Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi?

Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi? The Washington Post
8 dakika
3,030
Tıbbi İçerik Uyarısı

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.

Daha Fazla Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Avcı-toplayıcı kültüründe obezite nadiren görülür. Buna rağmen günümüzden 38,000 - 14,000 yıl öncesine ait obez heykelciler bulunmuştur. Bu dönemde buzul çağı hakimdi ve Dünya genelinde avcı-toplayıcı topluluklar yaşamaktaydı (Şekil S1A). Bu figürler obez oldukları gibi, çıplaklardı da.[1] Heykelcikler, bedeni resmetmektedirler. Yüzleri ve ayakları yoktur. Kolları ise küçüktür. Bu eksiklikler, bilinçli olarak yapılmıştır (Şekil S1B). Heykelciklerin çoğu çocuk doğurma yaşındadır, bazıları gebedir ya da karın ve kalçaları obezdir (İng: "steatopygy"). Ergenlik ya da orta yaştaki kadınları betimleyen heykelcikler daha az sayıdadır. Obezite, kadın heykelciklerine mahsustur; erkek heykelcikleri ise zayıftır (Şekil S1C).[2] Tüm bunları, aşağıdaki görselde görebilirsiniz.

Obesity

Heykelcikler, dönemin iklimsel ve çevresel değişimleri göz önünde bulundurularak incelenmeli, beslenme ve yaşamda kalım gibi etmenlerin ele alınması gerekmektedir. Heykelciklerin, avcı-toplayıcıların yaşamda kalımlarını artırmak için yapıldıklarına dair bir hipotez oluşturulabilir.

Üst paleolitik Avrupasında iklimsel değişim ele alındığında, Aurignasyanlar’ın (yani İspanya'dan Ukrayna'ya kadar olan bölgede yaşayan Avrupalı atalarının) Avrupa’ya 48.000 yıl öncesi geldikleri görülür. Gelişleri, buz çağının doruğundan önceki iklimsel ılımanlaşma dönemine denk gelmektedir.[3] Kendileri doğudan gelmişler ve Tuna nehri boyunca göç etmişlerdir. Kuzey Avrupa'da bulunan ve yaklaşık 1.5 kilometre yüksekliğine ulaşan buzullara kadar gitmişlerdir.[4] Buzullarında arasında yaşanan ısınma ile ortaya çıkan düzlüklerde kemik uçlu mızraklar ile mamut, at ya da geyik avlamışlardır. Yaz ve son baharda ise balık tutmuş ve orman meyveleri, fındık ve yenebilir bitkiler toplamışlardır.

Tüm Reklamları Kapat

Günümüzden 43,000 yıl kadar önce, iklim koşullarının elverişliliği ile 20-40 kişilik avcı-toplayıcı grupları halinde İtalya ve Güney İspanya’ya kadar göç etmişlerdir.[4] 38.000 yıl önce, sıcaklıklar düşmeye ve buzullar yeniden oluşmaya başlamıştır. Baskı altında kalan Aurignasyanlar, yaşamda kalmak için yeni yollar aramaya başlamışlardır. Bazıları İtalya ve Güneybatı Avrupa’ya (özellikle de bugünkü Fransa ve İspanya'ya) kaçmışlardır. 36.000 yıl kadar önce genetik olarak farklı olan Gravetyanlar, arta kalan Aurigyanların Merkezi Avrupa’daki yerlerini almışlardır.[5], [6] Gravetyanlar daha nitelikli fırınlanmış taş projektil şişlere (uçlara) sahiplerdi. Bu, kendilerine zor çevre koşullarında teknolojik üstünlük sağlamıştır. Bu nedenle daha da kuzey bölgelere kadar ilerlemişler ve 50° kuzey enleme kadar ulaşmışlardır. Sezonluk olarak 800 kilometre kadar bir mesafede at ve ren geyiği sürülerini takip etmişlerdir.[4]

Günümüzden 28.000 yıl kadar önce çevre sıcaklığı 4-8 derece kadar düşmüştür ve 22,000 yıl öncesinde son büyük buzulların oluşmasına neden olmuştur.[4] En soğuk aylarda sıcaklık, -10°C ila -15°C’ye kadar düşmüştür.[7] Yağış azalmış ve bitkilerin büyüme sezonları kısalmıştır.[4] koşullarda buzulların yakınlarında yaşamayı başarabilen insanlar yaşarken, diğerleri konaklamalı, orman içi bölgelere ve güneyde bulunan vadilere yerleşmişlerdir.[8] Büyük hayvanların boyutları giderek küçülmüştür. Tavşanlar, dağ sıçanları ve kuşlar avlanmaya başlamıştır.[9]

Yiyecek kıtlığının hüküm sürdüğü dönemlerde nüfusun, 29.000 - 25.000 yıl öncesi arasında en düşük düzeylere indiği düşünülmektedir. Bu aralıkta insan nüfhttps://www.donsmaps.com/venus.html).un üçte birine kadar düşmüştür.[8] 20.000 yıl önce bu insanların boyları 6-8 santimetre kadar kısalmıştır.[4], [10] Bu, dönemde yaşanan beslenme sıkıntılarına işaret etmektedir. Beslenme yetersizliğinin diğer bir bulgusu olan dış striyasyonları (Lat: "enamel hypoplasia") erken üst paleolitik devirde %16 dolaylarından, 22,000 yıl öncesinde %29'a kadar yükselmiştir.[4]

Yapılan yeni çalışmada, 38,000 - 14,000 yıl öncesi, buzul çağının git gelleri arasında obez kadın heykelcikleri bir araya getirilmiştir.[11] Bu çerçevede, heykelciklerdeki obezitenin miktarının buzul gelişimi ile ilişkisi incelenmiştir. Bunu yapmak için iklim değişikliği ve buzullara yakınlıkları ile heykellerin bel-kalça ve bel-omuz oranları arasındaki ilişki incelenmiştir (bu heykelleri buradan görebilirsiniz). Ebatları ölçülemeyen ya da tamamlanmamış olan heykelcikler bu çalışmaya dahil edilmemişlerdir. Ölçümler, ImageJ isimli bir yazılım ile yapılmıştır. Yanlılığı ve karışıklığı önlemek için fotoğraflar rasgele kodlanmış ve ölçümler bağımsız bir kişi tarafından yapılmıştır. Veriler, ortalama olarak sunulmuştur

Tüm Reklamları Kapat

Şekil 1A Avrupa ve Rusya’da bulunan Venüs’lerin bulunma yerlerini göstermektedir. Heykelcikler dört kümeye ayrılmışlardır: 38,000-22,000, 21,000-14,000 önce yapılmış ya da buzullara yakın bölgelerde bulunup bulunmadıklarına göre (Kuzey Avrupa ve Rus steplerinden Karadeniz’e doğru giden nehirler boyunca) ya da buzullardan uzakta bulunup bulunmadıklarına göre (Güney Avrupa; Iberia, Güney Fransa ve İtalya). Bel-omuz ve bel-kalça oranı ise Şekil 1B’de gösterilmiştir. Şekil S2’de ölçümlere ilişkin ek bilgiler sunulmuştur (yaklaşık yaş ve bulunma yeri).
Şekil 1A Avrupa ve Rusya’da bulunan Venüs’lerin bulunma yerlerini göstermektedir. Heykelcikler dört kümeye ayrılmışlardır: 38,000-22,000, 21,000-14,000 önce yapılmış ya da buzullara yakın bölgelerde bulunup bulunmadıklarına göre (Kuzey Avrupa ve Rus steplerinden Karadeniz’e doğru giden nehirler boyunca) ya da buzullardan uzakta bulunup bulunmadıklarına göre (Güney Avrupa; Iberia, Güney Fransa ve İtalya). Bel-omuz ve bel-kalça oranı ise Şekil 1B’de gösterilmiştir. Şekil S2’de ölçümlere ilişkin ek bilgiler sunulmuştur (yaklaşık yaş ve bulunma yeri).
Obesity

Şekil 1'de venüs heykelciklerinin buzullara yakınlıklarına dikkatinizi çekmek istiyoruz. Görselde, (A) panelindeki haritada son buzul doruklarının Weichselyan'a ilerlemiş hali gözükmektedir. Bu olay, yaklaşık 22,000 yıl önce yaşanmıştır. Venüslerin bulundukları yerler yıldız ile gösterilmiştir (38,000 - 22,000). Buzula yakın bölgelerde Venüs kümeleri bulunur (Kuzey Avrupa ve Rusya – mavi yıldızlar). Buzullardan uzak Venüs heykelcikleri Güney Avrupa’dadır (İtalya, Fransa ve İspanya- kırmızı yıldızlar).

(B) panelinde, buzul çağında (<22,000; kırmızı semboller) ve buzul çağından sonra (21,000 - 14,000; mavi semboller) kalça-omuz oranları görülmektedir. Buzullara göre göreceli alanlar solid (kapalı) ya da net (aralıklı) olarak gösterilmiştir.

(C) panelinde, buzul çağında (<22,000; kırmızı semboller) ve buzul çağı sonrası (21,000 - 14,000; mavi sembolleri) bel-kalça oranı görülmektedir. Buzullara göre göreceli alanlar solid (kapalı) ya da net (aralıklı) olarak gösterilmiştir. Veriler, tüm heykelçiklerinin ortalama oranlarını ifade etmektedir.

Şekil 2'de Avrupa’dan Rus steplerine kadar yayılan bir coğrafyadan çıkarılan, 38,000 - 14,000 yıl öncesi arasına ait Venüs heykelcikleri görülmektedir. (A) Venüs, Dolni Vestonice, Çekya, 26,000. (B) Venüs, Savignano, İtalya, 24,000-23,000. (C) Venüs, Zaraysk, Rusya, 19,000. (D) Venüs, Abri Pataud, Fransa, 21,000.
Şekil 2'de Avrupa’dan Rus steplerine kadar yayılan bir coğrafyadan çıkarılan, 38,000 - 14,000 yıl öncesi arasına ait Venüs heykelcikleri görülmektedir. (A) Venüs, Dolni Vestonice, Çekya, 26,000. (B) Venüs, Savignano, İtalya, 24,000-23,000. (C) Venüs, Zaraysk, Rusya, 19,000. (D) Venüs, Abri Pataud, Fransa, 21,000.
Şekil 3'te venüsler arası bel-omuz ve bel-kalça oranları arasındaki ilişki görülmektedir.
Şekil 3'te venüsler arası bel-omuz ve bel-kalça oranları arasındaki ilişki görülmektedir.

Artan buzul çağında, buzula yakın heykelcikler (Kuzey/Merkezi Avrupa ya da Rusya) daha geniş kalça-omuz (Şekil 1B) ve bel-kalça oranlarına (Şekil 1C) sahiptiler (Çizelge S1’i desteklemektedir). Aynı şekilde buzulların geliştiği devrin heykelciklerinin oranları daha büyük bulunmuştur. Bireysel olarak heykelcikler ile bel-omuz ile bel-kalça oranları arasında pozitif korelasyon bulunmuştur (Şekil 3).

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Tartışma

Venüs heykelcikleri insanlığın yaratmış olduğu en anlamlı ve en erken sanatsal eserlerdir. Belirgin cinsel özellikleri ile bereket ve güzelliğin sembolü olarak yorumlanırlar. Görsel olarak da tanrıça olarak kabul edilirler. Büyüklükleri ise el büyüklüğündedir (6 - 16 cm). Mamut dişi, boynuz ya da nadiren kilden yapılmıştır. Bazıları kolye olarak da taşınmıştır. Mamut dişinin ve litik heykelciklerinin yüzeysel parlaklığı (patina) kendilerinin kuşaklar ötesinde kullanıldıklarını göstermektedir.

Araştırmacılar, bu heykelciklerin buzullara yakın yaşayan genç kadınlara bedensel bir ideal olarak hizmet ettiklerini düşünmekteler. Bu hipotezi ispatlamak için, geç paleolitik heykelciklerin ölçülerini incelediler. Obezitenin, çocuk doğurma yaşında olan kadınlarda besinsel strese karşı koymak için kültürel normatif uygulama olabileceğini öngörmekteler.

Fotoğraflar, buzullara yakın heykelciklerin daha obez olduklarını göstermektedir (Şekil 1-3). Beden ölçüleri, özellikle de artan buzul çağında daha fazla bulunmuştur. Havaların ılımanlaşmasıyla, ölçüler de azalmaktaydı. Buzul çağının doruğu (22,000 yıl önce), bedenlerin inceldiği iklimsel dönüm noktasıdır (özellikle Güney Avrupa’da).

