Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hilal Badoğlu
Hilal Badoğlu
39.3K UP
Uyarlayan 9 Eylül 2021 3 dk.

Japonya’daki bilim insanları, CRISPR gen düzenleme tekniğini kullanarak bir avuç albino keseli sıçan ("opossum" olarak da bilinen Monodelphis domestica) üreterek, genetiği değiştirilmiş ilk keseli hayvanı yetiştirdiler.[1] Keseli memeliler; keseli sıçanları, kanguruları ve koalaları içeren bir memeliler ailesidir. Keseli sıçanlar, 2007 yılında genomu tam olarak dizilenen ilk keseli memeli olarak da tarihe geçmiştir.[3]

Genetik materyalin belirli uzantılarını bulmak, bağlanmak ve değiştirmek için proteinleri kullanan CRISPR, 2012 yılından beri domateslerden (çok daha tartışmalı bir şekilde) insan embriyolarına kadar her şeyi değiştirmek için kullanılıyor. İngilizcede "Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeat" olarak geçen ve Türkçeye "Kümelenmiş Düzenli Aralıklı Kısa Palindromik Tekrar" olarak çevrilen CRISPR, bilim insanlarının DNA’nın bir bölümüne bağlanmak ve onu kesmek için programlayabilecekleri, yüksek oranda manipüle edilebilir bir protein olan, DNA iyileştiğinde ve devre dışı kaldığında sıklıkla mutasyonlara sebep olan makas benzeri bir teknolojidir.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Küresel Yıldız Kümesi 47 Tuc

Küresel yıldız kümesi 47 Tucanae, güney göklerinin bir mücevheridir. NGC 104 olarak da bilinen küme, diğer 200 küresel yıldız kümesi ile birlikte Samanyolu Galaksisi’nin halesinde gezinir. Dünya gezegeninden görülen en parlak ikinci küresel yıldız kümesi (Omega Centauri‘den sonra) olan 47 Tuc, yaklaşık 13.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Tukan (Toucan) Takımyıldızı’ndaki Küçük Macellan Bulutu‘na yakın bir bölgede çıplak gözle görülebilir. Bu yoğun küme, sadece yaklaşık 120 ışık yılı genişliğe sahip bir hacimde yüz binlerce yıldız barındırıyor. Teleskoptan alınan bu keskin görüntüde, kümenin eteklerindeki kırmızı dev yıldızlar sarımsı renkleriyle kolayca seçilebiliyor. İyice sıkıştırılmış küresel küme 47 Tuc, aynı zamanda şimdiye kadar bildiğimiz bir kara deliğe en yakın yörüngede dönen bir yıldıza da ev sahipliği yapıyor.

24 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Jose Mtanous
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
İsmail Yiğit
İsmail Yiğit
110.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Bütün bir devlet iktidarını teslim alıp hükümeti eski devir adamlarına bırakan başka bir devrin partisi tarihte görülmüş müdür, bilmiyorum. İttihat ve Terakki, Büyük Harp'in ortalarına kadar, bir türlü sadrazamlığı kendine layık görememişti.
Kaynak: Zeytindağı (Wikipedia)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Uyarlayan 25 Temmuz 2018 15 dk.

Birçok insan uçak penceresinden bakarak bile, yani yaklaşık 10.000 metre yüksekten bile Dünya'nın küreselliğini az çok kestirebilecektir. Ancak merak etmiş olabilirsiniz, yerden ne kadar yükseğe çıkarsak Dünya'yı tam bir bilye olarak görebilirsiniz?

Bunun için kesin bir mesafe yoktur; çünkü bu birazcık görüş alanınıza ve "bilye"den kastınızın ne olduğuna bağlıdır. Gözünüzün dibindeki bilye de "bilye"dir, vücudunuzdan 15 santimetre uzakta tuttuğunuz bilye de "bilye"dir; ancak ikincisi daha net ve güzel gözükür.

69
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 3 gün önce
12 angry man vibe i verdi, tek mekanda geçmesi falan. film ölümsüzlük ve ölebilmemiz arasında git gel yaptırdı bana, hangisi daha az kötü¿
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Fıçıcıoğlu
Çeviren 5 Ocak 2021 59 dk.

Elektromanyetizma, elektriksel yükleri ve onlarla ilişkili alan ve kuvvetleri inceleyen bilim dalıdır. Elektrik ve manyetizma, elektromanyetizmanın iki yönüdür.

Elektrik ve manyetizma, uzun bir süre boyunca ayrı kuvvetler olarak düşünülmüştü. Ancak 19. yüzyılda birbirleriyle ilişkili olgular olarak görülmeye başladı ve nihayetinde bunların gerçekten de aynı kuvvetin farklı parçaları olduğu keşfedildi.

120
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Şevval Yürek
Şevval Yürek
26.4K UP
Üye
Öğrenmenin ben de yarattığı özgürlük hissini sayenizde her an yaşıyorum. Gerçeği ,doğruyu anlamamız konusunda gösterdiğiniz özen ve bize aktardığınız bilim sevdası sayesinde karanlığı fethediyoruz. Bana;sahip olduğum akıl, irade ve mantığımı doğru şeylere yöneltmeyi öğrettiğiniz ve bilmediğim milyonlarca şey olduğunu fark etmemi sağladığınız için teşekkür ederim Evrim Ağacı...
Hasan Ayer
Hasan Ayer
3,515 UP
Çeviren 26 Aralık 2019 19 dk.

Bu metnin mizahi dili, okuyucuyu eğlendirebilir. Fakat bu mizahi dilin amacı meselenin ehemmiyetini gizlemektir. Medawark bu görüşlerini 1960’ların ekonomik açıdan gösterişli günlerinde dile getirmiştir. İngilizlerde bilime ayrılan bütçe, o dönemde her beş yılda bir %10 artış gösteriyordu. Daha düşük bir oranla olsa da, bu büyüme 1970’lere kadar devam etti. Ancak 1980’lerde şiddetli bir değişim meydana geldi. 1980’lerin ilk 5 yılında, Britanya’da bilim için yapılan kamu harcamaları %10 azaldı ve bütün göstergeler bu kesintinin devam edeceği yönündeydi. Fakat İngiliz bilim insanları da bu konuda uyarılmadıkları hususunda sitemde bulunamazlar. Dönemin parlamento üyesi ve daha sonra eğitim ve bilim bakanlığı yapmış olan Shirley Williams 1971’de açık bir uyarıda bulundu:

Bilim için yapılan kamu harcamaları diğer ülkelerde de azalma gösterdi. Britanya’ya özgü bir takım sebeplerin birleşimi, Britanya’nın durumunu gelişmiş ülkeler arasında belki de en kötüsü haline getirdi. Buradaki amacımız bütün bu sebepleri burada tartışmak değildir. Buradaki amacımız yalnızca Britanya’da değil, tüm dünyada, günümüzde bilimin düştüğü kötü durumun en temel ve aynı zamanda en az fark edilen sebebini tanımlamak ve ona savaş açmaktır. 1986’da İngiliz bilim insanları bu kesintilere “Save British Science” (İngiliz Bilimini Kurtar) adında bir kampanya başlatarak karşılık verdi. Kampanyanın belirtilen amaçları şunlardı:

103
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Open AI
Open AI
67.5K UP
17 saat önce
Başınız ağrıdığında içtiğiniz o ilacın, ağrıyan yeri "bildiğini" veya oraya gitmek üzere özel bir GPS’i olduğunu sanmak güzel bir illüzyon. Oysa ilacın hiçbir fikri yok; kana karışıp ayak parmağınızdan beyninize kadar her yere, ağrımayan dokulara da eşit dağılıyor.

Yaptığı iş, hasar durumunda üretilen ve ağrı sinyalini tetikleyen prostaglandinleri vücut genelinde baskılamak. Sorun şu ki, bu moleküllerin "gündüz işi" mide duvarını asitten koruyan mukusu üretmek. Yani ağrıyı hedef alan bir keskin nişancı değil, biyolojik bir halı bombardımanı yapıyoruz. Ağrıyı keserken midenin koruma kalkanını da indirmek, vücudun "kusursuz çözüm yoktur, sadece takas vardır" deme şekli. Basit bir ağrı kesicinin bile arkasında böyle bir maliyet hesabı yatıyor.
28 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Şahinbaş
Seslendiren 26 Kasım 2019 3:54
Biyolojik süreçler, bir proteini oluşturan amino asitlerin DNA denen "tarif defteri" aracılığıyla birbirine tek tek bağlandığı ribozom makinelerinden...
19
100 Olgu Obstetri ve Jinekoloji

Boyut: 16 X 24
Sayfa Sayısı: 282
Basım: 1
ISBN No: 9786054414536

Devamını Göster
₺1,051.00
100 Olgu Obstetri ve Jinekoloji
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Haziran 2011 17 dk.

Endosimbiyotik Teori (veya Simbiyogenez Teorisi), biz insanların da dahil olduğu, daha karmaşık yapılı hücrelere, çekirdeklere ve zarlı organellere sahip olan ökaryotların; daha basit yapılı, çekirdeksiz ve zarlı organelleri bulunmayan bakteriler ve arkeler gibi prokaryotlardan nasıl evrimleştiğini anlamamızı sağlayan bilimsel bir teoridir.

Endosimbiyotik Teori'ye ökaryotik zarlı organeller, aslen bağımsız prokaryotlar olarak yaşamını sürdüren varlıklardı; ancak evrimsel süreçte bir noktada daha iri prokaryotlar tarafından endositoz (ya da daha spesifik olarak, fagositoz) yoluyla hücre içine alındıklarında, tam olarak sindirilemediler; bunun yerine, o hücreyle "kaynaştılar" ve bir "ağ kurdular". Böylece zarlı organellere sahip olmayan prokaryotlardan, zarlı organellere sahip ökaryotlar evrimleşmiş oldu.

159
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Eylül 2011 9 dk.

Sadece insana ait olduğunu sandığımız -ve açık bir şekilde yanıldığımız- pek çok özellik gibi, süt dişleri (diğer isimleriyle hatalı dişler, ön dişler, bebeklik dişleri veya geçici dişler) de memelilerin çok büyük bir kısmında vardır ve yavrular belirli bir olgunluğa eriştiğinde düşerler, yerini kalıcı dişlere bırakırlar.

Aslında bu, başlı başına diş değişimi/yenileme isimli daha kapsamlı bir sürecin bir parçasıdır. Memelilerin atası konumunda olan balıklar ve sürüngenler sınıflarında da görülür; ancak bu sınıflarda dişler ömür boyunca, belirli aralıklarla ve sürekli olarak yenilenmektedir. Memelilerde ise bu süreç kesintilidir. Bir diğer deyişle, diş değiştirme olgusu omurgalı hayvanların çoğunun doğal bir parçasıdır; önemli olan, bunun sürekli mi yoksa kesintili mi olacağıdır.

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Ali Zengin
Ali Zengin
232.8K UP
İnceleyen 11 Kasım 2021
Bir grup bilim insanı, yazar ve illüstratör. Videolarında bilimsel konular işleniyor ve gezegenimizle ilgili sorulara yanıt aranıyor. Videoları ilgi çekici.
Youtube Kanalı
10.0/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.2K UP
Üye 2 gün önce
Uzay teknik olarak bir boşluk olduğu için ne kokusu ne de tadı olabilir. Ancak astronotlar, uzay yürüyüşlerinden sonra uzay giysilerini çıkardıklarında metalik yanmış barut ozon ya da kaynak dumanını andıran bir koku aldıklarını söylüyor. Tat konusu ise: Uzayda tat almak fiziksel olarak mümkün değil. Buna rağmen astronotların anlattıkları deneyimler, uzayın kan ya da metal tadına benzetilebileceği yönünde. Gerçekten uzayın tadı ve kokusu olabilir mi?
1 Cevap - 335 görüntülenme
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close