Milyonlarca Atnalı Yengeci Mavi Kan İçin Avlanıyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

450 milyon yıl boyunca bir iki tane numara keşfetmeden hayatta kalamazsınız. Söz konusu atnalı yengeçleri ise, bu numaralardan birisi hayret verici antibakteriyel özelliklere sahip bir kana sahip olmaktır. İnsanlar onlarınkine kıyasla önemsenmeyecek kadar kısa bir süredir evrim sahnesinde yer alırlar; ancak bizler de hızlı öğreniyoruz. Öğrendiklerimizden biri, bu kanı onlardan nasıl alabileceğimiz. Tabii bu bizler için iyi olsa da, yengeçler için hiç de iyi değil.

Bu hayvanların kanının en ilginç tarafı, tabii ki mavi rengidir. Bu renk, bakır temelli hemosiyanin içermesinden ötürüdür. Normalde omurgalı hayvanlarda hemoglobin bulunur ve kana kırmızı rengini veren de hemoglobin içerisindeki demirdir. Atnalı yengeçlerindeki bakır ise kana mavi bir renk verir. Ayrıca omurgalılardaki akyuvarların aksine, enfeksiyonlarla mücadele etmek için birçok omurgasız amebositlere sahiptir. Atlantik atnalı yengeçleri (Limulus polyphemus), aşırı yüksek tıbbi değere sahip olacak kadar rafine edilmiş amebositlere sahiptir.

Atnalı yengeci amebositleri 1 trilyon parçacıktan 1 tanesi bakteri olsa bile hemen pıhtılaşabilecek kadar güçlüdür. Dahası, bu tepkime omurgalılardaki 2 günlük süreye kıyasla sadece 45 dakika alır! Bu hızlı pıhtılaşmayı mümkün kılan kimyasal olan koagülan, tıbbi ekipmanların ve aşıların kullanım öncesi testlerinde kullanılırlar. Bunlar olmasaydı bugün olandan kat kat insan enfeksiyonlar nedeniyle ölürdü. Ne yazık ki atnalı yengeçleri bu koagülanı yavruluk dönemlerinde sentezlerler. Bu sebeple her yıl milyonlarca atnalı yengeci yakalanır ve aşağıdaki videoda gösterildiği gibi kanları çıkarılır:

Ne yazık ki Kuzey Amerika'daki atnalı yengeçlerinin aşırı avlanması bu yengeçlerin popülasyonlarında kırılmaya neden olmuştur. Eğer bu şekilde devam ederse, türün soyu tehdit altına girecektir. Türü koruyabilmek için avcılar hayvanların kanının %30'unu alırlar; sonrasında okyanusa geri bırakırlar. Her ne kadar geride bırakılan kan miktarı onların yaşaması için yeterli olsa da, geri bırakılan yengeçlerin %10-30 arasının hayatta kalamadığı hesaplanmaktadır. Dahası, geri salındıktan sonra hayatta kalabilmeyi başaran dişi yengeçler de, hiç yakalanmayanlara kıyasla daha az üreyebilmektedir.

Maalesef ekonomi acımasızdır. Litresi 15.000 dolara satılan bu kanın alınması, türün tehlikeye sokulması için yeterli bir sebep olarak görülmektedir. Bu, korkunçtur.

Konuyla ilgili detaylı bir yazımız evrimagaci.org/fotograf/120/6744">buraya tıklanarak okunabilir.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. IFLS
  2. Horseshoe Crab
  3. Wired
  4. Atlantic
  5. Marine Biological Laboratory

Dikili Sahillerine Çift Başlı Yunus Ölüsü Vurdu!

Dünyanın En Büyük Uçan Kuşu Keşfedildi

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim