Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Heliyosferin Gerçek Şekli Ne? Güneş Sistemimiz, Kruvasan veya Jumbo Karides Şeklinde Olabilir Mi?

Heliyosferin Gerçek Şekli Ne? Güneş Sistemimiz, Kruvasan veya Jumbo Karides Şeklinde Olabilir Mi? NASA
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, NASA isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Güneş sistemimizdeki tüm gezegenler, Güneş'in sürekli dışarı akan maddesi olan güneş rüzgârı tarafından oyulmuş, manyetik bir baloncuğun içindedir. Heliosfer adı verilen bu manyetik baloncuk, gezegenleri süpernova gibi güçlü kozmik olayların ardından etrafa saçılan zararlı kozmik radyasyondan korur. Heliosferin dışında, galaksimizdeki yıldız sistemleri arasındaki boşluğu dolduran yıldızlararası ortam, iyonize gaz ve manyetik alan vardır. Bu manyetik baloncuğun şekli, bilim insanlarının yıllardır cevaplamaya çalıştıkları bir sorudur.

Bugüne kadar, heliosferin "burun" adı verilen yuvarlak bir ön kenarı ve arkada uzun bir kuyruğu bulunan bir kuyruklu yıldız şeklinde olduğunu düşünülmüştü. Mart ayında Nature Astronomy'de yayınlanan ve derginin Temmuz kapağında yer alan yeni bir araştırma, bizlere alternatif bir şekil sundu: sönük bir kruvasan.[5]

Heliosferin şeklini, içeriden bakarak belirlemek zordur. Heliosferin en yakın kenarı, Dünya'dan on milyar kilometreden daha uzaktadır. Sadece iki Voyager uzay aracı bu bölgeyi doğrudan ölçerek bize heliosferin şekli hakkında kesin referans verisi bırakabildi.

Uzayda bulunan çeşitli uydular ve keşif araçları tarafından, Dünya'ya doğru uçan parçacıklar yakalanıp gözlemlenerek yıldızlararası uzaya olan sınırımız incelenmektedir. Bu parçacıklardan bazıları, galaktik kozmik ışınlar olarak adlandırılan, galaksinin uzak bölgelerinden gelen yüklü parçacıklar, halihazırda güneş sistemimizde bulunanlar, heliopoz (İng: "heliopause") denen kısma doğru ilerleyen ve karmaşık bir dizi elektromanyetik süreçle Dünya'ya geri dönen yüklü parçacıklardır. Bunlara enerjik nötr atomlar denir ve yıldızlararası ortamla etkileşime girerek oluştukları için, heliosferin kenarını haritalamak için bir yardımcı olurlar. NASA’nın Yıldızlararası Sınır Gezgini (IBEX) misyonu, heliosferi inceler ve bu parçacıkları bir tür radar olarak kullanır. Böylece güneş sistemimizin yıldızlararası uzaya olan sınırının izini sürer.

Bilim insanları, bu karmaşık verileri anlamlandırmak ve heliosferin özelliklerinin bir tahminine dönüştürmek amacıyla bilgisayar modellerini kullanıyor. NASA ve NSF tarafından finanse edilen yeni araştırmanın başyazarı Merav Opher, Boston Üniversitesi DRIVE Bilim Merkezi'nin başında görev alıyor. Opher modelinin sonuncu iterasyonu, heliosferin manyetik balonunu dolduran uzaydaki materyalin davranışını karakterize etmek ve sınırları hakkında başka bir perspektif elde etmek için NASA gezegen bilimi misyonlarından alınan verileri kullanıyor.

NASA’nın Cassini misyonu, Satürn’ün manyetik alanında hapsolmuş parçacıkları incelemek için tasarlanmış ve aynı zamanda iç güneş sistemine geri dönen parçacıkların gözlemlerini de yapan bir alet taşımıştı. Bu ölçümler, Yıldızlararası Uzay Gezgini’ninkilere benziyor ancak heliosferin sınırı hakkında farklı bir bakış açısı sağlıyordu.

Buna ek olarak, NASA’nın New Horizons misyonu, uzayda iyonize olan ve güneş rüzgârıyla birlikte toplanan “pick-up ions” adı verilen özel bir parçacık türüne ait veriler elde etmemizi sağladı. Bu parçacıklar, farklı kökenleri nedeniyle Güneş'ten çıkan güneş rüzgârı parçacıklarından çok daha sıcaktır. Boston Üniversitesi'nde astronomi profesörü olan Opher, çalışmasını bu bileşenlere dayandırmıştır.

Biraz soğuk sıvınız ve sıcak sıvınız varsa ve onları uzaya koyarsanız karışmazlar, çoğunlukla ayrı ayrı bulunurlar. Yaptığımız şey, güneş rüzgârının bu iki bileşenini ayırmak ve sonuçta ortaya çıkan heliosferin 3 boyutlu şeklini modellemekti.

Güneş rüzgârının bileşenleri ayrı ayrı düşünüldüğünde, Opher'in heliosferi şekillendirmede baskın bir güç olarak güneşin manyetik alanını kullanan daha önceki çalışmasıyla birlikte, iki jet akımının heliosferin merkezi bombeli kısmından kıvrılmasıyla oluşan, uzun kuyruklu sönük bir kruvasan şekli yaratıldı.[6]

Bilim insanları sönük bir kruvasan görüyorlar. Biz ise lezzetli bir karides. Peki ya siz ne görüyorsunuz?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Araştırmaya göre yapılan yeni helyosfer modellemesi.
Araştırmaya göre yapılan yeni helyosfer modellemesi.
NASA

Heliosferin Şekli Neden Önemli?

Heliosferin şekli bilim dünyası için bir meraktan daha fazlasıdır. Heliosfer, güneş sistemimizi galaksinin geri kalanına karşı koruyan bir kalkan görevi görür. Süpernova gibi, diğer yıldız sistemlerinde gerçekleşen olaylar, parçacıkları neredeyse ışık hızına kadar hızlandırabilir. Bu parçacıklar, güneş sistemimiz dâhil her yöne fırlatılır. Ancak, heliosfer bir kalkan görevi görerek, Güneş sistemimize girecek olan kozmik ışınlar adı verilen bu muazzam enerjili parçacıkların yaklaşık dörtte üçünü emer.

Dünyada, gezegenimizin manyetik alanı ve atmosferiyle korunuruz, ancak uzaydaki astronotlar ve uydularımız neredeyse savunmasızdır. Galaktik kozmik ışınların etkisiyle hem elektronik aletler hem de insan hücreleri zarar görebilir. Bu ışınlar çok fazla enerji taşıdığından, yakın gelecekte planlanan uzay yolculuklarında pratik bir şekilde engellenmeleri oldukça zordur. Heliosfer, uzay yolcularının galaktik kozmik ışınlara karşı temel savunmasıdır, bu nedenle, şeklini anlamak robotik ve insanlı uzay keşiflerini planlamak için önemli bir husustur.

Ayrıca, heliosferin şekli, başka dünyalarda yaşam arayışımızdaki bulmacanın da bir parçası olacaktır. Galaktik kozmik ışınlardan gelen zararlı radyasyon, bir dünyayı yaşanmaz hale getirebilir. Heliosferin güneş sistemimizi nasıl koruduğu ve bu korumanın güneş sistemi tarihi boyunca nasıl değişmiş olabileceği hakkında daha fazla şey öğrendikçe, benzer korumaya sahip olabilecek diğer yıldız sistemlerini de arayabiliriz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 13
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Bilim Budur! 6
  • Muhteşem! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • İnanılmaz 4
  • Umut Verici! 4
  • Güldürdü 2
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: NASA | Arşiv Bağlantısı
  • NASA. Uncovering Our Solar System’s Shape. (05 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2020.
  • M. Opher, et al. A Small And Round Heliosphere Suggested By Magnetohydrodynamic Modelling Of Pick-Up Ions. (16 Mart 2020). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Nature Astronomy | Arşiv Bağlantısı
  • M. Wall. Is Our Solar System Shaped Like A Deflated Croissant?. (07 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2020.
  • NASA. Nasa-Funded Study Finds Two Solar Wind Jets In The Heliosphere. (03 Mart 2015). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2020.
  • ^ M. Opher, et al. (2020). A Small And Round Heliosphere Suggested By Magnetohydrodynamic Modelling Of Pick-Up Ions. Nature Astronomy, sf: 675-683. doi: 10.1038/s41550-020-1036-0. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. Zell. Two Solar Wind Jets Found In The Heliosphere. (15 Mart 2015). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2020. Alındığı Yer: NASA | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/10/2020 18:23:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9178

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Avrupa
Halk Sağlığı
Ses
Türlerin Kökeni
Balık
Homeostasis
Evrimsel
Evrimsel Süreç
Video
Yörünge
Araştırma
Goril
Safsata
Tüyler
Aşı
Mistisizm
Ribozim
Köpekgil
Richard Dawkins
Ana Bulaşma Mekanizması
Malzeme
Abiyogenez
Koronavirüs
Üreme
Besin Değeri
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Şu ana kadar Evrim Kuramı'nı çürütebilen bir argüman var olmadı. Ancak eğer ki bir gün olursa, bunu keşfeden bir bilim insanı olacaktır, bir aptal değil.”
Richard Dawkins
Geri Bildirim Gönder