Hayvanlar Aleminde Sperm Depolama: Dişiler Spermi Uzun Süre Nasıl Saklar?
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Biyoloji
- Sağlık Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Dişi küçük kahverengi yarasalar sonbaharda çiftleşir ancak spermi altı ay boyunca vücutlarında canlı tutarak ilkbaharda döllenmeyi gerçekleştirirler.
- Sperm depolama, çeşitli hayvanlarda spermin üreme sisteminde uzun süre canlı kalmasını sağlayan ve döllenmeyi zamanlamaya yarayan evrimsel bir stratejidir.
- Bazı türlerde dişiler, depoladıkları spermler arasından çevresel koşullara ve genetik kaliteye göre seçim yaparak yavrularının hayatta kalma şansını artırabilirler.
Dişi küçük kahverengi yarasalar (Lat: "myotis lucifugus") sonbaharda çiftleşirler. Ancak ilkbahara kadar yumurtalarını döllemez veya hamile kalmazlar. Bu durum, spermin dişi yarasaların vücudunda beklediği altı aylık bir boşluk olduğu anlamına gelir.
Bir dişi hayvanın çiftleştikten sonra spermi üreme sisteminde tutmasına sperm depolama (İng: "sperm storage") adı verilir. Bu süreç, spermin uzun süre boyunca canlı ve sağlıklı bir şekilde saklanmasını sağlar. Daha sonra bu spermler, ileri bir tarihte döllenme için kullanılır. Çeşitli böcekler, balıklar, kuşlar ve memeliler dahil olmak üzere pek çok hayvan bu yöntemi uygular. Dişi köpekler spermi yaklaşık bir hafta, dişi tavuklar ise yaklaşık bir ay boyunca saklayabilirler. Dişi batı elmas sırtlı çıngıraklı yılanları (Lat: "crotalus atrox") ise bu süreyi altı yıla kadar çıkarabilirler.
Depolama sırasında sperm, üreme sistemi içindeki özelleşmiş yapılarda barındırılır. Bazı böcekler spermlerini spermateka (Lat: "spermatheca") adı verilen küçük, kese benzeri organlarda saklarlar. Kuşlar ve sürüngenler ise spermi, sperm depolama tübülleri (İng: "sperm storage tubules") olarak bilinen kör uçlu oyuklarda tutarlar.
İnsanlarda da durum çok farklı değildir; evet, insan dişileri de spermi içsel olarak depolayabilir. Spermler, rahim ağzı (Lat: "cervix") zarındaki servikal kriptler adı verilen küçük ceplerin içinde beş güne kadar canlı kalabilir.
Güvenli bir şekilde saklanan spermler, yerel çevre koşulları sayesinde canlı tutulur. Depolama yapısını kaplayan epitel hücreleri, serbest radikalleri nötralize eden ve spermin ömrünü uzatan antioksidan açısından zengin proteinler üretirler. Buna ek olarak, yerel bağışıklık sistemi işgalci mikroorganizmaları algılayıp yok etmeye devam ederken spermleri görmezden gelir. Bu sayede bu yabancı misafirler, büyük anları gelene kadar fark edilmeden bekleyebilirler.
Bu strateji o kadar çok farklı türde mevcuttur ki, bunun mutlaka mantıklı bir evrimsel nedeni olmalıdır. Beklediğimiz gibi, bu neden gerçekten de vardır. Sperm depolama, çiftleşmeyi üremeden ayırır. Eğer küçük kahverengi yarasalar yavrularını kışın doğursalardı, bu tam bir felaket olurdu. Kış aylarında hava çok soğuktur ve besin bulmak oldukça zordur.
Dişiler sonbaharda çiftleşip kış uykusuna yatarak ve ardından hamile kalarak, yavrularının doğumunu onları yetiştirmek için en ideal koşulların olduğu zamana denk getirirler.
İnsanlarda sperm depolamanın, döllenme aralığını genişlettiği için evrimleştiği düşünülmektedir. Yumurtlamadan önceki günlerde gerçekleşen cinsel ilişki, spermin halihazırda hazır ve bekliyor olması sayesinde yine de hamilelikle sonuçlanabilir.
Ancak işin içinde çok daha fazlası vardır. Bazı türlerde sperm depolama, dişilerin yavrularının cinsiyetini etkilemesine olanak tanır. Örneğin Batı bal arısı (Lat: "apis mellifera") kraliçeleri, birden fazla erkekle çiftleşir. Daha sonra bu spermleri depolar ve genellikle bir daha asla çiftleşmezler. Bu aşamadan sonra, yumurtlanan döllenmemiş yumurtalar erkeklere, döllenmiş yumurtalar ise dişilere dönüşür.
Sarı gübre sinekleri (Lat: "Scathophaga stercoraria") ise bu durumu bir adım daha ileri taşırlar. Dişiler, depolarından hangi erkeğin spermini kullanacaklarını aktif olarak seçebilirler. Örneğin hava özellikle soğuksa, genetik yapısı bu zorlukla başa çıkmaya daha uygun olan bir erkeğin spermini tercih edebilirler.
Bu eşsiz mekanizma yavruların hayatta kalma şansını büyük ölçüde artırır. Ancak dişinin bu süreçte genetik kaliteye göre spermleri tam olarak nasıl ayırt edip seçtiğini henüz tam olarak bilemiyoruz.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/07/2026 16:54:31 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23355
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.