İnsanlar, heykelcikleri yiyecek kıtlığında obez yaparken, yiyecek bolluğunda zayıf yapmışlardır. Bu düşünceye tinsel ya da büyüsel anlamlar da yüklenmiştir. Çocuk doğurma yaşına ulaşan kadınlar heykellere bakarak kilo almaya çalışmışlar ve böylece üreme başarılarını da artırmışlardır. Çünkü o dönemde "sağlıklı anne" algısı bu biçimdeydi: Obezite, gebelikte enerji sunacaktır, emzirmeyi destekleyecektir ve soğuğa karşı koruyacaktır.

Buzul çağı sırasında obezite, özellikle 49° - 52°. enlemlerde kadınlar için önemli olmuştur. Obezitenin teşviki, neslin devamını sağlamaktaydı. Bir bebeği memeden ayıracak duruma getirmek, iki kış geçirmeyi gerektirmekteydi. Bu da dayanıklı olunması şartını beraberinde getirmiştir.

Kadınların erkeklere göre daha fazla yağa ihtiyacı vardı. Adet için %17 oranında yağ gerekliyken, %22 yağ ise ideal gebeliği desteklemekteydi. Yiyecek kıtlığının olduğu dönemlerdi, oysa, ortalama boydaki bir kadın gebeliğini sürdürebilmek ve üç ay kadar emzirebilmek için 16 kg yağa ihtiyaç duymaktadır.[11] Düşük yağ depoları adet kesilmesine ve sütün kesilmesi durumunda yeni doğan ölümüne neden olmaktadır.[11]

Tüm Reklamları Kapat

Bu çalışmanın kısıtlarından birisi, ölçümlerin fotoğraflardan yapılmış olmasıdır. Bu ölçümler, gerçek çevresel ölçümler değildi. Heykelciklerin kesin yaşlarının belirlenmesi bazı durumlarda mümkün olmamıştır, çünkü bazı durumlarda yaş tahminleri üslupsal özelliklere göre yapılmıştır. Güneye göçün kendisi de heykelciklerin incelmesine neden olmuş olabilir. Özellikle İspanya’da kültürel değişim, etnik alt grupların varlığı ya da iklimsel stresten bağımsız başka değişiklikler de bundan sorumlu olabilir.

Sonuç

Özetle, bu araştırmada, çevresel faktörler ve beslenmeye dair stres, heykelciklerin dış görünüşleri ile ilişkili bulunmuştur. Çevresel strese bağlı olarak toplayıcı-avcı kadınlar bu değişime tabi olmuşlardır, çünkü nüfusları ve boyları azalmıştır. Bu tehlike karşısında, özellikle sorunlu bölgelerde ve neslin tükenmek üzere olduğu yerlerde, heykelcikler çare olmuştur. İdeolojik unsurlar olarak doğurganlıkları artmış, anne ve bebeğin hayatta kalmaları sağlanmıştır. Sanatın estetiği sağlığa olumlu katkılarda bulunmuş ve kötüleşen iklim koşullarının aşılmasını sağlamıştır.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Muhteşem! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Obesity | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/05/2024 08:41:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9820

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Solunum
Yaşamın Başlangıcı
Küresel Salgın
Karanlık
Oyun Teorisi
Organizma
Evrim
Ufo
Arı
Radyasyon
Isı
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Optik
Ribozim
Orman
Alzheimer
Elektromanyetizma
Venüs
Hareket
Nörobilim
Genetik
Regülasyon
Dişler
Genel Görelilik Teorisi
Video
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
R. J. Johnson, et al. Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi?. (3 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 20 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9820
Johnson, R. J., Yaman, P. D. H., Bakırcı, Ç. M. (2021, January 03). Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi?. Evrim Ağacı. Retrieved May 20, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9820
R. J. Johnson, et al. “Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 03 Jan. 2021, https://evrimagaci.org/s/9820.
Johnson, Richard J.. Yaman, Prof. Dr. Hakan. Bakırcı, Çağrı Mert. “Üst Paleolitik Kadın Heykellerinin Şişman Görüntüsü, İklim Değişimi Nedeniyle Hayatta Kalma Çabasını Yansıtıyor Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, January 03, 2021. https://evrimagaci.org/s/9820.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close