Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Evrimsel Psikoloji, COVID-19 Salgını Sürecinde Yaşanan Toplumsal Sorunlar Hakkında Bize Neler Öğretebilir?

Evrimsel Psikoloji, COVID-19 Salgını Sürecinde Yaşanan Toplumsal Sorunlar Hakkında Bize Neler Öğretebilir? Research Digest
9 dakika
2,030
  • Epidemiyoloji
  • Evrimsel Psikoloji

COVID-19 sürecinde insan davranışlarının ve tepkilerinin nedenselliği üzerine sorulacak olan sorular ve verilecek cevaplar, insanlığın evrimsel süreci göz önünde bulundurulmadan sorulur ise, şüphesiz eksik kalacaktır. İnsanların bireysel ve toplumsal tepkilerini anlamlandırmaya çalışmak için, atalarımızın bu tip süreğen durumlarda nasıl tepkiler verdiğini evrimsel psikoloji bağlamında gözden geçirmek gereklidir.

Bu salgın modern insanlık tarihinde gerçekleşen ilk salgın değil ve bunun ilk olmayışı, dünyaya COVID-19 ile mücadelede daha önceki deneyimlerden ders çıkarması için olanak sağlamakta. Sosyal bilimcilerin salgının toplumsal-sosyal etkilerine ve getirilerine yönelik fikir yürütebilmeleri için öncelikle COVID-19’un ne olduğunu iyi anlamaları lazım. Örneğin SARS, MERS, Ebola örnekleri yakın tarihli salgınlardır ve COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün SARS ve MERS'e sebep olan virüslerin yakın bir akrabası olduğu düşünüldüğünde, yakın tarihli bu diğer salgınların neden dünyanın tamamına bu denli yayılmadığı; ancak içinde bulunduğumuz bu salgının böylesi bir pandemiye dönüştüğü sorusu ortaya çıkıyor.

Bu Reklamı Kapat

Bu alanın uzmanı olan bilim insanlarından edinilen bilgilere göre bunun cevabı oldukça net; çünkü bu virüs, SARS ve MERS kadar öldürücü değil (Mahase, 2020). SARS ve MERS virüsleri daha öldürücü oldukları için, virüsü kapan kişileri fark etmek ve karantinaya almak görece daha rahat olabiliyordu; ama COVID-19’un bazen hiçbir fizyolojik semptom yaratmaması veya kronik hastalığı olmayan sağlıklı insanlarda grip gibi kendini göstermesi, pandemiye dönüşmesinde başlıca nedenlerden biri oldu diyebiliriz (Peeri, 2020).

Peki salgından, virüsten veya mikroplardan hiçbir şekilde haberdar olmayan atalarımız, tarihte de şüphesiz yaşanan bu tarz salgınları nasıl atlattı? Bunun için evrimsel sürece bakmak ve evrimsel psikoloji araştırmalarını incelemek gerekiyor.

Bu Reklamı Kapat

Evrimsel Psikoloji Nedir?

Evrimsel psikolojinin temellendiği iki dayanak noktası vardır: Bunlardan biri yaşam kalım (İng: "survival") iken, diğeri üreme (İng: "reproductıon") olmuştur. Yaşam kalım için atalarımız ve canlı türleri adaptasyonlar geliştirmiş ve bu adaptasyonları sağlayamayan bireyler, topluluklar ve canlılar tarihsel süreçte elenmiştir. Bu evrimsel süreçte kaynaklara sahip olan güçlü idi denilebilir; ancak bu tek başına yaşam kalım ve üreme için yeterli değildir. Çünkü günümüze kadar kendini aktarabilen asalak türlerin var oluşu, araştırmacılara evrimsel süreci anlama ve anlamlandırmada ne kadar kompleks düşünmeleri gerektiğini gösteriyor (G. Geher. 2006). Konunun bağlamından uzaklaşmamak için bu tartışmalara girmeyeceğiz, evrimsel sürecin atalarımız üzerinde nasıl değişiklikler yarattığını sorgulayarak devam edeceğiz.

Bu süreçte edinilen deneyimler, bazen DNA baz diziliminde hiçbir fiziksel değişiklik yaratmayıp, davranışlarımızda belirgin değişiklikler yaratarak davranış repertuarına eklenen epigenetik ile aktarılırken, bazen de vücutta fizyolojik değişiklikler yaratabilmiş ve beyinde bu uyum için özelleşmiş yapılar geliştirebilmiştir (Koçak, 2012).

Evrimsel Psikoloji ve Beyin

Beyinde özelleşen yapılara örnek verecek olursak bozulmuş yiyeceklere veya sıvılara karşı irrite olma duygumuzun nedeni evrimsel süreçte gelişen koku algımızın bize bunların zehirli olduğu mesajını veriyor olması gösterilebilir. "Leşçilik" hipotezine göre hayvan leşleri ile de beslenmiş olabilen atalarımızın, zehirlenmeden beslenebilmelerinde, beyindeki bu koku algısının hayati önemi vardır (Rose, 1996). Gelişen beyin görüntüleme tekniklerinden elde edilen bulgular, beynin arka bölgesinde (oksipital lobda) bu kaçınma davranışını kontrol eden bir yapının mevcut olduğunu gösteriyor. Oksipital lobun yaşamsal faaliyetlerimizdeki başat rolü düşünüldüğünde, bu yapının en eski beyin yapımızda evrimleşmiş olması, bu hipotezi ve fizyolojik değişiklik örneğimizi destekler niteliktedir (Carlson, 2011).

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Binlerce yıldır adaptif süreçlerden geçip, şu anki formuna ulaşmış insan bedeni düşünüldüğünde, bu tarz örnekler çoğaltılabilir. DNA’nın baz diziliminde fizyolojik değişiklik yaratmadan davranış repertuarına eklenen özelliklerimize örnek verecek olursak, beyinde yılan korkusu veya uyurken aniden düşme korkusu ("hypnic jerk") için şimdilik bilinen özelleşen bir yapı yoktur; ancak bunlar tüm insanlarda yaygın olarak bulunur. Sonuç olarak atalarımızın maruz kaldığı bu adaptasyon süreçlerinden edinilen deneyimler genetik, epigenetik ve kültürel aktarım ile kompleks bir şekilde şu anki formumuza kadar taşınmıştır diyebiliriz.

Evrimsel Psikolojinin Toplumsal ve Sosyal Etkileri

Davranışlarımız ve şu anki fizyolojik formumuzun üzerinde bu kadar etkili olan bu adaptif süreç, beklendik bir şekilde toplumsal-sosyal ilişkilerimizi de etkilemiştir. Kıtlık zamanlarında hala bazı canlılarında görülen kanibalizm (aynı türden bir bireyi veya canlıyı yeme eylemi) dediğimiz olgu, bunun örneklerinden biridir (Polis, 1981). 

Hatalı bir şekilde, modern dünyada artık kalmamış olduğunu düşündüğümüz bu tür davranışsal tepkiler, atalarımızda kaynaklarını korumaya yönelik sert önlemlere neden olmuş olabilir. Bu güdüsel davranışlar, kısmen form değiştirerek de olsa, günümüzde de varlığını devam ettiriyor. 1940-1945 kıtlık sürecini yaşayan nesillerin torunları olarak bizlerin, COVID-19 sürecinin başlarındaki hengamede stok yapmaya yönelmesi bu bağlamda anlaşılabilir bir tepki olarak görülebilir. Geçen günlerde Türkiye’de ilk sokağa çıkma yasağının açıklandığı gün insanların marketlere akın etmesini bu bağlamda örnek olarak gösterebiliriz.

COVID-19 sürecinin devam ediyor oluşu ve devam eden olgularda hakim olan bilinmezlik insanlarda belirsizlik ve kaygıya neden oluyor olduğu bilinen bir gerçekliktir. Mevcut iktidarlar ne kadar güvenilir olursa olsun, insanlar bu süreçlerde ve bu adaptif baskıyla içgüdüsel tepkiler verebiliyorlar. Ki bunun örneklerinin sadece Türkiye’de görülmemiş olması, örneğin ABD'de yaşanan "tuvalet kağıdı kıtlığı", aslında insanlığın benzer durumlarda evrensel tepkiler verebildiğini bize tekrardan gösterdi. Kıtlık görmüş ataların torunları olmakla kalmayıp, sadece 1-2 nesil önce kıtlıkla yüzleşmiş insanların doğrudan torunları, atalarının genlerini çok yüksek bir oran ile taşımayı sürdürmektedir.

Adaptasyon sürecinin bir diğer toplumsal-sosyal sonucu da yabancı düşmanlığının veya öteki düşmanlığının bu süreçlerde hızla yükselebiliyor olmasıdır. Atasal sürecimizde yabancılar, muhtemelen hastalıklı veya kaynakları çalmaya çalışan rakipler olarak görülmüş - ki bu, içi boş bir korku veya düşmanlık olarak görülemez. Örnek verecek olursak tarihte misyonerlik, işgal veya modernleştirmek adı altında modern (soylu) Avrupa’nın "vahşi" kabilelere yönelik uygulamaları ve kendisiyle farkında olarak veya olmayarak götürdüğü virüsler binlerce kabilenin yok oluşuna sebebiyet vermiştir (Diamond, 2003). Öte yandan frengi (sifilis) hastalığının da Amerika kökenli olup da Avrupa’ya Kristof Kolomb’un tayfası tarafından mı taşındığı, yoksa Avrupa kökenli mi olduğu sorusuna yönelik tartışmalar günümüzde halen devam etmektedir (Farhi, 2010).

Bu Reklamı Kapat

Burada gösterilmek istenen asıl nokta, yaşanılan adaptasyon sürecinin dünyanın farklı coğrafyalarında farklı şekilde gerçekleşmiş olabileceği ve coğrafyanın insanlığın adaptasyonunu yönlendirmekteki etkililiğidir. Bu farklı adaptasyonların bazen öteki tarafından öldürücü oluşu beraberinde yabancı düşmanlığı veya korkusunu geliştirmiş veya pekiştirmiş olacağı söylenebilir.

ABD'de Asyalılara Karşı Irkçılık

COVID-19 sürecinde Çin halkına, sonrasında ise genel olarak Asyalılara yansıtılan korku ve nefret, bunun bir göstergesidir. Ki bu tepkiler topluluklar özelinde kalmamış, makro siyasetlerin davranışlarında da kendini doğal olarak göstermiştir. Sağcı veya liberal hükümetlerin dilinde de çokça yer bulan ve bulmaya devam edecek olan bu söylemlerin bu süreçte ortaya çıkıverdiğini söylemek, yukarıdaki evrimsel bağlam göz önünde bulundurulduğunda yanlış olacaktır. 

2011’den beri Suriye’de süregelen savaş ve yarattığı mülteci krizi karşısında "modern" Avrupa ve Batı'nın tutumunu yakın tarihli bir örnek olduğu için verebiliriz. Zenofobi olarak nitelendirilebilen yabancı karşıtlığı, kendini siyasilerin eylem ve söylemlerinde net bir şekilde gösteriyordu (Buck, 2011). Mülteciyi pis ve kirli görmek, modern Avrupa’nın "ortak aklı" iken, güvenilmez olarak görmeyi atasal kalıtımız olarak nitelendirebiliriz.

ABD başkanı Donald Trump’ın neredeyse her gün Çin’i hedef gösteren söylemleri dünya siyasetinde önce yadırganıyordu; ama artık bu söylemlere yavaş yavaş öbür hükümetlerin de destek vermeye başladığını veya alışarak kulak tıkamaya başladığını görebiliyoruz. Aktörlerin ekonomik, sosyal, siyasal vb. şu an var olan krizlerde iktidarlarını devam ettirebilmeleri için, bir "öteki" inşa etmeleri gerekir - ki Çin örneği, bunu somutlaştırmak için görünen bir örnek olarak gösterilebilir. Lakin ötekileştirme çabası sadece "öteki grup" ile kalmayabilir, iç gruplara da yansıtılabilir. Örneğin ABD'de yaşayan Asya kökenli Amerika vatandaşları da COVID-19 salgınında hedef haline gelmişlerdir.

Bu Reklamı Kapat

Türkiye'de Yaşlılara Karşı Ön Yargı

Türkiye özelinde bakıldığında ise medyanın yanlış bilgi yükü, salgının başlarındaki hengamede yaşlı insanlara yönelik ön yargılara neden olmuştur diyebiliriz. İlerleyen süreçlerde bu yargıların pekişmesi de bu söylem ve davranışlarla şüphesiz kaçınılmaz olabilir. Önce sadece 65 yaş üstü insanlara sokağa çıkma yasağının getirilmesi, ergen ve çocuklarda medyanın pekiştirmesi ile gözle görülür yanlış tutumlara ve ön yargılara neden olmuştur.

Ön yargıların temelinde işleyen mekanizmalarını irdelediğimizde en büyük etkenlerden birinin temas eksikliği olduğunu görüyoruz (Göregenli, 2012). COVID-19 sürecinin öncesinde zaten "sosyal mesafeye" maruz kalan hakim grubun, "öteki" olan gruplara yaşlı insanların da eklemesi, ön yargıların bu dinamiğini harekete geçirebilir. Benzer şekilde temas eksikliğinin ortaya çıkması ve yanlış bilgilendirmeler, benzer mekanizmalarla sağlık çalışanlarına karşı da böyle ön yargıların oluşmasına sebebiyet verebilir.

Örnekleri verme amacımız, bu ön yargılar zaten topluma işlenmiş o yüzden de böyle tepkiler olağandır gibi indirgemeci ve olumlayıcı bir zemin hazırlamak değil aksine bu mekanizmaların nasıl devreye sokulabileceğini göstermektir. Sorulacak soruların ne kadar kapsamlı sorulmuş olduğu sorunun veya ortaya çıkabilecek sorunların üstesinden nasıl gelinebileceğine dair güçlü bir olanak sağlayabilir. 

Kaynak Paylaşımı ve Aşılar

Bununla birlikte çok daha önemli olan bir diğer nokta, kaynakların paylaşımıdır ve aslında en çok işleyen mekanizma bu olmuştur diyebiliriz. Lakin kaynakların kullanımı konusunda bu kadar isteksiz yönetimler bu sefer kaynaklarını sınırlı dahi olsa mecburi olarak paylaşmak zorunda kalabilir. Çünkü bu salgın, daha önceki örneklerinden bir açıdan farklı: İnsanlık tarihi, teknoloji sayesinde birbiriyle böylesine yakından iletişim halindeyken, dünyanın her yerine bu denli yayılmış bir salgınla hiç karşılaşmamıştı. Küreselleşen, bir kesim için kısmen de olsa sınırların ortadan kalktığı dünyada; ülkeler tarihte daha önce uyguladıkları içe çekilme, tarafsızlaşma gibi siyasetleri yapamayabilir ve istemedikleri halde kaynaklarını paylaşmak zorunda kalabilirler.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
A Room Af One's Own (Virginia Woolf)

A Room of One’s Own is an extended essay by Virginia Woolf, first published in September 1929. The work is based on two lectures Woolf delivered in October 1928 at Newnham College and Girton College, women’s constituent colleges at the University of Cambridge.

In her essay, Woolf uses metaphors to explore social injustices and comments on women’s lack of free expression. Her metaphor of a fish explains her most essential point, “A woman must have money and a room of her own if she is to write fiction”. She writes of a woman whose thought had “let its line down into the stream”. As the woman starts to think of an idea, a guard enforces a rule whereby women are not allowed to walk on the grass. Abiding by the rule, the woman loses her idea. Here, Woolf describes the influence of women’s social expectations as mere domestic child bearers, ignorant and chaste.

The political meaning of the text is directly linked to this metaphor. When the emergence of the ‘new woman’ occurred, this awareness of injustice makes a clear political statement regarding women’s intellectual potential in their own right. Therefore, the broader literary influence of this argument reveals the increase in social tension as the century’s shift looms. Woolf suggests that the absence of female fiction is a result of a lack of opportunity rather than a distinct absence of talent.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺42.00
A Room Af One's Own (Virginia Woolf)

Bunun bir uzantısı, COVID-19 salgınının nihai çözümü olacak olan aşı araştırmalarıyla ilgilidir. Normalleşmek, normal yaşama dönebilmek ve toparlanmak için aşının muhakkak hızlı bir şekilde üretilmesi gerekliliği herkesin ortak olabileceği bir gerçekliktir. Küresel piyasaların ve devletlerin aşı çalışmalarına bu kadar yatırım yapmasının uzun vadeli nedenlerinden biri de kaynağa sahip olma ihtiyacından kaynaklıdır ve bu kaynağı elde ettikten sonra, bunun iktidarını tüm dünya üzerinde kurması muhtemel bir senaryodur. Yavaş yavaş tartışılmaya başlanan "aşı çıkarsa herkese uygulanacak mı" ve "öncelik kimin olacak" tartışmaları aslında bu kaynakların paylaşımında var olan isteksizliğin bir yansımasıdır.

Sonuç

COVID-19 sürecini anlamlandırmaya çalışırken, nedensellik bağlamında sorulacak soruların bu disiplinden bağımsız sorulur ise eksik kalacağını göstermeye çalışırken aşırı indirgemeci bir yaklaşım sergilemek yerine, evrimsel sürecin temel yürütücü ayağı olan ‘işlevsellik’ olgusunun nasıl yaklaştığını işaret etmeye çalıştık.

Bu kadar bilinmezliğin içinde yüksekten senaryolar oluşturmak, iddialı tezler ortaya atmak veya böyle olacak gibi kesin yargılarla konuşmanın neden çok da doğru olmayacaktır. Bu yüzden meslektaşlarımızın ve de toplum bilimcilerin projeksiyon oluşturmaya çalışırken oldukça temkinli olması gerektiği görüşündeyiz.

Şüphesiz bu sürecin üzerinden birbirimizi yaşatmak için fiziksel mesafemizi arttırıp sosyal mesafemizi azaltarak, dayanışarak gelebiliriz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Umut Verici! 2
  • Muhteşem! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/05/2022 14:18:59 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8847

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Küçük
Saldırı
Sürüngen
Mikrobiyoloji
Bilimsel
Uçak
Algı
Sağlık Personeli
Jinekoloji
Bilim Tarihi
Tardigrad
Onkoloji
Sinirbilim
Yapay
Parçacık
Üreme
Cinsel Yönelim
Abiyogenez
Örümcek
Manyetik Alan
Covid-19
Türleşme
Koruma
Seçilim
Doğa Gözlemleri
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Alıntı Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Bu Eseri Neden Tavsiye Ediyorsun?
Aşağıdaki kutuya, isimli neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin faydalı bulunması halinde Evrim Ağacı kullanıcılarından daha fazla UP kazanman mümkün olacak. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Tavsiye Et