Neden Bazı İnsanlar Kedileri Kendilerine Daha Çok Çekiyor?
BBC Science Focus Magazine
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Kediler, genellikle soğuk görünmelerine rağmen, insanlarla birlikte olmayı yiyecek ve oyuncaklardan daha çok tercih eder ve tanıdık insanları kokularıyla ayırt edebilirler.
- Kediler, korkmuş insanların kokusundan hoşlanmaz ve bu tür insanlara yaklaşma eğilimleri düşüktür; ayrıca, nevrotik ve kontrolcü insan davranışları kediler tarafından olumsuz algılanır.
- Erkek kedilerde düşük testosteron seviyesi ve erken yaşta insanlarla yaşam deneyimi, kedilerin daha cana yakın olmasını sağlar ve doğru etkileşimle kedi mıknatısı olunabilir.
Birçoğumuz bir evcil kediyi kendimize çekebilmenin tek yolunun üzerimize balık kokusu sürmek olduğunu düşünürüz. Öte yandan, bazı insanların adeta bir kedi mıknatısı olduğunu görürüz. Dışarı adım atmaları yetiyor, rastgele kediler onları sokak boyunca takip edebiliyor. Görünüşe göre bazı insanların kediler tarafından yaklaşılma olasılığı gerçekten de daha yüksek. Peki ama bu durum insanlardan mı, kedilerden mi, yoksa her ikisinden mi kaynaklanıyor?
Kediler, o meşhur soğuk ve mesafeli şöhretlerinin tam aksine, genellikle insanların etrafında olmayı gerçekten de tercih ediyor. Evlerde ve barınaklarda yaşayan 50 kedi üzerinde yapılan bir çalışmada, kedilerin büyük bir çoğunluğunun insanlarla birlikte olmayı yiyeceklere ve oyuncaklara tercih ettiği görüldü. Oldukça gelişmiş bir koku alma sistemine sahip olan kediler, sahiplerinin kokusu ile yabancıların kokusunu birbirinden kolayca ayırt edebiliyor.
Sahiplerinden ve tanımadıkları insanlardan alınan koku sürüntüleri sunulduğunda, kedilerin yabancıların kokusunu koklamak için daha fazla zaman harcadığı anlaşıldı. Bu durum, kedilerin tanıdık insanları duyusal ipuçlarına dayanarak tanıyabildiklerini gösteriyor. Ayrıca insan duygularıyla ilişkili kokuları da algılayabiliyorlar. Bir başka çalışmada araştırmacılar, kedilere mutlu, korkmuş, stresli veya nötr hisseden insanlardan alınan ter sürüntüleri sundular.
Kedilerin korku dolu kokudan pek de hoşlanmadığı ortaya çıktı. Bu kokuyu aldıklarında kulaklarını geriye yatırma, kuyruklarını sallama, gerginleşme ve geri çekilme eğilimlerinin daha yüksek olduğu gözlemlendi. Peki, bir kedi korkmuş bir insana kendi isteğiyle yaklaşır mı? Eldeki veriler bunun pek de mümkün olmadığını gösteriyor.
Bununla birlikte kediler, belirli şekillerde davranan insanları da tercih ediyor. Kedi davranışları bilimi şu sıralar altın çağını yaşıyor; öyle ki yapılan bir başka araştırmada bilim insanları, 119 kişinin bir hayvan barınağındaki kedilerle etkileşime girmesine izin verildiğinde neler olduğunu gözlemlediler. Araştırmacılar bu etkileşimler sırasında çok sayıda video kaydetti ve bunları inceledi. Sonuçlara göre, daha nevrotik kişiliğe sahip insanların kedilerle etkileşim kurarken daha kontrolcü bir yaklaşım sergilediği ve kedilerden gelen ipuçlarına karşı daha duyarsız kaldığı anlaşıldı.
Bu durum kediler için pek de hoş değil. Dolayısıyla, bir kedi mıknatısı olmanın sırrı, nevrotik davranışlardan uzak durmaktan ve kedilerle saygı çerçevesinde bir etkileşim kurmaktan geçiyor olabilir. Elbette her kedi bir değildir. Onların da kendi içlerinde kişilik farklılıkları bulunuyor ve bu durum, insanlara yaklaşma eğilimlerini doğrudan etkiliyor.
2022 yılında yapılan bir pilot çalışmada, insanlardan bir kedi kafesinde veya hayvan kurtarma merkezinde oturup, kedilerle iki saat boyunca vakit geçirmeleri istendi. Araştırmacılar bu süre zarfında kedilerin davranışlarını gözlemledi ve onlardan alınan idrar örneklerini analiz etti. Elde edilen sonuçlara göre, daha düşük testosteron seviyelerine sahip erkek kedilerin ve genç yaşlardan itibaren insanlarla birlikte yaşamış olan erkek kedilerin daha cana yakın olduğu ortaya çıktı.
Bu durum, en azından erkek kedilerde, hormonların ve yaşamın erken dönemlerindeki deneyimlerin bir insana yaklaşıp yaklaşmama konusunda büyük bir rol oynadığını gösteriyor. Özetle, doğru kediyle etkileşim kurar ve ona saygılı davranırsanız, bir kedi mıknatısı olmak sonradan öğrenebileceğimiz bir beceri haline gelebilir.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 4
- 3
- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/09/2026 10:36:40 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23746
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.