Sorulara Dön
0
Felsefe

Evrende nedenselliğin olduğu bir inanç ise neden bu bize öğretilmiyor/söylenmiyor?

Tarihte bazı düşünürler evrende nedenselliğin olmadığını söylemişler ve bu konuda bazı çalışmalar yapmışlar(gazali gibi). Bu konudaki eleştirileri de bence gayet mantıklı. Nedenselliğin olduğu da bilimsel bir gerçek değil. O zaman neden bunun bir inanç olduğu okullarda ya da bilimsel ve objektif olduğunu söyleyen makeleler de geçmiyor?

2
Anonim 0
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
2 Cevap

Bu soru, "nedensellik", "inanç" ve "eğitim müfredatı" kavramlarını öylesine alakasız bir şekilde bir araya getirerek öylesine yüklü bir soruya (dolayısıyla bir safsataya) çeviriyor ki, cevaba geçmeden önce onları ayıklamak şart:

İnanç?

Nedensellik, yani bir nedenin bir sonucu doğurabilmesi, epistemolojinin temellerinde yer alan, hatta bilimi bile yönlendirebilmiş olan bir mantıksal varsayım (örneğin ışık hızını aşamayışımızı Evren'deki toplam enerjiyle izah edebiliyoruz ama aynı zamanda ışık hızının aşılmasının nedenselliği bozacak olması da Evren'deki hızlanabilirliğe mantıksal bir sınır koyuyor). Buna bir "inanç" da diyebiliriz; ancak bunu dediğimiz anda, "belief in" tarzı inanç ile "belief that" tarzı, yani Türkçedeki karşılıklarıyla "inanç" ve "iman" arasındaki farkı vurgulamamız gerekir - çünkü her inanç aynı türden değildir.

Mesela saf sodyum metalini bir kez daha suya attığımda şiddetli bir tepkimeyle tekrar patlayacağına da "inanabilirim", sizin gerçekte bir insan değil de Koca Ayak olduğunuzu ve ABD'nin kuzey eyaletlerinden birindeki bir ormandan, bir uzaylı teknolojisini kullanarak bu soruyu sorduğunuza da "inanabilirim". Bunların ikisinin aynı olmadığı açıktır. İlki, kanıt varlığında veya beklenmedik durumları oluşturması halinde değiştirilebilecek bir inançtır (bilimde bunlara hipotez, bilim felsefesinde "belief that tarzı inanç" veya kısaca "temel varsayım" deriz). Örneğin "bir ilacın, COVID-19 hastalığını bir diğer ilaca göre daha başarılı bir şekilde tedavi edebildiğine inanmak", bu konudaki akademik verileri inceledikten sonra bu sonuca varmak anlamına gelmektedir. Bilim insanlarının bu inançlarına karşı duygusal bir bağları yoktur ve bilim cemiyeti, veri ışığında bu inançlarını hızlı bir şekilde değiştirebilir.

İkincisi ise zaten kanıt aramaksızın inanılan ve birçok durumda bu türden bir arayışa gerek duyulmayan, yani değiştirilmemek üzere bağlanılan bir inançtır (buna biz Türkçede "iman" diyoruz ama aslında "belief in tarzı inanç" deniyor, "iman" sözcüğü yüklü bir sözcükse, "var oluşsal iddia" veya "var oluşsal inanç" denebilir). Örneğin çeşitli enstitü ve kurumlara yönelik inançlarımız, bu kategoridendir: "Devlete inanıyorum." dediğinizde veya bir firma "Bekleme sürelerine inanmıyoruz." dediğinde de söz edilen, bu türden bir inançtır. Bunlar, kanıt arama ihtiyacı duyulmayan, belirli kanıtlar ışığında bile savunulmaya devam edilecek türden inançlardır. Bu konuda daha fazla bilgi burada ve burada.

Nedenselliğe İtirazlar

Nedensellik, bunlardan ilkidir. Dolayısıyla, sorunuzda ima ettiğiniz türden bir inanç değildir. Bugüne kadar nedenselliğe karşı getirilmiş iddialar olmuştur; ancak bunlar nedenselliği absürt bir inanca dönüştürmemiş, sadece kendi takipçilerini yaratmıştır. Bu konuda detaylı bir incelemeyi burada bulabilirsiniz. Şu anda bu alternatif yorumları ciddiye alan kimse yok, çünkü ana akım yorumdan daha faydalı, işlevsel ve gerçekçi olduğunu gösterebilmiş kimse yok. Ama başka yorumları takip etmek isteyenlere engel olan da kimse yok (ama bunları takip edip de etmeyenlerden daha anlamlı ve başarılı sonuçlara ulaşabilmiş de kimse yok).

Ayrıca nedensellik bu alanda tek değil: Bilimin ilerleyebilmesini sağlayan diğer varsayımlarla ilgili tartışmalar da var (mesela Simülasyon Teorisi, bilimin bir diğer mantıksal varsayımı olan "gerçeğin gerçek olduğu" iddiasına meydan okuyor, benzer şekilde, bilim felsefesi tarihi boyunca birçokları, duyu organlarımızın gerçeklikten bilgi alabileceği varsayımına meydan okumuştur). Bu tartışmaların olması, o tartışmaların taraflarının eşit olarak haklı veya başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Sadece belli konularda belli kişilerin hemfikir olmadığını gösteriyor. Mesela evrimin biyologlar arasında kabul oranı %99.9 civarında; ancak gidip de %0.1'in iddialarını ele almıyoruz, çünkü bu iddiaları ele almayı gerektirecek bir argüman veya veri ileri süremiyorlar. Ama varlar yani.

Eğitim Sistemi

Bunların neden "eğitim sisteminde okutulmadığı" iddiası oldukça tuhaf bir iddia, çünkü eğitim sisteminin ne olduğunun anlaşılmadığını gösteriyor. Her şeyden önce, yaşadığımız ülkenin Türkiye olduğu ve ülkemizde eğitimin şahsi inançlarla ne düzeyde bezendiğini anlatmıyorum bile, artık abesle iştigal olur. Dolayısıyla ülkede bilime karşı şüpheci ve mesafeli insanlar yetiştirmek konusunda eksiğimiz olduğuna inanıyorsanız... Bu, ikinci türden bir inanç demektir.

Ama onun ötesinde, kusursuz bir eğitim sisteminde de felsefi bir tartışma bütün bilim sahalarında anlatılmazdı, çünkü eğitimin amacı bu değil. Eğitimin amacı, halihazırda kategorize edilmiş (biyoloji, fizik, felsefe, beden eğitimi, matematik, vs.) insanın entelektüel birikimini çocuklarımıza bu kategorik alanlarda yapılmış atılımlar ve gelinen modern nokta ışığında aktarabilmek, böylece hem onları onların var olmadığı süre boyunca edindiğimiz bilgi birikimimizden haberdar edebilmek, hem ilgi alanlarını belirleyebilmeleri için farklı tatlar tattırmak, hem de hayatta karar vermelerini kolaylaştırabilecek araçlar sağlamak. Bunların ne kadar iyi yapılabildiği ayrı tartışma konusu; ama sandığınız kadar önemli olmayan bir tartışmayı bilimin her alanında söylemiyor olmak (veya söylenmesi gerektiği iddiası), o tartışmanın parçalarından biri değil.

Nedensellik veya bir diğer mantıksal varsayımla ilgili bir tartışmayı biyolojide, kimyada, fizikte tartışamazsınız. Bunların alanı bu değildir ve o tartışmadan doğrudan etkilenmezler de zaten. Nedenselliğin öyle değil de böyle olması, biyolojideki gerçekleri değiştirmez. Bu tartışmalar felsefe derslerine dahil edilebilir - ki zaten felsefeyi "felsefe tarihi"nden çıkarıp, gerçek ve modern felsefeye dönüştürme çabamız ve görülen felsefe derslerinin kapsam ve derinliğini arttırma arzumuz da bundan. Bu dersler doğru düzgün okutulursa, nedenselliği diğerlerinden ayıklayıp ona saldırmayı hedefleyenlerin aslında hangi felsefenin propagandasını yapmaya çalıştıkları veya bazı kafası karışıkların ve manipülatörlerin Yüklü Soru Safsatası örneğinde olduğu gibi ne yöntemlerle, insanları nasıl zokaya düşürdükleri gibi birçok detayı çocuklarımıza öğretmek mümkün olacak. Böylece sadece daha çok sorgulayan değil, daha doğru sorgulayan gençler yetiştirebileceğiz. Solipsizm ile skeptisizm arasındaki farkı, paranoya ile şüphecilik arasındaki farkı, veri analiziyle komplo teorisi arasındaki farkı öğretebileceğiz.

Yani modern eğitim sisteminde sıkıntı olduğu kesin - ama o sıkıntı, bütün bilim derslerinde bilimin çeşitli varsayımlarla veya "inançlarla" hareket ettiğinin öğretilmemesi konusunda değil, çünkü insanın kendisi ve dolayısıyla bütün entelektüel birikimi belli varsayımlarla hareket etmek zorunda. Önemli olan, o varsayımların mantıksal değeri ne, o varsayımı doğru kabul etmekteki motivasyon ne ve bu varsayım setiyle neler üretebiliyoruz? Bilimin varsayım kümesinin başarısını daha fazla ispat etmek zorunda olduğunu düşünmüyorum (ama ben düşünmesem de her gün ispat etmeye devam ediyor), dolayısıyla eğitim sisteminde bu, eğer bir "eksik" ise, ufacık bir eksik.

Daha da önemlisi, sonucu değiştiren bir "eksik" değil. Çünkü nedensellik ne olursa olsun, biz nedensellikle ilgili neye inanıyor olursak olalım, bilim aynı şekilde başarıyla işlemeye devam edecek, çünkü bugüne kadar işledi ve bundan sonra işlemeyeceğini düşünmek için bir neden yok. Bununla ilgili bilgiyi de buradan alabilirsiniz. (Bunu şöyle düşünün: Örneğin "Özgür irade yoksa, suçluları nasıl hapse atabiliriz ki?" gibi bir soru var. Özgür irade var mı yok mu önemli değil şu anda ama bu, sonucu değiştirmezdi; çünkü hukuk sistemi bugüne kadar özgür iradenin metafiziği konusunda kesin bir yargıya varamadığımız şartlar altında işledi, ondan sonra da işler: Mesela yargıç, "Senin o suçu işlerken özgür iraden yoktu ama benim de bu cezayı keserken özgür iradem yok." diyebilir. Nedenselliğin metafiziğinin bilime etkisi de özünde böyle.)

Objektiflik konusunu ise Ufuk güzelce anlatmış. Burada detaylar var. Bilim, var olan en objektif bilgi türü ama kusursuz bir objektiflikte olmadığını zaten biliyoruz ve bu, hemen her bilim tartışmasında en başlarda söyleniyor: "Bilim, kusursuz değildir ve bilimin söyledikleri mutlak gerçekler değildir." ama "eğer orada bir yerde bir gerçek varsa, bu gerçeğe olabildiğince objektif olarak ulaşmayı başarabilen en güçlü araç bilimdir." Bilimin ne olduğunu ve ne olmadığını ilgili yazılarımızdan okuyabilirsiniz. Her akademik makalede ve bilimle ilgili her konuda "Ha bu arada bilim kusursuz değil." denmesini bekliyorsanız, gerçeklikle ilgili algınızı gözden geçirmenizi öneririm. Zira herhangi bir sistemden böyle bir şeyi bekliyorsanız (mesela dinle ilgili konularda "Ha bu arada Tanrı'nın varlığını şu ana kadar kimse ispatlayamadı." demelerini beklemek gibi), o sistemin ne olduğunu anlamak veya gerçeğe ulaşmaya çalışmak yerine, a priori olarak seçtiğiniz bir fikrin propagandasını yapıyor olma ihtimaliniz çok yüksek.

2
Paylaş
2

Bu, oldukça güzel bir tartışma konusu. Özellikle "bilim adı altında bize dayatılan" ile başlayan söylemleri söyleyen kişilerin bunları ortaya çıkardıklarını söyleyip bilimi ve felsefesini çarpıtıp eskik anlatanları sorgulamaması da ilginç bir konu.

Evet, her korelasyon nedensellik değildir. Ama bilimin işi sadece korelasyonları aramak değil, nedensellikleri tespit edebildiği kadar etmektir. Evet hiçbir zaman nedensellikleri %100 olarak tespit edemeyiz, her zaman gözden kaçırdığımız veya bilmediğimiz değişkenler olabilir. Bunun için belirli hata payları ve hata aralıkları belirlememiz gerekir. Bilimin amacı korelasyonları bulmaktan ziyade, bu hata paylarının olasılıkçı doğası çerçevesinde daha fazla veri toplayarak, daha fazla tekrarlama yaparak, daha dikkatli incelemelerde bulunarak, bunları en aza indirmek, nedensellikleri ortaya çıkarabilmek, nedensellik olasılığını güncellemek ve olayların nasıl olduğunu belirli bir sınıra kadar anlamaya çalışmaktır.

Bir inanç diyebilir miyiz? Neyi kastettiğinize bağlı. Yeterince kontrollü deney yapılır ve nedensellik %99'un üstünde ortaya koyulur. Bilim objektiftir, bu değerler de saklanmaz. Burada bir dayatma, dini inanç gibi bir olay yok ama bu olaslığı "doğrulanmı inanç" olarak görebilirsiniz. Bilim sadece olayların sırasını açıklamıyor, nedensellikleri de tespit edebildiği kadar tespit ediyor. Evet, ne kadar çok kanıt toplarsak, onun gerçekliğinden o kadar emin oluruz. Ancak o olguya dair eminlik seviyemiz hiçbir zaman %100'e ulaşmaz ama %99,999 oranında tespit edebiliyoruz. Bilemediğimiz değişkenlere (Tanrı gibi) inanmayın diye zorlamıyor bilim. Bu olasılıkçı çevçevede evrende gördüğümüz olay olgu ve süreçlerin ne olduğunu, nasıl ve "neden" gerçekleştiğini açıklayabildiği kadar açıklıyor.

Bu demek değildir ki her şeye paranoyak bir kuşkuyla yaklaşmalıyız. Bu demek değildir ki gerçek diye bir şey yoktur. Bayes Teoremi'nin bize öğrettiği şey, kanıtlarımızı sonuçlarımıza doğru şekilde bağladığımızdan emin olmak ve her şeyi kesin olarak bildiğimiz yanılgısına düşmemektir. Gerçeklere belki hiçbir zaman %100 isabetle ulaşamayacağız; ancak elimizde %99'un üzerini zorlayan bir bilgi türü olarak bilim varken, buna sırt çevirmek en kibar tabiriyle türümüz için ahmaklık olacaktır.

Bilimi sorgulamanız güzel ama bilimi, bilim felsefesini çarpıtarak "bilimi sorguladığını" iddia eden ama aslında bilim karşıtlığı yapan kişi veya grupları da sorgulayın.

0
Paylaş
0

Kaynaklar

  • Ç. M. Bakırcı. Korelasyondan Nedenselliğe Giden Yol: Olay, Olgu Ve Süreçler Arasında Neden-Sonuç İlişkisi Nasıl Tespit Edilir?. (20 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 27 Haziran 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Bu Eseri Neden Tavsiye Ediyorsun?
Aşağıdaki kutuya, isimli neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin faydalı bulunması halinde Evrim Ağacı kullanıcılarından daha fazla UP kazanman [UP bilgi linki] mümkün olacak. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Tavsiye Et