Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Dr. Işıl Arıcan: Sahtebilim ve Bilim Üzerine Bir Söyleşi

Dr. Işıl Arıcan: Sahtebilim ve Bilim Üzerine Bir Söyleşi
16 dakika
2,434
  • Sahtebilim
  • Bilim Tarihi

Çeşitli bilim dışı iddiaları ve hurafeleri inceleyen ve okurlarına eleştirel düşünce yetisi kazandırmayı amaçlayan yalansavar.org sosyal medyada ilgi görüyor.

Eleştirel düşünce ve bilimsel yöntem üzerine içerik ürettiklerinin altını çizen Yalansavar ekibi, yazıların tamamında güvenilir kaynakların kullanılmasının, fikir ve iddiaların akılcılık ve bilimsellik süzgecinden geçirilmesinin esas olduğunu söylüyor. Temel hedeflerini, “değindikleri konularda, güvenilir ve geçerli kaynaklara ulaşmak, aklın ve sağduyunun sesini dinlemek, otoriteden kaynaklanan argümanlara başvurmamak, komplo teorilerine prim vermemek, kendi önyargılarını yazılara mümkün olduğunca karıştırmamak” olarak sıralıyorlar.

Bu Reklamı Kapat

Uzun zamandır süren aşı tartışmalarına dikkat çeken sitenin kurucu yazarı Dr. Işıl Arıcan ile T24 için görüştük. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Işıl Arıcan’ın sağlık yönetimi üzerine yüksek lisansı var. Arıcan, halen ABD'de önde gelen sağlık kurumlarına tıbbi bilişim ve proje yönetimi üzerine danışmanlık yapıyor.

Yalansavar’ın çıkış fikrinden, aşı ve homeopatiye kadar, sitedeki yazılar sonrası merak ettiğimiz soruları sorduk. Hazırladığımız sorular ve Dr. Arıcan’ın yanıtları şöyle:

Bu Reklamı Kapat

Yalansavar’ı hazırladığınız ilk dönemler, bu kadar ihtiyaç olduğunu tahmin ediyor muydunuz?

Aslında hayır. Cüneyt Özdaş ve ben, yalansavar fikrini ilk ortaya attığımızda, bunu internetteki yanlış bilgilerle savaşmaktan çok, e-posta ile iletilen yalan yanlış mesajları çürütmek için düşünmüştük. Fikrin ortaya çıktığı zamanlar henüz Facebook, Twitter gibi ortamların bu denli yoğun bilgi ve fikir paylaşımı için kullanılmadığı zamanlardı. Yerine sıklıkla, “bu mesajı tüm tanıdıklarımıza iletin!” diye e-posta mesajları gönderme modası vardı. İkimiz de, bu tip mesajlar gelince işi gücü bırakıp bu postalardan cevap yetiştiriyorduk. Sonra daha yeni cevap yazdığımız aynı postanın başka tanıdıklardan da gelmeye başladığını görünce, Cüneyt bu yanıtları daha derli toplu bir şekilde bir web sitesine koyma fikrini öne sürdü. Siteyi önce Wikipedia formatında hazırladık, daha sona Facebook ve Twitter gibi ortamlardaki paylaşım alışkanlıkları çerçevesinde daha kullanıcı dostu olacağını düşünerek şimdiki haline getirdik.

İlk ortaya çıktığında okunan bir blog olmasından ziyade, kendimiz için bilgi depoladığımız, kaynak olarak düşündüğümüz bir sayfa idi. Ancak daha sonra fikir gelişti, hem artan yazar kadrosu, hem gelişen format itibariyle şu andaki bilimsel şüphecilik ve eleştirel düşünce alışkanlığı vermeye çalışan ve referanslarda safsataları çürüten bir siteye dönüştü. Şu an pek çok farklı uzmanlık alanı olan 11 müthiş yazarımız var.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bugüne kadar yazdıklarınız nedeni ile sizi zorda bırakan bir durum oldu mu?

Hayır. Yazdığımız konuları oldukça detaylı araştırıyor ve yazımızın elinde tüm kaynakları okuyucuyla paylaşıyoruz. Üstelik, yazdıklarımızın bizim kişisel görüşlerimiz değil, verilerle destekli somut olgular olmasına da özen gösteriyoruz. Bu iki konuya dikkat edince zaten kendiliğinden objektiflik sağlamış oluyoruz. Ayrıca gözden kaçırdığımız bir veri veya bulgu varsa o konuda da çok hassasız. Okurlardan veya konuyla ilgili diğer yetkin kişi ve kuruluşlardan aldığımız geri bildirimleri de hemen dikkate alıyor, gerekli düzeltmelerimizi yapıyoruz.

Aşılar işe yarıyor mu?

Aşılar ile ilgili yayımladığınız yazılar sonrası çok kişinin aklına takılan bazı sorular var. Örneğin verem aşısı. Kimseye verem aşısının veremden korumadığı söylenmiyormuş, bu doğru mu? Koruması için değil, hastalığın menenjite dönüşmemesi için artık sadece çocuklara yapılıyormuş…

Verem ya da diğer adıyla tüberküloz, bundan birkaç nesil öncesinin en büyük korkulu rüyalarından biri. Bundan 50-60 sene önceki Türk edebiyatındaki pek çok eserdeki kahramının ölüm nedeni “ince hastalık”. Bu nedenle pek de hafife alınmaması gereken oldukça ciddi bir hastalık.

Bu Reklamı Kapat

Tüberküloz bakterisi ilginç bir bakteri. Çoğu vakada latent dediğimiz gizli enfeksiyon olarak seyrediyor, ancak bu kişilerin yaşamları sırasında yüzde 5 ila 15’i oranında aktif enfeksiyona dönüşüyor. Aktif enfeksiyonun en ciddi hâli ise miliyer tbc dediğimiz tüm vücuda yayılan hâli ve tbc menenjiti. Özellikle küçük çocuklarda bu öldürücü komplikasyonların ortaya çıkma sıklığı çok daha yüksek, üstelik bu komplikasyonlar küçük çocuklarda çok daha ölümcül seyrediyor.

BCG aşısının yapılan meta analiz çalışmalarında miliyer tbc ve tbc menenjiti konusunda yüzde 80 oranında koruyucu olduğunu görüyoruz. Özellikle tbc taşıyıcılığının yüksek olduğu bizim ülkemiz gibi toplumlarda bu rakamlar ciddi rakamlar. Buna rağmen bu komplikasyonların sanki hafif ve ihmal edilebilir olabilirmiş gibi lanse edilmesini ve aşılanmama için gerekçe olarak sunulmasını doğrusu anlayamıyorum. Özellikle de seçeneklerden biri neredeyse hiç bir yan etkisi olmayan aşılanmak, diğeri de tbc menenjiti nedeniyle ölmek iken, sanki ikincisi ihmal edilebilecek bir seymiş gibi lanse ediliyor. İşte bu gibi durumlarda ideolojik yaklaşımların verileri manipüle etmesini önlemek çok önemli.

Peki, kızamık aşısı? “Kızamık hastalığının ciddi boyuta ulaşması yüzde 0.1 ise, aşının ciddi yan etki riski de en az o kadar olmuyor mu?” diye soranlar var. Bu durumda, tamamen sağlıklı çocukları aşıyla riske atıyor olmuyorlar mı?

Hayır. Rakamlardan bahsedeceksek, tahmini değil, gerçek rakamlara bakmak gerekir. Kızamık aşısı, bugüne dek faydası en iyi dokümante edilmiş aşılardan biri. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF verilerine göre, 1999-2004 yılları arasında bu aşı dünya çapında 1,4 milyon çocuk ölümünü engellemiş durumda. Kızamık aşısının yan etkilerine baktığımızda ise neredeyse hiçbir ölümcül yan etkisi olmadığını söyleyebiliriz.

Bu Reklamı Kapat

En sık görülen yan etki ateş ve döküntü, ki yüzde 5 oranında gözleniyor. En ciddi yan etki olan trombosit azlığı ise 30 bin-40 bin kişide bir gözleniyor. Bu vakaların da çoğu geçici ve ölümcül değil.

Rakamlar bunları gösterirken, “kızamık yan etki oranı yüzde 0.1, aşı yan etkisi de en az o kadar. O zaman sağlıklı çocukları risk altına sokuyoruz.” iddiası pek geçerli bir iddia değil. Hatta eleştirel düşünce literatüründe buna “asılsız varsayım üzerine kurulu argüman” (false assumption) deniyor.

Son üç yıldır bu konuda araştırma yapan bir arkadaşım geçenlerde, “Beslenmesi ve hijyeni iyi olan, tıbbi destek alan kaç çocuk kızamıktan ölmüş şimdiye kadar? Ama aşıdan dolayı ölen çocuklar tıbbi destekle bile kurtarılamıyor” dedi. Siz ne dersiniz?

Gene bir “asılsız varsayım üzerine kurulu argüman” bu. Bu iddiayı öne süren arkadaşınız argümanını “aşıdan ölen ve tıbbi destekle bile kurtarılamayan çocuklar” diye bir asılsız varsayım üzerine kuruyor. Bu bilginin kaynağını ve bu ölüm vakalarının rakamlarını ve kaynaklarını vermediği sürece bu asılsız bir iddia ve polemik olmaktan öteye gitmiyor ne yazık ki. Üstelik bu konulara çok kafa yormuş ve epey de uzun süredir araştırmış bir hekim olarak bu iddiayı destekleyen herhangi bir istatistik olmadığını söyleyebilirim. Ama varsa ve ben yanılıyorsam, memnuniyetle inceleriz.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Yıldızlar Neden Oluşur (Sarah Allen)

On iki yaşındaki Libby, bilime oldukça meraklı, iyimser bir kızdır ve bazı tanınmış arkadaşları vardır (tamam, bu sonuncusu yalnızca kendi kafasında öyle olabilir). Nazik, zeki, cesur, eğlencelidir; ancak piyano çalma, sakince oturma ve doğru şeyi doğru zamanda söyleme konularında pek de iyi değildir. Libby, Turner sendromuyla doğmuştur ve bu, yaşamında bazı şeyleri onun için zorlaştırmaktadır. Yine de onu seven pek çok insan etrafındadır ve bu onu oldukça şanslı bir kız yapmaktadır. Libby, ablası Nonny’nin hamile olduğunu öğrendiğinde çok heyecanlanır, ama endişelenir de. Çünkü Nonny ile eşi ekonomik sıkıntılar yaşamakta, ayrıca Libby her bebeğin sağlıklı doğmayabileceğini bilmektedir. Bu yüzden evrenle bir anlaşma yapar: Yıldızların neden oluştuğunu keşfeden ilk bilim insanı Cecilia Payne hakkında bir projeyle bilim yarışmasına
katılacaktır. Büyük ödülü kazanırsa bütün parayı Nonny ile ailesine verecek, bebek de kusursuz bir şekilde dünyaya gelecektir. Kendisi de Turner sendromlu olan yazarın kaleminden bir X kromozomu eksik olan küçük bir kızın kendini tanıma, yaşamı ve evreni anlamlandırma yolculuğuna şahit olurken, ablası ve onun bebeği için verdiği çabalar içinizi ısıtacak.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺48.00
Yıldızlar Neden Oluşur (Sarah Allen)

Şunu da eklemeden edemeyeceğim. Aşı karşıtı söylemlerde sıklıkla karşımıza çıkan bir kalıp bu, “Falanca hastalıktan kaç çocuk ölmüş ki şimdiye kadar?” Bu söylemi benimsemiş kişilerin çoğu zaten bulaşıcı hastalıklarla ilgili istatistik ve bilimsel verilerden habersizler, bu ve benzeri konuları sözde bilim ve komplo teorisyeni sayfalarındaki eksik, yanlış ve yanlı bilgilerden takip ediyorlar. Ama bir an için dediklerinin doğru olduğunu varsaysak bile, ki değil, çocukların ölmesi ya da ölmemesi gibi bir tercihi söylemlerine konu etmeleri bana oldukça yüzeysel geliyor. Tek engellemeye çalıştığımız şey çocukların ölmesi değil, aşılarla destekli koruyucu hekimlik çerçevesinde çocukların uzun ve ızdıraplı hastalıklara yakalanmalarını, uzun süreler hastanede yatmalarını, acı çekmelerini ve kalıcı komplikasyonlar nedeniyle ömür boyu sakat kalmalarını da engellemeye çalışıyoruz. Beslenmesi iyi olan bir çocuk, belki kızamık hastalığını atlatabilir, ama bu hastalığı geçirdiği için son derece önemli bir komplikasyon olan ve kalıcı nörolojik kusurlar ile zeka geriliği yapan Subakut Sklerozan Pan Ansefalit’ten de korunmuş olması ölüm kadar önemli değil mi? Ya da aşı hastanede ateşler içinde yatacağı birkaç günün önüne geçebiliyorsa, bu önemsenmeyecek bir şey midir?

“Aşılar denilen gibi çalışsaydı, birkaç senede tekrarlanması gerekmezdi” diye düşünenler olduğu gibi; “hastalıktan sonra oluşan doğal bağışıklık bir ömür boyu sürer” diyen doktorlar da var. Peki, piyasadaki her aşıyı büyüdükçe tekrarlamak zorundaysak bahsedilen hücre hafızası nerede?

Hastalıktan sonra oluşan doğal bağışıklık, hastalık yapan etkene göre değişiklik gösterir. Bazı enfeksiyonlara ait bağışıklık ömür boyu sürer, bazı enfeksiyonlara karşı oluşan bağışıklık hücreleri ise daha kısa sürelidir. Ancak bu durum aşıların etkisiz olduğunu göstermez. Aşıları tekrarladığımız sürece çocukların hastalanmasını önlüyorsak, ve bunu yaparken de onları ilave risk altına atmıyorsak, aşıların belirli aralıklar tekrarlanmasının herhangi bir mahsuru yok ki?

Bu tip tartışmalar, sanki aşı tekrarı çok kötü bir şeymiş asılsız varsayımından yola çıkıp, insanların endişelenecek bir durum yokken huzursuz olmasına neden oluyor.

“Birçok aşı yeterli biyolojik testten geçmiyor” diye de bir iddia var?

Bu gayet asılsız bir iddia. Aşıların üretim süreci ve güvenilirlik çalışmaları son derece kontrollü ve sıkı. Aşı üretim süreci en az 10 yıl süren zahmeti bir süreç. Her aşı, onaylanmadan önce üç aşamalı klinik deney silsilesinden geçmek zorunda. Her aşamada, klinik deneye katılan kişi sayısı artıyor ve deneyin süresi uzuyor. Bu süreçlerin tamamlanması yaklaşık 10 yıl sürüyor ve bu sürenin sonunda aşının etkisi binlerce kişi üzerinde yıllar boyu izleniyor. Sadece bu süreçten geçen aşılar piyasaya sürülüyorlar.

Aşı piyasaya çıktından sonra da kontrol süreci bitmiyor, aşı izleme kurumları aşıların ortaya çıkan yan etkilerini yakından izliyor ve olası beklenmeyen bir durumda müdahale ediyorlar.

Mesela Amerika’da 1988 yılında the National Childhood Vaccine Injury Act of 1986 (Public Law 99-660) uyarınca bir ulusal aşı tazminat programı (National Vaccine Injury Compensation Program (VICP) uygulamaya sokulmuş durumda. İki milyar dolar ödeneği hazır olan bu mahkeme, aşı yan etkisi olduğu iddia edilen tüm vakaları inceliyor, dokümante ediyor ve gerekli mercilere geri bildirimde bulunuyor. Bu mahkemeye gelen tüm vakaları ve alınan kararları web sitesinden takip etmek mümkün.

Peki, grip aşısı?

Grip aşısı konusu biraz daha farklı. Diğer virüslerin aksine, influenza(grip) virüsü çok hızlı mutasyona uğrayan bir virüs. Bu nedenle hastalık yapan influenza virüsleri bir önceki yıl hastalık yapanlardan farklı virüsler oluyor. Bu nedenle her yıl grip oluyoruz. Aşıdan bağımsız olarak bir yıl önce grip olmak bizi ertesi sene grip olmaktan korumuyor. Bu da hem grip aşısının her yıl yinelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarıyor, hem de aşı içeriğinin hazırlanmasına kısmen tahmin faktörünün dahil edilmesine neden oluyor.

Bu Reklamı Kapat

Her yıl, Dünya Sağlık Örgütü, bir yıl önceki istatistiklere ve dünyanın diğer bölgelerinde, örneğin biz yaz aylarındayken kişi yaşayan ve griple cebelleşen güney yarım küredeki süregelen grip salgınlarına bakarak bir sonraki yıl ortalıkta dolaşacak grip virüslerini belirliyor, aşı içeriği buna göre hazırlanıyor. Bu tahmin süreci gittikçe daha iyi hale geldi, artık elimizde daha çok ve güvenilir veri var, bu da bir sonraki yıla ait grip virüsü tahminlerini daha sağlıklı yapmamıza yarıyor.

Grip aşısının etkinliği yıla ve kişiye göre değişkenlik gösterebiliyor mu?

Gösterebiliyor. Örneğin, aşı içerik tahminlerinin iyi yapıldığı yıllarda koruyuculuğu yüzde 80’leri bulabiliyor, tahminin çok tutmadığı zamanlarda ise yüzde 50’lere inebiliyor. Ayrıca 2 yaşın altındaki bebeklerde çok etkin değil, ama 2 yaşın üzerinde etkinliği artıyor.

Bir de elbette grip aşısı, influenza virüsüne bağlı grip için koruyucu. Oysa soğuk algınlığı adıyla bildiğimiz, ağır grip belirtileri (ateş, halsizlik, eklem ağrısı) olmaksızın üst solunum yolu belirtileri örneğin burun akıntısı, öksürük vs ile karakterize hastalıklar da var. Bunların pek çoğunda, grip kadar ağır olmamakla birlikte benzer belirtiler görüldüğü için insanlar grip olduklarını sanıyorlar. Hele aşı olduktan sonra soğuk algınlığı geçiriyorlarsa, o zaman ‘aşı oldum, hiç bir işe yaramadı’ diye düşünüyorlar.

Bu Reklamı Kapat

Grip aşısı olalım mı yani?

Bence yumurta alerjisi gibi tıbbi durumu olmadığı sürece herkesin grip aşısı olması iyi bir şey. Aşı karşıtlarının iddialarının aksine ciddi ve korkulacak yan etkileri yok. Grip gibi insanın verimliliğini azaltan, yaşlı ve çocuklarda komplikasyonlar nedeniyle ölüme kadar götürebilen bir hastalıktan yüzde 50 bile koruma sağlamış olmayı avantaj olarak görüyorum.

Örneğin, bu yıl ABD’de yeni bir domuz gribi salgını var. Son bir aydır pek çok genç ve sağlıklı insan, yakalandıkları domuz gribine bağlı komplikasyonlar nedeniyle öldü. Benim yaşadığım bölgede, San Francisco çevresinde her gün gazetede gencecik insanların grip nedeniyle öldüğüne ilişkin haberlere rastlıyoruz. Bu ölümlerin ortak bir noktası var: ölenlerin tamamı grip aşısı olmamış kimseler. Oysa, 2009 yılından beri WHO yönergesi gereği domuz gribi virüsü standart grip aşısının bir parçası. Aşılanmış olsalardı belki bu insanların çoğu hayatta olacaktı. Ölüm ve hastalığa karşı oynanan kumarda yüzde 50 ve üzerinde hayatta kalmayı veya hastalanmamayı önemli bir şans olarak görüyorum.

İki yaşın altındaki bebekler, aşıdan belki çok faydalanmıyorlar, ama influenzanın komplikasyonlarının da en çok bu yaş grubunda görüldüğünü hatırlamak lazım. Bu durumda bu bebekleri korumak aslında bir yerde toplumsal sorumluluk. Ebeveynleri etkinliği az olduğu için küçük bebeklere grip aşısı yaptırmak istemiyorlarsa, anne babaları veya aynı evde yaşayan diğer kişilerin mutlaka aşılanması gerekli ki, bebeklere influenza geçme riski azalsın. Aslında küçük bebekler aşılansa da aynısını yapmak gerekli, bahsettiğim gibi bu yaş grubunda aşı etkisi daha az çünkü.

Bu Reklamı Kapat

Son dönem yazdıklarınız sonrası homeopatiye inanan ve onun etkili olduğunu düşünenler de size tepkili sanıyorum?

Bilmekten ise inanmayı seçen bir kalabalık ile baş etmek kolay değil. Benim için en ilginç deneyim insanları kandırıldıklarına inandırmanın kandırmaktan daha zor olduğunu görmek oldu. Hepimiz aslında teyit önyargısına sahibiz, inandığımız şeyleri teyit eden verilere daha sıkı sarılıyor, inançlarımızla çelişen şeyleri görmezden gelmeye çalışıyoruz. Bu durumun farkına varmak ve elimizdeki verilere önyargılarımızdan bağımsız bir şekilde bakıp değerlendirmek çok önemli.

Homeopati gibi hiç bir geçerliliği olmayan yöntemlerin ise yaradığını bir defa kendini kandıran, bu yöntemden medet uman veya bu işe para yatıran kişiler için, aslında sudan ibaret olan ve hiç bir etkisi olmayan bir şeye dünyanın parasını verdiklerine inanmak epey zor. Elbette en yüksek sesi bu işten para kazananlar çıkarıyor. İşin ilginç tarafı, yazdığımız homeopati ile ilgili yazıya bu güne dek, “Hayır, homeopatinin temel prensipleri bunlar değil. Çalışma mekanizması şu, etkisi de bu şekilde ortaya çıkıyor” diyen, diyebilen kimse olmadı. Yapılan tüm itirazlar, “ama benim annem/ eşim kullandı çok işe yaradı” şeklinde. Ancak çoğu kimse münferit örneklerin delil teşkil etmediğini göremiyor.

Bir şeyin ise yaradığını veya zararı olduğunu münferit örneklerden yola çıkarak anlayamayız, ancak çok sayıda kişi üzerinde kontrollü bir şekilde yapılan deneylerden ilaçların etkin olup olmadığı anlaşılabilir. Mesela ben, bugün başım ağrırken akşam pilav yiyebilirim ve yemekten sonra baş ağrım kendiliğinden geçebilir. Bu örneğe bakarak, “pilavın baş ağrısını iyileştirdiğini” söyleyemeyiz.

Bu Reklamı Kapat

Sahi nedir homeopati?

İnsanların çoğu, homeopatiyi eski çağlardan gelen bitkilerde tedavi yöntemi sanıyor. Ancak bu varsayım epey hatalı. Homeopati ne bir bitkisel tedavi yöntemi, ne de tarihçesi antik çağlara dayalı. Aksine, 1700’lu yılların sonlarında Almanya’da yaşamış Samuel Hahneman isimli bir doktorun bulduğu, üç temel prensip çerçevesinde gelişmiş bir alternatif tıp akımı. Bu prensipler: benzer benzeri iyileştirir, sulanırsa ve çalkalama ilkeleridir.

Bir örnekle anlatmaya çalışayım: mesela, homeopatlar uykusuzluk tedavisi için kahve önerirler. Hepimiz kafeinin uyku kaçırdığı özelliğini iyi biliyoruz. Ama homeopatlar bir kahve çekirdeğini binlerce litre suyla karıştırdıktan sonra bol bol çalkalarlarsa, elde ettikleri bu sıvının (ki aslında o denli sulandırılıyor ki, bildiğimiz su bu sıvı) uykusuzluğa iyi geleceğine inanırlar.

Hatta homeopati inanışına göre, bir madde ne denli sulanırsa o denli güçlü hale gelir. Piyasada satılan homeopati ilaçlarının en “güçlü” formlar 30C derişimindedir. Bu derişimdeki seyretilerde hastanın önerilen ilaçtaki etkin maddenin bir molekülünü alabilmesi için 1041 tablet (dünyanın kütlesinin milyar katı) ya da 1034 litre sıvı çözelti (Dünyanın hacminin 10 milyar katı) tüketmesi gereklidir. Üslü rakamlara aşina olmayanlar için şöyle bir örnek vereyim: 30C gücündeki bir homeopati ilacı içinde, 10000000000000000000000000000000000 molekül suya karşılık, bir molekül aktif madde var demek!

Bu Reklamı Kapat

Homeopati nasıl bir ortamda ortaya çıkmış?

Homeopati, modern tıp uygulamalarının başladığı dönemden önce ortaya çıkıyor. Bu döneminde yaşayan doktorlar, bedenin anatomik yapısı hakkında kabaca bir fikre sahip olmalarına rağmen, organların işleyişi hakkındaki bilgileri yetersizdi. Henüz mikrop teorisi bilinmiyor, bulaşıcı hastalıkların kişinin karakter özelliklerinden ve etraftaki iklimden, solunan hastalık yapıcı gazlardan köken aldığına inanılıyordu.

Hastalıkların nedeninin tam bilinmediği, ancak batıl inançların etkisini de yavaştan kaybetmeye başladığı bu yıllarda uygulanan tedavi yöntemlerinin kısmen tıbbi, kısmen mistik, kısmen de gözü kara olduğunu söyleyebiliriz. Yeni keşfedilen kıtalardan gelen şifalı maddeler, yavaştan gelişen kimya endüstrisinin yaptığı yeni buluşlar doktorlara tuhaf bir cesaret vermişti. Bu dönem pek çok hekim hastalarına sonucu oldukça tuhaf, zaman zaman gülünç ama çoğu zaman oldukça da tehlikeli tedavi yöntemleri uyguluyorlardı. Bu döneme ait bazı tıbbi tuhaf uygulamaları daha önce Açık Bilim dergisi için kaleme almıştım. Hastalara kurşun, arsenik, morfin gibi maddelerin verildiği zorla kusturuldukları, kanlarının akıtıldıkları, zehirli maddelerle lavman yapıldıkları bu yıllarda, içinde sudan başka birşey olmayan homeopatik sıvılardan içmek bazen hastanın gözü kara hekimler tarafından telef edilmesinin önüne geçebiliyordu.

Homepatik maddelerde herhangi bir aktif madde olmadığını söylüyorsunuz, peki insanlar nasıl olup da homeopatik ilaçlardan fayda gördüklerini söylüyorlar?

Bu Reklamı Kapat

Bugün, artık yapılan çalışmalar sayesinde homeopatik çözeltilerinin etkinliğinin plasebodan farklı olmadığını biliyoruz. Homeopati’den fayda gördüğünü, ilaçların iyi geldiğini iddia eden kişilerin iddialarına yakından bakınca ortaya birkaç faktörün birleşimi çıkıyor: Hastalığın doğal seyri, regresyon yanılgısı ve plasebo etkisi.

Pek çok hastalık, belirli alevlenmelerle seyrediyor. Kendimizi dinlersek, pek çok hastalık sırasında kendimizi iyi ve kötü hissettiğimiz anlar oluyor. İnsanların doktora veya homeopata gittikleri zamanlar da genelde hastalıklarının en dayanılmaz anları. İşte kendimizi en kötü hissettiğimiz zaman gidip homeopati ilacı alınca, hastalık belirtileri normal seyirleri çerçevesinde hafiflese bile hemen en son yaptığımız hareketle neden sonuç ilişkisi kuruyor, şikayetlerimizin azalmasını aldığımız ilaca bağlıyoruz. Oysa ilacı almasak da muhtemelen ağrımız hafiflemiş olacaktı. Plasebo etkisi zaten malum, insan zihni eğer bir şeyin iyi geldiğine kendini inandırırsa, gerçekten de şikayetleri hafifliyor!

İşte bu etkilerden arındırılmış, münferit örneklerin dışına çıkarak büyük hasta gruplarında, çift körlemesine deneyler yaptığımızda homeopati ilaçlarının etkisinin sudan farklı olmadığını görüyoruz. Bu da net olarak bu çözeltiler hiç bir işe yaramıyor demek. Zaten içlerinde sudan başka birşey kalmadığından, daha farklı bir etki beklemek sihirden medet ummak olurdu.

Son olarak, konudan bağımsız, sizce “alternatif tıp nedir?” diye sorsak…

Olmayan, olmaması gereken bir şey bence. Bir madde, bitki, ilaç, girişim gerçekten işe yarıyorsa, işe yaradığı test edilip kanıtlandıysa zaten tıbbın bir parçası oluyor. Alternatif tıp, aslında işe yaradığı kanıtlanamamış, ya da işe yaramadığı kanıtlanmış yöntem ve maddelere albenili ve içinde ‘tıp’ adı geçen bir pazarlama tekniğinden başka bir şey değil. Tıbbın alternatifi olmaz. Bir şey ya işe yarıyordur ya da yaramıyordur. Bu kadar basit.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/08/2022 05:03:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1920

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Türkiye
Yaşam
Dinozorlar
Kimyasal Evrim
Kadın
Bilgisayar
Epidemik
Nöron Hücresi
Sinir
Şehir Hastanesi
Mucize
Doğa
Ahlak
Hormon
Kuantum Fiziği
Beyaz
Ses Kaydı
Robot
Habercilik
Sinir Hücresi
Aşılar
Gelişim
İngiltere
Anatomi
Albert Einstein
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.