Puan Ver
1
Puan Ver

Işığın bir kütlesi yoksa neden karadeliğin kğtle çekimine kapılıyor

1
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
1 Cevap

Merhabalar efendim. Bu konu o kadar mükemmel ve harika bir konu ki adeta mest oluyorum. Bunu bilmek için kütle çekimini anlamalıyız. 300 küsür yıl kabul gören Newton'ın kütle çekim kanunun yanlış olduğunu biliyoruz. Sizin sorunuzu cevaplayansa Einstein Amca'mızın mükemmel teorisi. Bu teoriye göre uzay gergin bir masa örtüsüne benzetilir. Ağırlığı olan her cisimde bu örtüyü biraz içe göçürür. Bu da aslında uzay-zamanı bükmek olarak adlandırılır. Anlamanız için bu teorinin basit bir uygulamasının linkini vericem bakabilirsiniz. 

Şimdi gelelim sorunuza. Elimizde olan bilgileri bir sıralayalım önce.

1 Kütle çekim kuvveti adı üzerinde kütlesi olan maddelerin,cisimlerin birbirini çekmesidir.

2 Işık bir madde değildir çünkü bir ağırlığa sahip değildir.

3 Yani ışık kütle çekiminden etkilenmez.

Öyle mi? Elbette hayır. Peki nerde yanlış yaptık? Şurada yaptık ki kütle çekim sadece Newton'a göre sadece kütlesi olan cisimleri çeker. Einstein Amca ise bize her ağırlığı olan maddenin uzay-zamanı büktüğünü söylemişti. Ki bu durumda uzayı yol olarak düşünürsek ışık bir araba olur. Bükük bir yolda olan araç nasıl düz gidebilir öyle değil mi? Bu ışığın gezegenlerden etkilenmesidir. Karadelikler içinse durum biraz daha farklı. Karadeliğin oluşması çok uzun bir konu o yüzden ona çok girmiyorum ama bilmen gereken şey karadeliklerin çok yoğun bir kütleye sahip olmaları. Yani o kadar küçük alana o kadar kütle sığıyor ki uzay-zamanı bükmeyi bırak argo tabirle uzay-zamanın içinden geçiyor :) Daha iyi anlaman için şu kadarını söyliyim. Güneşin tüm kütlesini bak güneşin yani bir yıldızın tüm kütlesini sadece basketbol topu kadar bir yere hapsettiğini düşün. Yani üff. Tabii ki ışıkta üff diyor ve bükülmeyi bırak karadelikten kaçamıyor bile... Umarım bu harika konuda yardımcı olabilmişimdir. İyi günler...

Teşekkür Et
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsan, inanmak isteyen bir hayvan türüdür; inanmak zorundadır. Eğer inancı için sağlam bir kanıt bulamıyorsa, sözde kanıtlarla kendini tatmin edecektir.”
Bertrand Russell
Geri Bildirim Gönder