Yapay Seçilim'in Deneysel Olarak Gözlenmesi: Belyaev'in Tilkileri

Yazdır Yapay Seçilim

 

Evrim Teorisi'nin bazı insanlarca anlaşılamamasının yada kabul edilememesinin temel sebebi bu sürecin insan ömrünün gözlemleyemeyeceği kadar uzun bir sürede gerçekleşmesidir. Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazı Evrim'i tartışmak amacı gütmemektedir yada Evrim'i kabul ettirme... Biz kabul etsek de etmesek de evrim bir gerçektir. Bilimadamları bunun nasıl olduğuyla ilgileniyorlar. Evrim Teorisi'ni kabul edenler ancak kafalarında bunun nasıl olduğunu tam olarak algılayamayanlar yada anlayamayanlar için Richard Dawkins'in Yeryüzündeki En Büyük Gösteri kitabında yer verdiği bu kanıtlar kafamızda ki bir çok soruya cevap verecektir.

 

Darwin'in ileri sürdüğü Doğal Seçme yada Wallace'ın verdiği isimle "En Uygun Olanın Yaşaması" Evrim'in ana mekanizmasını oluşturur. Fakat bu kavram özellikle yaratılış inancıyla yetiştirilmiş bireyler için anlaması zor olabiliyor. Tabi ki bilim düşmanlarının kasıtlı çarpıtmaları ("Kaya seçim yapar mı?" gibi) kafaları kurcalayabiliyor. İşte bu yüzden Charles Darwin Türlerin Kökeni adlı kitabının ilk bölümünü "Yapay Seçme"ye ayırmıştır. Yapay Seçme ne demektir? Adından da anlaşılabileceği gibi yapaydır, genel olarak insanların yaptığı, ancak bazı diğer hayvanlarda da görülen, bilinçli, yapay olarak yapılan seçmenin adıdır. Bunun ne olduğunu dünyadan habersiz bir besi hayvanı yetiştiricisi yada bir çiftçi dahi anlatabilir. Tabi anlattıklarının Evrim'i kanıtlayan unsurlar olduğundan habersiz bir şekilde. En güzel örnekleri, evcil köpeklerin evrimi, atların son dönemdeki evrimi, evcil kedilerin evrimi, aşırı süt veren ineklerin evrimi ve benzeridir. Ancak biz şimdi, tilkiler üzerinde yapılmış "Yapay Seçme"yi ve bunun sonuçlarını inceleyeceğiz. 

 

Deneye ve ayrıntılarına girmeden önce, en üstteki fotoğrafa bakıp bir değerlendirme yapalım. Fotoğrafta, A ile işaretlenmiş üst taraftaki canlı, bir tilkidir. Alt taraftaki köpek benzeri, ufak canlılar da, üstteki tilkinin soyundan gelen tilkilerdir. Ancak iki canlı arasında alaka olmadığını görmek çok da zor olmasa gerek. Bu tilkinin nasıl bu hale getirilebileceğine dair kafanızda cevap bulmaya çalışın. Muhtemelen çoğu insanın aklına "Genleriyle Oynanmış bir Tilki" gelecektir. Aslında bu doğrudur. Bu tilkinin genleriyle oynanmıştır ancak bizim düşündüğümüz şekilde değil.

 

Gümüş tilki, kırmızı tilkinin (Vulpes vulpes), kürkü için değer verilen bir renk çeşididir. Rus genetikçi Dimitri Belyaev 1950'lerde bir tilki kürkü çiftçiliği işletmesi için göreve alınmıştı. Yabani tilkilerle baş etmek zor olduğu için Belyaev kasıtlı olarak evcil tilkileri seçmek için işe koyuldu. Belyaev ve ardılları yavru tilkileri, deneycinin bir yandan elleriyle yavruya yemek verirken diğer yandan yavruyu okşamaya ve sevmeye çalıştığı standartlaştırılmış testlere tabi tuttular. Yavru tilkiler 3 sınıfa ayrıldı. 3. sınıftaki tilkiler kişiyi ısıran ve kaçan tilkilerdi. 2. sınıftakiler kendilerinin ellenmesine izin veren ama deneycilere karşı pozitif bir duyarlılık göstermeyenlerdi. 1. sınıftakilerse, kendilerini elleyenlere bilfiil yaklaşıp kuyruğunu sallayan ve inleyenlerdi. Yavrular büyüdüklerinde deneyciler sistematik olarak sadece bu en evcil sınıftakilerin üremelerine izin verdi.

 

Evcillik için yapılmış sadece altı nesillik seçici ıslahın ardından tilkiler o kadar değişmişti ki, deneyciler kendilerini, insanla temas kurmak için can atan, ilgi çekmek için inleyen ve deneycileri köpek gibi koklayan ve yalayan tilkilerden oluşmuş "evcilleşmiş elit" adlı yeni bir kategori oluşturmaya mecbur hissettiler. Deneyin başında tilkilerin hiçbiri elit sınıfında değildi. Evcillik için yapılan on nesillik ıslahın ardından yüzde 18'i ; yirmi neslin ardından yüzde 35'i ''elit'' idi ; otuz ila otuz beş neslin ardındansa ''evcilleşmiş elit'' bireyler deney popülasyonunun yüzde 70 ile yüzde 80'ini oluşturuyordu.

 

Yapay seçilim etkisi altında elde edilen bu sonuç pek fazla insanı şaşırtmaz. Asıl ilginç olan kısım evcillik için yapılan seçici ıslahın yan etkileriydi. Bunlar gerçek anlamda büyüleyici ve umulmadıktı. Evcil tilkiler yalnızca köpekler gibi davranmakla kalmamış, aynı zamanda onlara görsel açıdan benzemiştir de. Tilkilere has kürklerini kaybedip siyah beyaz alacalı hale dönüşerek Galler Kolilerine benzemişlerdir. Tilkilere has sivri kulakların yerini köpeklere has sarkık kulaklar almıştır. Kuyruklarının ucu tilkilerinki gibi yukarı değil, köpeklerinki gibi aşağı bakıyordu. Dişi evcil tilkiler yılda bir değil (tilkilerin çiftleşme aralığı), altı ayda (köpeklerin çiftleşme aralığı) bir çiftleşmeye hazır hale geliyordu.

 

Peki bu ne anlama gelmektedir? Belyaev ve halefleri seçilimde sadece "En Evcil Olanı" seçmişlerdir. Fakat bu seçilimle beraber ortaya çıkan bu yan etkiler bize Evrim'in nasıl olabileceği hakkında önemli bir bilgi veriyor. Görünen o ki "evcillik" konusunda davranışları etkileyen genler ile sarkık kulak, aşağı bakan kuyruk, alacalı post ve çiftleşme süresi genleri beraber ifade ediliyor yani bir genetik sürüklenme oluyor. Fenotipte bir değişiklik olması için "mutasyon" yada "genetik müdahale" olması gerektiğini düşünenler bu deney sonuçlarıyla oldukça afallayacaktır. Aslında yapılan bir anlamda genetik bir müdahaledir. Ancak insanların algıladığı şekliyle bir müdahale değil. Bu tam da 'Doğal Seçilimin' yapabileceği türden bir değişimdi. Bu seçici ıslahta esas alınan ilke "En Evcil Olanın Kalıtımı" idi. Peki doğada bu nasıl tezahür edebilir? "En Zırhlı Olanın Kalıtımı", "En Hızlı Olanın Kalıtımı", "En iyi Uçanın Kalıtımı", "En Cazibeli Olanın Kalıtımı" vb. şeklinde doğada tezahür edebilir, aslında etmiştir de. Bu seçici ıslahın bize öğrettiği başka bir şey ise bir organın yahut özelliğin "Darwinci" seçilim değerinin ne olduğunu sorduğumuzda yanlış soruyu sorma ihtimalimizin olası olmasıdır. O özellik bir başka seçilim değeri ile birlikte ifade ediliyor olabilir.


Deney, 1996 gelindiğinde halen sürdürülmekteydi. Öyle ki, ekibin 700 adet tilkisi bulunmaktaydı ve gruplama ile yapay seçme ile evrimsel değişime yön verme prosedürü sürdürülüyordu. Ancak parasal sıkıntılar, deneyi aksattı ve 1998 yılında, 600 tilki evcil hayvan olarak satılarak, deneydeki tilki sayısı 100'e düşürüldü. Günümüzde deney halen sürdürülmeye çalışılmaktadır, ancak para sıkıntıları devam etmektedir. Current Biology dergisinde tilkilerin güncel durumu ile ilgili yapılan bir araştırma, Yapay Seçilim'in nasıl evrimsel değişimler yaratabileceğini çarpıcı bir şekilde göstermiştir: Aynı soydan gelen, aynı ataya ait tilki nesillerinde, kuzen olan bireylerde, 40 civarında genin ifadesi değişmiştir. Bu kıyaslama, vahşi tilkilerle yapay olarak seçilenler arasında yapıldığında ise, 2700 genin artık eskisi gibi olmadığı, DNA mikrodizileme işlemleri ile ispatlanmıştır. Yani evrimsel süreç içerisinde, torun bireylerin 2700 farklı geni, artık ata bireylerden tamamen farklıdır. Bu genetik değişimler, sadece yukarıda açıkladığımız evrimsel değişimleri yaratmakla kalmaz; aynı zamanda gelecekteki evrimsel değişime neden olacak olan çeşitliliğe de malzeme sağlar. İşte evrim, basitçe budur. İşte Darwin, bunun bir benzerini öncelikle güvercinlerde, sonrasında ise birçok diğer örnekte ve sonunda doğada, tamamen doğal süreçlerle olduğunu bulduğunda, canlıların değişerek günümüze geldiğini ve kaçınılmaz olarak evrimleşeceklerini anlaması çok da uzun sürmedi. İşin garip tarafı, üzerinden 150 yıl geçmiş olmasına, konu hakkında bu zamana kadar milyonla ifade etmeye yakın sayıda makale basılmış olmasına, yine yüz binlerce türün evrimsel analizlerinin yapılmış olmasına rağmen, günümüzde halen evrimsel değişimlerin olduğunu inkar eden insanlar olmasıdır.


Sanıyoruz ki bu durum, evrimsel süreç içerisinde kaçınılmaz bir elenme sonucu, er ya da geç değişecektir.

 

Yazar: Yücel Güler (Evrim Ağacı Okuru)

Düzenleyen: ÇMB (Evrim Ağacı)


Kaynaklar ve İleri Okuma:

Trut, Lyudmila (1999). "Early Canid Domestication: The Farm-Fox Experiment". American Scientist 87 (2): 160. doi:10.1511/1999.2.160


Adams, J. (2008). "Genetics of dog breeding". Nature Education 1 (1)


Lindberg, Julia; Björnerfeldt, Susanne; Saetre, Peter; Svartberg, Kenth; Seehuus, Birgitte; Bakken, Morten; Vilà, Carles; Jazin, Elena (2005). "Selection for tameness has changed brain gene expression in silver foxes". Current Biology 15 (22): R915–6. doi:10.1016/j.cub.2005.11.009


http://students.cis.uab.edu/ellllla/the_belyaev_experiment.html

6 Yorum