Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık!

Nefesinizi Ne Kadar Tutabilirsiniz? Bajau Kabilesi ile Tanışın!

Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık! Matador Network
14 dakika
59,906
  • Evrimsel Biyoloji
  • İnsan Evrimi

2019 Nobel Fizyoloji/Tıp Ödülü, hücrelerimizin oksijen düşüklüğü olarak bilinen hipoksiye nasıl tepki verdiğiyle ilgili araştırmaları nedeniyle Sir Peter Ratcliffe, Gregg Semenza ve William Kaelin'e verildi. Ekip, hücrelerin hipoksiye verdiği tepkinin moleküler mekanizmalarını açıklamayı başardılar.

O zaman soralım: Nefesinizi en fazla ne kadar tutabilirsiniz? 30 saniye? 1 dakika? 2 dakika? İsterseniz deneyin!

Tüm Reklamları Kapat

Tamam tamam, kendinizi zorlamanın alemi yok. Gerçi nefesinizi istemli olarak tutarak ölmeniz mümkün değil; çünkü oksijen seviyeniz çok düşerse, bilinciniz kapanmaya başlayacaktır ve nihayetinde, bilinçli bir şekilde nefesinizi tutmaya devam edemeyeceksinizdir. Ama nefes tutarken ya da oksijen yetmezliğinde vücudunuza olanlar ilginçtir. Bilgi almak için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Siz nefesinizi ne kadar tutabiliyorsunuz bilemiyoruz. Belki arkadaşlarınıza nefesinizi ne kadar uzun süre tutabildiğinizle hava atabilirsiniz; ancak rekorunuz ne olursa olsun, 24 dakika 3 saniye boyunca nefesini tutarak Guinness Rekorlar Kitabı'na giren İspanyol Aleix Segura'nın rekoru yanında sizinki komik kalacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Hiperventilasyon ile Nefesinizi Daha Çok Tutabilirsiniz!

Segura, nefesini bu inanılmaz süre boyunca tutabilmek için hiperventilasyon denen bir yönteme başvuruyor. Hiperventilasyon, aslında çeşitli hastalıkların semptomu olsa da, eğer ki bilinçli bir şekilde kendiniz yapıyorsanız, alkol fiyatlarının abartılı yüksek olduğu bir ülkede ucuza kafayı bulmanın bir yolu gibidir.

Normal nefes alış veriş hızınızdan çok daha hızlı bir şekilde, birkaç dakikalığına nefes alıp verecek olursanız, vücudunuzdaki karbondioksit miktarını azaltıp, oksijen miktarını arttırmanız mümkün olur. Bu da baş dönmesi, el ve yüzde uyuşma gibi etkilere neden olur. Tıpkı alkol gibi! Aşağıdaki videonun 55. saniyesinde Stephane Mifsud'un hiperventilasyon yapmasını görebilirsiniz:

Hatta bir ara köpeklerin hızla giden arabadan kafalarını çıkarıp havayı hızlı hızlı solumasının nedeninin bu şekilde kafayı bulmak olduğu bile ileri sürülmüştü. Ama asıl nedeni muhtemelen koku reseptörlerine olabildiğince fazla hava molekülü ulaştırmak ve etraflarındaki dünyayı normalde yapabildiklerinden çok daha zengin bir şekilde deneyimleyebilmek...

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Sonuç olarak, hiperventilasyon sayesinde nefes tutma sürenizi dikkate değer miktarda arttırabilirsiniz. Örneğin Segura, rekoru kırmadan önce 20 dakika kadar saf oksijen soluyarak hiperventilasyon yapmıştı. Saf oksijen kullanarak hiperventilasyon yapmaksızın nefes tutma rekoru ise 11 dakika 35 saniye ile (yukarıda da izlediğiniz) Stephane Mifsud'a aittir. Gördüğünüz gibi aradaki fark 2 kat kadardır!

Fakat bu videolarda bir şey ilginizi çekmiş olabilir: Her iki rekor da su içinde kırılmıştır. Bu ilginç değil mi? Aslında su basıncının havaya nazaran göğsünüze daha fazla baskı yapması nedeniyle su altında nefesinizi daha az tutabileceğinizi sanabilirsiniz. Ancak ilginçtir, durum tam tersi: Su altında nefesinizi daha uzun tutabilirsiniz!

Memeli Dalma Refleksi

Bunun sebebi ise evrimsel psikolojiye dayanıyor: Buna "memeli dalma tepkisi" deniyor. Hiçbir eğitim almamış olsanız bile, su altına ilk dalışınızda kalp atışlarınız %10-30 arası yavaşlayacaktır. Profesyonel dalgıçlarda bu yavaşlama oranı %50'ye kadar çıkmaktadır. Bu sadece bizde olan bir şey değil, memelilerin çoğunda suya girdiklerinde ve hatta suratlarına soğuk su geldiğinde bu görülür. Suyla temas edildiğinde memeli hayvanların çoğunun kalp atışları yavaşlar, kanları vücutlarının merkezine doğru çekilir ve dalakları kasılarak, depoladığı oksijen taşıyan alyuvarları serbest bırakır. Böylece su altında son derece kısıtlı olacak olan oksijenden en verimli şekilde faydalanmaya çalışırız.

Ama su içinde öylece süzülürken nefes tutmak bir şey... Peki ya bir yandan nefesinizi tutarken, bir yandan balık avlamanız, su altındaki tehditlerden kaçmanız, yolunuzu bulmanız gerekseydi? Hayır, yunus ve balinalar gibi hayvanlardan bahsetmiyoruz. Şu anda Dünya üzerinde günlerinin büyük bir kısmını suyun altında avlanarak geçiren insanlar var. Gelin sizi Bajau Kabilesi ile tanıştıralım.

Ama önce, biraz evrim...

Tüm Reklamları Kapat

İnsanların Denizle İlişkisi

Sulardan Karalara Geçiş

İnsanların denizle ilişkisi oldukça eskiye dayanır. Örneğin 400 milyon yıl kadar önce yaşayan atalarımız balıktı! Tabii o dönemde ne insanlar vardı, ne şempanzeler, filler, aslanlar, ayılar... Karalarda tek bir omurgalı hayvan bile yaşamıyordu.

Omurgalıların karalara çıkışı, tüm karasal omurgalı hayvanların, dolayısıyla biz insanların da Tiktaalik gibi ataları, günümüzden 375 milyon yıl kadar önce kara yaşantısına adapte olacak biçimde evrimleşmeye başlamasıyla oldu. Günümüzde bu türleri fosiller sayesinde çok yakından tanıyoruz. Bu atalarımız karalara çıktıkça, bu yeni yaşam alanında daha uzun süre kalabilenler daha avantajlı konuma geçtiler; çünkü buralarda böcekler ve bitkiler vardı, yani besin vardı. Buna karşılık, onları avlayabilecek hiçbir iri avcı yoktu. Yani okyanuslarda muhteşem bir rekabet varken, karalar henüz omurgalı hayvanlarca işgal edilmemişti. Bu durum, karalara ilk çıkan atalarımız için harika yaşam alanları sunuyordu.  

Sudan karalara geçiş...
Sudan karalara geçiş...

Ama bu geçiş hiç de kolay olmadı. Halihazırda sığ sularda yaşayan akciğerli balık atalarımızın birçoğu, karalardaki ilk denemelerinde öldüler. Bazıları birkaç dakikalığına suyun dışında kalabildi; ancak geri dönemeyerek öldüler. Bazıları çamurlu yüzeylerden faydalanarak onlarca dakika su dışında kalabildi, çünkü hava soluyabiliyorlardı ve derileri de nemli çamura temas edebiliyordu. Bu sayede bu balıklar, peşlerinde olan avcılardan kurtulmayı başardılar; daha güvenli alanlarda üreyebildiler. Bazıları su kıyılarındaki böcekleri ve bitkileri yiyerek kolay besin kaynaklarına erişti. Bu süreçte yine birçoğu öldü; ancak her seferinde daha uzun süre karalarda kalabilenler, daha rahat beslendi, avcılarından daha kolay kaçtı ve daha çok üredi.

Dolayısıyla nasıl ki şimdi suda nefes tutmaktan bahsediyoruz; o zamanlarda da sudan çıkıp karada "nefes tutmak" avantajlı idi. Bunu daha çok yapabilenler, daha kolay hayatta kalıp, daha kolay ürediler. Bu nedenle her nesilde kara yaşantısına daha uyumlu olanlar daha çok yavru verdiler, onlar da kendileri gibi kara yaşantısına bir nebze daha adaptif olan bireylerdi. Çünkü avantajlı olan ebeveynlerinin genlerini taşıyorlardı! Bu devam ettikçe omurgalılar kalıcı bir şekilde karalarda yaşayabilmeye başladılar. Bunlar hayal ürünü hikayeler değiller! Bu geçişin basamaklarını günümüzde halen gösteren akciğerli balıklar var: Çamur Zıpzıpları, balık olmalarına rağmen karalarda yaşayabilirler ve karada üremeyi tercih ederler! Bu konuda çok daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Karalara ilk adımlarını atan bu balık ataların torunları karalara uyum sağladıkça, öncelikle hem sularda hem karalarda yaşayabilen, günümüzde kurbağa ve semender gibi canlılarla temsil edilen amfibiler evrimleşti. Onların soyundansa, tam zamanlı bir şekilde karada yaşayabilen sürüngenler evrimleşti. Bu noktada ayrılan bir kol, bizi de içinde barındıracak olan memelilerin evriminin ilk basamaklarını oluşturdu. Bu konularda daha fazla bilgiyi buradaki yazı dizimizden alabilirsiniz.

Ama işin özü şu: Bugün ilk bakışta bir balığa pek benzemiyor olsak da, kafamızdan çıkıp karnımıza inen ve sonrasında ses kutumuza dönen reküran larinks sinirimizden tutun da ana rahminde insan bebeklerinde gelişen ve sonradan farklılaşan solungaç yarıklarına kadar, balıklardan kalma genlerimizden tutun da hıçkırma gibi çok temel reflekslerimize kadar birçok özelliğimizde balık atalarımızın izini bir damga gibi taşımaya devam ediyoruz.

Deniz Kıyısını Takip Eden İnsan Göçleri

Ama okyanuslarla ilişkimizi görmek için o kadar geriye gitmemize gerek yok. Son 6 milyon yılda hominidlerin, yani insansı türlerin evrimsel yolculuğu bize oldukça net bir görüntü sağlıyor:

Bazı atalarımız gibi biz insanlar da Afrika'da evrimleştikten sonra diğer kıtalara yayılmış bir türüz. Ancak bunu yaparken oldukça ilginç bir rota izledik: Neredeyse hep deniz kenarlarını takip ettik; hatta o sayede Japonya ve Filipinler gibi adalara ulaştık; hatta Bering Boğazı üzerinden Amerika kıtasına geçebildik.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Brasil Signature Bossa Nova Yöresel Kahve 1000 gr

The Coffee Belt – Brezilya Signature Bossa Nova Yöresel Filtre Kahve 1000 gr.
Bölge: Cerrado Mineiro
Rakım: 1200 mt
Hasat: 19-20
Çeşit: Arabica
Aroma: Sütlü Çikolata ve Fındık
Lezzet: Çiçeksi ve Tatlı Tropikal Meyveler
Asitlik: Şarap Asiditesi
Gövde: Pürüzsüz ve Parlak
İşlem: Doğal
Fincan Notaları: Hafif Çiçeksi, Sulu ve Kremsi Vücut,finalde çikolata lezzeti

Brezilya Bossa Nova Yöresel Kahve
Brezilya’nın Cerrado Mineiro bölgesinden 1200 mt. Yüksekteki rakımdan gelen bu özel çekirdekler sütlü çikolata ve fındıksı tadıyla hoş bir kahve deneyimi sunuyor.Hafif Çiçeksi, Sulu ve Kremsi Vücut,finalde çikolata lezzetifincan notalarıyla size, daha uzun süren bir kahve keyfi yaşatacak.

Bossa Nova Dünyanın en çok kahve ihraç eden Brezilya’nın Cerrado Mineiro bölgesinin bir kahvesi. Ekolojik ve tropik bir bölge olan Cerrado tarım için oldukça elverişli topraklara sahip. Bossa Nova kahvesi alışıla gelmiş Brezilya kahvelerinin dışında yenilikçi ve nitelikli bir kahve olmasıyla öne çıkıyor.

Brezilya’nın güneydoğu bölgesinin iklimi kahve üretimine oldukça uygundur. En büyük kahve tarlaları Sao Paulo ve Rio de Janeiro arasında yer alır. Kahve üretiminde dünya rekoru da 2,7 milyon ton ham kahve ile Brezilya’da yer alıyor. 2,4 milyon hektardan büyük bir alanda Arabica kahve çekirdekleri üretiliyor. Brezilya’daki kahve tarlalarının genişliği Sicilya kadar bir ülke büyüklüğüne sahip. Brezilya sadece kahve üretimi ile değil kahve tüketimi ile de ön plana çıkıyor. Dünyada tüketilen kahvenin %13’ü Brezilya halkı tarafından tüketilmekte.

Brezilya sıcak insanlara sahip renkli bir ülke. Brezilya halkı kahveyi sever. Brezilya’da ziyaret ettiğiniz her yerde mutlaka kahve ikram edilir. Dünyaca ünlü yazar Stefan Zweig Brezilya kahvesinden “Brezilya. Geleceğin ülkesi” kitabında bahsetmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında 1936 yılında konferanslar vermek için ülkeyi ziyaret eden yazar doğal güzellikleri, yaşam tarzı ve hoşgörülü insanlardan etkilenerek tüm izlenimlerine bu kitapta yer vermiştir.

Kahvenizi Nasıl Öğütelim?
Kahvenizi sipariş aşamasındaki seçenekler bölümündeki opsiyonları kullanarak demleme ekipmanınıza göre istediğiniz şekilde öğütülmesini tercih edebilirsiniz. Eğer kahvenizin öğütülmesini istemiyorsanız çekirdek (öğütme istemiyorum) seçeneğini kullanabilirsiniz.

Kahvenizi filtre kahve makinesi ve filtre kahve kağıdı ile demliyorsanız “Filtre Kahve Makinesi” için öğütülmesini tercih ediniz. Yeni nesil kahve demleme ekipmanlarına göre; French Press, Pour Over, Aeropress, Hario V60 ve Moka Pot diğer seçenekler arasında.

The Coffee Belt Nedir?
Kahve, kuzeyde yengeç güneyde oğlak dönencesi boyunca uzanan ve ekvatora paralel bir kuşak oluşturan bölgede yetişir. Buna kahve kuşağı (Coffee Belt) denir. Onlarca farklı ülkenin sıralanarak oluşturduğu bu kuşakta, en seçkin single origin kahveleri sizin için seçip titizlikle kavuruyoruz. Her zaman seçkin ve her zaman taze.

Diğer Yöresel Filtre Kahve Çeşitleri
The Coffee Belt kahve markası ile en iyi yöresel dünya kahvelerini keyifle yudumlayabilirsiniz. Brezilya, Etiyopya, Guatemala, Colombia, Küba, Kenya yöresel kahve çeşitleri ile dünyanın kahvesi kahve severlerle buluşuyor.
UYARI: Bu ürün, müşterilerimizin tercihine göre özel olarak öğütülerek (veya hiç öğütülmeden) temin edilmektedir; yani müşteri talebine özel olarak hazırlanmaktadır. Bu nedenle lütfen sipariş notlarına talep ettiğiniz öğütme türünü ekleyiniz:

  1. Çekirdek (Öğütme İstemiyorum)
  2. Filtre Kahve Makinesi,
  3. Espresso (Öğütülmüş),
  4. French Press,
  5. Moka Pot,
  6. Hario V60,
  7. Aeropress,
  8. Metal Filtre,
  9. Chemex – Pour Over.

Tercih belirtilmemesi halinde öğütülmemiş çekirdekler gönderilecektir ve tarafınızdan öğütülmesi veya değirmen olan bir yerde öğüttürülmesi gerekecektir.

Devamını Göster
₺330.00
Brasil Signature Bossa Nova Yöresel Kahve 1000 gr

Çünkü deniz kıyısında olmak, en azından bir taraftan gelecek tehditleri azaltır. Sonuçta denizden karalara saldırabilen hayvanlar yok denecek kadar az. Üstelik deniz kenarında olmak, karalarda besin bulamadığınızda deniz hayvanlarıyla beslenme imkanı sunar. Deniz kıyılarında daha çok yeşillik vardır ve bu, daha fazla besin demektir. Hem de dürüst olalım, sahil boyunca bulunabilecek deniz kabukları gibi cisimler türümüzün hep hoşuna gitmiş, sanatsever tarafımıza hitap etmiştir.

Denizle ilişkimiz öylesine sıkıdır ki, bazı deniz biyologları insanların aslında "sucul maymunlar" olduğu ileri sürdüler. Alister Hardy ve Elaine Morgan tarafından geliştirilen Sucul Maymun Hipotezi, insanın kılsız vücudunu ve iki ayak üzerinde durma becerisini aslında su içinde zaman geçirmeye yönelik adaptasyonlar olarak yorumlamaya çalıştı. Bu hipotez bugün büyük oranda çürütülmüştür ve üzerinde duran pek kimse kalmadı. Ama türümüzün denizlerle ilişkisini görmemizi sağlıyor diyebiliriz.

Bajau Kabilesiyle Tanışın!

Şimdi gelelim nefes tutma ile okyanuslar arasındaki ilişkiye... Nasıl ki balık atalarımız karalarda daha uzun kalabilme becerilerine göre hayatta kalıyor veya ölüyorlardı ve buna bağlı olarak karalarda yaşayabilen türler evrimleşiyordu, türümüzün bazı popülasyonları da ada bölgelerde hapsolduklarında bu sıra dışı coğrafi koşulların şartlarına göre evrimleştiler. Bajau Halkı, buna harika bir örnek!

Malezya, Endonezya ve Filipinlerin çevresinde bulunan Bajaular, en az 1000 yıldır su üzerine inşa ettikleri evlerde yaşıyorlar. Deniz, onların her şeyi. Kabilelerinin dalıcıları, günün 5 saatini su altında balık ve deniz hıyarı avlayıp, takı ve süs eşyası yapmak için siyah mercanlar toplayarak geçiriyorlar. Bu onlar için o kadar hayati ki, su altında nefeslerini ortalama 5 dakika tutabiliyorlar! Bazı bireylerde bu süre 13 dakikaya kadar çıkıyor. Ve dikkatinizi çekeriz: Bunu yaparken öylece durmuyorlar: Suyun 70 metre altına dalıyorlar, avlanıyorlar, su tabanında yürüyorlar, yüzüyorlar, mızrak kullanıyorlar!

Burada şunu diyebilirsiniz: "Aman canım, yazının başında söylediniz işte. Çok çalışırsan sen de tutarsın nefesini 5-10 dakika. Evrim bunun neresinde?" diye. Evet, eğer bu nefes tutma becerisi Bajaular'da sadece çalışmayla olsaydı, dediğiniz doğruydu. Ancak Bajauların sadece yetişkinlerinde değil, yavrularında da dalmaya yönelik adaptasyonlar görülüyor. Hiç pratik yapmamalarına rağmen! İzah edelim:

Daha önceki yazılarımızda anlatmıştık: Bir insanın kendi ömrü içinde maruz kaldığı etkilerden ötürü fiziksel özelliklerinin değişmesine modifikasyon diyoruz. Bunlar geçici değişimler; saç renginizin güneşte açılması ama sonra tekrar eski haline dönmesi gibi. Ya da ağırlık çalışınca kaslanmak ama bırakınca kaslarınızın eski haline dönmesi gibi... Bunlar evrimsel değişimler değiller; gelişimsel değişimler. Çünkü bu değişimlerin genler üzerinde hiçbir etkisi bulunmuyor. Yani kaslı birinin DNA'sını, kassız biriyle kıyaslayacak olursak, kaslara yönelik bir genetik farklılık bulmayı beklemeyiz. Ayrıca kaslı birinin çocukları kaslı, Güneş'te bronzlaşmış birinin yavrusu bronz tenli doğmayacaktır. Modifikasyonlar genlere işlemez! (Bu kuralın iki istisnası için buraya ve buraya bakabilirsiniz.)

Ama... Eğer ki kas miktarınız ya da su içinde nefes tutma beceriniz, sizin hayatta kalma ve üreme başarınızı doğrudan belirliyor olsaydı, işler değişirdi. Sonuçta kas çalışan biri, modern dünyada kas miktarına göre daha kolay hayatta kalıp, daha kolay üremiyor; çünkü vahşi doğada yaşamıyoruz. Ancak suyun altına daldığınızda nefesinizi yeterince tutamazsanız, boğularak ölürsünüz. Besin avlayacak kadar tutamazsanız, aç kalır ölürsünüz. Doğru düzgün dalarak yeteneklerinizi sergileyemezseniz, kabile içinde zayıf olarak görülebilirsiniz ve bu nedenle üreyemezsiniz. Bu sayede, sizi başarısız kılan genler de gelecek nesle aktarılamaz. Mesela 2019 yılında Tanzanya'da bir adam, sevgilisine su altında evlenme teklifi etmeye çalışırken boğularak öldü. Yani eğer nefes tutmak günlük yaşamınızda her an "hayat memat meselesi" olsaydı, gelişimsel farkların ötesine geçmişsiniz demektir. Artık doğal seçilim yoluyla olan adaptasyonlardan, yani evrimsel süreçten bahsediyoruz demektir.

Tüm bu konular hakkında daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Bajaular'ın Nefes Kapasitesi Neden Evrimdir?

Bajau Kabilesi üzerinde araştırmalar yürüten Melissa Ilardo, 54 Bajau ile çevredeki çiftçi topluluklardan 34 kişinin dalaklarını karşılaştırdı. Sonuç ise açık: Bajau halkının hem yetişkinlerinde hem de çocuklarında akciğer ve dalak kapasitesi %50 daha geniş! Yani bu özellik doğuştan geliyor.

Ve bu, sadece pratik yapmakla ilgili değil. Melissa Ilardo, daha sonra bu iki grubun tükürüklerinden elde edilen DNA'larını karşılaştırmıştır. Böylece Ilardo, Bajaular'da bulunan 25 genin, hem komşu topluluklardan hem de daha önceki çalışmalarla genleri dizilenmiş olan Han Çinlilerinden farklı olduğunu göstermiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu çalışmada, bu kabileden olan insanların genomlarında bulunan ve kemirgenlerde dalak boyutunu arttırdığı bilinen PDE10A isimli bir gende, diğer popülasyonlarda görülmeyen bir mutasyon olduğunu gösterilmiştir. Bu da, bu özelliğin evrimleştiği anlamına geliyor; pratik yapmakla doğrudan bir ilgisi yok. Çünkü bir mutasyon, çok çalışma ile meydana gelmez. İhtiyacınız var diye mutasyon yaşanmaz. Mutasyonlar, bir türü kurtarmaya çalışmaz. Tam tersine, popülasyonlar içinde sürekli, rastgele çeşitlilik yaratılır. Bunun kaynağı mutasyonlar, eşeyli üreme sırasında görülen crossing-over, sıçrayan gen elemanları (yani transpozonlar) gibi sayısız genetik mekanizmadır. Bu çeşitlilik mekanizmaları nedeniyle bir türün bireyleri birbirine benzemez; tür içinde varyasyonlar vardır.

Bajau halkının da ataları arasından bu mutasyondan ötürü daha iri dalaklara sahip olan bireyler daha avantajlı olmuş, daha kolay hayatta kalmış ve daha çok üremiştir. Böylece Bajau halkının dalak yapısı her nesilde giderek daha iri olacak biçimde evrimleşmiştir. Şu anda ararsanız, herhangi bir popülasyonda, örneğin Türkiye'de yaşayan insanlar arasında da, hiçbir pratik yapmamış olmalarına rağmen çok iri bir dalağa veya akciğere sahip bireyler bulabilirsiniz. Bu çeşitliliktir. Ancak bunların dalak boyutu üzerinde herhangi bir seçilim baskısı olmadığı için, yani Bajau halkının aksine, dalak boyutlarına göre hayatta kalıp ölmedikleri için, burada yaşayan insanlar iri dalaklı olacak biçimde evrimleşmezler. Yani çeşitlilik envaidir; ancak onu anlamlı kılan, çevrenin değişimine bağlı olarak etki eden seçilim baskısıdır.

Yani sürekli kas çalışmak, hoplayıp zıplamak, su altına dalmak, eğer ki bu davranışlar hayatta kalma ve üreme başarınızı belirlemiyorsa evrimsel değişim yaratamazlar. Evrimsel olmayan değişim de geçicidir; o davranışı sergilemeyi kestiğinizde, bir süre sonra eski halinize dönersiniz. Ne zaman ki bu davranışlar, türünüzün hayatta kalma ve üreme ihtimalini etkilemeye başlar, işte o zaman evrimden söz etmeye başlarız. Burada da spesifik olarak size olanlar çok önemli değilir; çünkü bireyler asla evrimleşmezler. Hiçbir Bajau bireyi ömrünün başında bir türken, ömrünün sonunda bir başka tür olmayacaktır. Evrimleşen, bireylerden oluşan popülasyonlardır. Bu popülasyonların genelindeki gen ve özelliklerin görülme sıklığı, hayatta kalma veya üreme başarısına bağlı olarak nesilden nesle artar veya azalır. Daha uyumlu olmayı sağlayan genlerin sıklığı artar, dezavantaja sebep olan genler (ve onları taşıyan bireyler) elenir. Böylece her nesil, yaşadığı çevreye bir öncekinden bir miktar daha uyumlu olur.

Bu durumun neden "adaptasyon" değil, "evrim" olarak adlandırıldığı ile ilgili daha fazla bilgi almak için lütfen bu yazımızı okuyunuz.

Tüm Reklamları Kapat

Evrimde Hayatta Kalım Değil, Yok Oluş Normdur!

Tabii şunu da söyleyelim: Bu tarz bir adaptasyon, her zaman başarılamaz. Aslına bakarsanız çoğu zaman başarılamaz! Eğer çevre çok ani ve köklü bir şekilde değişecek olursa ve popülasyon içinde, içine girilen bu yeni ortama uyumlu (yani avantajlı) hiçbir birey bulunmazsa, popülasyonun tamamı yok olacaktır. İşte buna da soy tükenmesi diyoruz. Bu, evrim tarihinde sıradan bir gerçek: Var olmuş tüm türlerin %99'undan fazlası bu şekilde yok oldu. Dolayısıyla çevrenin değişmesi ve popülasyon çeşitliliği her durumda soyun devam edeceğini garanti etmez.

Bajaular'dan Öğreneceğimiz Çok Şey Var!

Bajaularla ilgili öğrenmemiz gereken hala çok fazla şey var; çünkü onların nefeslerini nasıl bu kadar uzun tutabildiği, inme ve kalp krizi gibi sorunlar sonrasında oksijensiz kalan dokuların tedavisi için yepyeni keşiflere ve Nobel Ödüllerine kapı aralayabilir. Üstelik sadece PDE10A geni de değil. Örneğin BDKRB2 isimli bir diğer genin kalp, beyin ve akciğer gibi organlara oksijen gidişini kontrol ettiği biliniyor. FAM178B isimli bir diğer gen, kandaki karbondioksit oranlarını ayarlıyor. Bunlar, Bajau halkında diğer insanlara göre farklı gibi gözüküyor. 1990'da yapılan bir araştırma da, Japon inci avcılarının dalaklarının normalden daha fazla kasıldığını ve kandaki oksijeni 9% artırdığını gözlemlemişlerdi.

Daha da ilginç olanı, bu genlerin yakın geçmişte keşfedilen ve bizden ayrı bir tür olan Denisova İnsanları'nın genlerine benziyor olması. Yani Denisovalılar, Bajau halkının atalarıyla yavrular vererek onların bu genleri kazanmasına katkı sağlamış olabilir. Bu bir ilk olmazdı; çünkü Denisova genlerinin, Tibet'in engin dağlarında yaşayan halkların düşük oksijen seviyesine adapte olmasını sağlayan gen mutasyonlarına da katkı sağladığı biliniyor. Yani farklı türler arası çiftleşmeler de evrime yön veriyor ve insanların evrimi, modern çalışmaların insanın son 2000 yıldaki evrimi ortaya koymasından da görüleceği gibi, hızlı bir şekilde devam ediyor.

Tek Bir Özellik Değil, Çok Sayıda Özellik Seçilim Baskısı Altındadır!

Son olarak anlaşılması gereken şey şu: Seçilim baskısı, sadece tekil özelliklerde meydana gelmez. Yani sadece dalak, sadece akciğer, sadece boy uzunluğu değişmez. Çevre değiştikçe, sayısız fiziksel özelliğin hepsi farklı miktarlarda seçilim baskısı altında kalır. Buna bağlı olarak türün her özelliği yavaş yavaş evrimleşir. İşte bu sayede, binlerce nesil sonrasında, atasal türlere hiç de benzemeyen, yepyeni türler ortaya çıkar. Mikroevrimden, makroevrim doğar. Ama bu torunlar, öyle veya böyle, atalarının izlerini bir damga gibi vücutlarında taşımaya devam edecektir.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 19
  • Bilim Budur! 11
  • Muhteşem! 8
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 5
  • İnanılmaz 4
  • Umut Verici! 2
  • Güldürdü 1
  • Üzücü! 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Grrr... *@$# 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • X. Yi, et al. (2010). Sequencing Of 50 Human Exomes Reveals Adaptation To High Altitude. Science, sf: 75-78. | Arşiv Bağlantısı
  • E. Pennisi. Indonesian Divers Have Evolved Bigger Spleens To Hunt Underwater. (19 Ağustos 2018). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2018. Alındığı Yer: Science Magazine | Arşiv Bağlantısı
  • M. A. Ilardo. (2018). Physiological And Genetic Adaptations To Diving In Sea Nomads. Cell. | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/11/2022 15:28:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5388

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Kültür
Uzay
Küresel Salgın
Şüphecilik
Zeka
Dünya Dışı Yaşam
Memeli
Asit
Şehir
Güneş
İhtiyoloji
İlaç
Evrimsel Süreç
Biyokimya
Aşırı
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Sinek
Sars
Malzeme
Sayı
İklim
Deri
Aile
Elektromanyetizma
Kilo
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı, et al. Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık!. (13 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 27 Kasım 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/5388
Bakırcı, Ç. M., Özdoğan, . (2019, October 13). Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık!. Evrim Ağacı. Retrieved November 27, 2022. from https://evrimagaci.org/s/5388
Ç. M. Bakırcı, et al. “Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 13 Oct. 2019, https://evrimagaci.org/s/5388.
Bakırcı, Çağrı Mert. Özdoğan, . “Günümüz İnsanlarında Evrim Örneği: Bajaular ve Dalgıçlık!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, October 13, 2019. https://evrimagaci.org/s/5388.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.