Evrim Ağacı

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Muhtemelen tüm okurlarımız hayatlarında en azından 1 defa uykusuzluğun olumsuz sonuçlarını bizzat gözlemiştir: mızmızlık hali, kas ağrısı, dikkat eksikliği ve daha nicesi...

Uyku her ne kadar ilk etapta "mutlak savunmasızlık hali" olması bakımından dezavantajlı bir davranış olsa da, beyin dediğimiz bu merkezi kontrol sistemine bazı yükleri olmaksızın kavuşmadık. Her ne kadar beyin, ona sahip olan canlılara müthiş avantajlar sağlasa da, bakımı, kontrolü, düzenlenmesi, vücut içi denetimi ve daha çok sayıda karmaşık işlem için çevreden gelen verilerin işlenmesi veya kasları kontrol etmesi gerekmeksizin çalışabildiği "durgun" dönemlere ihtiyaç duyuyor. Buna biz "uyku" adını veriyoruz.

Uyku sırasında bilincinizin kapanıp, duyu organlarınızdan gelen verilerin neredeyse tamamen baskılanıp, neredeyse tüm kaslarınızın işlevsiz hale gelmesi kabaca bundandır. Her şeyi kapatıp, sahneyi beyne bırakırız. Her gün deneyimlediğimiz bu duraklama dönemlerinde beynimiz yapması gereken işleri yapmaya vakit bulur, kendisinde meydana gelen hasarları onarır, çeşitli hormonları salgılayarak düzgün bir şekilde vücudumuzun işlemesine katkı sağlar, vs. Uyku, neresinden bakarsanız bakın çok önemli bir olgudur.

Gerçekten de, uzun dönem uykusuzluğun kritik zararları olduğu sayısız araştırmayla gösterilmiştir. Bu olumsuzlukların bazıları barizdir: örneğin, uzun dönem uykusuzlukta algı bozulmaları ve veri işleme sıkıntıları görülmeye başlar. Bazı diğer olumsuzlukları ise kolay kolay tahmin edilebilir değildir: örneğin dişilerde meme kanserine yakalanma riski artar! 

Uzun dönem uykusuzluğun çeşitli zararları...
Uzun dönem uykusuzluğun çeşitli zararları...
Mind Body Green

Yeterli Uyuduğunuzdan Emin Olun!

Yeterli uyuyamıyor musunuz? Gecede 6 saatten az uyunan sadece bir hafta bile 700 üzeri gen modifikasyonunun dahil olduğu ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kronik uyku azlığının diğer belirtileri ise kan çanağı gözlerden 4 kata kadar fazla felç riskini içeriyor. Huffingon Post’tan Alissa Scheller tarafından hazırlanan ve Evrim Ağacı olarak bizim tarafımızdan Türkçeye çevrilen yukarıdaki infografiği durumu gayet güzel açıklıyor.

İnsanlar vücut fonksiyonları düzgünce yerine getirebilmek için her gece 7-9 saat arası uykuya ihtiyaç duyarlar fakat 2013’te Gallup sitesinin yaptığı araştırmaya göre yetişkin Amerikanların yalnızca %59’u yeterli uyuyabiliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse 1942 yılında 7-9 saat uyuyan insanların oranı %84 idi. Ankete katılanlardan %14’ü ise gecede 5 saat ya da daha az uyuyabildiğini belirtti. Bu çoğu insanın refahını ve sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmek için yeterli.

Acenta tarafından yürütülen bir anketle CDC’ye göre ise yetersiz uyku bir salgın, insanların %35,3’ü geceleri ortalama 7 saatten az uyuyor. Şaşırtıcı olarak, %37,9’luk kısım ise günün ortasında uyuklayacak kadar yorulduğunu belirtti, buna karşın üzücü %4,7’lik kısım ise arabanın direksiyonunda uyuduklarını itiraf etti.

CDC insanların uyku ihtiyaçlarının bu çizelgeye göre ölçmesini öneriyor. Buna karşın bireylerin ihtiyaç duyduğu uyku süresinin çeşitli olduğu için sihirli bir rakam mevcut değil. Bu tahminler sizi yeterli uyuyup uyumadığınız konusunda yaklaşık bir değer belirtiyor.
CDC insanların uyku ihtiyaçlarının bu çizelgeye göre ölçmesini öneriyor. Buna karşın bireylerin ihtiyaç duyduğu uyku süresinin çeşitli olduğu için sihirli bir rakam mevcut değil. Bu tahminler sizi yeterli uyuyup uyumadığınız konusunda yaklaşık bir değer belirtiyor.

WebDM uyku azlığının kazalara, zeka noksanlığına, cinsel dürtü hissizliğine, hafızayı zayıflattığına, depresyona neden olduğuna ve kilo alımına sebep olduğunu iddia ediyor. 2005 yılında 32-49 yaş grubu arasındaki 10.000 yetişkin ile yapılan ankete göre geceleri 7 saatten az uyuyan bireyler önemli derecede obeziteye yatkınlar. Mart ayında Journal of Neuroscience’da yayınlanan araştırmada uzatılmış uyanıklık süresi fareleri uyanık ve tetikte tutmakla sorumlu beyin kökünün bir parçası olan ponsta bulunan “locus cerelius” hücrelerini kalıcı olarak hasara uğrattığı bulundu.

Araştırmanın başyazarı ve Pensilvanya Üniversitesi’nde Tıp Doktoru olan Sigrid Veassey şöyle söylüyor:

Uyku kaybının geri dönülmez hasara yol açabileceği konusunda şu an kanıta sahibiz. Bu deney basit yapılı bir hayvan üzerinde yapılmış olabilir fakat bize insanlarda buna çok özenli biçimde dikkat etmemiz gerektiğini öneriyor.

British Columbia Üniversitesi’nden Najib T. Ayas ise Washington Post’a şunları söyledi:

Toplumsal yapı olarak günlük 24 saat ve haftalık 7 günden oluşan bir düzene geçiyoruz ve sonuç olarak gittikçe artan bir şekilde eskiden olduğu gibi uyumuyoruz. Ancak şu an gerçek manada hayatımızı nasıl etkilediğini anlamaya başlıyoruz ve önemli gözüküyor.

Belluville Hastanesi Uyku Düzensizlikleri Merkezi eski müdürü Dr. Joyce Walseban’a göre ruh hali ve uyku düzeni aynı nörotransmitterleri kullanıyor. Bundan dolayı bir insanın uyku kaybı varsa ya da depresyona sahipse bunu söylemek çok zor.

Uykunun evrimini ve neden böyle bir davranışı sergilediğimizin detaylarını öğrenmek istiyorsanız buradaki makalemizi, bir ara oldukça popüler olan Rus Uyku(suzluk) Deneyleri safsatasının detaylarını öğrenmek için buradaki yazımızı, uyku sırasında neden cinsel olarak uyarıldığımızı öğrenmek için buradaki yazımızı, erkeklerin sabahları neden erekte olarak uyandıklarını öğrenmek için buradaki yazımızı, yine erkeklerin seks sonrası neden uykulu hissettiklerini öğrenmek için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 4
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Üzücü! 3
  • Grrr... *@$# 3
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 3

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 31/05/2020 12:19:17 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2410

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Beyin
Atom
Kuyruksuz Maymun
Mikrobiyoloji
Virüsler
Biliş
Gezegen
Dünya Sağlık Örgütü
Mantar
Alkol
Evrimleşme
Dünya
Obezite
Kuşlar
Kadın Sağlığı
Tutarlılık
Maske
Böcek Bilimi
Ahlak
Böcekler
İnsanlık
Ara Geçiş Türleri
Antropoloji
Bakteri
Ölümden Sonra Yaşam
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür.”
Ursula K. LeGuin
Geri Bildirim Gönder