıyla taklitçilik, bir türün avından veya avcısından gizlenmek için diğer türe benzer özellikler geliştirmesi olarak tanımlanır. Doğada yaygın olarak karşılaştığımız mimikri örneklerinin başında canlıların birbirlerinin görünümünü taklit etmeleri gelse de koku, ses ve davranış gibi canlıların biyokimyasal özelliklerin taklit edildiği örnekler de bulunmaktadır. Daha detaylı bir şekilde Max Planck Enstitüsünde Davranış Fizyolojisi üzerine çalışan Wolfgang J. H. Wickler mimikriyi, “Taksonomik olarak yakından ilişkili olmayan iki veya daha fazla organizmanın yüzeysel benzerliği ile karakterize edilen fenomen” olarak tanımlamaktadır.

Genellikle mimikri davranışının oluşturulmasındaki amaç, taklit eden canlının, taklit edilen canlı dışında üçüncü tür bir canlıyı kandırmaktır. Bu üçüncü canlı, taklit eden türün avı veya avcısı olabileceği gibi, taklit ettiği türün dişisi veya erkeği de olabilir. Kısacası mimikri, canlının kendine zarar verebilecek diğer türleri kandırmak veya manipüle etmek amacıyla kamuflaj davranışı sergilemesi ve uyarı sinyalleri oluşturmasıdır. Doğada bu mekanizma temelde avcılara karşı bir savunma olarak geliştirilmiş olsa da avcıların da mimikri sayesinde avlarının güvende hissetmelerini sağlayarak onları kandırdıkları örnekler bulunmaktadır.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
77.5K UP
Üye 4 gün önce
Bilginin beyinde elektrokimyasal yollarla iletildiğini biliyoruz. Peki bu bilgi beyne nasıl kaydediliyor? Nöronun neresine depolanıyor? Aksona mı çekirdeğe mi nereye ? Bir de beyin hangi bilginin nereye kaydedileceğini nerden biliyor?
136 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen10 5 Şubat 2024
Çoğunlukla felsefi konuları irdeleyen ve seslendirmesini sevdiğim podcast kanalı
10.0/10
(17 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Dinleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close