Muz ve Yapay Seçilim: Yapay-Doğal Kavgasında Kaybolmayın!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrimsel biyoloji halk arasında yayıldıkça, birçok beklenmedik konu da aydınlığa kavuşuyor. Bunların başında da "doğal-yapay kavgası" geliyor. Birçok insan GDO'lu ürünleri "doğal olmadığı için", yani "yapay olduğu için" kullanmamamız gerektiğini söylüyor. Birçok diğer insan ise, sırf "tarladan direkt geldiği için", buralardan alınan ürünlerin "doğal", dolayısıyla da "sağlıklı" olduğunu iddia ediyor.

Burada GDO sağlıklı mıdır, sağlıksız mıdır, tartışmayacağız; bunun tartışmasını diğer yazılarımızda detaylıca yaptık. Ancak şunu net olarak söyleyebiliriz ki, "doğal olan şey yararlıdır, yapay olan şey zararlıdır" diye bir genellemeden yola çıkarak üretilen argümanların büyük bir çoğunluğu tamamen hatalıdır. Öyle ki, buna mantık feslefesinde bir isim bile takılmıştır: Doğallık safsatası. Bir şeyin doğal olmasının, onu otomatik olarak "daha iyi" yaptığına dair yanılgı.

Kasırgalar, ölümcül vebalar, tarantula zehri, Hepatit B veya AIDS gibi hastalıklara sebep olan mikroplar, canlıların kendi çocuklarını diri diri yemesi tamamen "doğal" şeylerdir. Ancak bunların hiçbirini "iyi" olarak nitelendirmeyiz. Buna karşılık arabalar, internet, evlerimiz, cep telefonlarımız, sağlık kurumlarımız hep "yapay" oluşumlardır. Ancak aklı başında kimse çıkıp da bunların "zararlı" olduğunu söylemeyecektir. Elbette ki doğal olduğu için faydalı, yapay olduğu için zararlı şeyler vardır. Ancak bir şey, "doğal" ya da "yapay" olmasına bağlı olarak otomatik bir şekilde "faydalı" veya "zararlı" olarak etiketlenemez. 

Her canlı yaşadığı ortamı belli sınırlar çerçevesinde değiştirir, bulunduğu bölgeyi etkiler. İnsanlar bu konuda aşırı gelişmiş, hiçbir hayvanın yapamayacağı kadar çevresini etkilemeyi başarmış canlılardır. Bunu sadece telefon, internet, uzay yolculukları gibi "uçuk" teknolojilerde değil, basit tarım ürünlerinin baştan yaratılması gibi daha "sıradan" işlerde bile görebilmekteyiz. Örneğin fotoğrafta görülen atasal muz ile günümüzde tüketilen muz arasındaki fark, bunlardan en belirgin olanıdır. 

Muzlar, daha önceden de işlediğimiz üzere, bildiğimiz haliyle değillerdi. Son derece çekirdekli ve yemesi güç meyvelerdi. Ancak insanlar, evrimin mekanizmalarından biri olan Yapay Seçilim'i kullanarak, sadece istediği özellikte olanları birbiriyle çiftleştirdi, diğerlerini ise eledi. Bunu her yaptığında, her nesilde canlılar azıcık değiştiler. Çekirdekler ufaldı, etli kısım çoğaldı, kabuklar inceldi, boyutlar büyüdü, vs. Bunu uzun vadede sürdürdüğünde, atasal muza hiç de benzemeyen yepyeni bir meyve yaratılmış oldu.

Muz, bu açıdan incelendiğinde tamamen "yapay" bir meyvedir; ancak kimse "kötü" olduğunu iddia edemez. Çünkü bu iddia edildiğinde doğallık safsatasına düşülmüş olur.

Kaynak: promusa

Van Gogh'un Meşhur Tablosunun Arkaplanındaki Görsel Gerçeğe Dönüştürülürse...

Mandela Etkisi: Türkçeden â ve î Gibi Şapkalı Harfler Çıkarıldı Mı?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim