Evrim Ağacı

Yaşamak İçin Oksijene İhtiyaç Duymayan İlk Hayvan Türü Keşfedildi!

Yaşamak İçin Oksijene İhtiyaç Duymayan İlk Hayvan Türü Keşfedildi!
Tavsiye Makale

Bu yazı, Science Alert isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Evren ve evrendeki deneyimlerimizle ilgili bazı gerçekler değişmez görünüyor. Gökyüzü yukarıda. Yerçekimi çok kötü. Hiçbir şey ışıktan daha hızlı gidemez. Çok hücreli organizmalar yaşamak için oksijene ihtiyaç duyar. Şey... Sonuncuyu yeniden düşünmemiz gerekebilir.

Bilim insanları, denizanası benzeri bir parazitin, mitokondriyal genomu olmadığını keşfettiler - bu parazit, böyle bir eksikliğe sahip olduğu bilinen tek çok hücreli organizma. Bu, nefes almadığı anlamına geliyor; hayatını tamamen oksijene bağlı olmadan yaşıyor.

Bu keşif, yalnızca Dünya'daki yaşamın işleyişine dair anlayışımızı değiştirmiyor; dünya dışı yaşam arayışı konusuna da etki ediyor.

Yaşam, yaklaşık 1.45 milyar yıl önce oksijeni -yani solunumu- metabolize etme yeteneğini geliştirmeye başladı. Büyük yapılı bir arkebakteri, daha küçük bir bakteriyi yuttu. Bakterinin yeni ''evi'', bir şekilde, her iki taraf için de yararlıydı ve böylece ikisi birlikte kaldı. Bu simbiyotik ilişki, iki organizmanın birlikte evrilmesine yol açtı ve birbirlerinin içine yerleşmiş bu bakteriler, mitokondri adı verilen organellere dönüştü. Vücudumuzda kırmızı kan hücreleri hariç tüm hücrelerde çok sayıda mitokondri bulunur ve bunlar solunum süreci için gereklidir.

Çok hücreli organizmaların hücresel süreçlere güç verme amacıyla kullandığı adenosin trifosfat (ATP) molekülünü üretmek için oksijeni parçalarlar. Bazı organizmaların düşük oksijenli veya hipoksik koşullarda gelişmesine izin veren adaptasyonlar olduğunu biliyoruz. Bazı tek hücreli organizmalar, anaerobik metabolizmaya sahip olmak için mitokondriye bağlı organeller geliştirdi; ancak, özellikle anaerobik çok hücreli organizmaların olasılığı, bazı bilimsel tartışmaların konusu olmuştur. Bu durum, İsrail'deki Tel Aviv Üniversitesi'nden Dayana Yahalomi liderliğindeki bir araştırmacı ekibin, Henneguya salminicola adlı sıradan bir somon parazitine bir kere daha bakmaya karar vermesine kadar sürdü.

Bu, mercanlar, denizanaları ve denizşakayıkları ile aynı filuma ait bir sölenter (Cnidaria). Balığın etinde oluşturduğu kistler hoş olmasa da, parazitler zararlı değil ve tüm yaşam döngüsü boyunca somon balığı ile yaşıyorlar. Konakçının içine sıkışmış küçük sölenter, ağır hipoksik koşullarda hayatta kalabiliyor. Ama bunu tam olarak nasıl yaptığını, parazitin DNA'sına bakmadan bilmek zor; ki araştırmacılar da bunu yaptı.

H. salminicola'yı yakından incelemek için derin sekanslama ve floresan mikroskobu kullandılar, ve mitokondriyal genomunu kaybettiğini fark ettiler. Parazit aynı zamanda aerobik solunum kapasitesini ve mitokondriyi kopyalama ve çoğaltmaya yarayan nükleer genlerin de neredeyse tamamını kaybetmişti.

Tek hücreli organizmalar gibi, mitokondriye bağlı organeller de geliştirmişti; fakat bu organeller olağan dışıydı, iç zarlarında hiç görülmemiş kıvrımlara sahiplerdi. Parazitle yakın akraba olan sölenter balık paraziti Myxobolus squamalis'te, aynı sekanslama ve mikroskopik yöntemler kontrol olarak kullanıldı ve açıkça bir mitokondriyal genom görüldü. Bu sonuçlar gezegenimizde, nihayet, hayatta kalmak için oksijene ihtiyaç duymayan çok hücreli bir organizmanın olduğunu gösteriyor.

Tam olarak nasıl hayatta kaldığı hala bir gizem. Konakçıdan adenozin trifosfat (ATP) sömürüyor olabilir, ancak bu henüz kesin değil. Fakat bu eksiklik, bu canlılardaki genel bir eğilimle oldukça tutarlı - genetik basitleştirmelerden biri. Çok uzun yıllar boyunca, özgür yaşayan bir denizanası atasından, bugün gördüğümüz çok daha basit yapılı parazite dönüştüler.

Denizanasının asıl genomunun çoğunu kaybettiler, ancak, garip bir şekilde, denizanası sokma hücrelerine benzeyen karmaşık bir yapıyı korudular. Bu hücreleri sokmak için değil, konakçılarına yapışmak için kullanıyorlar: özgür yaşayan denizanasının ihtiyaçlarından parazitin ihtiyaçlarına bir evrimsel adaptasyon. Onları yukarıdaki resimde görebilirsiniz, gözlere benzeyen yapılar onlar.

Keşif, balıkçılığın parazitle başa çıkması için bazı stratejiler uyarlamasında yardımcı olabilir; insanlar için zararsız da olsa, kimse küçük, garip denizanaları ile dolu somon balıkları satın almak istemez. Ama aynı zamanda, yaşamın nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olan önemli bir keşif. Araştırmacılar, Şubat 2020'de yayınlanan makalelerinde şöyle yazdılar:

Keşifimiz, anaerobik ortama adaptasyonun tek hücreli ökaryotlara özgü olmadığını, çok hücreli, parazitik hayvanlarda da geliştiğini doğruluyor. Bu nedenle H. salminicola, aerobikten, özel anaerobik metabolizmaya evrimsel geçişi anlama fırsatı sunuyor.

Araştırma, PNAS dergisinde yayınlandı.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 9
  • Bilim Budur! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 3
  • Umut Verici! 7
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/06/2020 02:23:01 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8721

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Deri
Balıklar
Lgbt
İlaç
Mit
Maymun
Ay Ve Dünya
Ara Geçiş Türleri
Böcekler
Ölüm
Oyun Teorisi
Yaşlılık
Farmakoloji
Genel Görelilik
Bilim Tarihi
Sağlık Personeli
Jinekoloji
Balıkçılık
Yapay Seçilim
Sağlık Bilimleri
Etimoloji
Önlem
Doğa Yasaları
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Zehirli Mantar
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Cep telefonumun hafızası 1969 senesindeki Apollo 11 uzay aracının bilgisayarının hafızasından 2 milyon kat daha fazla... Onlar Ay'a gitti. Bense domuz evlerine kuşlar fırlatıyorum...”
Bill Murray
Geri Bildirim Gönder