8 Gizli Üs: Gerçek Mi, Kurmaca Mı?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Dünyanın çeşitli yerlerindeki bu gizli askeri üslerden hangilerinin gerçek olduğunu biliyor musunuz?

Devletler ve orduların gizli üsleri vardır, bu çok basit bir gerçektir. Ancak genellikle gizli olan kısım, sadece orada ne yapıldığıyla ilgilidir; söz konusu olan, genellikle tesisin fiili varlığı değildir. Büyük birçok binayı saklamak, zor bir iştir. NORAD’ın Colorado’da tümüyle bir dağın içine kurulan Cheyenne Dağı komuta merkezi bile, açıktaki birçok dış altyapısıyla kendini belli eder. Devlet, toprağın sahibi olup erişimi kontrol ettiğinden içindeki tesisleri saklamaya çalışmanın gerçekten bir anlamı yoktur. Gökteki uydu kameraları inşa edilen her şeyi gözlemledikleri için diğer devletler zaten orada bir şeyin olduğunu bileceklerdir, ortaya çıkacak şey ister saklansın ister saklanmasın. Buna karşın bazı gizli kuruluşlar hakkındaki hikâyeler aynen devam etmektedir. Bunlardan sekiz tanesine şöyle bir bakalım.

Birleşik Krallık’taki bu aşırı gizli askerî üste her türlü yasadışı ve ahlakdışı insan deneylerinin yapıldığı söyleniyor:

(1) Porton Down

Gerçek. İngiltere’deki Wiltshire’da, arabasıyla önünden geçen herkesin görebileceği veya Google Earth’te herkesin izleyebileceği şekilde ortadadır. Porton Down I. Dünya Savaşı sırasında, savaşların zehirli gazla yapıldığı bir zamanda oluşturuldu. Başlıca ilgi odağı gaz maskesi teknolojisini geliştirmek ve gazları düşmana karşı daha iyi uygulama yolları bulmaktı. Hardal gazı ve klor gibi korkunç silahlar, burada her zaman kullanılan gazlardı.

Porton Down’ın en karanlık mirası ve esas nam salma nedeni, soğuk savaş yıllarına kaynaklanmaktadır. Amerikalıların MKULTRA programında LSD ile deney yaptıkları sırada Porton Down da aynı şeyleri yapıyor, zihin kontrolü ve sorgulama tekniklerini geliştirmek amacıyla askerlere rızaları dışında LSD veriyorlardı. Burada ayrıca VX ve sarin gibi sinir gazlarını ve endotoksin hummasını kullanarak, en az bir ölüm ve birçok davayla sonuçlanan insan deneyleri de yapıldı.

 

Şimdi de bütün gizli üslerin en büyüğüne bakalım:

(2) 51. Bölge (Area 51)

Gerçek. Alan 51’e dair en büyük karmaşa, New Mexico’daki Roswell veya 1947’deki sözde uçan daire düşmesiyle hiçbir ilgisinin olmamasıdır. Alan 51 ve Roswell farklı eyalettedir, ayrıca 1947’de Alan 51 henüz inşa edilmemişti bile; bu yüzden üsse herhangi bir ölü uzaylının getirilmiş olmasının bir mantığı yoktu. Alan 51, esas olarak aşırı-gizli A-12 ve SR-71 keşif uçaklarını geliştirmek üzere 1950’lerde inşa edildi. Aslında kimse oraya Alan 51 demiyor; teklifsiz konuşmalarda çoğunlukla The Ranch (Çiftlik), resmî olarak da Ulusal Gizli Test Tesisi adı kullanılıyor. Yaygın dedikodulara karşın ordu ne şimdi ne de geçmişte üssün varlığını inkâr ediyor. İsmindeki şu büyük “gizli” sözcüğü sadece orada yapılanlar hakkında konuşulmadığı anlamına geliyor.

Sonradan üs geçmişinin çoğu üzerindeki gizlilik kaldırıldı ve havacılık basınında çalışanların hiç birini şaşırtan bir şey çıkmadı. Halka açıklanmadan önce kimsenin bilmediği en gizli Amerikan uçakları, örneğin A-12, SR-71, F-117 ve TACIT BLUE bu üste geliştirilip test edilmişti. Bu nedenle ıssız bir yerde, girilmesi yasak dağların ardında emin bir şekilde saklanmıştır.

Google Earth’te Alan 51 incelendiğinde, muhtemelen bütün ilgi ve bütçenin insansız araçlara kayması nedeniyle, son yıllarda üs faaliyetlerinin oldukça azaldığı görülür.

Ancak eğer uzaylılar Alan 51’e götürülmediyse, belki de New Mexico’daki bu sözde yer altı tesise, gri uzaylıların ve sürüngen varlıkların ev sahibi oldukları yere getirilmişlerdir:

(3) Dulce Üssü (Dulce Base)

Kurmaca. Sayısız televizyon programında, çizgi romanda ve romanda yer alsa da, New Mexico’daki Dulce şehrinin yaklaşık 5 km. kuzeyinde yer alan Archuleta Yüksekovası’nın içinde bir yer altı “üs”sü olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Üssün adı UFO veya komplo İnternet sitelerinde sık sık geçer ve genellikle de ABD Ordusu ve uzaylıların ortak işletmeleri olarak tanımlanır. Hikâye, yerel bir UFO meraklısı olan Paul Bennewitz’in 1970’lerde yüksekovanın altından radyo yayını aldığını düşünmesiyle başladı. Birkaç yıl içinde başka bir UFO hayranı olan Phil Schneider bir zamanlar orada çalıştığını iddia etti ve yer altındaki 7 katlı yapının ayrıntılı tanımını, 18.000 uzaylıdan oluşan nüfusunu ve bu uzaylıların insan denekler üzerinde yaptıkları korkunç deneyleri anlattı. Ayrıca 130 kilometre ötedeki Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’na da yer altı treni bağlantısı olduğu söyleniyordu.

Archuleta Yüksekovası’nın Google Earth görüntülerini incelemek ve orada hiçbir şeyin, kesinlikle de Schneider’in, yüzey binaları ve radar tesislerini de içeren, ayrıntılı tariflerine benzer hiçbir şeyin olmadığını görmek sıradan bir iştir. Ve orası ile Los Alamos arasında yer altı geçidi olmadığını görmek de. Ayrıca Phil Schneider’in etrafta dolaşıp sözüm ona çok gizli işi hakkında rahatça konuşabiliyor olması, biraz şüphe uyandırıcı gibi görünüyor. Dulce’deki Her Şey (All Things Dulce) hakkında güzel bir inceleme okumak istiyorsanız Skeptoid’in İnternet sitesindeki blog makalelere bakınız.

Bazıları Birleşik Devletler’in Bahamalar’da bir su altı Alan 51’i işlettiğini söylüyorlar. Ve buranın adı:

(4) AUTEC

Gerçek. ABD Donanması’nın Atlantik Deniz Altı Test ve Değerlendirme Merkezi, Bahamalar’da Andros Adası’ndadır ve bir zamanlar History Channel’ın UFO Avcıları adlı televizyon programında bir tür gizli su altı uzaylı işi olarak tanıtılmıştı. Orada çalışanlar, oldukça komik buldukları programı parti vererek izlediler, bana alüminyum folyodan şapkalar giyip maskaralık yaparken çektikleri bir fotoğrafı gönderdiler. Gerçekten.

AUTEC su altında değildir. Korunaklı küçük limanıyla, tekne rampası ve iskelesiyle ve de olmazsa olmaz kumsaldaki barıyla daha çok deniz kenarındaki bir tatil yerine benzer. Donanma özel projelerinin özelliklerini açıklamasa da, mal varlıklarını ve kabiliyetlerini açık açık listelemektedir. Üste su altı savaşlarla, özellikle de torpido ve mayınlarla ilgileniyorlar. Bir taraftan da insansız su altı araçları, elektronik harp ve akustikle uğraşıyorlar. Range Rover adını verdikleri ana gemileri çoğunlukla Andros Adası’nın 120 km kadar kuzeyindeki Sığ Su Atış Alanı ve Mayın Tarlası’na gidip rutin sıradan işlerin çoğunu yapar. Bölge, haritası etraflıca çıkarılmış bir arazi parçasıdır, bu da kanalda sürekli olarak ileri geri gidip gelen yolcu gemilerinden son anda kaçmaları gerektiğinde çok işlerine yarıyor.

Hazır su altındayken, Çin’de yerin altında bulunan devasa denizaltı üssünün inandırıcılığı hakkında ne diyorsunuz?

(5) Yulin Deniz Üssü (Yulin Naval Base)

Gerçek, gerçi Çin dışında hiç kimse üs hakkında hiçbir şey bilmiyor, sadece çok büyük görünüyor, en azından Çin’in Jianggezhuang’da yerin altında bulunan diğer denizaltı üssünden daha büyük. Üs, Google Earth’te Hainan Adası’ndaki Sanya tatil kasabasının hemen dışında açıkça görünür vaziyettedir. Çeşitli yılların görüntülerini karşılaştırarak görebileceğiniz gibi, hem uçurum kenarındaki büyük denizaltı girişi hem de büyük mağaraya birçok kara girişi üs tamamlandığından beri gayet etkili bir şekilde kamufle edilmiştir.

Analizciler, içinde inşa edildiği dağlık yarımadada iyice korunan yer altı mağarasının 20 taneye kadar balistik füze denizaltısı alabileceğini düşünüyor. Çin henüz o kadar denizaltıya sahip değil, sahip olduğu üç ila beş denizaltının da henüz nükleer füze kabiliyetinin olmadığı düşünülüyor, ancak kuşkusuz bu kabiliyeti geliştirmeleri an meselesi. Her durumda üs, şüphesiz gezegenimizdeki en etkileyici askerî tesislerden biridir, hiç olmazsa görülebilir olsaydı.

Hâlâ yer altındayken biraz daha kuzeydoğuya hareket edelim ve Rusya’nın gerçekten kendi yer altı Alan 51’i olup olmadığını görelim:

(6) Zhitkur Üssü (Zhitkur Base)

Gerçek, bir bakıma. Aslında Kapustin Yar olarak bilinir, ara sıra aktif hâle gelen bir roket fırlatma tesisidir, yer altında bilinen bir parçası yoktur ve gizli bir uçak araştırma tesisini çağrıştıracak piste de sahip değildir. Eskiden soğuk savaş zamanında burada bazı nükleer silah testleri yaptılar, ancak o zamandan beri geçen elli senede şehirleşme yaygınlaştı, Kapustin Yar artık ıssız ve uzak bir yer değildir.

Kapustin Yar da History Channel tarafından sahne ışıklarının altına sığdırılmaya çalışıldı, aynen AUTEC’e yaptıkları gibi. Fakat bu sefer programın adı UFO Avcıları değil, UFO Dosyaları’ydı. History Channel, üs için “Rusya’nın Roswell’i” terimini kullandı ve burada gizli her tür araştırmanın yapıldığını, fakat artık dikkate değer bir yer olmadığını öne sürdü. Muhtemelen History Channel sadece heyecan yaratacak bir şeyin peşindeydi. Benzer şekilde burada çalışanlar da programı parti vererek izlediler ve alüminyum folyodan şapkalar giydiler, tabii History Channel’ı ancak çanak antenlerinden yakalayıp seyredebildiler.

Şimdi biraz daha ciddi olalım, bu gizemli Amerikan araştırma tesisine ne dersiniz:

(7) Hangar 18

Gerçek. Hangar 18, Ohio’daki Dayton’da bulunan Wright-Patterson Hava Kuvvetleri Üssü’nde bir binadır. Ayrıca sözde Roswell’e düşen uzaylı UFO’sunun incelenmek üzere Wright-Patterson’a nakledildiği ve Hangar 18’e konulduğu, 1980 tarihli bir bilimkurgu filmin adıdır.

Gerçekte Hangar 18’de ne var? Soğuk savaş zamanında ABD Hava Kuvvetleri’nin Yabancı Teknoloji Bölümü (YTB) adında bir programı vardı. YTB’nin işi, ele geçirilen Rus uçaklarını veya ellerine düşen başka her tür yabancı nesneleri incelemek ve parçalarına ayırarak nasıl yapıldığını anlamaktı (reverse engineering), fakat çoğunlukla inceledikleri, ele geçirilen Rus uçaklarıydı. Bu uçakların uçuş özelliklerini test etmek için YTB’nin ayrıca Nevada’da (Alan 51’in bulunduğu yer) Nellis Hava Kuvvetleri Üssü’nün yakınında da yerleri vardı. 

Senaristler UFO’larını saklayacak bir yer aradıklarında Yabancı Teknolojiler Bölümü’nü keşfettiler ve buranın mükemmel olduğunu düşündüler. Ve böylece Hangar 18 UFO mitolojisinin bir parçası oldu, sadece bir Hollywood filmi yüzünden.

Fakat hiçbirisi listemizin sonuncusu kadar Hollywood işi değildir. Dünya’nın sınırlarını geride bırakıp gözlerimizi yukarıya çevireceğiz:

(8) Ay'ın Karanlık Tarafındaki Üs (Darkside Moon Base)

Kurmaca, tahmin etmediyseniz biz söyleyelim. Fakat enteresan bir şekilde çok sayıda insan ayın öteki tarafında askerî bir üs olduğuna hararetle inanır. Sırf bu konuyla ilgili hazırlanan bütün o İnternet siteleri, üzerinde yuvarlaklar ve oklarla ay fotoğrafları ve diyagramlarla doludur. Nazilerin ayın öteki tarafında bir üs kurduğuna ve hâlâ o üssü devam ettirdiklerine inanan sabit bir grup vardır. Daha büyük bir grup da uzaylıların ayda bir üsleri olduğuna ve büyük ihtimalle UFO’larını oradan yolladıklarına inanır. En çok sözü edilen iddia, 1994 yılında yaklaşık üç ayını ayı incelemekle geçiren insansız Clementine roketinin, söylendiğine göre, dünyaya 1,8 milyon görüntü gönderdiği ancak bunlardan 1,6 milyonunun, muhtemelen uzaylı üslerini gösterdiği için, gizli olarak sınıflandırıldığıdır. Üssün varlığına inananlar, yayınlandığı söylenen 170.000 görüntünün hassas ayrıntıları, yani uzaylı üslerini saklamak için “çok açık şekilde rötuşlandığını” söylüyorlar. Bu fotoğraflarla ilgili tek sorun, üssün varlığına inananlarca tekrar yayınlananlarda hiç garip bir şey görünmemesidir; bu, daha çok karaltıları Koca Ayak’a benzetme gibi bir duruma benziyor, rastgele ayrıntıların olduğu bir görüntüde görmek istediğin neyse onu görmeye.

Eğer uzaylılar veya Nazilerin ayın öteki tarafında saklı üsleri varsa onları sadece bilgisayarlarının başında oturup duran komplo teorisyenlerinin tespit edebilmiş olması şaşırtıcıdır.

Bir dahaki sefere bir arkadaşınız bu gizli üsler hakkında bir şey söylemeye kalkarsa bu yazıyı hatırlayarak ondan önce davranıp “gerçek mi, kurmaca mı” oyununu oynayın. Bir konuda Gerçek’i bilmek çok önemlidir. Kişi her zaman Kötü Rus Çinli Uzaylı Amerikan Nazilere ve onların kötü gizli üslerine karşı tetikte olmalıdır.

Yazan: Brian Dunning

Düzenleyen: Arsel Acar

Not: Bu yazı Skeptoid adresinden çevrilmiştir.

Anahatları ile Neolitik Çağ - 2

2 Tartışmalı Harita

Yazar

Şule Ölez

Şule Ölez

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim