Tüm Reklamları Kapat

Hidroelektrik Santraller, Hükümetlerin Sanmanızı İstediği Kadar Yeşil ve Çevreci Değil!

5dk
Hidroelektrik Santraller, Hükümetlerin Sanmanızı İstediği Kadar Yeşil ve Çevreci Değil!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • COP28'de fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş kabul edilse de, hidroelektrik enerji üretimi önemli çevresel ve sosyal sorunlar yaratmaktadır.
  • Brezilya Amazonları'nda baraj inşaatları, büyük orman alanlarının su altında kalmasına, metan gazı salınımına ve yerli halkların yerinden edilmesine neden olmaktadır.
  • Hidroelektrik enerji, sera gazı emisyonları ve ekosistem zararları nedeniyle iklim değişikliğiyle mücadelede tek çözüm olmamalı, güneş ve rüzgar gibi daha çevreci alternatiflere yönelinmelidir.

2023'ün Aralık ayında, yılın en büyük uluslararası iklim konferansı olan COP28'de katılımcılar, küresel ısınmayı durdurmaya yardımcı olmak için önümüzdeki birkaç yıl içinde fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapmayı kabul ettiler. Eğer tropik, kaynak zengini ülkeler karbon emisyonlarını sınırlandırarak sıcaklık artışlarını 1,5 santigrat derece ile sınırlandırmayı öngören Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmak istiyorlarsa, hidroelektriğe yatırım yapmak hiç de zor değil gibi görünüyor. Görünüşte kulağa harika geliyor: Hidroelektrik, bir türbini itmek için barajlı nehirlerden akan suya dayanıyor, böylece bir yandan megawattlarca güç toplarken, diğer yandan doğrudan herhangi bir emisyon üretmiyor.

Ancak hidroelektrik, düşündüğünüz kadar çevreci olmayabilir ve çevresel etkileri genellikle göz ardı edilmekte ya da sözde iklim taahhütlerinin anıtları olarak mega projeler başlatmaya ve mega yapılar dikmeye çok hevesli hükümetler tarafından daha da kötüleştirilmektedir.

İlk etapta hidroelektrik enerji elde etmek için ideal görünen bir ülkeyi ele alalım: Brezilya. Amazon havzası dünyanın en büyük drenaj havzasıdır. Her saniye 209.000 metreküp suyu Atlantik Okyanusu'na döken güçlü bir nehri besliyor - ki bu da dünyadaki tüm nehirlerin deşarjının yaklaşık %20'sine denk geliyor.[1] Nehrin varlığı büyük ölçüde Amazon yağmur ormanları sayesindedir. Yağmur ormanlarının bitki örtüsü, transpirasyon adı verilen bir süreçle nemi serbest bırakır ve aksi takdirde çöl olacak Latin Amerika'nın iç kıtasında önemli miktarda yağış oluşturur.[2] Ormanlar, aynı zamanda bir sünger gibi davranarak, yere düşen yağışı emer ve göller ve nehirler için yeraltı su kaynaklarını yeniden doldurur.[3]

Tüm Reklamları Kapat

O halde Brezilya gibi Amazon ülkelerinin hidroelektrik üretimi için nehirlerinden faydalanması şaşırtıcı değildir. Brezilya'nın enerjisinin yarısı ila %80'i hidroelektrikten elde ediliyor. Brezilya ayrıca toplam hidroelektrik kapasitesi açısından dünyada ikinci sırada yer almaktadır. COP28 sırasında Brezilya, kömüre alternatif olarak hidroelektrik kaynaklı yenilenebilir enerji üretimini artırma taahhüdünde bulundu.

Hidroelektriğe olan bağımlılığın artması genel olarak memnuniyet verici bir eğilim olsa da, hidroelektrik enerji, enerji politikaları tarafından genellikle ihmal edilen önemli çevresel batık maliyetlere sahiptir. Bir baraj inşa etmek için geniş arazilerin sular altında bırakılması gerekir. Su altında kalan tüm bu bitki örtüsü çürür ve karbondioksitten 28 kat daha güçlü bir sera gazı olan metan üretir. Örneğin, araştırmacılar 2012 yılında Ohio'nun en büyük hidroelektrik rezervuarından yayılan metanın, dünya çapında sera gazlarının en üretken tarımsal kaynağı olan yaklaşık 6000 ineğin geğirmesine eşdeğer olduğunu tahmin etmektedir. Brezilya ve diğer pek çok ülkenin "temiz" enerji arayışları tipik olarak emisyon hesaplamalarında metan üretimini hesaba katmamaktadır.

Amazon yağmur ormanlarının %60'ına ev sahipliği yapan Brezilya için baraj inşaatlarından kaynaklanan su baskınları, yağmur ormanlarını koruma hareketine ters düştüğü için özellikle endişe vericidir. 2011 ve 2013 yıllarında Brezilya'nın batısındaki Madeira kolu üzerinde Santo Antonio ve Jirau olmak üzere sadece iki barajın inşası, New York'un yarısı büyüklüğünde bir yağmur ormanı alanını sular altında bıraktı. Su altında kalan yağmur ormanları tarafından bir yıl içinde emilebilecek CO2, yollardaki 770.000 otomobilin emisyonundan daha fazlaydı. Brezilya Amazonları şu anda faaliyette olan 32 baraja ev sahipliği yapıyor ve önümüzdeki birkaç yıl içinde en az 31 barajın daha inşası planlanıyor.

Brezilya'nın baraj inşa etme çılgınlığının bir başka çirkin tarafı daha var: yerli toplulukların yerlerinden edilmesi ve haklarının erozyona uğratılması. Yaşam biçimleri yağmur ormanlarıyla iç içe olduğu için baraj yapımının maliyeti orantısız bir şekilde yerli toplulukların sırtına biniyor. Barajlara yol açmak için yağmur ormanlarının sular altında bırakılması, yerli toplulukları evlerinden, çoğu zaman da "medeni" toplumdaki kalitesiz devlet konutlarına sürmektedir. Su baskınlarıyla birlikte nehir yolları önemli ölçüde değişmekte, ekosistemler altüst olmakta, yerel biyolojik çeşitlilik ve başlıca besin kaynakları yok olmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat
Belo Monte'den etkilenen yerli topluluklar arasında yer alan Juruna kabilesi üyeleri Şubat 2011'de Brasilia'da baraj inşaatını protesto etti.
Belo Monte'den etkilenen yerli topluluklar arasında yer alan Juruna kabilesi üyeleri Şubat 2011'de Brasilia'da baraj inşaatını protesto etti.
International Rivers

Dünyanın en kötü şöhretli hidroelektrik projelerinden biri, Brezilya'nın kuzeyindeki Pará eyaletinde Xingu Nehri'ni kesen Belo Monte Barajı'dır. Kasım 2019'da tamamlanan Xingu üzerindeki hidroelektrik kompleksi, kurulu kapasite bakımından dünyanın en büyük beşinci hidroelektrik kompleksidir. Proje, ilk beton levhanın atılmasından çok önce tartışmalara yol açmıştı. Barajı inşa etmekle görevlendirilen Norte Energia şirketi, projenin çevresel etkilerini hafife alan sahte değerlendirmeler yaptı. Brezilya anayasasına aykırı olarak, proje için yerli topluma danışılmadı, ancak en çok etkilenen taraf onlar oldu.

Xingu Nehri'nin %80'inin yönü değiştirilerek yerlilerin geleneksel balıkçılık noktaları yok edildi. Baraj, çoğu bölgeye özgü olan 600 balık ve kaplumbağa türünün yaşam alanlarını tehdit etti. Su altında kalan 670 kilometrekarelik orman ve ovalarda 20.000'den fazla insan yerinden edildi.

Belo Monte barajı hiçbir şekilde "çevreci" değildi - sadece inşaat, barajın 41 yıllık optimum enerji üretimiyle tasarruf edilecek olandan daha fazla sera gazı emisyonu üretti.

Belo Monte, Brezilya hükümetinin nehrin daha yukarısında bir barajlar zinciri inşa etme çabasında düşen ilk domino taşıdır. Tüm barajlar inşa edildiğinde Amazon havzasının yarısı etkilenmiş olacak. Brezilya Amazonyası'nın üçte ikisi yerli halkından arındırılmış olacak.

