Tüm Reklamları Kapat

Yüksek Yerlerde Yaşamanın Genetik Adaptasyon Mekanizması Aydınlatıldı!

1dk
Yüksek Yerlerde Yaşamanın Genetik Adaptasyon Mekanizması Aydınlatıldı!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Kaliforniya Üniversitesi araştırması, kronik dağ hastalığının genetik temelini çözerek yüksek irtifaya adaptasyonun genetik varyasyonlarla ilişkili olduğunu ortaya koydu.
  • And Dağları'ndaki hastalar ve adaptasyon göstermiş bireylerin genetik karşılaştırmasında ANP32D ve SENP1 genlerinin down-regülasyonunun hipoksiye karşı koruyucu olduğu bulundu.
  • Araştırma, bu genetik bulguların sadece yüksek irtifa adaptasyonu için değil, düşük oksijen kaynaklı beyin ve kalp hastalıklarının tedavisinde de potansiyel hedefler sunduğunu gösterdi.

Kaliforniya Üniversitesinde yapılan araştırma, kronik dağ hastalığının (Monge Hastalığı) genetik temelini çözümledi. Bu araştırma yüksekliğe karşı edinilen adaptasyonun genetik temelini doğruladı ve kronik dağ hastalığı tedavisi için potansiyel hedef sağladı. Araştırma, 5 Eylül 2013'te, American Journal of Human Genetics dergisinde yayımlandı.

Yaklaşık 140 milyon insan, Afrika’dan Asya’ya Güney Amerika’ya kadar, kalıcı olarak yüksek bölgelerde yaşıyor. Düşük oksijen oranı bu bölgelerde yaşamayı zorlaştırırken burada yaşayanlar hipoksi (oksijen yetmezliği, kanda oksijen seviyesinin az olması) ile başa çıkmaya adapte olmuş durumdadır. 

Fakat enteresandır, yüksek irtifalarda yaşayan çoğu insan, özellikle de Güney Amerika’dakiler, adapte olamamış ve kronik dağ hastalığından muzdariptirler. Bu hastalık nörolojik semptomlar dizisi gösterir; baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk, depresyon gibi. Özellikle bu hastalıktan muzdarip olanlar inmeyle ve ya kanın akışkanlığının azalması sonucu meydana gelen kalp krizleriyle daha genç yaşlarda karşılaşırlar (akışkanlığın azalması ile zaten kanda az olan oksijenin vücut hücrelerine de iletilememesi sonucu kalp krizi yaşanır). Son araştırmalar hastalığın Güney Amerika’daki yüksek bir plato olan And Dağları’nda yaşayanlarda yaygın, bazı Tibetlilerde bulunabildiği ve Doğu Afrika’nın yüksek bir platosunda yaşayan Etiyopyalılarda ise hiç görülmediğini gösterdi. 

Tüm Reklamları Kapat

Bu nedenle araştırmacılar, yüksekliğe adapte olmanın altında yatan genetik varyasyonu incelemek için And Dağları’nda yaşayan hastalar ve Peru da yaşayan hastalar ile hastalığa adapte olmuş olan kişilerin genetik dizilerini kullanarak karşılaştırma yaptılar. Bu karşılaştırma sonucu ANP32D ve SENP1 isimli 2 gen hastalıkla ilişkilendirildi. Hipotezlenen araştırmaya göre bu iki gene down-regulasyon (genin etkisinin azaltılaması) yapılması Hipoksi ile baş etmeye yardımcı oluyor. Araştırmayı yürüten San Diego Tıp Okulunda Çocuk Sağlığı başkanı Ayrıcalıklı Profesör Gabriel Haddad şöyle diyor:

“Birçok yayınlanmış makalede bu iki genin birleşmesi sonucu insanların yüksek irtifalarda düşük oksijen miktarına karşı koyabildiği yazsa da bunun nedenin birleşim olduğundan emin olmak çok zor."

Araştırmacılar, hipoksi durumunda fonksiyonu gözlenen genetik değişikliklerin etkisini değerlendirmek için meyve sineğinde karşılık gelen genetik dizileri incelediler. Hadded şöyle açıklıyor:

Bu araştırma sonucu, ilgili genlerin etkisinin azaltılmış olduğu sineklerde sağ kalım oranın daha yüksek olduğunu gördük.

Araştırmacılara göre bu bulgular sadece “yüksekte kimin daha fazla yaşayacağı” açısından önemli değil, ayrıca düşük oksijen oranı sebebiyle yaşanan beyin ve kalp hastalıkları için de tedaviye imkan sağlayabilir.

Sonraki aşama ise, 100'e yakın hastanın tüm genetik dizisini inceleyip Kronik Dağ Hastalığının olup olmadığını tahmin etmek. Ayrıca araştırmacılar, yeniden programlanabilecek olan uyarılmış puluripotent kök hücrelerine sahip bu hastalardan deri örnekleri de aldılar. Glia veya kırmızı kan hücresi kapasiteli bu hücrelerin düşük oksijen seviyesindeki dirençleri de test edilebilir.

Rastgele Yazıya Git
5
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    3
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: ScienceDaily | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 29.10.2026 08:59:03 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/1355

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et