Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Yaşam ve Ölüm Sarkacı: İnsanlar Neden İntihar Ediyor? İntihar Düşüncelerini ve Girişimlerini Nasıl Önleyebiliriz?

Dünyada her 40 saniyede bir kişi hayatına son veriyor ve her 20 intihar teşebbüsünden biri ölümle sonuçlanıyor.

Yaşam ve Ölüm Sarkacı: İnsanlar Neden İntihar Ediyor? İntihar Düşüncelerini ve Girişimlerini Nasıl Önleyebiliriz? NPR
Editör Seçkisi
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Uyarı: Eğer intihar etmeyi düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz! Ücretsiz olarak yardım alabileceğiniz kaynaklara başvurun. Eğer acil tıbbi yardıma ihtiyacınız varsa, şimdi 112'yi arayın.

***

Bir önceki yazımızda, insanların kendi kendilerine zarar verme davranışlarını incelemiş, bunu önlemek için neler yapabileceğimize bakmıştık. Bu yazıda ise intihar kavramına odaklanacağız. Çünkü insanın ruhsallığı yaşam dürtüsüne yaklaştıkça kurucu, uzaklaştıkça ise yıkıcı bir hal alabilir. Hangisine daha yakın olacağımızı ise erken çocukluk döneminde kurduğumuz ilişkiler, mizacımız, genetik yatkınlarımız ve travmatik deneyimlere verdiğimiz ruhsal tepkilerin tümü belirler. Akılda tutulmalıdır ki, yaşam ve ölüm dürtüsü sadece bir ucunda durabileceğimiz, katı ve değişmez ruh halleri değildir. Hayatımız bu iki dürtü arasında salınarak geçer. Ancak, intihar (özkıyım) kişinin benliğine yönelmiş olan ölüm dürtüsünün serbest kalarak, maskelerinden arınarak bütün şiddetiyle karşımızda durduğu zorlu bir ruh halidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün yapmış olduğu açıklamalara göre, her yıl intihar nedeniyle 800 bin insan hayatını kaybediyor. Dünyada her 40 saniyede bir kişi hayatına son veriyor ve her 20 intihar teşebbüsünden biri ölümle sonuçlanıyor.

DSÖ, 2016 Yaşa Göre Standartlaştırılmış İntihar Oranları, (100 000 için).
DSÖ, 2016 Yaşa Göre Standartlaştırılmış İntihar Oranları, (100 000 için).
Dünya Sağlık Örgütü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 yılında yayınladığı verilere göre ise, ülkemizde 3 bin 161 kişi, yani günde ortalama sekiz kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir. Yine verilere göre, "hastalık, geçim zorluğu, istediği ile evlenememe, ticari ya da akademik başarısızlığın" en sık rastlanan intihar nedenleri arasında olduğu belirtilmiştir.

TÜİK, 2018. Yıllara Göre İntihar Sayısı
TÜİK, 2018. Yıllara Göre İntihar Sayısı
TÜİK

Türk Dil Kurumu’nun yapmış olduğu tanıma göre intihar, "bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesidir." [1] Psikolojik olarak ise "intihar, insanın öz benliğine yönelmiş bir saldırganlık ve yok etme eylemi olup bireyin yaşamına istemli olarak son vermesidir." [2]

İntihar çok yönlü bir eylemdir bu nedenle tek bir nedene indirgemek mümkün değildir. Öte yandan yapılan araştırmalara göre, intihar ve ruhsal hastalıklar arasında ciddi ilişkiler tespit edilmiştir. [3] Yaşam boyu risk açısından değerlendirildiğinde, majör depresyon için intihar riski 20 kat, şizofreni için yaklaşık 9 kat, panik bozukluk için 10 kat ve kişilik bozukları için 7 kat artmaktadır. [4] İntihar eden bireylerin %90’ı bir ruhsal hastalıkla mücadele etmesine rağmen psikiyatrik tedavi gören hastaların pek çoğunun intihar etmediği akılda tutulmalıdır.[5] Eskiçağ toplumlarının mitlerinde ebedi hayat için ölüm denizini aşmaya çalışan Gılgamış’tan, Makedonyalı İskender’in “ab-ı hayat” için karanlıklar ülkesine gidişine kadar çeşitli şekillerde ortaya çıkan ölümsüzlük arayışı ve yaşam arzusu[6] , yerini nasıl kendi benliğini yıkmaya bırakır?

Sanıyoruz bu sorunun cevabı bizi derin ruhsal ya da fiziksel acılara götürür, kişinin artık taşımakta zorlandığı ve gittikçe artan duygusal yüklerin altında içsel olarak hayatla kurduğu bağlar zayıflayabilir. Artan bu duygusal yüklerin etkisiyle içine kapanabilir ve sosyal, ilişkisel bağları kopma noktasına gelebilir. Bu nedenle, yaşam boyu intihar ihtimaliyle mücadele ederken hem bireysel hem sosyal hem de toplumsal sorumluluklarımız akılda tutulmalıdır.

Pablo Picasso'nun, İspanya'daki Guernica şehrinin bombalanmasını anlatan tablosu, Guernica (1937)
Pablo Picasso'nun, İspanya'daki Guernica şehrinin bombalanmasını anlatan tablosu, Guernica (1937)
Wikimedia Commons

İntiharla Mücadele Ederken Akılda Tutulması Gerekenler

İntiharı önlemeye yönelik girişimler, birincil, ikincil ve üçüncül düzey önlemler[7] olarak sınıflandırılabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

1. Birincil Düzey Önlemler

Toplumsal düzeyde alınacak önlemlerdir. Toplumda intihar riskini arttıran etmenlerin tespit edilerek ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Çevresel olarak kişiyi intihara yönlendirebilecek işsizlik, eğitime ulaşamama ve sık kullanılan intihar araçlarına kısıtlama getirilmesi gibi risk faktörlerini azaltmayı hedeflemektedir. İngiltere’de sık kullanılan intihar araçlarına ulaşmada kısıtlamalar getirilmesiyle birlikte intihar hızında anlamlı oranda düşme tespit edilmiştir. [8]

DSÖ, intihar haberlerinin medyada romantize edilerek, normalleştirerek ve kullanılan yöntem, fotoğraf gibi ayrıntılarıyla sunulmasının intihar riskini arttırdığını bildirmiştir. Bununla ilgili, DSÖ "sorumlu habercilik" gereği intihar haberlerinin topluma ulaştırılırken sunum şekli ile ilgili önerilerde bulunduğu bir kılavuz yayınlamıştır. [9] Viyana Metrosu’nda yaşanan intiharın "sorumlu habercilik" kapsamında bildirilmesi amacıyla Avusturya İntiharı Önleme Derneği tarafından hazırlanan kılavuz sayesinde, sonraki 6 ayda metro intiharlarının %80 azaldığı tespit edilmiştir.[10]

Türkiye’de intiharla ilgili internet haberlerinin sunum şeklinin incelendiği çalışmada 2016-2017 yılları arasında internette yer alan toplam 106 intihar haberi DSÖ kriterlerine göre incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre ise, %92 oranında “uygunsuz”, %8 oranında “uygun” haber sunumu yapıldığı tespit edilmiştir. [11] Bu sayılar, yapılan haberlerin intiharı önlemek yerine intihar riskini arttırabileceğini gözler önüne sermektedir.

Ek olarak, intihar ve yöntemleri ile ilgili yapılan internet aramalarının, intiharı önleme ve bu yoğun duyguyla baş etme konusunda destek alınabilecek kurum ve kuruluşlara yönlendirilmesi oldukça önemlidir. Bir yandan ise, sosyal medyanın gelişimiyle birlikte herkesin intiharla ilgili haberleri paylaşırken sorumlu habercilik kriterlerini göz önünde bulundurması hayati bir önem taşımaktadır.

2. İkincil Düzey Önlemler

İkincil düzey önlemlerin temelinde risk gruplarını belirlemek ve önleyici tedbirler almak vardır. İntihar riskini temel aldığımızda en başta gelen risk grupları psikiyatrik hastalığı olan bireyler ve ergenlik döneminde olan gençlerdir. Psikiyatrik hastalıklar, kişiyi hem ruhsal hem de sosyal olarak oldukça derinden etkileyen zorluklardır. Bu nedenle, bir süre sonra kişinin sosyal hayatını, çalışma kapasitesini olumsuz etkileyerek sosyal izolasyona neden olabilir. Tüm bu zorluklar ise, kişinin intihara yönelik yatkınlığını arttırabilir. Ergenlik dönemi ise, gelişimsel olarak krizlerin fazla olduğu baş etme yöntemlerinin, alternatif çözümlerin ise yeni geliştiği bir dönemdir. Bu nedenle, ergenlik dönemindeki gençler ruhsal olarak daha dürtüsel ve krizlere daha yatkın haldedir. Çözüm üretilemeyen ve gittikçe boğucu hale gelen problemler ise, ergenlik dönemindeki gençleri intihara daha yatkın hale getirebilir.

Uluslararası Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIMH), intiharı "intihar fikri", "intihar girişimi" ve "tamamlanmış intihar" olarak üç gruba ayırır.[12] İntihar fikrinde, birey yaşamına son vermek için çeşitli girişimlerde bulunacağına dair ipuçları verebilir. Yani, artık bu duygusal yükleri taşımakta zorlandığını belirtmeye başlayabilir. Yapılan araştırmalara göre, intihar edecek kişilerin %80’inin bu ipuçlarını verdiğini belirtmiştir. Bu ipuçları, geleceğe yönelik artan umutsuzluk, yalnızlık, çaresizlik duygularından bahsetme, ölüm ve intiharla ilgili yazılar yazma, eşyalarını düzenleme, arkadaşlarla vedalaşma, vesayet işlemlerini düzenleme şeklinde olabilir. Ergenlik döneminde intihar girişiminde bulunan 15 yaş altı gençlerle yapılan bir araştırmaya göre, gençlerin intihar girişimi öncesinde okula devam etmemeye başladıkları tespit edilmiştir. [13] Bu tespit ise rehber öğretmenler tarafında olası bir risk faktörü olarak değerlendirilmesi açısından oldukça önemlidir.

Hiçbir işaret olmadan gerçekleşen intiharlar da vardır. Ancak risk grupları için özellikle bu tarz intihar fikrine dair ipuçlarının takip edilmesi ve önlemlerin alınması oldukça önemlidir.

3. Üçüncül Düzey Önlemler

Üçüncül düzey önlemler ise yakın zamanda intihar girişiminde bulunmuş bireylere yöneliktir; çünkü intihar girişiminin tekrarlanması, kişinin ölümüne sebep olabilen en önemli sorundur. Yapılan uzun süreli takip çalışmalarında, intihar girişiminde bulunan bireylerin %10-15’inin sonraki dönemlerde intihar eylemini tamamladıklarını tespit edilmiştir.[14]

İntihar eylemini tekrar etme riskinin en yoğun olduğu dönem ise, intihar girişiminden sonraki ilk üç aydır. [15] Ancak, intihar girişiminde bulunmuş bireyler, damgalanma ve dışlanma kaygısıyla intihar girişiminden sonra psikiyatrik destek almaya yönelmemektedir. Bu nedenle, intihar girişimiyle acil serviste bulunan bireylere acil müdahaleye ek olarak psikiyatrik müdahale de sağlanmalıdır. Psikiyatri servisine yönlendirilen bireylerin ise düzenli takibi yapılmalıdır. İntihar girişiminden sonra devam eden bu takip ve psikolojik desteğin de yeni bir girişimde bulunmayı azalttığı tespit edilmiştir.

Bireysel Olarak İntiharla Mücadele Ederken Yapılabilecekler

…Amaçsızlık tarafından ezilmek ve aciz kalmak yerine, amaçlarla dolu canlı bir yaşam, zorlu bir insan başarısıdır. [16] - Zygmunt Bauman

İntihar davranışı sosyal, psikolojik ve biyolojik yönleri olan karmaşık bir davranıştır. Yine de bireysel olarak hem kendimiz hem de intihara yatkınlığı olan yakınlarımız ya da hayatına şahit olduğumuz bireyler için yapabileceğimiz koruyucu önlemler vardır.

Gustav Klimt, Umut
Gustav Klimt, Umut
Wikimedia Commons

1. Kendi Hayatınızın Sorumluluğu Artık Sizde

Geçmişte çok zorlu deneyimler yaşamış olabilirsiniz. Herhangi bir sebeple geçmişte sağlıklı bir anne-çocuk ilişkisi kuramamış olabilirsiniz, tekrar eden travmatik ilişkiler labirentinde kendinizi sıkışmış hissediyor olabilirsiniz. Kendinizi rahatlatmak için bulduğunuz yöntemler acınızı ve ıstırabınızı dindirmiyor olabilir. Şimdiye kadar böyle sürmüş olsa da, hayatınızın devamı böyle olmak zorunda değil.

Siz artık sadece travmalara, ihmale, istismara maruz kalan öfkeli ve çaresiz hisseden küçük bir çocuk değilsiniz. Öyle hissetmeye devam ediyor olabilirsiniz; ama bir yandan de artık yetişkin ya da genç bir bireysiniz. Bundan sonraki hayatınızı nasıl yaşayacağınıza karar verebilirsiniz.

Travmatik deneyimler, her zaman kişiyi ruhsal bir çöküşe götürmezler. Kimi zaman, ileriye doğru atılan adımların başlangıç noktası da olabilir. "Travma sonrası büyüme" kavramı, insanların travmatik bir deneyim sonrasında psikolojik olarak gelişebileceğini, hayatını ve ilişkilerini geliştirecek adımlar atabileceğini göstermiştir.[17] Dolayısıyla, ruhsal acılar içinde kalsa da uçmak için hazır bekleyen bir kuş gibi varlığını sürdüren ruhunuzdaki yaşam dürtüsüne kulak vermeye çalışın. Bu zorlu deneyimlerin üstesinden tek başınıza gelmek zorunda da değilsiniz, içinizdeki o çocuksu yanın elinden tutup bunları dönüştürmek için psikolojik destek almaya götürebilirsiniz.

Ücretsiz destek alabileceğiniz pek çok merkez mevcut, bunlara başvuruda bulunabilirsiniz.

2. Kendi Psikolojik Durumunuzu Takip Edin

İntihar girişimi dürtüsel bir davranış gibi görünse de çoğunlukla bir dizi duygusal ve düşünsel adımlar sonucunda ortaya çıkar. İntihar eden bireylerde, "bunalmıştık hissi", "baskılanan agresyonun kendine yönelmesi" ve "intihar fantezileri" olmak üzere üç ön adımın olduğunu belirlenmiştir. [18] Çoğunlukla kendinizi yetersiz, umutsuz, değersiz hissetmeye başladıysanız, günlük faaliyetlerinize karşı ilginizi kaybettiyseniz, yeme ve uyku düzeniniz değiştiyse, aile ve arkadaşlarınızla artık görüşmek istemiyor ve gittikçe iç dünyanıza kapanıyorsanız, kendinize fiziksel ya da ruhsal olarak zarar vermeye başladıysanız bir sonraki adımda ölüm düşüncesi gittikçe yoğun bir hal alabilir.

Böyle hissetmeye başladığınızda mutlaka kendinize yakın gördüğünüz biriyle bu duygularınızı paylaşın. Sonrasında ise, psikiyatrik destek alabileceğiniz bir merkeze ya da hastaneye başvuruda bulunun.

3. İntihar Etmeyi Düşünüyorsanız, Kendinize Biraz Zaman Verin

Eğer ki yoğun bir duygusal ve fiziksel acı yaşıyorsanız, başa çıkması zor bir kriz deneyimliyorsanız bu acıya son vermek isteyebilir ve intihar etmeyi düşünebilirsiniz. Ancak, acıya son vermekle yaşamınıza son vermek aynı şey değildir; rahatlama, yalnızca hayattayken yaşayabileceğiniz bir duygudur.

İntiharı düşünmek zayıflık değildir, intiharı düşünmek ve ölmek istemek illaki bunu yapmak anlamına da gelmez. Unutmayın, düşünmek ve eyleme koymak birbirinden farklı şeylerdir. Bu nedenle, kendinize en az bir haftalık bir zaman dilimi verin.[19] Bu zaman diliminde:

  • Kendinize zarar vermek için kullanabileceğiniz tüm eşyaları bir kutuda toplayın ve o kutudan uzak durun.
  • Bu dönemde, çok fazla alkol ya da başka bir uyuşturucu madde kullanmamaya çalışın; çünkü bu maddeler sizi daha dürtüsel yapabilir ve kendinize verdiğiniz bu zaman dilimini verimli kullanmanızı engelleyebilir.
  • Sizi kesinlikle yargılamayacak ve bu zor zamanda yanınızda olabilecek insanlar var. Bu bir terapist, bir psikiyatrist, yakın gördüğünüz bir arkadaş ya da aile bireylerinizden biri olabilir. Bu bir haftalık zaman diliminde onlarla bu duygularınızı paylaşın.
  • Evden çıkmakta ya da yemek yemekte zorlanıyor olabilirsiniz. İsteksiz olsanız da günde bir kere evden çıkmaya çalışın ve en az bir öğün düzenli yemek yemeye çalışın.
  • Kendinizi güvende hissettiğiniz arkadaşlarınızla görüşmeye çalışın, insanlarla yan yana olmak biraz sizi rahatlatabilir.

Unutmayın ki, her insan hayat yolculuğunda bazen karanlık bir tünele girebilir. Hissederken hiç geçmeyecek gibi görünen tüm duygular, öfke, çaresizlik, anlamsızlık, değersizlik, suçluluk ve diğer tüm duygular sonsuza kadar devam etmez. Bu karanlık duygu tünelinin de bir sonu olduğunu anımsamaya çalışın.

4. İntihar Etmeyi Düşünen Bir Yakınınız Varsa...[19]

İntihar etmeyi düşünen bir yakınınız varsa, kendinizi "kurtarıcı pozisyonuna" sokmadan dinlemeye, anlamaya, riski değerlendirmeye ve çözüm önerileri sunmaya çalışın. Yakınınızla sakince konuşun. Bu konuşma sırasında;

  • Yargılayıcı olmaktan ve müdahale etmekten kaçının. Ona kendini ifade edebileceği, istediği gibi duygularını açabileceği bir alan sağlayın.
  • Tartışmaktan, öğüt vermekten, “hayatın kıymetini” anlatmaya çalışmaktan kaçının. Ayrıca, hislerini ya da bir kriz halindeyse verdiği tepkileri küçümsemekten kaçının, fikrini değiştirmek için ona baskı yapmayın. Ayrıca, kesinlikle kendini öldüremeyeceğini söylemeyin. Bu tutumlar, yalnızca onun kendini daha kötü hissettirerek içine kapanmasına, sizinle kurduğu paylaşım bağını kesmesine neden olacaktır.
  • Sakince dinleyin, bu duygularını sizinle paylaştığı için teşekkür edin, yalnız olmadığı hatırlatacak destekleyici şeyler söyleyin.
  • Yardım alabileceğini, bu duygularının sonsuza kadar sürmeyeceğini, birçok insanın aklından intihar etmenin geçebileceğini ama bu düşüncelerin geçici de olabileceğini vurgulayın.
  • Riski Değerlendirin: İntihar etmeyi düşünüp düşünmediğini sormaktan çekinmeyin. İntihara yönelik planı olup olmadığını araştırın. Zihninde belirlediği bir tarihin olup olmadığını, ne şekilde yapmayı planladığını, kullanmayı düşündüğü araçları belirleyip belirmediğini, bunlara ulaşıp ulaşamayacağını değerlendirin. Eğer ki, yakınınızın zihninde net bir plan varsa, ne zaman ve nasıl yapacağına karar vermişse bu acil bir risk olduğunu gösterir.
  • Acil Risk olduğunu tespit ettiyseniz: Etrafında kendine zarar vermek için kullanabileceği eşyaları uzaklaştırın. Acil risk durumundaki kişiyi mutlaka bir psikiyatri uzmanı görmeli, bunun için acil psikiyatri polikliniği olan hastanelerden birine birlikte gitmeye onu ikna etmeye çalışın. Eğer ki, ikna edemezseniz onun için endişelendiğinizi, yardım almasını istediğinizi, önceliğinizin bu kriz geçene kadar onun yanında olmak olduğunu belirterek bir ambulans çağırın. Bu süreçte yanından ayrılmayın, kendinizi “kurtarıcı pozisyonuna” koyarak tüm sorumluluğu üstünüze almayın ve yardım isteyin.
  • Asla bir intihar planını sır olarak saklamayın, bir arkadaşınız ise size bu anlattıklarını aile bireylerinden biriyle paylaşın. Sizin yakınınız ise, diğer aile üyelerine mutlaka bu durumu anlatın. Bu tek başına taşıyabileceğiniz bir sorumluluk değil, bunu unutmayın.
  • Eğer acil bir risk olmadığını düşünüyorsanız, mutlaka profesyonel yardım alması için destekleyin. Bir uzmandan randevu almasını sağlayın, mümkünse ilk görüşmeye giderken onun yanında olun.
  • Sonrasında da, yakınınızın durumunu takip edin ve desteğinizi özellikle ilk bir ay sürdürün.

5. Bir Yakınınız ya da Siz Depresyondaysanız

En az iki haftadır devam eden şekilde: [20]

  • Kendinizi mutsuz hissediyorsanız,
  • Günlük hayatta yaptığınız aktivitelere ilginiz azaldıysa,
  • Uyku ve yeme düzeniniz bozulduysa, daha az/çok yemek yiyip, uyuyorsanız,
  • Değersizlik, umutsuzluk, ve suçluluk duyguları yaşıyorsanız.
  • Konsantre olmakta ve karar vermekte zorlanıyorsanız,
  • Kendinizi sürekli olarak yorgun hissediyorsanız,
  • Duygusal olarak bir şey hissetmemeye başladıysanız,
  • Ölme isteği, intihar düşünceleri aklınızdan geçmeye başladıysa,

mutlaka bir psikiyatriste başvurun, depresyonda olabilirsiniz.

Psikiyatristinizin size verdiği ilaçları düzenli kullanın. İlaç tedavisine başladıktan sonra, bedensel belirtiler, uyku bozukluğu, iştahsızlık, ilgisizlik ve enerji azlığı çok hızlı düzelir. Ancak, değersizlik ve suçluluk duygularının düzelmesi biraz daha zaman alır. Bedensel belirtilerin hızla düzeldiği ama duygusal belirtilerin kaldığı bu dönemde intihar riski oldukça yoğundur. Bu nedenle, yakınız depresyon tedavisine başladıysa, düzeldiğini gözlemlemenize rağmen en az bir ay boyunca destek ve bakımınızı sürdürün.

İlaç tedavisine ek olarak terapi desteği alması için destekleyin. Siz depresyon tedavisi gören bir bireyseniz, en az bir aylık zaman diliminde hem ilaçlarınızı düzenli kullanmaya devam edin hem de size iyi gelecek kişilerle görüşmeye çalışın, kendinizi yalnız bırakmayın. Bu süreçte, ilaç tedavisine ek olarak terapi desteği de almaya çalışın. Depresyon tedavisinde en etkili tedavi şekli hem ilaç hem de psikoterapi sürecinin birlikte sürdürülmesidir.

6. Bir Yakınınız Ya Da Siz Şizofreni Tedavisi Görüyorsanız

Bir yakınınız şizofreni tedavisi görüyorsa, psikiyatristinin yazmış olduğu ilaçlarını düzenli kullanmasını ve randevularına düzenli devam etmesini sağlayın. Bazı randevularına onunla birlikte giderek, doktorundan bilgi alın ve duygusal olarak destekleyin. Siz tedavi görüyorsanız, tedavi sürecinizi sürdürün.

Şizofreni tedavisi gören bireylerde, iyileştikçe ve hastalıklarına dair içgörüleri arttıkça intihar riski de artmaktadır. [21] Bu paradoksal gözükse de, şizofreni tedavisi gören birey aslında iyileştikçe ruhsal olarak kayıplarının, değişen hayat düzeninin ve beceri yitiminin daha fazla farkına varır. Bu kayıplarla tek başına yüzleşmesini engellemek ve sosyalleşmesini sağlamak adına, mutlaka tedavisinin sürdürüldüğü hastanede grup ve sanat terapileri yapılıp yapılmadığını araştırın ve katılmasını sağlayın. Sosyal ilişkilerin sürdürülmesi ve sanat terapileri hem hastalığın seyri hem de intihar riskinin azaltılması açısından oldukça önemli adımlardır.

Siz tedavi sürecindeyseniz, grup terapileri hakkında psikiyatristinizden bilgi isteyin. Destekleyici tedaviler için, yakınınızdaki Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri'ni de araştırabilirsiniz. Siz ya da yakınınızda artan intihar fikirleri ya da riskli davranışlar gözlemlerseniz mutlaka bir acil psikiyatri polikliniğine başvuruda bulunun.

7. Sorumlu Habercilik

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte her sosyal medya hesabı bir haber verme aracı haline geldi. Bu nedenle, DSÖ’nün yayınladığı “sorumlu habercilik” kılavuzunu[9] inceleyebilir ve intiharla ilgili yaptığınız paylaşımlarda bu kılavuzdaki yönergeleri dikkate alabilirsiniz.

Sosyal medya, intihara yönelik düşüncelerin artmasına neden olabilen unsurlardan birisidir; ancak aynı zamanda önlenmesi konusunda da öneme sahiptir. Bu nedenle bir yandan da Twitter gibi sosyal medya sitelerinin uygulamış olduğu "intihar ve kendine zarar verme politikasını" inceleyebilir[22] , Twitter’da gördüğünüz “kendine zarar verme veya intihar niyetini ifade eden” paylaşımları bildirebilirsiniz. Bildirim sonrasında, Twitter tarafından ilgili kişiyle irtibata geçerek yardım alması konusunda teşvik edilen, yardım hattı ve destekler konusunda bilgilendiren bir politika izleniyor. Böylece, intihar riski taşıyan kişiye yardım edebilirsiniz.

Sonuç

Herkesin hayatında bazı dönemlerde ölüm dürtüsü öne geçebilir, herkes ruhsal olarak karanlık bir duygu tünelinde olduğunu hissedebilir. Ancak, bu duygular iyi bir psikolojik tedavi süreciyle çoğunlukla dağılır ve dönüşür. Travmatik deneyimler bile bizi, hayata bağlayan ögeler haline gelebilir.

Çin’de yaşanan şiddetli bir deprem sonrasında ergenlik döneminde olan gençlerle yapılan bir çalışmaya göre, deprem öncesinde intihar düşüncesi olanların %57.4’ünün düşüncelerinde azalma olduğu belirlenmiştir. [23]

Hepimiz, hayatımızın başından itibaren, ölümü de ölmek zorunda olduğumuzu da biliriz. Bu nedenle de, yaşamak ve yaşamımızı amaçlarla dolu canlı bir hale getirmek gerçekten ciddiye alınası zorlu bir yolculuktur.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

Yaşamak yanı ağır bastığından… [24]

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 10
  • Tebrikler! 6
  • Umut Verici! 5
  • Bilim Budur! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2020 22:59:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9458

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Küresel Isınma
Dilbilim
İklim Değişikliği
Zehir
Richard Dawkins
Saç
Tıp
Teknoloji
Tutarlılık
Anatomi
Balıkçılık
Habercilik
Uçuş
Ortak Ata
İnsan Evrimi
Kemik
Ornitoloji
Makina
Yas
Şüphecilik
Felsefe
Sürüngen
Uterus
Bağışıklık
Popülasyon
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hiçbir şey bilmiyorum. Bildiğim tek şey var: Bir şeyin yeterince derinine inecek olursanız, onda mutlaka ilginç bir şey bulabilirsiniz.”
Richard Feynman
Geri Bildirim Gönder