Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Yaşlanma ve Evrim: Neden Yaşlanırız? Yaşlanmayı Durdurmak Mümkün mü?

Yaşlanma ve Evrim: Neden Yaşlanırız? Yaşlanmayı Durdurmak Mümkün mü? Pixabay
17 dakika
8,370
  • Geriatri
  • Evrimsel Tıp

Yaşlanma, ya da bazen söylendiği şekliyle ihtiyarlık, ilerleyen yaşla beraber fizyolojik işlevin kaçınılmaz olarak bozulmasıdır. Yaşlılık, nüfus istatistikleri çerçevesince, yaşa bağlı olarak ölüm oranında bir artış ve doğurganlıkta bir düşüşle tanımlanmaktadır (Görsel 1'e bakınız).[1], [2] Bu durum, evrimsel bir çelişki barındırır: Doğal seçilim, organizmaları en uygun şekilde sağkalım ve üreme başarısına (Darwinci uyum başarısına) sahip olacak tarzda tasarlıyorsa, o halde evrim, neden ilk iş olarak yaşlanmayı önlemez?

Görsel 1: a) 114 yaşında ölmüş (15 Aralık 1889 – 5 Mart 2004) İspanyol, yüz on yaşın üzerinde bir asırlık çınar olan Joan Riudavets Moll’ün bir fotoğrafı. b) Yaşlı insanlarda yaşlanmanın bir göstergesi, göz merceğinin donuklaşması demek olan kataraktlardır. c) İnsanlarda diğer bir yaşlanma belirtisi, atardamar duvarının kalınlaşması/sertleşmesi anlamına gelen aterosklerozdur (koroner arter hastalığıdır). Burada, ağır bir aort damarı ateroskleroz vakası gösterilmektedir.
Görsel 1: a) 114 yaşında ölmüş (15 Aralık 1889 – 5 Mart 2004) İspanyol, yüz on yaşın üzerinde bir asırlık çınar olan Joan Riudavets Moll’ün bir fotoğrafı. b) Yaşlı insanlarda yaşlanmanın bir göstergesi, göz merceğinin donuklaşması demek olan kataraktlardır. c) İnsanlarda diğer bir yaşlanma belirtisi, atardamar duvarının kalınlaşması/sertleşmesi anlamına gelen aterosklerozdur (koroner arter hastalığıdır). Burada, ağır bir aort damarı ateroskleroz vakası gösterilmektedir.
a) Wikipedia b) Rakesh Ahuja, M.D. c) Dr. Edwin P. Ewing, Jr./CDC.

Yaşlanma: Evrimsel Bir Paradoks

Aristo'dan başlayarak bilim insanları ve düşünürler yüzyıllar boyunca bu bilmeceyi çözmeye çabaladılar. Örneğin Romalı şair ve düşünür Lucretius, De Rerum Natura (Nesnelerin Doğası Üzerine) adlı eserinde, gelecek kuşaklara yer açtığı için yaşlanmanın ve ölümün faydalı olduğu fikrini savunmuştur. Bu görüş, biyologlar arasında 20. yüzyıla kadar tutunmuştur.

Bu Reklamı Kapat

Ünlü 19. yüzyıl Alman biyoloğu August Weissmann, tıpkı Lucretius gibi, seçilimin, daha genç ve daha doğurgan bireylere yer açarak türlerin sağkalımını garantileyen bir ölüm mekanizmasının evrimini destekleyebileceğini öne sürmüştür. Ancak daha sonra bu açıklamanın yanlış olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki: Ölümün bireylere ödeteceği bedel, gruba ya da türe getireceği faydadan muhtemelen daha fazla olacağı ve (üreme ile ilgili eşit randıman alındığı varsayılırsa) uzun ömürlü bireyler kısa ömürlülere göre daha fazla yavru bırakacağı için seçilim, böyle bir ölüm mekanizması tercih etmemelidir. 

Bu sebeple, yaşlanma olgusu için daha basit bir evrimsel açıklama, grup seçilimine dayalı değil de bireysel uyum ve seçilime dayalı bir izah gerektirir. Bu durum, yaşlanmanın "türün iyiliğine olacak şekilde" evrimleşmediğinin farkına varmış olan J.B.S. Haldane, Peter B. Medawar ve George C. Williams adlı üç evrimsel biyolog tarafından, 1940'larda ve 1950'lerde anlaşılmıştır. Bunun yerine doğal seçilim, ileri yaşlarda işlevi (ve uyum başarısını) sürdürmede verimsiz hale geldiği için yaşlanmanın evrimleştiğini savunmuşlardır.

Bu Reklamı Kapat

Bu düşünceleri, 1960’larda ve 70’lerde William D. Hamilton ve Brian Charlesworth tarafından matematiksel olarak formalize edilmiş (biçimlendirilmiş) olup günümüzde de deneylerle desteklenmektedir. Yazının geri kalanında, neden yaşlanıp öldüğümüze dair bu müthiş evrimsel kavrayışlara ve deneysel kanıtlara göz atacağız.[3], [4], [5]

Yaşlanma Teorileri

Seçilimin Kuvveti, Yaşa Bağlı Olarak Azalır!