Belo Monte barajı Xingu Nehri'nin büyük bir kısmını dramatik bir şekilde yeniden şekillendirmiştir.
Belo Monte barajı Xingu Nehri'nin büyük bir kısmını dramatik bir şekilde yeniden şekillendirmiştir.
Joshua Stevens / NASA Earth Observatory / USGS

Belo Monte projesi, hidroelektrik enerjinin çevresel ve etnosidal ayak izinin münferit bir örneği değildir. Dünyanın dört bir yanında hidroelektrik santraller tartışmalara yol açıyor:

  • Nepal'de hükümet, ülkenin güneybatı köşesindeki yoksul ve depreme meyilli bir bölgede milyar dolarlık Sapta Koshi Yüksek Barajı'nı planlıyor. Yerel halk, ekonomik faydaların adaletsiz dağılımı ve sel sularında evlerini kaybetme korkusu nedeniyle barajın yapımına karşı çıkıyor.
  • Türkiye'nin Ilısu Barajı 2019 yılında faaliyete geçtiğinde, Türkiye'nin güneydoğusundaki son bakir nehir ve kanyon ekosistemleri, bölgedeki 12.000 yıl öncesine kadar uzanan antik insan yerleşim alanlarıyla birlikte sular altında kaldı.
  • Dünyanın en büyük enerji santrali olan Çin'in Üç Boğaz Barajı, ülkenin kömür tüketimini azalttı, ancak baraj sık sık toprak kaymalarını ve depremleri tetikliyor, sel kontrolünü kötüleştiriyor, Yang Tze Nehri'nin eşsiz biyolojik çeşitliliğini tehdit ediyor ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasını teşvik ediyor.

Hidroelektrik yalnızca çevreye verdiği büyük zararlar açısından değil, aynı zamanda ortaya çıkması yıllar alabilecek öngörülemeyen maliyetler açısından da yıkıcıdır. Örneğin, Senegal'de Diama barajının işletilmesi, inşaat öncesi tüm tahminlerin aksine, üç yıl sonra milyonlarca su kaynaklı şistozomiyaz enfeksiyonuna yol açmıştır. Ortaya çıkan olaylar zinciri oldukça karmaşık olabilir: Senegal'de göçmen nehir karideslerinin stoklarının tükenmesi, karideslerin avı ve Schistosoma parazitinin suçlu konağı olan tatlı su salyangozlarının balonlaşmasıyla sonuçlandı.[4] Tüm bunlar, önceden ne kadar iyi niyetli değerlendirme yapılırsa yapılsın ve bunlar ne kadar kapsamlı olursa olsun sorunların başlangıçtan itibaren belirgin olmayabileceğini gösteriyor.

Artan küresel nüfus ve daha fazla enerji talebiyle birlikte, ülkelerin iklim sorununa katkıda bulunmadan enerji verimliliklerini arttırmaları gerekmektedir. Sera gazı emisyonlarımızı azaltma konusunda ciddi olmamız gerekiyor, ancak hidroelektrik peşinde koşmak bunu yapmanın iyi bir yolu değil. Daha iyi haber ise, güneş, rüzgar, jeotermal ve gelgit enerjileri gibi daha çevreci alternatiflerin olması. Örneğin Brezilya, hükümetin şimdiye kadarki enerji politikalarında ihmal ettiği güneş ve rüzgar kaynakları ile kutsanmıştır. Tüm dünya sadece enerji santrallerinin sayısını arttırmak yerine mevcut enerji altyapılarının verimliliğini arttırmak için yatırım yapabilir ve yapmalıdır. 2007 yılında yapılan bir çalışma, Brezilya'nın enerji verimliliğine yatırım yaparak enerji tüketimini %40 oranında (14 Belo Monte santralinin üretimine eşdeğer) azaltabileceğini göstermiştir.

Hidroelektrik, ülkelerin Paris İklim Anlaşması hedeflerine sözde bağlılıklarını sergilemeleri için bir slogan haline geldi. Ancak hidroelektrik santrallerinin inşası genellikle iklim için gerçek bir endişeden ziyade ekonomik ve siyasi nedenlere dayanmaktadır. Hidroelektrik, tarihin defalarca gösterdiği gibi, iklim değişikliğinin sel dalgalarını durdurmak için başvurulacak bir çözüm olmamalıdır. Bununla birlikte, hidroelektrik diğer tüm olasılıklar arasında en iyi seçenek olarak görünüyorsa, önceden şeffaf ve dürüst bir değerlendirme yapılmalı ve tüm taraflar su altında kalan bir arazinin üzücü kayıpları için adil bir şekilde tazmin edilmelidir.

Rastgele Yazıya Git
22
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    3
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Sequencer Magazine | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 24.10.2026 17:12:58 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/17495

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et