Korkunca Neden Elimizi Ağzımıza veya Yüzümüze Götürürüz?

Korkunca Neden Elimizi Ağzımıza veya Yüzümüze Götürürüz?
Korkan insan
Pexels
Dilan Emektar Editör Dilan Emektar  Çağrı MertBakırcı 2. Editör Çağrı Mert Bakırcı
8 dakika
1,378 Okunma Sayısı bionluk logo yazarlarınca hazırlandı.
Notlarım
Reklamı Kapat

Duygular, günlük hayatımızda önemli bir rol oynar. Her gün etrafımızda sayısız insanın duygularına ve bu duyguları yansıtma biçimlerine tanık oluruz. Hatta yöneldiğimiz aktivite ve hobileri dahi, bize vereceğini düşündüğümüz duygulara göre seçeriz.

Dünyadaki farklı dil ve kültürlere rağmen bazı temel duyguları ifade etme biçimimiz hemen hemen aynıdır. Örneğin mutluluk, korku, şaşkınlık gibi duyguların sebep olduğu mimiklerin evrensel olduğunu söyleyebiliriz. Bunun, henüz dilin gelişmediği dönemlerde insanın duygularını yansıtma arzusundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Muhtemelen sözsel bir ifadenin olmadığı bir zamanda insanın çevresinde görüp şaşırdığı ya da korktuğu bir şeyi mimiklerinden başka ifade edebileceği daha iyi bir araç yoktu.

Charles Darwin, 1872’de insandaki duygu ifadelerinin hem doğuştan hem de kültürler arasında evrensel olduğunu öne sürdü. Psikolog Paul Ekman da 1972’de insan kültürlerinde evrensel olan 6 temel duygu olduğunu ifade etti (kendisini Lie to Me dizisinin bilim danışmanı olarak tanıyor olabilirsiniz). Bunlar; korku, iğrenme, öfke, şaşkınlık, mutluluk ve üzüntü idi. Yapılan bir araştırmada, farklı kültürlerden insanlara duyguları ifade eden fotoğraflar gösterildi ve insanlar tarafından bu temel duyguların tespit edilebildiği gözlemlendi. Aynı zamanda Ekman, bu temel duyguların doğuştan olduğu gibi büyük olasılıkla beyinde yerleşik olduğunu da söyledi.

Reklamı Kapat

Bu yazımızda bu 6 temel duygudan korkuyu ifade etme biçimimize odaklanacağız. Evrimsel açıdan ele alındığında, korkunun oldukça eski bir hayatta kalma mekanizması olduğunu söylenebilir. Tehdit oluşturabilecek durumlar karşısında korku duymamız, hem atalarımızın hem de bizim tür olarak başarıya ulaşmamızı sağlamıştır.

Etrafınıza dikkatlice bakarsanız birçok insanın korktuğunda elini ağzına veya yüzüne götürdüğünü görebilirsiniz. Örneğin korku filmi izlerken verdiğiniz tepkileri gözünüzün önüne getirin. Peki neden bunu yapıyoruz? Bu soruya cevap verebilmek için Darwin'den başlayıp, Paul Ekman’a kadar uzanan birçok araştırmaya göz atmamız gerekiyor.

Kaç veya Savaş Tepkisi

Akut stres tepkisi olarak da bilinen Kaç veya Savaş Tepkisi ilk olarak 1920’lerde fizyolog Walter Bradford Cannon tarafından tanımlanmıştır. Kaç veya Savaş Tepkisi, korku duyacağımız bir şeyle karşılaştığımızda meydana gelen fizyolojik tepkiyi ifade eder ve eski insan atalarımızın çevrelerindeki tehlikeler karşısında sahip oldukları seçenekler ile ilişkilendirilir.

Algılanan tehdit sempatik sinir sistemini ele geçirir ve vücudu savaşmaya veya kaçmaya hazırlayan akut stres tepkisini tetikler. Bu tepki, karşılaşılan tehditlerde hayatta kalma şansını artıran evrimsel bir mekanizmadır. Bu tepkinin sebep olduğu reaksiyonlar birçok fiziksel etkiye neden olabilir. Tehlike anlarında kaslar gerilir ve harekete hazır hale gelir. Karşılaşılan tehlikeye hızlı bir yanıt verilmesi için gereken oksijeni sağlama amacıyla kalp atışı ve solunum hızı artar. Vücut kendisini çevrenin daha fazla farkında olmaya zorlar ve gözbebekleri genişleyerek gözlere daha fazla ışık girmesini sağlar.

Kaç veya Savaş Tepkisi, çevremizde gerçekleşen tepkilere başa çıkmamızda çok önemli bir rol oynar. İçinde bulunduğumuz stresli durum, tehditlere çözüm üretmemizi daha olası hale getirir. Bu anlamda korkunun sahip olunması gereken önemli bir özellik olduğu ve evrim sürecinde korkuyu tehlikelerden korunmak için kullanan insan ve hayvanların daha büyük şansı olduğu söylenebilir. Tehlikeden kaçma arzusu insanlar ve diğer canlıların hayatta kalması için faydalı olmuştur.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

James-Lange Teorisi

James-Lange Teorisi, duygular için fizyolojik bir açıklamayı temsil eder. William James'in ortaya koyduğu düşünceye göre insanlar, çevrelerinde gerçekleşen uyarıcı olaylar karşısında öncelikle fizyolojik bir tepki verirler ve daha sonra bu tepki bir duygu olarak etiketlenir. Örneğin aniden hırlayan bir köpekle karşılaşan kişi, hızlı bir şekilde nefes almaya başlar veya titreyebilir. James-Lange teorisine göre insanlar, bu uyaran ardından gelen duyguyu "korku" olarak etiketler.

Bu teorinin eleştirilerinden biri, fiziksel tepkilerin yalnızca tek bir duyguya karşılık gelemeyecek olmasıdır. Örneğin kalp çarpıntısı, korku veya heyecan gibi birbirinden farklı duyguları akla getirebilir.

Cannon-Bard Teorisi

Talamik duygu teorisi olarak da bilinen Cannon-Bard Teorisi, 1927’de Walter B. Cannon ve onun yüksek lisans öğrencisi Philip Bard tarafından, James-Lange Teorisi'ne alternatif olarak geliştirilmiştir. Bu teori, uyarıcı olay karşısında tetiklenen fiziksel tepki ve duyguların aynı anda meydana geldiğini ifade eder. Örneğin yılan gören bir kişi aynı anda korkar ve titremeye başlar. Fiziksel tepkiler duygusal tepkilere bağlı olmadığı gibi, bunun tam tersi bir durum da geçerlidir.

Karanlık bir otoparkta arabanıza doğru yürüdüğünüzü hayal edin. Tam bu anda arkanızdan size yaklaşmakta olan ayak seslerini duyuyorsunuz ve size doğru gelmekte olan bir insanın gölgesini görüyorsunuz. Cannon-Bard Teorisi'ne göre korku ve fiziksel tepki duygularını aynı anda yaşayacaksınız. Korkup kalbiniz hızla çarpmaya başladığında, aynı anda arabanıza doğru koşmaya başlayacaksınız.

Reklamı Kapat

Cannon-Bard teorisine getirilen eleştirilerden biri, fiziksel tepkilerin duygulara yol açmadığı yönündeki ifadenin doğru olmadığıdır. Yapılan araştırmalar, insanların kaşlarını çatması veya gülümsemeyi gibi yüz ifadelerini yaptıklarında, bu ifadeyle ilişkili duyguyu yaşamalarının daha olası olduğunu göstermiştir.

Yüz Geri Bildirim Hipotezi

Yüz Geri Bildirim Hipotezi, yüz ifadelerinin yalnızca bir duyguyu ifade etmediği, aynı zamanda ifadelerin duyusal geribildirimle bağlantılı olduğu ve duygusal deneyim üzerinde etkisi olduğu fikrine dayanır. Örneklendirmek gerekirse taklit olarak gülümsemenizin sizi daha mutlu edebileceği ya da kaşlarınızı kaldırmanızın sizi daha sinirli hissettirebileceği söylenebilir. Bu fikir, Charles Darwin’in ortaya attığı duygunun özgürce ifade edilmesinin duyguyu yoğunlaştırdığı ama bastırıldığında duygunun yumuşadığı ifadesine kadar uzanır.

Yüz ifadeleri
Yüz ifadeleri
Pexels

1988 yılında yapılan bir araştırmada katılımcılardan dudaklarını kaşların çatılmasına benzeyen bir ifadeye ya da dişleriyle gülümsemeyi taklit eden bir ifadeye sebep olacak şekilde kalemi ağızlarında tutmaları istendi. Aynı katılımcılara belirli karikatürler gösterildi ve gülümsemeyi taklit edenlerin karikatürleri daha komik olarak değerlendirdiği sonucuna ulaşıldı.

Yüz kırışıklıklarının önüne geçmek için yaptırılan botoksun en büyük yan etkilerinden biri, duyguları tam olarak ifade edememektir. Her ne kadar kırışıklarla savaşmak için iyi bir yöntem olsa da aynı zamanda bu kasların hareket ettirilmediği anlamına da geliyor. Bazı araştırmacıların düşündüğüne göre sadece donuk bir ifadeden daha büyük sonuçlara yol açabilir. Botoksun yüz ifadesi yapmayı sınırlı hale getirmesi, kişilerin duyguları hissetme yeteneğini de etkileyebileceği düşünülüyor. Şimdilerde yapılan birçok çalışma, böyle bir etkinin var olduğuna dair hiçbir kanıt bulamıyor.

Reklamı Kapat

Yüz geri bildiriminin gerçekte nasıl çalıştığı belirsizliğini koruyor. Yaygın olarak kabul edilen teorilerden biri, belirli yüz kasları aktive edildiğinde karşılık gelen duygulanım programlarını aktive ettiğidir.

Neden Korkunca Ağzımızı Kapatıyoruz?

Yazımızın buraya kadarki kısmında uyarıcılar, duygular ve fiziksel tepkiler arasındaki ilişkiyi farklı fikirler üzerinden anlamaya çalıştık. Yazının başında sormuş olduğumuz sorunun cevabına hala ulaşamadık gibi gözükse de aslında cevabı bazı kavramlar üzerinden vermiş olduk. Neden korktuğumuzda elimizi ağzımıza veya yüzümüze götürüyoruz? Farklı yönlerden bu soruyu cevaplayalım.

Sesi Bastırmak

Kaç veya Savaş Tepkisinden bahsederken karşılaşılan tehditlerle başa çıkmamızı sağlayan bir mekanizma olduğuna değinmiştik. Korku anında eli ağza götürmek, tehlikeyi ortaya çıkaran kişi tarafından algılanmamak amacıyla ortaya çıkmış olabilir. Örneğin eski bir insanın, arkadaşının bir aslan tarafından yenmesine tanık olduğunu düşünebiliriz. Eli ağıza götürerek olası bir sesi veya çığlığı engelleyerek düşmanın dikkatini çekmemek mümkün olmuş olabilir.

Duygu Yumuşatması

Kaç veya Savaş Tepkisi, otomatik olarak gerçekleşse de, her zaman doğru tepki olduğu anlamına gelmez. Korku, evrim sürecinde hayatta kalabilmek için sahip olunan en iyi özelliklerden biriydi. Hiçbir tehlikenin farkına varmamaktansa, her zaman hazır ve tetikte olmak ve hatta bu konuda nadiren yanılmak, daha güvenli bir ortam sağlar. Yırtıcı bir hayvan tarafından saldırıya uğramaktansa, kendi gölgenizden korkarak saklanmak daha iyi bir seçenektir. Bu yüzden yanlış bir fizyolojik tepkiyi yumuşatmak için bu davranış geliştirilmiş olabilir. Yine aynı örneği ele alırsak, tehlikeli bir durum olduğunu düşünüp korkan kişi yanıldığını anladığında, bu korkuyu bastırmak istemiş olabilir. Tehlike altında olmadığını anladığında çevredekilere yanlış alarm vermemek, daha da önemlisi gruplarda gereksiz bir panik yaratmamak için evrimleşmiş olabilir.

Koruyucu Bir Jest

Bu konuda ortaya konulan fikirlerden bir diğeri ise, korku anlarında ağzımızın açılmasına sebep olan hızlı ve derin olan nefes ağzımızı savunmasız bir hale getirmesi üzerine kuruludur. Bu yüzden bu hareket, koruyucu bir jest olarak gelişmiş olabilir. Aynı zamanda korktuğumuzu diğer insanlardan gizlemenin bir yolu da olabilir. Bu konuda birçok uzman tepkilerin nezaket biçimi olarak öğrenildiğini söylüyor.

Kültürel Normlara Uyma

Duyguları algılama ve fiziksel tepkilerimiz neredeyse birbirinin aynısı olsa da bazı kültürel farklılıklardan dolayı değişiklik gösterebilir. Sosyal ve kültürel beklentiler fiziksel tepkilerimizi yönetmemizde oldukça etkilidir. Yapılan bir deneyde Japon ve Amerikalı katılımcıları ampütasyon ve ameliyat gibi korkunç görüntüleri izlerken gözlemlediler. Her iki grup da iğrenme gibi benzer yüz ifadelerini gösterdi. Fakat katılımcılar bu sahneleri izlerken odada bir başkası daha olduğunda, Japon katılımcıların yüz ifadelerini gizleme olasılığı daha yüksekti. Bunun sebebi Japon kültüründe başka insanların önünde güçlü olumsuz duygular sergilemenin, Amerikan kültürüne göre daha az kabul edilebilir olmasıdır.

Emzik Etkisi

Washington DC’deki Beden Dili Enstitüsü’nde eğitmen olan Chris Ulrich, ağızı kapatmanın algılanan tehlikeler karşısında daha güvende hissetmeye yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca bu tepkinin bir çeşit "emzik" görevi gördüğünü ve kişinin kendisini yatıştırarak başka bir amaca daha hizmet ettiğini belirtiyor.

Sonuç

Ortaya koyulan tüm hipotezler akla yatkın olsa da bu fizyolojik tepkinin kesin nedeni tam olarak keşfedilememiştir. Ancak tüm bu fikirlerle birlikte evrim süreci de düşünüldüğünde korkunun ve bunun ile ilişkili olarak gerçekleşen tepkilerin tehlikelere karşı koyma ve hayatta kalmak için önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Korkutucu! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/12/2021 09:07:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11166

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Ölüm
Yok Oluş
Ornitoloji
Olasılık
Hava
Kadın Doğum
Entropi
Teyit
Film
Samanyolu Galaksisi
Sürüngen
Uluslararası Uzay İstasyonu
Kimya Tarihi
Hayvan
İspat
Biyocoğrafya
Tedavi
Aşılar
Çekirdek
Psikoloji
Mantar
Bilişsel
Haber
İnsanlar
Sperm
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Bu Eseri Neden Tavsiye Ediyorsun?
Aşağıdaki kutuya, isimli neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin faydalı bulunması halinde Evrim Ağacı kullanıcılarından daha fazla UP kazanman [UP bilgi linki] mümkün olacak. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Tavsiye Et