Yeni İklim Raporunun Ortaya Koydukları: İnsan Kaynaklı İklim Değişiminde Neredeyse Tüm Kırmızı Çizgiler Aşıldı!

İklim Kriziyle Mücadelede Her Şey Yitirilmiş Değil; ancak Gidişatı Dizginlemek İçin Yapılması Gerekenler, Gecikilen Her Gün Daha da Artıyor!

Yeni İklim Raporunun Ortaya Koydukları: İnsan Kaynaklı İklim Değişiminde Neredeyse Tüm Kırmızı Çizgiler Aşıldı!
8 Ağustos 2021'de Yunanistan'ın Evia Adası'ndaki yangınlarda bölge halkı tahliye edilirken çekilmiş bir fotoğraf.
Bloomber
Yazar Amanda Shendruk
19 dakika
2,831 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli (İng: "Intergovernmental Panel on Climate Change" veya kısaca "IPCC" tarafından 2021 için hazırlanmakta olan 6. Değerlendirme Raporu yayınlandı.[1] Önümüzdeki aylar ve yıllar boyunca çok önemli politika değişimlerine ve tartışmalara yol açacak bu bilimsel raporla ilgili bilmeniz gereken her şeyi, olabildiğince sade bir dille anlatmaya çalışacağız.

Altıncı Değerlendirme Raporu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Nasıl Hazırlandı?

1990'lardan beri aralıklarla yayınlanan bu raporun, bütün ekleriyle ve verileriyle birlikte 4.000 sayfayı bulan yeni versiyonu da, hakemli ve saygın akademik dergilerde iklim değişimi konusunda yayınlanmış toplamda 14.000'den fazla akademik makale, Dünya'nın dört bir yanındaki iklimbilim, kamu politikaları, istatistik, atmosfer fiziği gibi interdisipliner dallardan gelen uzmanlarca değerlendirilerek hazırlandı.

Ana Bulguları Neler?

Rapor, özetle, şu gerçekleri bir kez daha, ama daha da yüksek bilimsel kesinlik ile ortaya koyuyor:

Reklamı Kapat

  1. İklim değişimi, küresel ısınma yönünde hızla yaşanmaya devam etmektedir.
  2. İklim değişiminin nedeni, insanlar tarafından saçılan sera gazlarıdır.
  3. İklim değişiminin etkileri "çok kötü" olarak nitelendirilebilir - ki bazı durumlarda "yıkıcı"dır.
  4. Küresel ısınma artışında, azaltabileceğimiz her 1°C, alacağımız hasarı ciddi anlamda azaltacaktır.
İnsan aktivitesine bağlı olarak (a) güresel yüzey sıcaklığının 1850-1900 arasına göre değişimi, (b) Eylül ayında Arktik deniz buzu alanının değişimi, (c) küresel okyanus asiditesinin (pH değerinin) değişimi, (d) küresel ortalama okyanus seviyesinin 1900 yılına göre değişimi, (e) küresel ortalama deniz seviyesinin 2300 yılına kadar 2 ayrı model altında değişimi.
İnsan aktivitesine bağlı olarak (a) güresel yüzey sıcaklığının 1850-1900 arasına göre değişimi, (b) Eylül ayında Arktik deniz buzu alanının değişimi, (c) küresel okyanus asiditesinin (pH değerinin) değişimi, (d) küresel ortalama okyanus seviyesinin 1900 yılına göre değişimi, (e) küresel ortalama deniz seviyesinin 2300 yılına kadar 2 ayrı model altında değişimi.
IPCC

Raporun Dili Nasıl?

Bilimsel bir rapor olmasından ötürü oldukça bilimsel bir dile sahip olan bu raporun, politika yapıcılar ve genel halka yönelik olarak hazırlanmış bir özeti de mevcuttur.

On yıllardır hazırlanan bu raporlarda en dikkat çekici ve bilimsel disipline saygı gösteren uygulama, bilim insanlarının her bir iddiasını belli bir güven aralığıyla destekliyor olmalarıdır. Bu "doğru olma ihtimali" aralıkları şöyle dağılmaktadır:

  • Çok yüksek güven: Gerçekleşme ihtimali en az %90.
  • Yüksek güven: Gerçekleşme ihtimali %80 civarında.
  • Orta güven: Gerçekleşme ihtimali %50 civarında.
  • Düşük güven: Gerçekleşme ihtimali %20 civarında.
  • Çok düşük güven: Gerçekleşme ihtimali en fazla %10.

Ayrıca raporun (veya eski raporların) bazı kısımlarında belli bir sonucun gerçekleşme veya elde edilme ihtimaline yönelik bir olasılık dili de kullanılmaktadır. Üstteki dağılımın daha granüler bir versiyonu olan bu tablo, şöyledir:

  • Neredeyse kesin: %99'dan yüksek olasılık
  • Ekstrem kesinlikte: %95-99 olasılık
  • Çok yüksek kesinlikte: %90-95 olasılık
  • Yüksek kesinlikte: %66'dan yüksek olasılık
  • Çok olası: %50'den yüksek olasılık
  • Belirsiz: %33-66 olasılık
  • Pek olası değil: %33'ten düşük olasılık
  • Çok düşük olasılıkta: %10'dan düşük olasılık
  • Ekstrem düşük olasılıkta: %5'ten düşük olasılık
  • Neredeyse olanaksız: %1'den düşük olasılık

Bölümler ve Bulgular

Bölüm 1: Çerçeve, Bağlam, Yöntemler

Rapor, daha ilk bölümden güçlü bir politik ifadeyle başlıyor: Paris Antlaşması ile belirlenen ve küresel ısınmayı 2°C seviyesinin altında tutmak amacıyla şu ana kadar ülkeler tarafından ilan edilen veya geliştirilen planların bu hedefe ulaşmak konusunda yetersiz kalacağını yüksek güven ile söylemek mümkündür.

Her ne kadar bilimsel gerçekleri takip edenler için bu şaşırtıcı olmasa da raporun bu cümlenin hedef aldığı hükümetler tarafından imzalanarak yayınlandığı düşünülecek olursa, bunun açık bir başarısızlık ilanı olduğu söylenebilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Raporun bu bölümünde 5. Değerlendirme Raporu'ndan beri iklimbilim sahasında yapılan atılımlar anlatılıyor - ki bu atılımlar, geçmişte yapılan gözlemlerin ve özellikle de güncel iklim değişiminin sebebinin insanlar olduğu gerçeğinin tartışmasız olduğu sonucunun destekleyen bilimsel verileri ve görüş birliğinin standardını ortaya koyuyor.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Son birkaç yılda bilim insanlarının fiziksel iklim sistemlerini gözleme kapasitesi hızla gelişmeye devam etti.
  • Son IPCC raporundan beri geliştirilen yeni teknikler, ekstrem doğa olaylarında yaşanan değişimlerinin nedenini insan kaynaklı iklim değişimine bağlama konusundaki güven seviyesini arttırdı.
  • Güncel iklim modelleri, doğal süreçleri temsil etmek konusunda artık çok daha iyi. Yüksek çözünürlüklü modeller, küçük ölçekteki süreçleri ve ekstrem doğa olaylarını öngörmek konusunda daha başarılı.
Sağ üst köşedeki iki görselden soldaki gözlediğimiz 1°C artış altında gezegenin nasıl ısındığı, sağ taraftaki ise modellerimizin bu sıcaklık artışı sonucunda ne beklediğidir. Alttakiler ise 1.5°C, 2°C ve 4°C sıcaklık artışı halinde modellerin beklediği sonuçlardır. (c) panelinde aynı şekilde simüle edilmiş yağış değişimleri, (d) panelinde ise aynı şekilde simüle edilmiş toprak nemi değişimleri gösterilmektedir.
Sağ üst köşedeki iki görselden soldaki gözlediğimiz 1°C artış altında gezegenin nasıl ısındığı, sağ taraftaki ise modellerimizin bu sıcaklık artışı sonucunda ne beklediğidir. Alttakiler ise 1.5°C, 2°C ve 4°C sıcaklık artışı halinde modellerin beklediği sonuçlardır. (c) panelinde aynı şekilde simüle edilmiş yağış değişimleri, (d) panelinde ise aynı şekilde simüle edilmiş toprak nemi değişimleri gösterilmektedir.
IPCC

Bölüm 2: Değişen İklim Sisteminin Durumu

Bu bölümde rapor, geçmişte yaşanan iklim değişimlerine bakarak, günümüzdeki değişimi bunlarla kıyaslıyor. Bu kıyaslama, iklim sistemi üzerinde insanların parmağı olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. İklim sisteminin günümüzdekiyle kıyaslanabilir olduğu son dönem, günümüzden 125.000 yıl kadar önce atmosferik karbon seviyesinin son 2 milyon yıldaki en üst seviyesine çıktığı dönemdi. Bu dönemde sera gazları, son 800.000 yıldaki en hızlı artışını yaşadı.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

Reklamı Kapat

  • Atmosfer, okyanuslar, kriyosfer ve biyosferde gözlenen değişimler, Dünya'nın giderek ısındığını tartışmasız bir şekilde ortaya koymaktadır. Son birkaç on yılda, iklim sistemine yönelik anahtar göstergelerin birçoğu, en azından birkaç yüzyıl ilâ binyılda görülmemiş seviyelere çıkmıştır. Bunların değişim hızı, en azından son 2000 yıldır görülmemiş düzeydedir.
  • Arktik Buz Denizi'nin yıllık ortalama buz miktarı, 1850'den beri olan en düşük seviyededir. Yaz sonlarındaki seviyesi ise son 1000 yılın en düşük seviyesindedir.
  • Küresel ortalama deniz seviyeleri artmaktadır. Bu artışın 20. yüzyılın başından beri olan hızı, bundan önceki 3.000 yıldaki herhangi bir asırda olandan çok daha yüksektir. 1901 yılından beri ortalama deniz seviyesi 0.20 metre (0.15-0.25 metre) artmıştır ve artış hızı artmaktadır.

Bölüm 3: İklim Sistemi Üzerinde İnsan Etkisi

Bu bölüm, IPCC tarafından bugüne kadar bu konudaki en keskin ve net görüşü sunmaktadır:

Küresel iklim sistemi, endüstri-öncesi dönemden beri hiçbir tartışmaya yer bırakmayan bir şekilde, insan etkisi nedeniyle ısınmıştır.

Önceki raporda benzer bir ifade, iklim değişiminin insan kaynaklı olduğunun "açık" olduğunu belirtmekteydi. Daha spesifik olaraksa yeni rapor, Endüstri Devrimi'nden beri görülen 1.1°C'lik artışın, deniz buzu seviyesindeki azalmanın ve okyanus asitlenmesindeki artışın nedenlerinin neredeyse tamamının insan-kaynaklı olduğunu söylemektedir (ufacık bir kısmında doğal süreçlerin de etkisi vardır).

1850-1900 yılları arasına kıyasla küresel yüzey sıcaklıklarındaki artış
1850-1900 yılları arasına kıyasla küresel yüzey sıcaklıklarındaki artış
IPCC

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • İnsan-kaynaklı sera gazı saçımı, ekstrem sıcak ve ekstrem soğuk hava olaylarında gözlediğimiz değişimlerin ana iticisidir.
  • Küresel ortalama yüzey hava sıcaklığının 2010-2019 yılları arasındaki değeri, 1850-1900 yılları arasında olandan 0.9-1.2°C yüksektir. Bu artışın 0.8-1.3°C kadarı insan aktivitesiyle ilişkilendirilebilir. Doğal kaynakların sıcaklık üzerindeki etkisi -0.1 ilâ 0.1°C arasındadır.
  • Eriyen buzulların artışı ve daha sıcak suların daha geniş bir alanda görülmesinin etkileri birleştirildiğinde, 1970 yılından beri gözlenen küresel ortalama deniz seviyesi artışının insan kaynaklı olması yüksek kesinliktedir.
İklim değişiminin insan kaynaklı olduğunu gösteren bulgular
İklim değişiminin insan kaynaklı olduğunu gösteren bulgular
IPCC

Bölüm 4: Küresel İklimin Geleceği ve Olası Senaryolar

Raporun bu bölümü, en önemli 2 sonucu bünyesinde barındırmaktadır: İklim değişimi, bugüne kadar zannedilenden daha da hızlı yaşanmaktadır ve Paris Anlaşması ile belirlenen maksimum 1.5°C'lik sıcaklık artışı sınırını tutturma ihtimali ekstrem düşük olasılıktadır.

Reklamı Kapat

2013 IPCC raporu, 1.5°C'lik sıcaklık artışının 2040 yılına kadar yaşanacağını öngörüyordu. Yeni raporda aynı sıcaklık aşımının 2030'lu yılların başında yaşanmasının çok olası olduğu belirtiliyor. En düşük emisyon senaryosu altında bile 2040 yılından önce 1.5°C'lik sıcaklık aşımının yaşanması çok olası görülmektedir.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Eldeki bütün ısınma senaryoları, 2030 yılına kadar küresel ortalama yüzey sıcaklığının 1850-1900 yılları arasındaki herhangi bir yıldan 1.5°C yüksek olacağını öngörmektedir.
  • Hangi senaryoyu kullanırsanız kullanın, küresel ortalama deniz seviyesinin 21. yüzyıl boyunca yükselmeye devam edeceği neredeyse kesindir.
  • Küresel saçım oranları net negatife düşerek atmosferden yeterince karbon tutulabilecek noktaya gelinse bile, deniz seviyelerinin yükselmesi gibi olumsuz iklim değişimi etkileri en azından birkaç yüzyıl boyunca tersine dönmeyecektir.
5 farklı senaryo altında gelecekteki sera gazı emisyonları ve bunların küresel sıcaklık ortalamalarına etkisi
5 farklı senaryo altında gelecekteki sera gazı emisyonları ve bunların küresel sıcaklık ortalamalarına etkisi
IPCC

Bölüm 5: Küresel Karbon ve Diğer Biyokimya Döngüleri ve Geribildirimleri

Bu bölüm, atmosferik karbondioksit ve metan konsantrasyonlarının 1750 yılından beri sırasıyla %47 ve %156 oranında arttığını ortaya koymaktadır. Ayrıca bölüm, okyanus ve diğer doğal sistemlerin bu gazları emebilme oranlarını incelemektedir. Emisyonlar daha da arttıkça, doğal emicilerin bunları emebilme yeteneği azalmaktadır ve yüksek-emisyon senaryoları altında yaşanacak kontrolsüz orman yangınları dolayısıyla orman yitimi öyle bir boyuta gelecektir ki, kara temelli doğal ekosistemler karbon emici değil, karbon yayıcı bir role dönecektir. Bu, bir dereceye kadar Amazon Ormanları'nda yaşanmaya başlamıştır bile.[2]

Karbondioksit oranlarındaki artış ile ortalama sıcaklık artışı arasındaki neredeyse lineer ilişkiyi gösteren veriler ve gelecek tahminleri
Karbondioksit oranlarındaki artış ile ortalama sıcaklık artışı arasındaki neredeyse lineer ilişkiyi gösteren veriler ve gelecek tahminleri
IPCC

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • İnsan aktivitesi dolayısıyla saçılan karbondioksit, 2010-2019 arasında 3 temel Dünya sistemi arasında bölüşülmüştür: %46'sı atmosferde birikmiştir; %23'ü okyanus tarafından, %31'i ise vejetasyon tarafından emilmiştir.
  • Karbondioksit seviyeleri arttıkça, kara ve okyanuslar tarafından emilen emisyonların oranının azalması beklenmektedir.
  • Küresel sıcaklık artışı, karbondioksit emisyonları ile neredeyse doğrusal bir ilişki içindedir. Bir diğer deyişle, küresel ısınmayı durdurmak istiyorsak, net emisyon oranı sıfıra düşmelidir.
Karbondioksit emisyonlarının 5 farklı model altında kara ve okyanuslar tarafından ne kadar emildiğini gösteren oranlar
Karbondioksit emisyonlarının 5 farklı model altında kara ve okyanuslar tarafından ne kadar emildiğini gösteren oranlar
IPCC

Bölüm 6: Kısa Ömürlü İklim Zorlayıcılar

Raporun 6. bölümü, karbondioksit haricinde kalan metan, partiküller, aerosoller, hidroflorokarbonlar ve diğer gazların iklim değişimindeki etkisini ele almaktadır. Bunların önemli bir bölümü atmosferde çok kısa bir süreliğine (kimi sadece birkaç saatliğine) kalabilmektedir. Buna rağmen bunlar, atmosferde kaldıkları kısa süre boyunca iklime büyük bir kuvvet bindirmektedirler. Bazı durumlarda bu etki soğuma yönündedir; ancak hepsinin toplam net etkisi ısınmayı hızlandırıcı yöndedir.

Bunlar kısa ömürlü oldukları için, bunların gelecekteki sıklığı ve etkisi sosyoekonomik süreçlere bağlı olarak dikkate değer miktarda değişmektedir. Bu olasılıklar, raporda ayrı ayrı ele alınmaktadır. Ancak sonuç olarak bu gazlar, Dünya'nın dört bir yanında insanların solunum sağlığı üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir.

Agora Bilim Pazarı
İnsan, Hayvan ve Ötesi

Yaşamlar arasında hiyerarşi kurulmayan bir dünya özlemiyle

Bu derleme Türkiye’de hayvan meselesi üzerine çalışan farklı disiplinlerden akademisyenlerin özgün metinlerini bir araya getiriyor, her geçen gün derinleşen ekolojik kriz bağlamında daha da önem kazanan politik ekoloji ve hayvan çalışmaları külliyatına bir katkı sunuyor.

Yazarlar hayvan özgürlüğü, kırsal alanda ortakyaşam pratikleri, sokak köpekleri biyopolitikası, türler arası ilişkiler ve ölüm hiyerarşisi, hayvanların sinemada “kullanılması”, canlı hayvan deneyleri, kentsel esaret mekânları olarak hayvanat bahçeleri ve primatlar üzerinde yürütülen Covid-19 aşısı çalışmaları gibi hayvan meselesinin önemli ve güncel başlıklarını çoğul bir tartışma zemininde ele alırken insanmerkezci uygulama ve söylemleri sorguluyor, insanı her şeyin ölçüsü kabul eden bilimsel yaklaşımlara karşı çıkıyor ve farklı yaşam biçimleri oluşturmaya yönelik fikirlere değiniyorlar.

  • Hayvan çalışmaları nasıl şekillenip zenginleşti?
  • Canlı hayvan deneyleri nasıl gerekçelendirildi ve deney karşıtı hareket nasıl büyüdü?
  • “Hayvanat bahçesi hayvanı” nedir?
  • İnsanlarla hayvanların dünyaları arasındaki gedikleri keşfetme pratikleri nerelerde aranmalı?
  • Yoldaş tür ilişkisi nasıl kurulur?
  • Şefkat etiği nedir, neden önemlidir?
  • İnsan toplumlarındaki mücadeleleri hayvan mücadelesinden ayrı sürdürmek mümkün mü?
Devamını Göster
₺32.00 ₺38.00
İnsan, Hayvan ve Ötesi

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Kısa ömürlü iklim zorlayıcıları, metan-saçıcı sektörler tarafından domine edilmiş haldedir: fosil yakıt üreticileri, dağıtıcıları, tarım ve atık yönetimi.
  • Önümüzdeki 20 yılda bu kısa ömürlü iklim zorlayıcıların, 2019 yılına kıyasla ısınmaya neden olma ihtimali çok olasıdır. Bu ısınma etkisi, karbondioksit gibi uzun ömürlü sera gazlarının sebep olduğu ısınma etkisine eklenecektir.
  • Hızlı karbonsuzlaşma hava kalitesini artırmaktadır; ancak kısa vadede Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen hava kalitesi yönergelerini sağlamak konusunda tek başına yeterli değildir (özellikle de Asya'nın bazı kısımlarında ve diğer çok kirlenmiş bölgelerde).
İklim değişimine bağlı olarak yaşanacak felaketlerin kaç bölgeyi nasıl etkileyeceğini gösteren bir histogram.
İklim değişimine bağlı olarak yaşanacak felaketlerin kaç bölgeyi nasıl etkileyeceğini gösteren bir histogram.
IPCC

Bölüm 7: Dünya'nın Enerji Bütçesi, İklim Geribildirimleri ve İklim Hassasiyeti

İklim hassasiyeti, Dünya'nın sera gazlarının değişimine ne düzeyde tepki verdiğinin bir ölçüsüdür. Atmosferik karbondioksit oranlarının her çiftlenmesi (2'ye katlanması), sıcaklıkların yaklaşık 3°C artmasına neden olmaktadır. Bu oran, iklimbilimciler tarafından onlarca yıldır hesaplanan ve öngörülen oranlarla aynıdır; ancak zaman geçip de yöntemler daha da hassaslaştıkça, bu artış ilişkisi üzerindeki belirsizlik de azalmıştır.

Enerji bütçesi, Güneş'ten Dünya sistemlerine akan enerji miktarıyla ilgilidir. Bu metrikler bir arada değerlendirildiğinde, gözlenen iklim değişimi üzerinde insanların ne kadar etkisi olduğunu tespit etmek mümkün olmaktadır.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Artktik bölgeler, Antartktik bölgelerden daha hızlı ısınmaktadır. Isınma hızındaki bu fark, iki kutup arasındaki radyatif geribildirim ve okyanus ısı tutumu arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.
  • Şu anda var olan sera gazı konsantrasyonlarından ötürü, en katı emisyon azaltımı senaryoları ışığında bile, Dünya sistemlerinde enerji birikimi en azından 21. yüzyılın sonuna kadar devam edecektir.
  • İklim değişimine bağlı olarak bulut oluşumunda yaşanan net değişim, insan-kaynaklı ısınmayı arttırıcı bir etkiye sahiptir. Son IPCC raporuna kıyasla bulut süreçlerine yönelik anlayışımızdaki müthiş atılımlar, bulutların sebep olduğu geribildirim döngülerini çok daha iyi anlamamızı sağlamıştır.
5 farklı senaryo altında, farklı yıl aralıklarında ne kadar sıcaklık artışı görüleceğine yönelik beklentiler.
5 farklı senaryo altında, farklı yıl aralıklarında ne kadar sıcaklık artışı görüleceğine yönelik beklentiler.
IPCC

Bölüm 8: Su Döngüsü Değişimleri

Bu bölüm, ısınan bir Dünya'da suya neler olduğunu ortaya koymaktadır. Her ne kadar kuraklıkların her geçen sene daha da sıklaşması ve sertleşmesi beklense de, Dünya'nın halihazırda ıslak olan bölgelerinin daha da ıslak olması beklenmektedir. Çünkü sıcak bir atmosfer, daha fazla su taşıyabilmektedir.

Toplam yağış miktarı artacaktır; ancak daha da suya aç hale gelen atmosfer, kuru bölgeleri daha da kurutacaktır. Dünya üzerinde herhangi bir noktada, en kurak ve en yağışlı ay arasındaki yağış farkı yüksek olasılıkla artacaktır.

Ancak yağmur fırtınaları karmaşık olgulardır ve birçok iklim modelinin çözünürlüğünün altında kalan süreçlerle belirlenmektedir, dolayısıyla muson yağmurları gibi lokal yağış örüntülerinin nasıl değişeceği şimdilik yüksek belirsizliğe sahiptir.

Reklamı Kapat

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Terleme yoluyla buharlaşma arttıkça, Akdeniz, Kuzey Amerika'nın güneybatısı, Afrika'nın güneyi, Doğu Amerika'nın güneybatısı ve Avustralya'nın güneybatısındaki toprak nemliliği azalacaktır.
  • Yaz muson yağışları, Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya'da artacaktır. Ancak Kuzey Amerika muson yağışları azalacaktır. Batı Afrika muson yağışları Orta Sahel'de artacak, uzak Batı Sahel'de azalacaktır.
  • Büyük ölçekli ormansızlaşma, terleme yoluyla buharlaşmayı ve yağışları olasılıkla azaltmıştır. Şehirleşme, yerel yağışları artırmıştır.

Bölüm 9: Okyanus, Buzküre ve Deniz Seviyesi Değişimi

Sera gazları tarafından tutulan ısının büyük bir kısmı nihayetinde okyanuslar tarafından emilmektedir. Isınan sular genleştikçe, bunların deniz seviyesi artışına katkısı da yükselmektedir. Ayrıca yavaş ve derin okyanus suyu akıntıları, küresel sıcaklıkların atmosferik karbondioksit seviyelerine bağlı olarak birdenbire değişmemesinin nedenidir. Deniz hayvanları artan sıcaklıkları hissetmektedir ve bilim insanları, 1980'lerden bu yana denizel ısı dalgalarının sıklığının 2 katına çıktığını ölçmüştür.

Bu sırada buzullar, kutup buz denizleri, Grönland buz tabakası ve global permafrost hızla erimektedir. Genel ortalamada su seviyeleri 1900'lerden bu yana 20 santimetre yükselmiştir ve bu suların yükselme hızı artmaktadır.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • 20. yüzyılda küresel ortalama deniz seviyesi, son 3000 yıldaki herhangi bir yüzyıldan daha hızlı yükselmiştir.
  • Küresel okyanusların ısı içeriği, 1970'lerden beri yükselmektedir ve 21. yüzyıl boyunca yükselmeye devam etmesi beklenmektedir. Buna bağlı olarak gelen ısınma, en düşük emisyon senaryoları altında bile en azından 2300 yılına kadar devam edecektir. Bunun nedeni, derin okyanus sirkülasyonunun yavaşlığıdır.
  • Eldeki bütün senaryolarda, Arktik Okyanusu'nda minimum buz seviyesi döneminde hiç deniz buzunun kalmadığı bir yılın 2050 yılına kadar ilk kez görülmesi olasıdır.

Bölüm 10: Küresel İklim Değişimini, Yerel İklim Değişimine Bağlamak

1950'lerden beri bilim insanları, insan aktivitesinden kaynaklanan sera gazlarının yerel sıcaklıkları nasıl arttırdığını ortaya koymayı başarmışlardır. İklim modelleri, bölgesel iklim etkilerini ölçebilir. Verinin kısıtlı olduğu yerlerde (özellikle de dağlar gibi zorlu bölgelerde), istatistiki yöntemler yerel etkiyi tahmin etmekte kullanılabilir.

Özellikle de şehirler, şehirleşmeye bağlı olarak giderek daha hızlı ısınacaktırlar. Küresel ısınma ekstremleri, şehirlerin olduğu bölgelerde, özellikle de ısı dalgalarının yaşandığı dönemlerde daha da şiddetli hissedilecektir. Her ne kadar küresel modeller büyük oranda anlaşsa da, spesifik coğrafyalardaki yerel iklim etkileri farklı modellerde farklı sonuçlar verebilmektedir.

Reklamı Kapat

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Deniz meltemleri ve dağ rüzgar sistemleri gibi bazı yerel ölçekli olgular, birçok iklim modelinin çözünürlüğü dolayısıyla yeterince iyi tespit edilememektedir.
  • Şehirler ve civarındaki bölgeler arasındaki ısınma trendlerindeki farkın bir kısmı şehirleşme ile izah edilebilmektedir. Gelecekteki şehirleşme, arka planda değişen iklim karakteristiklerinden bağımsız olarak, şehirlerde öngörülen hava sıcaklığı değişimlerini arttıracaktır.
  • İstatistiki yöntemler, daha düşük ölçekli iklim modellerinin daha isabetli yerel veya bölgesel tahminlerde bulunabilmelerini sağlamaktadır.

Bölüm 11: Değişen İklimde Ekstrem Hava ve İklim Olayları

Veri toplama, modelleme ve analiz sahasında yaşanan olumlu gelişmeler, artan sera gaz konsantrasyonlarının ekstrem hava ve iklim olayları üzerindeki etkisi konusunda bilim insanlarının kendilerinden daha da emin olmalarını sağlamaktadır. Gözlenen sıcaklık ekstremlerinin ardında insanların olduğu neredeyse kesindir.

İnsan aktivitesi, ekstrem hava olaylarını sıklaştırmakta, ekstrem sıcaklıkları daha da artırmakta ve sıklaştırmakta, özellikle de yağmur, kuraklık ve tropik siklonları daha da kuvvetlendirmektedir. Sadece 1.5°C sıcaklık artışı bile bu olayları daha şiddetli hale getirse de, bu esktrem olayların şiddetinin 2°C'lik sıcaklık artışıyla bugüne kıyasla neredeyse 2 katına çıkması beklenmektedir. 3°C'lik sıcaklık artışıyla ise bu olayların bugüne kıyasla 4 katına çıkması beklenmektedir.

Küresel ısınma hız kazandıkça, tarihsel olarak emsali görülmemiş iklim olaylarının oluşması olasıdır.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • İnsan-kaynaklı sera gazı saçımının, endüstri-öncesi dönemden bu yana özellikle de hava sıcaklığı ekstremleri gibi belli hava ve iklim ekstremlerinin sıklığı ve/veya şiddetini arttırdığı bilim camiasında kesin olarak ortaya konmuş bir gerçektir.
  • Küresel ısınmadaki en ufak artışlar bile, ekstremlerde dikkate değer değişimler yaratmaktadır.
  • Ekstrem olayların gözlenen kayıtlardaki sıklığı, bugüne kadar emsali görülmemiş düzeydedir ve iklim değişimine bağlı olarak daha da artması beklenmektedir.
  • Günümüzdeki koşullara kıyasla ekstrem olayların gücü 2°C'lik artışla en az 2 kat, 3°C'lik artışla en az 4 kat artacaktır.
Sıcaklık artışına bağlı olarak, 10 yılda ve 50 yılda bir olan ekstrem sıcaklık olayların sıklığının artışını kırmızı panellerde görebilirsiniz. Örneğin 1850-1900 yılları arasında 10 yılda bir meydana gelen bir olay, günümüzde 1°C'lik ortalama sıcaklık artışı nedeniyle 2.8 kat daha sık meydana gelmektedir. 4°C sıcaklık artışında 9.4 kat daha sık meydana gelecektir. Mavi panelde 10 yılda bir olan ekstrem yağış olaylarının sıklık değişimi, kahverengi panelde ise 10 yılda bir olan ekstrem kuraklık olaylarının sıcaklığa bağlı artışı görülmektedir.
Sıcaklık artışına bağlı olarak, 10 yılda ve 50 yılda bir olan ekstrem sıcaklık olayların sıklığının artışını kırmızı panellerde görebilirsiniz. Örneğin 1850-1900 yılları arasında 10 yılda bir meydana gelen bir olay, günümüzde 1°C'lik ortalama sıcaklık artışı nedeniyle 2.8 kat daha sık meydana gelmektedir. 4°C sıcaklık artışında 9.4 kat daha sık meydana gelecektir. Mavi panelde 10 yılda bir olan ekstrem yağış olaylarının sıklık değişimi, kahverengi panelde ise 10 yılda bir olan ekstrem kuraklık olaylarının sıcaklığa bağlı artışı görülmektedir.
IPCC

Bölüm 12: Bölgesel Etki ve Risk Değerlendirmesi İçin İklim Değişimi Bilgisi

İklim modelleri giderek daha da iyileşmekte, iklim değişiminin yerel etkileri konusunda giderek daha da keskin ve isabetli sonuçlar vermektedirler. 2014 yılında yayınlanan 5. Değerlendirme Raporu'na kıyasla çok daha fazla şey bilmekteyiz. İklimimiz, 20. yüzyılın ortası veya başına kıyasla çoktan çok daha farklı bir yapıya dönüştü ve özellikle de ortalama sıcaklıklar, mevsimler, ekstrem sıcaklıklar, okyanus asitlenmesi, okyanus oksijensizleşmesi ve Arktik deniz buzu yitimi konularında çok büyük değişimler görmekteyiz.

Bu yüzyılın ortasına kadar çok daha büyük değişimler beklemekteyiz: Kuzey Yarımküre'de daha fazla yağış, özellikle Akdeniz ve Güney Afrika'da da az yağış, tüm sahillerde daha yüksek deniz seviyesi.

Reklamı Kapat

Sonuç olarak, hem denizde hem karalarda ortalama ve ekstrem sıcaklıklar artacağını yüksek güvenle söyleyebiliriz. Büyük ölçekli hasarlar beklenmektedir ama bazı alanlarda fırsatlar da kendini gösterebilir.

Bu bölümdeki önemli bulgular şu şekilde:

  • Bu yüzyılın ortasına kadar Dünya'nın her bölgesi, iklim etkisine sebep olan faktörlerde eş zamanlı değişimler görecek.
  • İklim değişimi şu anda bile ciddi toplumsal ve çevresel hasarlara neden oluyor ve gelecekte de çok ciddi sosyoekonomik zararlara neden olacak. Bazı durumlarda iklim değişimi, fırsat olarak görülebilecek durumlar da yaratabilir ve bunlar doğru adaptasyon stratejilerinin uygulanmasında gözetilebilir.
  • İklim değişim etkileri, sadece iklimdeki fiziksel değişimlerle ilgili değildir; aynı zamanda insanların iklim değişimine maruziyet ve zaafiyetlerini kısıtlamak için atacakları adımlarla da ilgilidir.

Raporun Türkiye Üzerindeki Etkileri

Raporda ülke-bazlı bir analiz yapılmıyor olsa da Akdeniz iklimi, Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da yaşanması beklenen değişimlerden yola çıkarak, Türkiye'nin bu yüzyılda iklim değişiminden nasıl etkileneceğini kestirmek mümkündür.

Dünya'nın farklı bölgelerindeki sıcaklık ekstremlerindeki artış (kırmızı), ağır yağışlarda artış (yeşil), tarımsal ve ekolojik kuraklıklarda artış (sarı) gösterilmektedir. Türkiye, Akdeniz Bölgesi altındadır ve bu MED olarak kısaltılmıştır. Bu bölgede sıcaklıklar ve kuraklığın artması konusunda modeller hemfikirdir. Yağış miktarı artışında ise modeller anlaşmaya varabilmiş değildir.
Dünya'nın farklı bölgelerindeki sıcaklık ekstremlerindeki artış (kırmızı), ağır yağışlarda artış (yeşil), tarımsal ve ekolojik kuraklıklarda artış (sarı) gösterilmektedir. Türkiye, Akdeniz Bölgesi altındadır ve bu MED olarak kısaltılmıştır. Bu bölgede sıcaklıklar ve kuraklığın artması konusunda modeller hemfikirdir. Yağış miktarı artışında ise modeller anlaşmaya varabilmiş değildir.
IPCC

Bu değişimlerin başında, muazzam bir ısınma ve kuraklaşma gelmektedir. Buna bağlı olarak mevsimler orman yangınlarının şiddeti ve sıklığı artacaktır. Ayrıca yağış rejimlerinin değişmesine bağlı olarak Karadeniz gibi çok yağışlı bölgelerimiz kendi normallerine göre kuraklaşacaktır. Spesifik bir bölgeye düşen yağışlar ekstrem seviyelere ulaşabilecek, su baskınları ve seller daha sıradan olaylar haline gelecektir. Ayrıca Akdeniz ve Karadeniz'de daha güçlü fırtına, hatta yarı-kasırga oluşumları beklemek mümkündür.

ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Mühendisliği Labaratuvarı'nda iklim değişikliği çalışmaları yürüten Prof. Dr. İsmail Yücel, raporun Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren kısımlarıyla ilgili şöyle söylüyor:

Karadeniz Bölgesi'nin "tüm yıl ıslak" olarak bilinen yağış rejimi, yaz ve sonbahardaki yağış azalması ile beraber güçlü mevsimsellik gösterecek. Karadeniz Bölgesi'nin doğusu ve Anadolu'nun kuzeydoğusu, kış ve ilkbahar mevsimlerinde gelecek dönemde artan yağış özelliği ile Türkiye'nin güneyinden pozitif yönde ayrılmaktadır.

Yaz aylarında görülecek ısınma miktarı orta ve kötümser senaryolara göre Batı Akdeniz, iç Ege ve güney bölgelerde yüzyıl sonunda 3,5 - 6,5 derece arasında değişim göstererek rekor seviyelere ulaşacak. Bu durum da beraberinde kuraklık riskini artırarak, sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesine sebep olacaktır.

Aşırı sıcakların ardışık olarak en az 3 gün sürmesini anlatan 'sıcak hava dalgaları', dünyada ve ülkemizde meydana gelen yangın riskini de artıracak.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Korkutucu! 5
  • Bilim Budur! 2
  • Tebrikler! 1
  • İnanılmaz 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Muhteşem! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Quartz | Arşiv Bağlantısı
  • ^ IPCC. Sixth Assessment Report. (09 Ağustos 2021). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2021. Alındığı Yer: IPCC | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. Pannett. The Amazon Rainforest Is The World’s Carbon Sink. Parts Of It Now Release More Carbon Than Can Be Absorbed.. (16 Temmuz 2021). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2021. Alındığı Yer: The Washington Post | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/09/2021 19:09:56 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10842

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Biliş
Kalp
Virüs
Gen İfadesi
Deizm
Sinek
Hastalıkların Tedavisi
Balık
Homo Sapiens
Fotoğraf
Gıda
Kedi
Film
Doğru
Mühendislik
Ağaç
Alan
Coğrafya
Nöron
Köpekbalığı
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Avrupa
Homeostasis
Ölüm
Köpekler
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın