Gelecek 20 Sene, Okyanusları Kurtarmak için Kritik Önem Taşıyor!

Gelecek 20 Sene, Okyanusları Kurtarmak için Kritik Önem Taşıyor! Time
Yazar Madeline Roache Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı
6 dakika
656 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat
Tarihi Geçmiş Haber

Bu haber 4 ay öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Deniz çimleri, mangrovlar, yosun ormanları, resifler… Sadece denizde değil, karada da dünya hayatının devamı için süreklilikleri son derece önemli olan bu alanlar, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Mercanlar, diğer canlılar gibi, yaşamak için beslenmek zorunda; ancak genellikle bulundukları tropik sular besin içeriği bakımından zayıf olduğundan, besin ihtiyaçlarını alglerle kurdukları simbiyotik ilişkiyle karşılıyorlar. Bu algler, mercan dokusunu bir barınak gibi kullanarak mercanın içinde yaşıyor, mercanın ürettiği karbondioksiti absorbe ederek karşılığında fotosentezle ürettiği besini veriyor. Sadece besin de değil, resiflerin sahip olduğu renklere de alglerin sahip olduğu pigmentler kaynaklık ediyor.

Son 35 yıldır, okyanuslar sıcak hava dalgalarına maruz kalıyor. Bu sıcak hava dalgalarının yarattığı stres, alglerin mercanlar için zehirli etki yaratacak bileşikler açığa çıkarmasına sebep oluyor. Bu sebeple mercanlar alglerden dokularını ayırıyor: böylece hem renklerini hem birincil besin kaynaklarını kaybediyorlar. "Mercan ağarması" (İng: "coral bleaching") olarak isimlendirilen bu olay, son yıllarda daha sık ve şiddetli olarak gerçekleşiyor.

Mercan ağarması, Avustralya’nın Büyük Set Resiflerinde kendisini 1998, 2002, 2016, 2017 yıllarında en belirgin haliyle gösterdi. Küresel sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe daha sık ve şiddetli olarak devam edeceği ön görülüyor. ARC Centre of Excellence for Coral Reef Studies’in son hava araştırmaları, 2020 yılında büyük bir alandaki resiflerin ısı stresine maruz kaldığını ve dikkate değer miktarda ağardığını gösterdi. Ancak bu olay, direkt olarak mercanların ölümüne sebep olmuyor. Şartlar normale döndüğünde, simbiyotik alg popülasyonu eski haline gelebiliyor. Ne var ki sıcaklık artışları devam ederse veya kirlilik gibi bir başka faktörler işin içine dahil olursa, mercanların hayatta kalması her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.

Reklamı Kapat

Avustralya’nın kıyısındaki sıcaklık değerleri yüz yıl öncesine göre ortalama 2°C yüksek. Bilim insanları bunu, sera gazlarının salınımındaki artışa bağlıyor. 2°C‘lik bir değişim küçük gibi görünse de birçok tür, bu sıcaklık değişimiyle baş edemeyebilir. Suların ısınması sadece deniz yaşamı yok etmekle kalmıyor, küresel iklim değişikliklerini de beraberinde getiriyor. York Üniversitesinden biyolog Callum Roberts şöyle söylüyor:

Eğer ısı, okyanuslar tarafından soğrulmuyor olsaydı, şu anda hepimiz Ölüm Vadisi'nde yaşıyor olurduk.

Tazmanya’nın yosun ormanlarının %95’i ve Avustralya Büyük Set Resifi’nin üçte biri yok oldu. Bunun önünü kesmek için Avrupa Birliği 2020 yılında birtakım iklim konferansları yapılmaya başlamıştı; ancak koronavirüs salgını, görüşmeleri sekteye uğrattı. Aslında bu salgınla doğanın bir parçası olduğunu hatırlayan insanlar için okyanuslar, her zamankinden daha çok önem kazanmalıydı.

Amerika ve Çin arasında salgın ile daha çok artan jeopolitik gerilim, okyanusların ve dünyamızın geleceğiyle alakalı radikal" kararlar alınmasında bir engel olarak gözükse de çevre aktivistleri, 1959’daki Atlantik Antlaşması'nı hatırlatıyor: Bu antlaşma, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaşa rağmen onların da içlerinde bulunduğu 12 ülke tarafından imzalanmıştı. Yani söz konusu gezegenimizin sağlığı olduğunda, ülkeler arasındaki geçici jeopolitik gerilimler göz ardı edilebilmektedir.

Ne var ki zaman değişti. Daha yakın zamandaki tecrübeler, iklim konulu anlaşmalara büyük ekonomilere sahip bu iki ülkenin (ABD ve Çin'in) sıcak yaklaşmadığını da gösteriyor. Antarktika etrafındaki suların korunması çabalarını ele alın: Antarktika kıtası, uluslararası anlaşmalarla koruma altında olsa da, etrafındaki sular korumaya dahil değil. 25 ülkeden ve Avrupa Birliği'nden oluşan Antartika Deniz Yaşamı Koruma Komitesi (CCAMLR), dokuz büyük ölçekte denizel bölgenin koruma altına alınmasıyla ilgili olarak kararlar almaya çalışmıştı. Aralarında Texas eyaletinin iki katı büyüklüğünde olan Ross Denizi de bulunan çok sayıda deniz, koruma altına alınmak istenmişti; ancak on sene içerisinde bu hedefler, özellikle Rusya ve Çin’in isteksizliğiyle gerçekleştirilemedi.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Okyanusları korumak için yapılacak olan buna benzer uluslararası bir anlaşma büyük bir adım olabilir; ancak en nihayetinde her antlaşma, hedefe giden yolda ufacık birer adım görevi görüyor. Manoa’daki Hawaii Üniversitesinden Camilo Mora, denizel sistemleri koruma bölgeleri olarak ilan etmenin beyin kanseri için aspirin almaya benzediğini söylüyor:

İşe yaradığını sanırsınız; çünkü baş ağrınız gider. Ancak tümör, hala büyümektedir. Sera gazı salınımlarını kesmedikçe, tehdit sürecektir.
Endonezya'daki Gili Adalarındaki mercanlarda süzülen bir deniz kaplumbağa
Endonezya'daki Gili Adalarındaki mercanlarda süzülen bir deniz kaplumbağa
Time

Acilen Yapılması Gerekenler ve Engeller

Sulak alanlar, mangrovlar ve seagrass çayırları da aynı zamanda önemli karbon tutucu alanlar olduğundan, okyanusların korunması ekstra önem taşıyor. Okyanuslar, geçtiğimiz yüzyılda sera gazlarının %93'lük bölümünü emmiştir.

Öte yandan okyanuslar, sadece bir oksijen kaynağı veya sera gazı tutucusu değil; aynı zamanda gelecek için önemli bir besin kaynağı olarak da görülüyor. Her 3 kişiden 1'i, besin ihtiyacını okyanuslardan karşılıyor. Ancak atmosferdeki yükselen CO2 seviyesi, okyanusları daha asidik yaparak besin zincirlerini tehdit ediyor. Sürdürülebilir kültür balıkçılığı yöntemlerine geçilebilir, deniz yosunu yetiştiriciliği yapılabilir, böylece, küresel emisyonların %6’sını oluşturan çiftlik hayvanları tüketiminde azalma yaşanabilir. Ancak elbette bu, büyük fast-food besin zincirlerinin onayını almadan gerçekleşecek bir hedef değil.

Alınabilecek önlemlerden diğeri, gemi ile nakliye endüstrisinin hibrit batarya teknolojisiyle karbondan arındırılması olabilir. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre türbinlerden ve deniz altında yüzen platformlardan yararlanarak endüstri küresel elektrik talebinin 11 katı kadar tedarik sağlanabilir.

Reklamı Kapat

Tehdit Büyüyor ve Zaman Daralıyor!

Alınması gereken önlemler bir yana dursun, insanlar denizlerdeki yaşamı hızlanarak yok etmeye devam ediyor. Atmosferdeki yükselen CO2 seviyesi okyanusları daha asidik yaparak, besin zincirlerini tehdit ediyor. Suların ısınması sadece deniz yaşamı yok etmekle kalmıyor, küresel iklim değişikliklerini de beraberinde getiriyor. Yılda 8 milyon atık okyanuslara boşaltılıyor, 2050 itibariyle okyanuslarda balıktan çok plastik olacak.

Amerika Birleşik Devletleri'nden araştırmacılar, iklim değişikliği panelinde ekonomik ve endüstriyel dönüşümler olmazsa okyanus ve deniz buzulların geri dönüşü olmayacak şekilde zarar göreceği şeklinde uyarıda bulundular. 2020 yılının bu dönüşümlerin başlayacağı yıl olması gerekiyordu. Balık popülasyonlarını kontrol altına almak, biyoçeşitliliği restore etmek ile alakalı küresel önlemleri "hayata geçirmek" adına bir dizi uluslararası politik toplantılar yapılmıştı. Ancak koronavirüs krizi sebebiyle bu toplantılar sekteye uğradı. Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden biyolog Carlos M. Duarte şöyle söylüyor:

Ekonomiyi yeniden başlatır başlatmaz sağlıklı okyanuslar için harekete geçmemiz gerek. Şimdi tam sırası. Yirmi yıl sonra, her şey için çok geç olacak.

Sağlıklı okyanuslar, sadece büyüyen popülasyonlar yaratmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı savaşımızda bizi daha güçlü kılacaktır. Koronavirüs pandemisinin küresel ekonomiyi askıya almasıyla karbon salınımları azaldı, ancak okyanusların bu dinginlik hali uzun sürmeyecek. Pandemi, en azından endüstriyel bölgelerde mavi, temiz bir gökyüzü görmenin imkansız olmadığını bize gösterdi. Küresel popülasyonu tehdit eden bir kriz karşısında insanların kolektif olarak hareket edebildiğini COVID-19 kriziyle öğrenmiş olduk. Unutmayın: Kişisel sağlığımız ve gezegenimizin sağlığı, aslında birbiri ile sıkı sıkıya ilişkili!

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Umut Verici! 6
  • Üzücü! 3
  • Korkutucu! 3
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Time | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/07/2021 15:49:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10169

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Sağlık Personeli
Tüyler
Küresel Salgın
Biyokimya
Toplumsal Cinsiyet
Bebek
Zeka
Bilim İnsanı
Etoloji
Ecza
Böcek
Çin
Anne
Deprem
Doğa Yasası
Kalp
Büyük
Güneş Sistemi
Yok Oluş
Doğal
Hamile
Obstetrik
Şehir Hastanesi
Kanat
Klinik Mikrobiyoloji
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın