Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Voyager Uzay Görevi Nedir? Voyager Uzay Aracı Şu Anda Nerede?

Voyager Uzay Görevi Nedir? Voyager Uzay Aracı Şu Anda Nerede?
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, NASA isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

NASA, 1977 yılının iki ayrı ayında, ikiz uzay araçları olarak bilinen Voyager 1 ve Voyager 2 araçlarını Florida'daki Cape Canaveral üssünden uzaya gönderdi. Voyagerlar'ın orijinal tasarım amacı; Jüpiter, Satürn, Satürn'ün halkaları ve bu iki gezegenin büyük uyduları üzerinde yakın geçiş araştırmaları yapmaktı.

İki ayrı gezegeni kapsayan görevlerini yerine getirmek için Voyager 1 ve Voyager 2, beşer yıl boyunca çalışacak biçimde inşa edildi. Ancak görev devam edip, hem Voyager 1 hem de Voyager 2 tüm görev hedeflerine başarılı bir şekilde ulaşınca, NASA'nın Jet İtim Laboratuvarı'ndaki bilim insanları ve mühendisler arasında, bu araçların Güneş Sistemi'nin en dışındaki iki dev gezegen olan Uranüs ve Neptün'e de ek uçuşlar yapabileceği fikri doğdu. Bunun, görev kapsamı dışında olmasına rağmen mümkün olduğunun anlaşılması sonucunda reddetmesi güç bir bilimsel merak haline geldi.

Voyager 1 ve Voyager 2 Güneş Sistemi boyunca süzülürken, Araçların uzaktan yeniden programlanabilir şekilde üretilmiş olması sayesinde Voyager'lara, Dünya'dan ayrıldıklarında sahip olduklarından daha fazla ve yeni yetenekler kazandırmak mümkün oldu. İki gezegenli görevleri, dört gezegenli göreve çıkarıldı. Beş yıllık ömürleri, 12'ye ulaştı. 2020 itibariyle ise 43 yıla ulaşmış vaziyette.

Sonunda, Voyager 1 ve 2, bizlere Güneş Sistemi'mizin dev dış gezegenlerinin hepsini, uydularının 48'ini ve gezegenlerin sahip olduğu benzersiz halka ve manyetik alan sistemlerini inceleme fırsatı sundu.

Voyager 1 tarafından çekilen bir Jüpiter fotoğrafı. Voyager tarafından çekilmiş fotoğraflara bu görselin kaynağından ulaşabilirsiniz.
Voyager 1 tarafından çekilen bir Jüpiter fotoğrafı. Voyager tarafından çekilmiş fotoğraflara bu görselin kaynağından ulaşabilirsiniz.
NASA

Voyager misyonu sadece Jüpiter ve Satürn uçuşlarından sonra sona ermiş olsaydı bile astronomi ders kitaplarını yeniden yazmaya sebep olacak miktarda bilimsel malzeme sağlamış olacaktı. Ancak, zaten iddialı güzergahlarını ikiye katlayan Voyager araçları, uzayda yola devam ettikleri süre boyunca Dünya'ya astronomi biliminde devrim yaratan bilgiler göndermeyi sürdürdüler. Bu sayede Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerin kökeni ve evrimi hakkında merak uyandıran yeni soruları gündeme geldi.

Uzay Aracının Tasarımı

Neredeyse birebir aynı olan iki Voyager uzay aracı da, antenlerinin her zaman Dünya'ya dönük kalması için yıldız konumlarına ve jiroskopik sensörlere göre kontrolü sağlanan üç eksenli bir sabitleme sistemine sahiptir. Bu sayede, araçların bilimsel deneylerini yapabilmesi için üzerinde taşıdığı 10 enstrümandan (eğer radyo sistemini de sayarsanız 11 enstrümandan) toplanan veriler Dünya'ya iletilebilmekte ve Dünya'dan gönderilen programlama bilgileri araca aktarılabilmektedir.

Voyager araçlarının üzerindeki bilimsel enstrümanlar
Voyager araçlarının üzerindeki bilimsel enstrümanlar
NASA

Komut bilgisayarı alt sistemi (İng: "command computer subsystem" ya da kısaca "CCS"), sıralama ve kontrol işlevlerini sağlamaktadır. CCS; komut kodlarını çözme, hata algılama, düzeltici rutinleri sürdürme, anten konum bilgileri ve uzay aracı sıralama bilgileri gibi sabit işlemleri yürütmekten sorumludur.

Tutum ve Artikülasyon Kontrol Alt Sistemi (İng: "Attitude and Articulation Control Subsystem" ya da kısaca AACS), uzay aracının yönünü kontrol etmektedir. İsmindeki "tutum", yani "attitude" kavramı, bir aracın kütleçekim merkezine göre 3 boyutlu konumunu tarif etmekte kullanılan bir terimdir. Bir nevi, aracın konumlanması olarak düşünülebilir. Bu alt birim, aynı zamanda Dünya ile iletişimi sağlayan antenin yönelimini ve aracın tutumunu değiştirecek manevralarını kontrol eder ve veri toplamak için kullanılan tarama platformunu konumlandırır.

Yerden uyduya veri gönderimi (yer-uydu hattı iletişimi) S-bandı üzerinden, 16-bit/sn komut hızı ile yapılmaktadır. Uydudan yere veri gönderimi (uydu-yer hattı iletişimi) ise bir X-bandı vericisi ise, normalde saniyede 160 bit hız ile sağlanmaktadır. Ancak yüksek oranlı plazma dalga verileri saniyede 1.4 kilobit hızda oynatılabilmektedir. Tüm veriler, 3,7 metre uzunluğundaki bir yüksek kazançlı anten (İng: "High Gain Antenna" ya da kısaca HGA) aracılığıyla uzay aracından iletilir ve uzay aracına alınır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Elektrik enerjisi üç Radyoizotop Termoelektrik Jeneratör (RTG) tarafından sağlanır. Mevcut güç seviyeleri her uzay aracı için yaklaşık 249 watt'tır. Elektrik gücü azaldıkça, talebin arzı aşmasını önlemek için uzay aracındaki güç yükleri kapatılmalıdır. Yükler kapatıldıkça, bazı uzay aracı yetenekleri yitirilir ve bazı deneyler artık sürdürülemez.

Buraya tıklayarak, araçların 3 boyutlu bir modelini daha yakından inceleyebilirsiniz.

Voyager Uzay Görevleri Şu Anda Nerede?

Voyager 1 heliosheath katmanını da geçti ve 25 Ağustos 2012'de Güneş Sistemi'ni resmen terk eden ilk insan yapımı araç olarak, yılda yaklaşık 520 milyon kilometre hızla, yaklaşık 35 derecelik bir açıyla, ekliptik düzlemin üzerine yükselmeyi sürdürmektedir. Voyager 1, an itibariyle Dünya'dan 22.3 milyar kilometre uzaktadır; yani ışığın Dünya'dan Voyager 1'e ulaşması 20 saat 40 dakika kadar sürmektedir.

Voyager 2 de Güneş Sistemi'ni terk edecek rotada, 48 derecelik bir açıyla ve yılda yaklaşık 470 milyon kilometre hızla ekliptik düzlemin altına doğru ilerlemeyi sürdürüyor. Voyager 2, an itibariyle Dünya'dan 18.5 milyar kilometre uzaktadır; yani ışığın Dünya'dan Voyager 2'ye ulaşması 17 saat 10 dakika kadar sürmektedir.

Voyager araçlarının anlık durumu (21 Haziran 2020 itibariyle). En güncel halini görmek için bu görselin kaynağına tıklayabilirsiniz.
Voyager araçlarının anlık durumu (21 Haziran 2020 itibariyle). En güncel halini görmek için bu görselin kaynağına tıklayabilirsiniz.
NASA

Voyager 1 ve Voyager 2 Araçlarının Tarihi

Voyager misyonu, 1970'lerin sonlarında ve 1980'lerde meydana gelen, itici gaz kullanımını ve yolculuk süresini en aza indiren sıra dışı bir astronomik olaydan faydalanmak için tasarlandılar: Sistemimizdeki dört gezegen, çok nadir yaşanan bir şekilde birbiriyle hizalanacaktı.

Yaklaşık 175 yılda bir meydana gelen bu Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün yerleşimi, belirli bir uçuş yolundaki bir uzay aracının, büyük tahrik (itim) sistemlerine ihtiyaç duymadan, bir gezegenden diğerine ulaşmasına izin vermektedir. Her bir gezegene yapılan yakın uçuş sırasında uzay aracının rotası bir miktar bükülür ve bu bükülmeden kaynaklı hız kazanımını kullanarak diğer gezegenlere ulaşmak mümkün olmaktadır. İlk olarak 1973-74 yıllarında NASA'nın Mariner 10 Venus / Mercury misyonuyla gösterilen bu "kütleçekim yardımı" tekniğini kullanarak, o görev sırasında Neptün'e uçuş süresi normalde olacak olan 30 yıldan, sadece 12 yıla düşürülebilmiştir.

Dört gezegensel görevin mümkün olduğu bilinmekle birlikte, bu kadar uzak bir mesafeyi kat edebilecek, gerekli enstrümanları taşıyabilecek ve bu kadar uzun bir görevi yerine getirecek kadar uzun süreler boyunca başarıyla çalışabilecek bir uzay aracı inşa etmek çok pahalıydı. Bu nedenle Voyager uzay araçları, yoğun bir şekilde ama sadece Jüpiter ve Satürn'e yönelik uçuşlar yapacak biçimde finanse edildi. Jüpiter, onun büyük uydusu Io, Satürn ve onun büyük uydusu Titan'a yakın uçuşları mümkün kılacak iki rota seçilmeden önce, toplamda 10.000'den fazla yörünge araştırıldı. Voyager 2 için seçilen rota kapsamında, eğer uygun görülürse Uranüs ve Neptün'e devam etmeyi mümkün kılacak seçenek tercih edildi.

Her ne kadar ismi "Voyager 2" olsa da, Florida, Cape Canaveral'daki NASA Kennedy Uzay Merkezi'nden 20 Ağustos 1977'de ilk önce fırlatılan araç Voyager 2 oldu. Voyager 1 ise, 5 Eylül 1977'de daha hızlı ve daha kısa olan rotaya fırlatıldı. Her iki uzay aracı da, harcanabilir roket sistemleri olan Titan-Centaur roketleriyle uzaya gönderildi.

Jüpiter ve Satürn'e yapılan ana Voyager misyonu kapsamında Voyager 1, 5 Mart 1979'da Jupiter'e, 12 Kasım 1980'de Satürn'e, onun hemen ardından ise Voyager 2, 9 Temmuz 1979'da Jupiter'e, 25 Ağustos 1981'de Satürn'e ulaştı.

Uzay aracını büyük uydu Titan'ı geçip, Satürn'ün halkalarının arkasına göndermek üzere tasarlanan Voyager 1'in yörüngesi, uzay aracının yolunu ekliptik düzlemden (gezegenlerin çoğunun Güneş'in etrafında döndüğü düzlemden) kaçınılmaz ama tamamen planlanmış bir şekilde kuzeye doğru büktü. Voyager 2, Satürn etrafında dolaştıktan sonra uzay-zaman düzleminin Satürn tarafından bükülmesi sebebiyle Uranüs'e doğru kıvrılan bir rotada fırlatılmıştı.

Voyager görevlerinin başlangıçtan bugüne zaman çizelgesini buradan inceleyebilirsiniz.

Voyager posteri. Daha fazla posteri, bu görselin kaynak bağlantısından ücretsiz olarak edinebilirsiniz.
Voyager posteri. Daha fazla posteri, bu görselin kaynak bağlantısından ücretsiz olarak edinebilirsiniz.
NASA

Görevin Uzatılması ve Voyager Yıldızlararası Misyonu

Voyager 2'nin Satürn görevini başarıyla tamamlamasından sonra, görev kontrol merkezi tarafından yapılan hesaplamalar, Voyager 2'nin tüm enstrümanlar çalışırken bile Uranüs'e sorunsuz bir şekilde ulaşabileceğini gösterdi. NASA, iki uzay aracını çalıştırmaya devam etmek için ek finansman sağladı ve Jet İtim Laboratuvarı'na, Uranüs uçuşunu da gerçekleştirme yetkisi verdi. Daha sonra NASA, Voyager Neptün Yıldızlararası Misyonu olarak yeniden adlandırılan misyonun Neptün bacağına da izin verdi.

Voyager 2, 24 Ocak 1986'da Uranüs'e ulaştı ve gezegen, uyduları, manyetik alan ve karanlık halkalar hakkında ayrıntılı fotoğrafları ve çok sayıda veriyi Dünya'ya gönderdi. Bu arada Voyager 1, gezegenler arası alan çalışmaları yapacak biçimde, Güneş Sistemi'nin dışına doğru ilerlemeyi sürdürüyordu. Sonunda, Voyager 1'in enstrümanları, Güneş'in manyetik etkisinin sona erdiği uzay boşluğu ile, yıldızlararası uzay boşluğunun arasında yer alan heliopause isimli uzay bölgesini algılamayı başaran ilk sensörler olacaktı.

Voyager 2'nin 25 Ağustos 1989'da Neptün'e yaptığı en yakın uçuş görevinden sonra, uzay aracı öncelikle kendisini ekliptik düzlemin altına (güneyine), nihayetinde ise yıldızlararası uzaya götürecek bir rotaya koyuldu. Voyager uzay araçlarının, aslen sadece Güneş Sistemi gezegenlerini araştırma hedeflerini yansıtan projenin ismi, Voyager Yıldızlararası Misyonu olarak değiştirildi.

Voyager Görevleri Daha Ne Kadar Sürecek?

Her iki uzay aracı da, yıldızlar arasında ultraviyole kaynakları incelemeye devam edecek ve Voyager uzay araçları üzerindeki alan ve parçacık enstrümanları, Güneş'in etkisi ile yıldızlararası uzay arasındaki sınırı araştırmaya devam edecek. Daha şimdiden araçlardan gelen veriler sayesinde yayınlanan akademik makaleleri, araştırma sahasına göre kategorilendirilmiş bir şekilde, buradan inceleyebilirsiniz.

Voyager uzay araçlarının, önümüzdeki en az 10 yıl boyunca değerli veriler getirmeyi sürdürmesi bekleniyor. Voyager uzay araçları ile iletişimimiz, araçlar üzerindeki güç kaynakları artık hayati sistemlere güç sağlayamayacak noktaya gelene kadar devam edecektir.

Bu plak, 1977 yılında Voyager aracıyla gönderilen “Dünya’nın Sesleri” isimli plaktır. Plak içerisinde Dünya’daki biyolojik ve kültürel çeşitliliğe ait veriler vardır. Amaç, uzay dışı yaşamla karşılaşma ihtimaline karşı onlara Voyager sayesinde bilgi iletebilmektir. Voyager 1’in belirli bir hedefi yoktur; ancak an itibariyle, saatte 63.000 kilometre hızla bizden uzaklaşmaktadır. Şu anda, Güneş’ten 21.2 milyar kilometre uzaktadır. Yaklaşık 40.000 yıl sonra, Gliese 445 isimli yıldızın 1.6 ışık yılı yakınından geçecektir.
Bu plak, 1977 yılında Voyager aracıyla gönderilen “Dünya’nın Sesleri” isimli plaktır. Plak içerisinde Dünya’daki biyolojik ve kültürel çeşitliliğe ait veriler vardır. Amaç, uzay dışı yaşamla karşılaşma ihtimaline karşı onlara Voyager sayesinde bilgi iletebilmektir. Voyager 1’in belirli bir hedefi yoktur; ancak an itibariyle, saatte 63.000 kilometre hızla bizden uzaklaşmaktadır. Şu anda, Güneş’ten 21.2 milyar kilometre uzaktadır. Yaklaşık 40.000 yıl sonra, Gliese 445 isimli yıldızın 1.6 ışık yılı yakınından geçecektir.

Bundan birkaç bin, yüz bin veya milyon yıl sonra, uzay boşluğunda süzülen Voyager araçlarının, insan medeniyetinin varlığından geriye kalan tek kanıt olabileceğini düşünmek ilginçtir. Eğer bu gezegende varlığımızı sürdüremezsek ve bir diğer gezegene yerleşmeyi başaramazsak, uzay boşluğuna fırlattığımız cihazlar, türümüzün geleceğe bıraktığı anıtlar haline gelecektir. Bununla ilgili olarak, Voyager araçları üzerindeki Altın Plak isimli "uzaylılara gönderdiğimiz mesajları" konu edinen bu yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Bu açıdan bakıldığında, 40 yılı aşkın süredir yoluna devam eden ve yakıtı bittikten sonra sayılamayacak yıllar boyunca uzay boşluğunda süzülmeyi sürdürmesi beklenen bu araçlar, biz insanlar için sadece bilimsel anlamda değil, var oluşsal anlamda da büyük öneme sahiptir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 12
  • Tebrikler! 11
  • Muhteşem! 10
  • İnanılmaz 5
  • Bilim Budur! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: NASA | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/10/2020 20:14:29 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8921

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Wuhan Koronavirüsü
Güve
Mutasyon
Gezegen
Elektrik
Viroloji
Obezite
Etoloji
Beslenme
Bilgisayar
Bilinç
Ay Görevleri
Bilim
Seçilim
Primat
Eğilim
Savunma
Koronavirüs
Eşcinsellik
Yaşam
Habercilik
Kedi
Biliş
Köpekbalığı
Teyit
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eleştirel düşünce bir angaryadır. Doğuştan veya kolay kolay gelmez. Bu emeğin meyveleri genç zihinlere tattırılmazsa, onlar da hiçbir zaman bu meyveleri hasat etmeyeceklerdir. Her çocuk atomun şaşırtıcılığı ile donatılmalıdır, sihrin esareti ile değil.”
Perry DeAngelis
Geri Bildirim Gönder