Yukarıda bahsedildiği üzere, Medawar, Williams ve diğerlerini yaşlanmanın evrimsel teorisini geliştirmeye iten temel kavramsal sezişlerin altında, seçilimin yaşa bağlı olarak sağkalım oranını veya doğurganlığı ne derece etkilediğinin ölçümü demek olan "doğal seçilim kuvveti"nin (İng: "force of selection") ilerleyen yaşla beraber azaldığı düşüncesi yatar (Bkz: Görsel 2).[6], [7], [8] Fisher, resmî olarak incelememiş olsa da, Doğal Seçilimin Genetik Teorisi adlı ünlü kitabında bu fikirden bahsetmiştir.[9] Ayrıca, hem Haldane hem de Medawar aynı sonuca varmışlardır.[10], [11], [12]

Haldane, yaşla beraber seçilim kuvvetindeki azalışın Huntington hastalığına sebep olan baskın alellerin nispeten fazlaca yaygın oluşunu açıklayabileceğini öne sürmüştür. Haldane, genel olarak sadece 30 yaş üstü insanları etkileyen Huntington hastalığı hakkında şöyle düşünüyordu: Seçilim böyle bir hastalığı atasal modern öncesi popülasyonlarda etkin bir şekilde yok edemezdi; çünkü bu geç başlangıçlı hastalığı deneyimlemeden çok önce çoğu insan zaten ölmüş olurdu. Bu sebeple hastalık, seçilim tarafından "görülemezdi", diğer bir deyişle, ona bağımlı olamazdı.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Fisher'ın ve Haldane'in fikirlerine dayanarak Medawar, yaşlanmanın nasıl evrimleştiğine dair ilk model metni ve grafiğini tamamladı (bir sonraki bölüme bakınız). Medawar'ın argümanı özetle şöyledir: İlk olarak, rakiplerle, yırtıcılarla, patojenlerle (hastalık yapıcılarla), kazalarla ve diğer tehlikeli durumlarla dolu olduğundan doğal çevre çoğu organizma için tehlikelidir. Buradan hareketle, doğal popülasyonlarda çoğu birey, yaşlanamadan ve yaşlanma belirtilerini deneyimleyemeden önce ölür ya da öldürülür. Dolayısıyla bireylerin, ileri bir yaşta hayatta ve üreyebilir (reprodüktif) olma ihtimalleri genellikle çok düşük olur.[13]

İkinci olarak, doğal seçilim kuvveti ilerleyen yaşla beraber azalır (Görsel 2). Öyle ki seçilim, hayatının geç dönemlerindeki bireylerin performanslarıyla ilgilenmez. Bunun sonucu olarak da faydalı veya zararlı etkiler ilerlemiş yaşlarda ifade edildiğinde seçilim, faydalı etkileri tercih edemez ya da zararlı etkilere karşı savaşamaz. Örneğin, faydalı veya zararlı bir mutasyon üreme yeteneği durduktan sonra meydana gelirse, üreme başarısını etkilemeyecektir. Bu durumda da lehte ya da aleyhte etkin şekilde seçilemez. Diğer yandan bir mutasyon, daha erken bir zamanda (diyelim ki üreme döneminde) meydana gelecek olsa bile, seçilim onun etkilerini göremeyebilir çünkü dış kaynaklı sebeplerin (İng: "extrinsic") -diğer bir deyişle, doğal çevrenin- yol açtığı can kaybı yüksek olursa, o mutasyonu ifade edebilecek olan bireyler büyük bir ihtimalle çoktan ölmüş olurlar.

Görsel 2: Yaşın bir işlevi olarak seçilim gücü. Seçilimin sağkalım ve/veya üreme üzerine ne denli etkili olduğunun ölçümü demek olan “doğal seçilim gücü ya da kuvveti” yaşın bir fonksiyonu olarak etkisini kaybeder. J.B.S. Haldane ve Peter B. Medawar tarafından geliştirilen bu önemli teorik anlayış, daha sonra William D. Hamilton tarafından matematiksel olarak formalize edilmiştir (gösterilmiştir). Renklendirilmiş alanda (“seçilim gölgesi”) seçilim, ileri yaşlara özgü etkileri olan zararlı mutasyonları “göremez” çünkü yaşamın ileri döneminde olumsuz etki yaratan zararlı bir mutasyon, bu mutasyonu taşıyan bireylerin yavrularına yüksek olasılıkla çoktan geçmiş olacaktır ve böylelikle seçilim, böyle bir mutasyonu popülasyondan elemede etkisiz kalacaktır. Seçilimin azalan gücü kavramı, evrimsel yaşlanma teorileri için temel dayanaktır (Görsel 3’e de bakınız).
Görsel 2: Yaşın bir işlevi olarak seçilim gücü. Seçilimin sağkalım ve/veya üreme üzerine ne denli etkili olduğunun ölçümü demek olan “doğal seçilim gücü ya da kuvveti” yaşın bir fonksiyonu olarak etkisini kaybeder. J.B.S. Haldane ve Peter B. Medawar tarafından geliştirilen bu önemli teorik anlayış, daha sonra William D. Hamilton tarafından matematiksel olarak formalize edilmiştir (gösterilmiştir). Renklendirilmiş alanda (“seçilim gölgesi”) seçilim, ileri yaşlara özgü etkileri olan zararlı mutasyonları “göremez” çünkü yaşamın ileri döneminde olumsuz etki yaratan zararlı bir mutasyon, bu mutasyonu taşıyan bireylerin yavrularına yüksek olasılıkla çoktan geçmiş olacaktır ve böylelikle seçilim, böyle bir mutasyonu popülasyondan elemede etkisiz kalacaktır. Seçilimin azalan gücü kavramı, evrimsel yaşlanma teorileri için temel dayanaktır (Görsel 3’e de bakınız).
2012 Nature Education Fabian and Flatt 2011

Medawar ve Williams, daha sonra da Hamilton tarafından matematiksel ifadesi verilecek olan bu çıkarımların, yaşlanmanın evrimine açılan bir kapı olacağını fark etmişlerdir.[14]

Mutasyon Birikimi Hipotezi (MB)

Yukarıda bahsedilen mantığa bağlı olarak Medawar, zararlı bir mutasyonun etkilerinin üremenin genel olarak durduğu ve gelecekteki sağkalımın muhtemel olmadığı ileri yaşlarla sınırlı kalması durumunda, olumsuz ileri yaş etkileri ortaya çıkmadan önce negatif mutasyonu taşıyanların o mutasyonu çoktan bir sonraki jenerasyona aktarmış olacağı sonucuna vardı. Böyle bir durumda doğal seçilim, zararlı bir mutasyonu elemede zayıf ve etkisiz olacaktır ve evrimsel zaman içerisinde bu tür etkili nötr mutasyonlar genetik sürüklenme sebebiyle popülasyon içerisinde birikecek ve bu da sonuç olarak yaşlanmanın evrimine yol açacaktır. Bu, Medawar’ın mutasyon birikimi (MB) hipotezi olarak bilinir (Görsel 3A).

Görsel 3: Mutasyon birikimi ve antagonistik pleiotropi. Üst (A): Mutasyon Birikimi. Medawar, seçilim gücünün yaşla beraber azalması durumunda, seçilimin güçlü olduğu zamanlarda, yani yaşamın ilk yıllarında nötr konumda (etkisiz) olup; seçilimin zayıf olduğu (gölgeli alan) zamanlarda, yani yaşamın ileri dönemlerinde zararlı etkilere sahip olan mutasyonların veya alellerin popülasyon içinde birikeceğini fark etti. Yaşamın ileriki yıllarında görülen bu tür zararlı genetik varyantlar, yaşlanmanın mutasyon birikimi (MB) teorisi adı verilen bir düşünceye, yani yaşlanmanın evrimine yol açabilir. Alt (B): Antagonistik Pleiotropi. Williams erken yaşlardaki güçlü seçilimin, sağkalım ve üreme gücü üzerine yararlı etkileri olan mutasyonları veya alelleri (bu aynı mutasyonlar ve aleller, ileri yaşlarda pleiotropik* zararlı etkiler sergiliyor olsalar bile) tercih edebildiğini fark ederek Medawar’ın düşüncesini daha ileriye taşımış oldu. İleri yaşlarda seçilim zayıf düştüğü için, (özellikle de, aynı varyantlar, erken yaşlarda güçlü seçilim tarafından tercih edilen pozitif etkilere sahip olduğunda) bu tür zararlı genetik etkileri savuşturmada etkisiz kalır (gölgeli alan). Williams’ın bu düşüncesi, yaşlanmanın antagonistik pleiotropi (AP) teorisi olarak bilinir. MB ve AP teorileri, birlikte, evrimsel yaşlanma teorisinin mihenk taşlarını oluştururlar.
Görsel 3: Mutasyon birikimi ve antagonistik pleiotropi. Üst (A): Mutasyon Birikimi. Medawar, seçilim gücünün yaşla beraber azalması durumunda, seçilimin güçlü olduğu zamanlarda, yani yaşamın ilk yıllarında nötr konumda (etkisiz) olup; seçilimin zayıf olduğu (gölgeli alan) zamanlarda, yani yaşamın ileri dönemlerinde zararlı etkilere sahip olan mutasyonların veya alellerin popülasyon içinde birikeceğini fark etti. Yaşamın ileriki yıllarında görülen bu tür zararlı genetik varyantlar, yaşlanmanın mutasyon birikimi (MB) teorisi adı verilen bir düşünceye, yani yaşlanmanın evrimine yol açabilir. Alt (B): Antagonistik Pleiotropi. Williams erken yaşlardaki güçlü seçilimin, sağkalım ve üreme gücü üzerine yararlı etkileri olan mutasyonları veya alelleri (bu aynı mutasyonlar ve aleller, ileri yaşlarda pleiotropik* zararlı etkiler sergiliyor olsalar bile) tercih edebildiğini fark ederek Medawar’ın düşüncesini daha ileriye taşımış oldu. İleri yaşlarda seçilim zayıf düştüğü için, (özellikle de, aynı varyantlar, erken yaşlarda güçlü seçilim tarafından tercih edilen pozitif etkilere sahip olduğunda) bu tür zararlı genetik etkileri savuşturmada etkisiz kalır (gölgeli alan). Williams’ın bu düşüncesi, yaşlanmanın antagonistik pleiotropi (AP) teorisi olarak bilinir. MB ve AP teorileri, birlikte, evrimsel yaşlanma teorisinin mihenk taşlarını oluştururlar.
2012 Nature Education Fabian and Flatt 2011.

Böyle bir mutasyon birikimi sürecinin etkileri, bireylerin dış kaynaklı ölümlere daha az maruz kaldığı (örneğin, azalan yırtıcılık sebebiyle oluşan) ortam değişimlerinden sonra organizmal seviyede açığa çıkacak ve böylelikle bireyler, yaşlanma belirtilerini bizzat deneyimleyecekleri yaşa kadar ömür süreceklerdir.

Bu Reklamı Kapat

Medawar'ın MB hipotezi daha sonra Charlesworth tarafından sağlam matematiksel temellere oturtulmuştur.[7], [15] Özellikle meyve sinekleriyle (Drosophila melanogaster) yapılan birkaç deneysel çalışma, kısıtlı da olsa, MB düşüncesini destekleyen deneysel veri sunmuştur.[3], [7]

Antagonistik Pleiotropi Hipotezi (AP)

Evolution'da yayımlanmış etkileyici bir makalede George C. Williams, Medawar’ın fikirlerini bir adım daha ileriye götürdü.[14] Williams’a göre, seçilimin ileri yaşlarda zararlı etkilerle başa çıkamadığı düşüncesi doğruysa, bu durumda, farklı yaşlarda zıt, pleiotropik etkilere sahip mutasyonlar veya aleller var olabilirdi. Diğer bir deyişle, seçilimin güçlü olduğu genç yaşlarda uyum başarısı üzerine yararlı etkiler sergileyen genetik varyantlar, seçilimin zayıf olduğu ileri yaşlarda zararlı etkilere sahip olabilirdi. Bu düşünce, yaşlanma teorisinde antagonistik pleiotropi (AP) hipotezi olarak bilinmektedir (Bkz: Görsel 3B).

Williams, yaşamın erken yıllarında gözüken mutasyonların faydalı etkilerinin, ileri yaşlarda zararlı etkilerine baskın çıkması durumunda, bu tür genetik varyantların popülasyon içerisinde tutunup sayıca artacağını ve bunun da yaşlanmanın evrimine yol açacağını vurgulamıştır. Sonuç olarak, Williams’ın hipotezi ışığı altında yaşlanmanın evrimi, gençlik döneminde sağkalım ve üreme için iş başında olan seçilimin adaptasyon sağlayamayan bir yan ürünü olarak görülebilir.

Williams’ın AP hipotezinden doğal olarak çıkan bir sonuca göre, üreme gibi erken-dönem uyum başarısı unsurları, yaşlılıkta sağkalım gibi geç-dönem uyum başarısı unsurlarıyla genetik olarak takas edilmelidir (trade-off). Bunun sonucunda, örneğin, yüksek genç yaş doğurganlığa sahip genotipler, düşük üreme kapasitesine sahip genotiplere kıyasla daha kısa ömürlü olmalıdırlar.

Bu Reklamı Kapat

Harcanabilir Vücut Hücresi (Soma) Hipotezi

Buna benzer bir anlayışla Kirkwood'un 1977 tarihli "Harcanabilir Vücut Hücresi (Soma) Hipotezi" (HVHH) hipotezi, soma bakımı ve onarımına yapılan optimal (en iyi) yatırım düzeyinin, sonsuz sağkalım için gerekli olan düzeyin altında kalacak şekilde evrimleşeceğini öngörür. Buradaki düşünce, daha fazla yatırım evriminin karlı olmayacağıdır; çünkü böyle bir yatırımın dönüşü, çevre kaynaklı ölümler sebebiyle asla gerçekleşmeyebilir. Dahası, üremeye yapılan yatırım (veya genel anlamda erken-dönem uyum başarısı unsurları), normalde somatik bakım ve onarım için kullanılabilecek olan sınırlı sayıdaki kaynağı kullanabilir. Bu anlamda bu türden kaynak paylaşımı takasları (trade-offs), Williams’ın AP modelinin fizyolojik bir uzantısı olarak görülebilir.

Hipotezler Arası Kıyas

MB’nin AP’ye olan görece sıklığı halen tartışmalı olsa da (normalde iki hipotez de birbirine çok yakındır), AP kavramıyla tutarlı olan uyum başarısı takaslarının varlığına dair günümüzde sağlam kanıtlar vardır.[13], [16] Rekabete dayalı enerji veya kaynak paylaşımının (SHY hipotezinden beklenileceği üzere) bu tür takaslara fizyolojik olarak neden olup olmadığı bir nebze tartışmalıdır; fakat takasların kendileri, sağlam temeller üzerinedir. En önemlisi, Williams'ın öne sürdüğü takas türleri evrimsel düzeyde bulunmuştur: Örneğin, Michael Rose ve Leo Luckinbill laboratuvarlarında yapılmış birkaç deneyde, artırılmış ileri-yaş üreme başarısı için yapay olarak seçilmiş meyve sineklerinin, azaltılmış erken dönem doğurganlığı karşısında uzun ömürlü oldukları görüldü. Bu titiz deneyler, evrimsel yaşlanma teorisini destekleyen ilk somut deneysel test niteliği taşımaktadır.

Bu sebeple, klasik evrimsel yaşlanma teorisinin iki temel mihenk taşı vardır: MB ve AP. Ancak, her iki modelin de kavramsal olarak benzer oldukları dikkate alınmalıdır: MB hipotezine göre yaşlanma, zararlı ileri-yaş etkilerine sahip etkili nötr mutasyon birikimi aracılığıyla evrimleşir. Oysaki AP'ye göre yaşlanma, yararlı genç-yaş ve zararlı ileri-yaş etkilere sahip mutasyonlar sebebiyle meydana gelir. Gerçekte, muhtemel olarak her iki mutasyon tipi de popülasyon içerisinde yer alır ancak görece sıklıkları henüz bilinmemektedir. Ayrıca, mutasyonal etkilerin yaşa göre dağılımı, bu iki senaryonun öngördüğünden çok daha karmaşık olabilir.

Yaşam Süresinin Evrimi

Farklı organizmalar ömürleri bakımından büyük çeşitlilikler gösterirler (Görsel 4). Açıkça anlaşılacağı üzere yaşlanma, ölüm riskini artırdığından yaşam süresini olumsuz etkiler. Seçilim tarafından denetlenmeyen bu içkin (kendiliğinden oluşan) ve adaptasyon sağlayamayan yaşlanma etkileri yaşam süresini etkileyen tek faktör değildir.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
İnsan Sonrası Bilgi

“Zamanımıza layık olmak, eleştirel ve yaratıcı bir tutum içinde ona tesir etmek önemlidir. Umutsuzluk bir proje değildir ama olumlama öyledir. Temellendirilmiş, hesap verebilir ve aktif bir ‘biz’ oluşturarak işe başlamamız gerekir. İçinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlarda, teknolojinin aracılık ettiği sosyal ilişkiler içinde, ekonomik küreselleşmenin olumsuz etkileri ve hızla bozulan bir çevrede, ‘hakikat sonrası’ politik liderlerin paranoyak ve ırkçı retoriğine karşı, olumlayıcı etik ve politik pratikleri inşa etmek için birlikte nasıl emek verebiliriz? Yaratıcı direnişle nasıl toplumsal olarak sürdürülebilir umut ufukları üretebiliriz? Beşeri bilimlerdeki akademisyenler mevcut durumda insan sonrası zorluklara cevap olacak şekilde bilgi alanlarını nasıl yeniden şekillendiriyor? Nihilizme direnmek, tüketici bireycilikten kaçınmak ve yabancı düşmanlığına karşı bağışıklık kazanmak için hangi araç gereçleri kullanabiliriz? Tüm bunların yanıtı ittifaklar, çapraz bağlantılar ve başımızı derde sokan konularda güç de olsa konuşarak ‘bizi; bir halkı’ oluşturma praksisinde yatıyor. Bu bakımdan içinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlar, geniş ölçekli insandışı bileşeniyle birlikte, bütünüyle pek insanca.”

Otuz yılı aşkın süredir beşeri bilimler alanında çalışmalar yapan Rosi Braidotti, pek çok açmaz ve çelişki barındıran insan sonrası dönemde ortaya çıkan yeni öznellik türleri, bilgi üretim pratikleri ve akademik çalışma alanlarını inceleyerek ileriye yönelik olumlayıcı bir yol haritası çiziyor. Bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir insan sonrası yaklaşım öneriyor. İnsan Sonrası Bilgi Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşadığımız insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı niteliğinde.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Kolektif Kitap tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺55.00
İnsan Sonrası Bilgi

Görsel 4: Farklı organizmalar arasında görülen yaşam süresi varyasyonu. Farklı türler ne kadar uzun bir ömür sürdükleri konusunda önemli ölçüde değişiklik gösterirler. (a) Kubbe kabuklu dev Galápagos kaplumbağası (Geochelone elephantopus) yaklaşık 180 yaşına kadar yaşayabilirken (b) (Ephemeroptera böcek takımına ait olan) bazı mayıs sineği türleri yaklaşık yarım saatten sonra ölürler. (c) Dev kaplumbağalardan çok daha yaşlı olan porsuk ağacı (Taxus baccata) gibi belli başlı ağaçların 4.000 ila 5.000 yaş aralığında bazı örnekleri mevcuttur. (d) Tatlı su genus cinsi Hydra polipleri gibi diğer birkaç organizmanın çok yavaş yaşlandıkları; hatta (tartışmalı bir görüş olsa da) ölümsüz olma potansiyeline sahip oldukları düşünülür.
Görsel 4: Farklı organizmalar arasında görülen yaşam süresi varyasyonu. Farklı türler ne kadar uzun bir ömür sürdükleri konusunda önemli ölçüde değişiklik gösterirler. (a) Kubbe kabuklu dev Galápagos kaplumbağası (Geochelone elephantopus) yaklaşık 180 yaşına kadar yaşayabilirken (b) (Ephemeroptera böcek takımına ait olan) bazı mayıs sineği türleri yaklaşık yarım saatten sonra ölürler. (c) Dev kaplumbağalardan çok daha yaşlı olan porsuk ağacı (Taxus baccata) gibi belli başlı ağaçların 4.000 ila 5.000 yaş aralığında bazı örnekleri mevcuttur. (d) Tatlı su genus cinsi Hydra polipleri gibi diğer birkaç organizmanın çok yavaş yaşlandıkları; hatta (tartışmalı bir görüş olsa da) ölümsüz olma potansiyeline sahip oldukları düşünülür.
a) Matthew Field. b) Fritz Geller-Grimm. c) Wikipedia. d) Przemyslaw Malkowski.

Yaşlanma meydana gelsin ya da gelmesin, artırılmış üreme başarısına yönelik seçilim karşılığında üreme ömrü, uyarlamalı olarak evrim geçirebilir.[17] Daha uzun bir ömür, normal olarak, artırılmış üreme başarısını akla getirir. Bu sebeple düşük yetişkin ölümleri (ömür başına daha fazla üreme olayına izin verdiği için), yüksek çocuk ölümleri (çocuk kaybının telafisi yetişkinleri üremeye zorladığı için) ve bir üreme faaliyetinden bir sonrakine çocuk ölümlerinde görülen yüksek varyasyon (üreme başarısındaki belirsizliği artırdığı ve üreme telafisi gerektirdiği için) gibi faktörlerin tümü üreme ömrünü uzatabilir. Seçilimin ömür süresini artırıcı bu etkileri, çocuk ölümlerine oranla yetişkin ölümlerini artırmaya eğilimli etkileri tarafından dengede tutulur. Bunun sonucu olarak, dış çevre kaynaklı yetişkin ölümleri yüksek olursa, seçilim zayıf olur. Bu da yaşlanma gibi içkin sebeplere dayalı daha yüksek ölüm oranlarının evrimine yol açar.

Buna ilaveten seçilim, artırılmış üreme başarısını -ve böylelikle daha uzun bir üreme ömrünü- tercih ediyor olsa da yaşam uzunluğu, AP'nin neden olduğu üreme başarısı ve sağkalım arasındaki içkin takaslar tarafından sınırlandırılabilir. Sonuç olarak ömrün evrimi, artırılmış üreme başarısı için seçilim ile içkin yaşa bağlı ölüm unsurlarını artıran faktörler arasındaki bir denge olarak görülebilir. 

Bu düşünceler birkaç araştırmacı tarafından deneysel olarak test edilmiş ve kanıtlarla desteklenmiştir. Örneğin, Stearns ve meslektaşları, güzel ve deneysel bir evrim modeli kullanarak meyve sineklerini yüksek ya da düşük seviyeli dış çevre kaynaklı yetişkin ölümlerine maruz bırakmışlar ve düşük seviyeli yetişkin ölümlerine maruz bırakılan sineklerin yüksek seviyeli ölümlere maruz kalanlara göre göze çarpan şekilde daha düşük içkin ölüm seviyeleri geliştirdiklerini görmüşlerdir.[18] Diğer bir deyişle yüksek seviyeli ölüme maruz kalan sinekler, düşük seviyeli ölüme maruz bırakılan sineklere göre daha hızlı yaşlanma sürecine girmişlerdir.

Yaşlanma Yaygın Bir Özellik mi?

Yaşam süresi ve yaşlanma oranı bakımlarından geniş bir genetik varyasyon olduğunu ve yaşlanmanın MB ve ve/veya AP aracılığıyla kolayca evrimleşebildiğini vasayarsak, bu durumda, yaşlanma türler arasında yaygın olmaya mı eğilimlidir? Görünüşe göre, uzun ömürlü türlerin yanı sıra bazı oldukça kısa ömürlüler de dahil farklı türler arasında yaşam süresi bakımından hatırı sayılır ölçüde varyasyon miktarı vardır (Bkz: Görsel 4).

Yaşam süresinde görülen bu çeşitliliğin çoğu, dış çevreye bağlı sebeplerden ötürü ölüm seviyelerindeki varyasyonlarla ve semelpor (bir defaya mahsus üreyen) canlılar da dahil olmak üzere farklı optimal üreme ömürlerinin evrimiyle kolaylıkla açıklanabilmektedir.[17] Örneğin, bir kabuğa sahip, uçabilen veya zehirli olan ve bu şekilde avcılardan iyi şekilde korunabilen türler, daha az korunabilenlere göre daha uzun yaşamaya eğilimlidirler.[19], [20]

Bakteriler Yaşlanmıyor Olabilir mi?

Fakat, acaba ölümsüz organizmalar var mıdır? Çok yavaş yaşlanan organizma örnekleri mevcut olsa da (Bkz: Görsel 4), gerçekten hiç yaşlanmayan türlerin olup olmadığı hala gizemini korumaktadır. Bu hususta bakteriler, iyi bir tartışma konusudur.

Uzun bir süredir, bakterilerin yaşlanmadığı düşünülmekteydi. Aslına bakılacak olursa, Williams’ın yaşlanmanın evrimi hakkında dile getirdiği en güçlü savlardan biri sadece eşey hücre öncülleri (Ç.N: Yumurtaların ve spermlerin oluşumuna izin veren uzmanlaşmış kök hücre dizisi) ve soma ayrımı olan organizmaların yaşlanması gerektiği fikriydi. Bu tür organizmalarda, eşey hücre öncüllerinin bakımı sınırsız olarak yapılır ancak yaşlanan soma, üreme görevini yerine getirdikten sonra artık "harcanabilir/gözden çıkarılabilir" durumdadır.

Buna nazaran bakteriler, belirgin bir eşey hücre öncülleri ve soma ayrımı sergilemezler ve bu sebeple ölümsüz olmaları beklenir. Belirgin bir eşey hücre öncülleri/soma ayrımının olmayışından daha önemlisi, prokaryotlarda, protozoalarda (bir gözeli hayvanlarda), alglerde ve simetrik bölünen tek hücrelilerde bariz bir şekilde ayrılmış yaş sınıflarının olmayışıdır.[21] Örneğin, simetrik bölünen tek hücrelilerde, ebeveyn ve yavrunun fenotipik olarak birbirlerinden ayırt edilemez oluşlarından dolayı bireyler yaşlanmamalıdırlar. Diğer bir deyişle, genci yaşlıdan ayırt etmek olanaksız olduğu için yaş, seçilime tabi değildir. Aynı mantıktan hareketle yaşlanma, yaşlanan ebeveynlerin yavrularından fenotipik olarak ayırt edilebildiği asimetrik çoğalan organizmalarda meydana gelmelidir.

Gerçekten de asimetrik bölünen bir bakterinin yaşlılık belirtileri gösterdiği yakın zamanda bulundu.[22] Ancak simetrik bölünen E. coli'nin bile yaşlandığını belirtmek isteriz: E. coli, hücreiçi anne-yavru asimetrisi göstermektedir. Bu da yaşlılığın meydana gelmesi için seçilimin müdahale edebildiği yaş sınıflarını şekillendirir. Ackermann ve ekip arkadaşları, ayrıca, canlılık tarihinde yaşlanmanın kökenini modellemiş ve hücreler simetrik olarak bölündüklerinde bile, tek hücrelilerin, kolaylıkla, yavru hücreler içerisinde asimetrik ve eşit olmayan bir hasar dağılımı durumu geliştirdiklerini ortaya koymuşlardır. Ancak böylesi bir asimetri evrimleşir evrimleşmez, yaşlanma da evrimleşmektedir. Bu sebeple yaşlanma (farklı türler arasında yaşam süresi bakımından muazzam ölçüde varyasyon olmasına rağmen) hücresel yaşamın esas ve kaçınılmaz bir özelliği gibi görünmektedir.

Sonuç

Bu makalemizde, evrimsel biyologların yaşlanmanın evrimi hakkındaki düşüncelerini aktardık. Günümüzde, yaşlanmanın olumlu olacak tarzda seçilmiş, programlı bir ölüm süreci olmadığı ve "türlerin iyiliği için" evrimleşmediği açıklık kazanmıştır. Böyle olmaktan ziyade yaşlanma, yaşlılıkta sağkalımı, üremeyi ve somatik onarımı devam ettirmede zayıf ve etkisiz kalan seçilim yüzünden var olan bir yaşamsal özelliktir.

Bu Reklamı Kapat

Yaşın bir fonksiyonu olarak seçilim gücünün zayıf düştüğü gözlemine dayanarak, organizmaların niçin yaşlanıp öldüğünü açıklamak için iki ana hipotez formüle edilmiştir: mutasyon birikimi hipotezi (MB) ve antagonistik pleiotropi hipotezi (AP). MB’ye göre yaşlanma, yaşamın ancak geç dönemlerinde kendilerini gösteren zararlı mutasyonlar seçilim tarafından etkili bir şekilde elenemediği için evrimleşmektedir. AP’ye göre ise yaşlanma, yaşamın erken döneminde artırılmış uyum başarısını elde etmek adına seçilimin adaptasyon sağlayamayan bir yan ürünü olarak evrimleşmiştir. Diğer bir deyişle yararlı erken dönem etkileri, yaşlanmaya yol açan zararlı ileri yaş etkilerini genetik olarak beraberinde getirir.

Yaşlanma, açıkça görüldüğü üzere, yaşam süresini kısaltır ancak yaşam süresi, aynı zamanda, üreme olaylarının sayısını artırmak amacıyla seçilim tarafından belirlenir. Bundan dolayı yaşam süresinin evrimi, üreme evresini uzatan seçici faktörler ile onu kısaltan içkin (kendiliğinden) ölüm unsurları arasındaki bir dengedir. Gerçekten ölümsüz organizmaların var olup olmadığı tartışmalıdır ve son zamanlardaki kanıtlar, aslında, yaşlanmanın tüm hücresel yaşamın kaçınılmaz bir özelliği olma ihtimaline işaret etmektedir.

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 6
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 1
  • Muhteşem! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Nature | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. R. Rose. (1994). Evolutionary Biology Of Aging. ISBN: 9780198022725. Yayınevi: Oxford University Press.
  • ^ A. M. Bonikowski. Aging And Its Demographic Measurement. (1 Ocak 2010). Alındığı Tarih: 9 Aralık 2021. Alındığı Yer: Nature | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b K. A. Hughes, et al. (2004). Evolutionary And Mechanistic Theories Of Aging. Annual Reviews, sf: 421-445. doi: 10.1146/annurev.ento.50.071803.130409. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. W. Fox. (2006). Evolutionary Genetics: Concepts And Case Studies. ISBN: 9780195168181. Yayınevi: Oxford University Press, USA.
  • ^ T. Flatt, et al. (2009). Integrating Evolutionary And Molecular Genetics Of Aging. Biochimica et Biophysica Acta (BBA) - General Subjects, sf: 951-962. doi: 10.1016/j.bbagen.2009.07.010. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ W. D. Hamilton. (1966). The Moulding Of Senescence By Natural Selection. Journal of Theoretical Biology, sf: 12-45. doi: 10.1016/0022-5193(66)90184-6. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b c B. Charlesworth. (2000). Fisher, Medawar, Hamilton And The Evolution Of Aging.. Genetics, sf: 927. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. R. Rose, et al. (2007). Hamilton's Forces Of Natural Selection After Forty Years. Evolution, sf: 1265-1276. doi: 10.1111/j.1558-5646.2007.00120.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. A. Fisher. (2018). The Genetical Theory Of Natural Selection (Classic Reprint). ISBN: 9780265736319. Yayınevi: Forgotten Books.
  • ^ J. B. S. Haldane. (1942). New Paths In Genetics. Yayınevi: Harper & Brothers.
  • ^ P. B. Medawar. (1946). Old Age And Natural Death. Modern Quarterly, sf: 30-49. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. B. Medawar. (1952). An Unsolved Problem Of Biology.
  • ^ a b J. A. Moorad, et al. (2010). Evolution: Aging Up A Tree?. Current Biology, sf: R406-R408. doi: 10.1016/j.cub.2010.03.016. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b G. C. Williams. (2006). Pleiotropy, Natural Selection, And The Evolution Of Senescence. JSTOR, sf: 398. doi: 10.2307/2406060. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. Charlesworth. (1994). Evolution In Age Structured Populations. ISBN: 9780521459679. Yayınevi: Cambridge University Press.
  • ^ T. Flatt, et al. (2007). Still Pondering An Age-Old Question. Science, sf: 1255-1256. doi: 10.1126/science.1147491. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b S. C. Stearns. (1992). The Evolution Of Life Histories. ISBN: 9780198577416. Yayınevi: Oxford University Press, USA.
  • ^ S. C. Stearns, et al. (2000). Experimental Evolution Of Aging, Growth, And Reproduction In Fruitflies. Proceedings of the National Academy of Sciences, sf: 3309-3313. doi: 10.1073/pnas.97.7.3309. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. N. Austad, et al. (1991). Mammalian Aging, Metabolism, And Ecology: Evidence From The Bats And Marsupials. Journal of Gerontology, sf: B47-B53. doi: 10.1093/geronj/46.2.B47. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. A. Blanco, et al. (2005). Maximum Longevities Of Chemically Protected And Non-Protected Fishes, Reptiles, And Amphibians Support Evolutionary Hypotheses Of Aging. Mechanisms of Ageing and Development, sf: 794-803. doi: 10.1016/j.mad.2005.02.006. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. Partridge, et al. (1993). Optimally, Mutation And The Evolution Of Ageing. Nature, sf: 305-311. doi: 10.1038/362305a0. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Ackermann, et al. (2003). Senescence In A Bacterium With Asymmetric Division. Science, sf: 1920-1920. doi: 10.1126/science.1083532. | Arşiv Bağlantısı
  • M. Kaeberlein, et al. (1999). The Sir2/3/4 Complex And Sir2 Alone Promote Longevity In Saccharomyces Cerevisiae By Two Different Mechanisms. Genes & Development, sf: 2570-2580. doi: 10.1101/gad.13.19.2570. | Arşiv Bağlantısı
  • D. A. Sinclair. (2019). Lifespan: Why We Age—And Why We Don't Have To. ISBN: 9781501191978. Yayınevi: Atria Books.
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/09/2022 04:24:31 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/468

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Sağlık
Element
Asteroid
Öğrenme Alanı
Yumurta
Ağız Sağlığı
Plastik
Köpek
Şüphecilik
Ribozim
Aşılar
Cinsiyet Araştırmaları
Toprak
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Cinsiyet
Duygu
Veri
Yüksek
Doğum
Şehir Hastanesi
Hayvanlar
Yıl
Elektron
Böcek
Çocuklar İçin Bilim
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.