Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sahtebilim Röportajı (Yalansavar)

Sahtebilim Röportajı (Yalansavar)
15 dakika
9,512
  • Sahtebilim
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Röportajları Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Röportajları yazı dizisinin 3. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Mühendislik, Biyoloji ve Evrimsel Robotik Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Konular: Türkiye'de Sahtebilim, Sahtebilime İnanmanın Sebepleri, Sahtebilimin Zararları, Bilgi Kirliliğin Yayılması, Şarlatanlık, Skeptik Etkinlikler

Soruları Hazırlayan: Arsel Berkat Acar

Tüm Reklamları Kapat

Cevaplayan: Işıl Arıcan, Cüneyt Özdaş, Tevfik Uyar, Kaan Öztürk & Bahadır Ürkmez (Yalansavar)

Röportaj Tarihi: 07 Mayıs 2014

Tüm Reklamları Kapat

Not: Lütfen bu röportajda sorulara yanıt veren kişilerin kendi yorumlarından sorumlu olduklarını, aradan geçen zamanla bazı düşüncelerini değiştirebileceklerini ve bizim her yazılanla %100 hemfikir olmayabileceğimizi aklınızda bulundurunuz.

1. Soru: İyi günler. Sorularımıza zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Türkiye'de neredeyse her konuda farklı yayınlar ve siteler görmekteyiz, ancak sizin yayınlarınıza benzer yayınları neredeyse hiçbir yerde göremiyoruz. Neden Yalansavar sitesini kurdunuz ve neleri başarmayı amaçlıyorsunuz?

Işıl: Yalansavar sitesini 2009 yılında Cüneyt Özdaş ile birlikte kurduk. Aslında çok uzun zamandır aklımızda böyle bir bilgi dağarcığı yaratmak vardı. Ancak bir türlü vakit bulamıyorduk. Hem Cüneyt hem ben, ortalıkta dolanan asılsız bilgileri, kişiden kişiye iletilen yalan yanlış haberleri gördükçe üzülüyor, insanların kendilerine gelen bilgiyi teyit etmeden, doğruluğunu sınamadan başkalarına aktarmaya bu kadar hevesli olmasına içerliyorduk. O zamanlar Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya araçları çok yaygın değildi. Bu tip yalan yanlış haber ve bilgiler e-posta ile arkadaşlarımızdan geliyordu. Gelen her bu tip e-postaya gerekli araştırmayı yapıp cevap yazıyorduk.

Bir süre sonra aynı e-posta tekrar tekrar başka kişilerden gelmeye başlayınca, bu bilgi kirliliği ile savaşabilmek için düzenli bir bilgi dağarcığı yaratma gerekliliğini gördük ve Yalansavar doğdu. Yalansavar’ı en başta kendimiz için bir bilgi deposu olarak tasarlamamıza rağmen, 2008 yılında ABD'ye taşınmamız ve buradaki organize skeptisizm ve eleştirel düşünce hareketi ile tanışmamızın ardından, siteyi kendi referans kaynağımız olmaktan çıkarıp eleştirel düşünceyi öğreten ve başkalarına da bu alışkanlığı kazandıran bir yapıya büründürmeye karar verdik, böylece site şu anki halini aldı. Kısa zaman içinde bizimle aynı kafadan bilim insanları veya bilim gönüllüleri de aramıza katıldılar. Şu an pekçok farklı uzmanlık alanı olan 11 yazarmızla pekçok konuya eğiliyoruz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bizim yayınlarımıza benzer yayınların artmasını canı gönülden istiyoruz aslında. Ama ne yazık ki ülkemizde eleştirel düşünce alışkanlığı az, hiçbir okul müfredatında önümüze gelen bilgilerin doğruluğunu nasıl teyit ederiz, mantıksal yanılgılara düşmeden nasıl doğru argümanlarla fikirlerimizi tartışırız diye öğretilmiyor. Hal böyle olunca da homeopatiye inanan doktorlardan, evrimi kabul etmeyen biyologlara dek pek çok eleştirisel düşünce yoksunu profesyonel yetişiyor. Bizim amacımız biraz da olsa bunun önüne geçebilmek ve bilimi seven, açık görüşlü kişilere eleştirel düşünce alışkanlığı aşılamak.

2. Soru: Komplo teorilerinden Ruhsal öğretilere, Alternatif tedavilerden Gizemli varlıklara kadar incelenecek ve eleştirilecek bir sürü konu bulunmaktadır. Bu tarz konularda yapılan iddiaları hep yabancı ülkelerde rastlıyoruz. Peki Türkiye'ye ait (Nazar, Van gölü canavarı vb) ne tür iddialar bulunmaktadır?

Tevfik: Bilimi, siyaseti, felsefeyi dışarıdan ithal ettiğimiz gibi bu tip iddiaları da dışarıdan ithal ediyoruz çoğunlukla. Van Gölü canavarı bir istisna ama. O bizim yerli Bigfoot ya da Yeti’miz. Nazar bu konsepte girmiyor kanımca. Şamanlıktan beridir taşıyıp, İslama sokup sürdürdüğümüz çok eski bir inanç. Kültürel bir zemini var.

Bahadır: Yine de nazar, “nazar vardır” hipotezini desteklemeyen verileri göz ardı etmemizden kaynaklanan bir bilişsel illüzyon olarak açıklanabilir. Ancak nazar boncuklarını çok sevdiğimden içimden hiç açıklamak gelmiyor :)

Kaan: Cinler. Tamamen bize özgü sayılmazlar, Orta Doğu’da yaygın, ama Batı’da görülmeyen değişik bir inanış. Şimdilik yangın çıkarmakla suçlanıyorlar, ama yakında devletimiz “cin enerjisi” araştırmalarına başlayabilir. Pakistan’da yapıyorlar (ciddi!).

Cüneyt: Asılsız iddiaların yapıldığı yabancı dildeki web sayfalarında kullanılan dil, genellikle sağlam ve/veya bilimsel temellere dayalı yazı yayınlayan sayfalardaki dilden daha yalın oluyor. Haliyle asılsız iddialar Türkçe'ye yaygın şekilde aktarılırken, onları düzelten yazılar Türkçe'ye aynı sıklıkla çevrilmiyor. Ülkemizde yabancı iddiaların yerlilere göre daha iyi yerleşmesinde bunun bir etken olduğunu düşünüyorum. Bizde de yaygın olarak komplo teorileri (çoğu Türkiye'nin jeopolitik konumu ile başlayan) veya halktan saklanan potansiyeller (Bor, Feomidyum vs gibi) sıklıkla görünüyor.

Tüm Reklamları Kapat

Işıl: Her ülkenin kendi dinamikleri o ülkede inanılan hurafeleri belirliyor. Elbette internet ve globalizasyonun (küreselleşme) getirdiği bir fikir alış-verişi ve buna bağlı olarak ülkemize ithal edilmiş hurafeler de var. Mesela ağırlıklı Hristiyan kültüre sahip yurtdışında hayalet ve içine şeytan girmesi gibi olaylar mevcutken, bizim ülkemizdeki dini inanışın farklı olması nedeniyle bunlar yerine insanın içine cin girmesi, eve cin musallat olması gibi olayları görüyoruz. Gene nazar oldukça Türkiye’ye özgü bir kavram, beraberinde kurşun dökme, muska vs gibi uygulamaları getiriyor. Astroloji hemen tüm dünyada yaygın olarak inanılan bir sözdebilim. Bizde de öyle. Türkiye’ye özgü olmasa da, uzun yıllardan beri süregelen aktarlık geleneği nedeniyle bitkisel ilaçlara yönelim de bizde çok yoğun görülen yaklaşımlar.

3. Soru: İnsanların genellikle astrolojiye, fala, hayaletlere, UFO'lara, Mısır gizemlerine ve Apollo komplolarına inandıklarını görebiliyoruz. Peki bunca kişinin bu tarz şeylere inanmasındaki ana sebepler nelerdir, ve bu konularda neler yapabiliriz ya da bu kişilere karşı yaklaşımımız nasıl olmalıdır?

Tevfik: Gizemin heyecanlı bir doğası var. Daha çocukken birbirimize korku öyküleri anlatıp hem korkup hem eğlenebiliyorsak bence bu doğal bir eğilim. Bilimsel bir arka planı var mıdır bilemem, ama evrimsel açıdan batıl inançlara inanma eğilimine sahip beyinler kutsallar yaratma ve o kutsallar çevresinde örgütlenerek daha iyi savaşma avantajı elde etmiş, böylece bu genler bize miras kalmış olabilir. Ben şahsen böyle inanıyorum. Bu eğilimin niçin popüler olduğu konusu ise başka. Gizem heyecan yarattığı gibi, gizemli olmak da cazip bir şey. İnsanlar sadece dikkat çekmek için bile inanıyor, inandırıyor, o konuda çok biliyormuş gibi davranıyor olabilirler. 

Bahadır: Zihnimiz açıklayamadığı şeylerden ve belirsizlikten hoşlanmıyor. Örneğin dolunayda hastanede olduğumuz bir gecede doğan bütün bebekler erkek ise bunu açıklayabilmeliyiz. Şans olduğunu, küçük de olsa olasılık dahilinde olduğunu kabullenmekte zorlanıyor zihnimiz. Hele olasılık ya da şans fikrine hiç aşina değilse birey mutlaka açıklama bulmalı böyle ender görülen duruma. İşte orada evrenin enerjisinden tutun, astrolojiye, aklınıza gelebilecek her türlü bir şeyi rahatlatacak açıklama inanılmaya hazır halde kurbanını bekliyor oluyor.

Kaan: İnsan zihni karmaşık şeyler yaratmayı seviyor. Üstün hayal gücümüzün bir yan etkisi. Occam’ın usturası çok faydalı ama sıkıcı, heyecanlı hikayelere fırsat vermiyor. Gökyüzündeki rastgele noktaları birleştirip masallar yazmışız, hayatın basit olmasından hoşlanmıyoruz, rastgelelik içinde düzen hayal ediyoruz. Ama bu düzen dümdüz olmayacak, biraz Barok olacak ki ilginç olsun.

Tüm Reklamları Kapat

Cüneyt: Michael Shermer'in bu soruyu irdeleyen ve dilimize de çevrilmiş bir kitabı var: "İnanan Beyin". Shermer'in hipotezine göre rastgele olaylar arasında ilişki kurmak ve bağlantı bulmak evrimsel bir avantaj sağlıyor. Örneğin ormanda otlar hışırdadığı zaman bu rüzgar veya kaplan olabilir. Eğer rüzgarsa ve sandıysanız, çok sorun yok. Ama eğer kaplansa ve siz "aman canım rüzgardır" dediyseniz başınız belada demektir. O yüzden günümüzdeki insanlar da alakasız ve rastgele olayları birbirine bağlayıp arkasında bir niyet arama, anlam yükleme, olmayan ilişkilere inanma eğiliminde, çünkü biz rüzgarı kaplan sananların torunlarıyız ve aynı genleri taşıyoruz, kaplanı rüzgar sananlar da torun bırakamadı. Konuya ilgi duyanların bu kitabı okumasını şiddetle öneririm.

4. Soru: Sahtebilimsel konuları eleştirince bazen "Bunların kimseye zarar yok ki" diye bir yanıt alabiliyoruz. Böyle bir cümleyle karşılaştığınız zaman neler düşünüyorsunuz? Özellikle Alternatif tedaviler hakkında neler düşünüyorsunuz? Eğer bir kişi hem normal tedavilerine devam ediyor hem de iyi hissetmek adına alternatif tedavilere de (Reiki, Homeopati, Akupunktur vb) başvuruyorsa, bu kişiye ne tür bir eleştiri yapardınız?

Tevfik: Ben bu konuda farklı düşünüyor olabilirim. Kişiler hasta iseler iyi hissetmeye de en az tıbbi tedaviler kadar ihtiyaçları var ve pragmatik olarak o kişi bundan mutlu ise benim lafım yok ve hatta ben bir skeptik olarak böyle bir şansa sahip değilim -kendimi kandıramam-, bu şansa sahip olanları da kıskanıyorum. Ancak bu yöntemlerin tıpa alternatif olduğunu iddia eden, insanlara ilaç veren, kür veren, orasına burasına ozon üfleyen, iğne sokan, kısacası zarar verme potansiyeli bulunanlar başka. Hele ki tıbbi tedaviye "tü kaka" deyip danışanı uzaklaştırıyorlarsa. Öncelikle tıbbi tedavilerden vazgeçilmemeli. Fakat bir kişi reiki ile huzur buluyorsa, yoga ile yaşamını seviyorsa “bunlar sahtebilim!” diyerek kişilerin bunlarla mutlu olma hakkını engelleyemeyiz kanımca.

Bahadır: Önce zararı olmadığı iddiası beni sinirlendiriyor. Böyle bir yorum geldiğinde sahtebilim iddiaları yüzünden ilaçlarını bırakıp ölen insanları ve Steve Jobs’u anlatıyorum. Diğer soru için ise birey kanıta dayalı tıbbın önerisini bırakmadığı ve başkalarını bırakmaya teşvik etmediği sürece kendisini rahat hissediyorsa eleştirecek bir şey yok. Her hayal kurup, hayallerini doğru sananı eleştirmiyoruz. Kendi hayal dünyasında yaşayıp kimseye -benim gördüğüm bir zararı yoksa- enerjimi başka tartışmalara ayırmayı tercih ediyorum.

Kaan: Gerçeği reddetmenin zararı muhakkak var. Bu zarar büyük veya küçük olabilir, er veya geç ortaya çıkabilir, farketmez. İspata dayanmayan inançların bazıları gerçekten zararsız olsa da (nazar boncuğu takmak gibi), insanların zihninde “doğaüstü etkiler var” fikrini canlı tutuyor. Bu özellikle tıpta çok daha önemli. Alternatif tedavi ifadesini doğru bulmuyorum. Tedavinin alternatifi nasıl olabilir? Bir şey ya tedavidir ya da üfürükçülüktür. Plasebo etkisiyle bazı faydaları olabilir, ama doktorların bunları tavsiye etmemesi, başka yollardan moral yükseltme sağlaması gerekir. 

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Ruhkoparan – Morrigan Crow'un Peşinde

38 DİLE ÇEVRİLEN NEVERMOOR SERİSİ DEVAM EDİYOR.

“2020’NİN EN İYİ KİTABI” SEÇKİLERİNDE

Waterstones • Apple Book • Booktopia • Bookriot

Nevermoor’da tuhaf şeyler oluyor…

Morrigan Crow ve arkadaşları Wunderous Cemiyeti’nde ilk senelerini atlattılar, Gudubet Pazarı’nın alaşağı edilmesine yardım ettiler ve 919.Ekip’in sadık üyeleri olduklarını kanıtladılar. Şimdiyse Morrigan yeni, heyecan verici bir zorlukla karşı karşıya: usta bir Wundersmith’in vazgeçilmezi olan “Aşağılık Yöntemler”i öğrenmek ve kendisini tüketmekle tehdit eden gücü kontrol etmek.

Keşke hepsi bu kadar olsa! Nevermoor’a garip, ürkütücü bir hastalık musallat oldu ve bulaştığı Wunder hayvanları av peşinde koşan akılsız, yırtıcı hayvansılara dönüştürüyor. Bu illetin kurbanları çoğaldıkça panik yayılıyor ve sevdiği şehir korku içinde boğulurken Morrigan, Ruhkoparan’a deva bulmanın kendisine düştüğünü anlıyor… Bu arayışı onu –ve Nevermoor’daki herkesi– akıl edebileceğinden çok daha fazla tehlikeye sokacak olsa bile.

NEVERMOOR hakkında:

Yılın En İyi Kitabı – AMAZON

2018 Waterstones Çocuk ve Gençlik Kitabı Ödülü dahil yirmiden fazla ödül

“Tadına doyulmaz.” GUARDIAN

“Bu sihirli kitaba akılalmaz bir ilgi var: Film anlaşması yapıldı, hakları birçok yabancı ülkeye satıldı, Harry Potter benzetmesi de cabası. Neyse ki bu inanılmaz eğlenceli macera bütün bu ilgiyi hak ediyor. Potter tutkunları, bu kitapta sevecek bir sürü şey bulacak, ama Nevermoor kendine has bir albeniye sahip.” OBSERVER

“Tam gaz keyif; eğlenceli, sürükleyici ve çılgınca yaratıcı.” Katherine Rundell, FEO VE KURT ve KAŞİF’nın yazarı

Devamını Göster
₺81.00
Ruhkoparan – Morrigan Crow'un Peşinde

Cüneyt: "Bunların bir zararı yok ki" söylemi öncelikle çok yanlış. Her şey bir fayda/zarar dengesi üzerine oturmuştur, modern tıbbın amacı da tedavide riski en aza indirirken faydayı en yüksek değere çıkartmaktır. Başka her kararda olduğu gibi tedavi için de bir karar alırken fayda/zarar oranı en yüksek uygulamaları seçmeye çalışmak en akılcı harekettir. İşe yaramayan bir tedavinin sırf zararsız diye uygulanması bu açıdan bence çok yanlış bir hareket; zaman kaybetmeden çalışa ihtimali en yüksek, riski en düşük tedaviye başlanmalıdır. Öte yanda bu uygulamaların pek çoğu zararsız değil ve riskler taşıyor. Mesela akupunktur sırasında ciğerleri delinip ölen insanlar var. Bir taraftan milyonların hayatını kurtaran aşıların yüzbinde bir görünen komplikasyonunu "zarar" olarak göstermeye çalışırken diğer taraftan "Whats The Harm?" gibi sitelerde zararları net örneklerle listelenmiş bu tip uygulamaları "bir zararı yok" diye adlandırmak çok yanlış. Ancak konuya öteki bir cepheden bakmak gerekirse, maalesef modern tıbbın bir eksikliği var; birçok modern tıp kurumu insanlarla vakit geçirip onları rahatlatacak, onlara tanım yerindeyse "şefkat" gösterecek bir yapıdan genelde yoksun. İnsanlara tamir bantında tamir sırasını bekleyen bir organizma olarak davranmak yerine onlara kişisel yaklaşmak, iyi bakıldıklarını ve özel olduklarını hissettirmek gerekli. Muhtelif nedenlerden dolayı modern tıp bunu yeterince sağlayamıyor ve haliyle insanlar da onlara "kişiye özel" tedavi sunan, onları özel ve iyi hissettirecek yerlere gidiyorlar. Kişinin moralman iyi hissetmesi de fiziksel sağlığı gibi önemli olduğu için, gerçekten riski düşün olan alternatif tedavilere (asıl tedavi aksatılmadığı sürece) ben şu aşamada o kadar karşı çıkamıyorum, psikolojik destek gibi görüp göz yummayı doğru buluyorum.

Işıl: Prensip olarak “alternatif tıp” tanımına karşıyım. Tıp oldukça yeni fikirlere açık bir alan. Bir şeyin işe yaradığı iyi tasarlanmış kontrollü deneylerle gösterildiği zaman tıp, o maddeyi alıp standart tedavi protokollerine ekliyor, o zaman da adı tıp oluyor zaten. Bugün kullandığımız pekçok ilaç, aspirinden kalp hastalarının kullandığı dijitallere, atropinden sıtma tedavisinde kullanılan kinine dek doğal bitkilerin ürünü. Alternatif tıp ismini bu nedenle sevmesem de alternatif tıp adı altında toplanan uygulamalar münferit olarak yaklaşılması gerektiği görüşündeyim. Önemsiz nedenle sık baş ağrısı çeken biri akupunktur tedavisinden psikolojik olarak fayda görüyorsa bu belki o kadar önemli bir şey değil, ama bu kişide büyüyen bir beyin tümörü varsa ve modern tıp yardımıyla bu tümörün tanısı vaktinde konup belki ameliyatla iyileştirilebilecekken kişi akupunkturdan medet umduğu için hastalığı ilerliyor ve tümör tedavi edilemeyecek hale geliyorsa bu ciddi bir sorun. Bu açıdan bakınca da bu tedavilerin hangisi hastaya psikolojik destekle sınırlı kalıp zarar vermez, ne zaman zarar vermeye başlar oldukça karışık bir durum. Çizgiyi çekmek çok zor. O nedenle benim görüşüm modern tıptan şaşmamak.

5. Soru: Herkes özgürce istediğini düşünebilir ve bilgilerini yayabilmektedir. Maalesef bu yayılanların arasında sahte bilgiler ve bilim-dışı iddialar da yer almaktadır. Ancak bu bilgi kirliliğin içerisinde (Aşı karşıtı kampanyaları gibi) yayılmasından en çok endişe ettiğiniz konu ya da konular nelerdir? 

Bahadır: Sağlık alanında verilecek her asılsız, sahte bilgi çok tehlikeli o nedenle özel ilgi isteyen bir konu. Doktor olsam bunlarla uğraşırdım. Öte yandan azınlıkta olan gruplara yönelik ırkçı, homofobik, insanları ötekileştiren bilgi kirliliği de çok tehlikeli. Yalansavar’da kendimize biçtiğimiz misyon çerçevesinde pek dokunmadığımız konu sayılabilir ikincisi. Mümkün olduğunca farklı birikimleri olan okuyuculara eleştirel düşüncenin temellerini vermeye çalışıyoruz. Yazılarımızı ekip olarak denetlerken ya da konu seçerken doğru bilgiyi verirken Yalansavar’ı da mümkün olduğunca okunur kılmak önemli bir kriter bizim için. Röportajın başında dediğiniz gibi böyle pek çok site yok ve önemli bir işlevimiz var. Ayakta kalmak kendimize olduğu kadar okuyucularımıza karşı da görevimiz.

Işıl: Hemen her tür asılsız bilgi kirliliği zararlı. Elbette en başında sağlık konuları geliyor: Aşı karşıtlığı, Homeopati, vs. Ama komplo teorilerini de Bahadır’ın bahsettiği nedenle son derece tehlikeli buluyorum. Bir grup insanı dışlamak gibi ciddi sorunlara neden olabiliyorlar. Astroloji, falcılık gibi uygulamalar hem insanların kendi geleceklerine sahip çıkmalarını engelliyor, hem de onların bu işle uğraşan şarlatanlara para kaptırmasına neden oluyor.

6. Soru: Bazı insanlar sahtebilimsel konulara inanarak büyümektedir, çünkü çevrelerinde kendileriyle hemfikir bir sürü insan bulunmaktadır ve bilimsel yayınlara oranla bu tarz konuları ele alan kitapların ve yayınların sayısı çoktur. Bazı kişilerin diğer insanları bilerek kandırdıklarını ve bazı kişilerin de yaptığı şeylerin gerçek olduğuna inanarak ve ruhsal bilgilere önem vererek yaptıklarını ve bu önemli bilgileri büyük paralar karşılığında satanları doğru bulmadıklarını görebiliyoruz. Peki bu alanlarla uğraşıp bunu bir işe çeviren "herkese" şarlatan demek doğru mudur?

Tevfik: İşe çeviriyor ve ekonomik fayda elde ediyorsa sadece şarlatan değil, dolandırıcıdır da... Ama kişilerin iddiasını ispatlama yükümlülüğü de var, hele ki satıyorlarsa. Kendileri de mutlaka görüyordur işe yaramadığı zamanlar olduğunu ama bunu kesinlikle işe yaradığı iddiasıyla satıyorlar… Hayrına yapanlar için aynı şeyi düşünmüyorum ama ticari düşünenler için görüşlerim biraz sert.

Bahadır: Yalanlardan para kazanıp, ekonomik fayda sağlıyorsa şarlatandır. Dolandırıcılığı konusunda ise Tevfik’le aynı noktada değilim. Gerçekliğine inanarak yapıyorsa dolandırıcı demek, üçkağıt yapmak için kafalarında kırk türlü tilki dolandıran dolandırıcılara haksızlık olur.

Kaan: Şarlatan ve dolandırıcı demek için, yaptığının bilincinde olması gerekir bence. Birçok insan var ki, samimi olarak telepati veya şifa gücüne sahip olduğunu düşünüyor ve insanlara karşılıksız olarak “hizmet” veriyor. Bunlar yanılıyor da olsalar, bence suçlu durumda değiller. Hepimiz yanılgıya düşebiliriz. İnsan zihni tuzaklarla dolu bir labirent.

Işıl: Bu işlerle uğraşan kişilerin bir kısmının şarlatan ve kötü niyetli olduğu kesin. Ama herkese şarlatan diyemeyiz bence. İnsan zihni çok ilginç, kendimizi kandırma kapasitemiz korkutucu boyutlarda. Son derece iyi niyetle hastasına homeopatik çözelti öneren bir doktorun, hastasının kendini iyi hissettiğini söylemesi üzerine bu yöntemin işe yaradığına inanması son derece olası. Bu doktor, bu geri bildirimle her geçen gün daha çok hastasına aynı yöntemi önermeye başlayacaktır, sadece iyileşen hastaların doktoru arayıp teşekkür ettiğini düşünecek olursak, zamanla kendini buna iyice inandırabilir ve kendisini aramayan hastaların varlığını dahi unutabilir. Bununla ilgili çok sevdiğim bir örnek var. Ünlü oyuncu Orson Welles, bir film çekimi sırasında boş kaldığı vakitlerde sıkıldığından ötürü odasının kapısına “fal bakılır” yazmış ve kendisine gelenlere uyduruk fallar bakmaya başlamış. Bir süre sonra o kadar çok şey tutturduğunu düşünür olmuş ki, ciddi ciddi medyumluk gücü olduğuna inanmaya başlamış. Bu kendisini çok korkutmuş, eleştirel düşünce sahibi bir insan olduğu için de içine düştüğü yanılgıyı fark etmiş kısa zamanda ve hemen kapıdaki yazıyı indirmiş. Buradan Youtube videosunu izlemenizi öneririm.

7. Soru: Yurt dışında TAM (The Amazing Meeting) gibi etkinlikler, Skeptic gibi dergiler, JREF (James Randi Eğitim Vakfı) gibi vakıflar ve skeptisizm ile ilgili bir sürü kitapların basıldığını görüyoruz. Peki sizce Türkiye'de de bu tarz şeylerin yapılabilmesi mümkün müdür?

Tevfik: Örgütlü bir baskı grubu oluşturmak elbette her şekilde faydalıdır. Demokrasilerde baskı grupları önemli bir yer arz eder. Keşke örgütlü bir skeptik grubu olsa idi; mesela şu otlar üzerinden halkı dolandıran kişilere davalar açsalar, onların korkulu rüyası olsalar, bilim haberleri için standart geliştirseler, her yıl sahtebilimsel haber sayısını ölçseler, gazetelere bilime verdikleri önem dolayısıyla ödül verseler, teşvik etseler vs... Ben bu tip sivil toplum örgütlenmelerinin var ve güçlü olmalarından yanayım. Ama demokrasinin varlığı ve geçerliliği tartışmalıdır güzel ülkemizde. Herhalde böyle bir STK kurulsa kısa süre sonra toplanma yeri nezarethane olur.

Bahadır: Keşke yapılabilse. Sanırım yapılamamasının nedenlerinden biri şüphecilik konusunda aktif olan insanların ağırlığının yurtdışında yaşıyor olması ve ülkede yaşayan ismi bilinen aydınların ise önceliklerinin farklı olması. 

Tüm Reklamları Kapat

Kaan: Türkiye’de genel olarak kitap okunmuyor, bilim dergileri yaşamıyor, bilim kurumları ayakta kalamıyor. Biz zihinsel olarak geri bir ülkeyiz, görünür gelecekte de böyle kalacağız. Entelektüel işlerin serpilemediği bir toprak burası. Bu yüzden elbette şüpheci kurumlar da oluşamıyor. Zaten bir şüpheciler birliği hemen TCK 216. maddeden kendini hakim karşısında bulacaktır. İnce düşünceye açık bir toplum yok burada. Kendini bu konuda sorumlu hissedenler yavaştan küçük adımlar atmalı. Her kavgaya girmemeli, kavgasını seçmeli. Yine de, bazı konularda beklenmedik hızda gelişmeler olabiliyor. Son birkaç yılda sözgelişi dinsizlik, vicdani red, eşcinsellik gibi, eskiden ağza alınamayacak konularda daha fazla söz söyleniyor. İfade özgürlüğünden daha çok uzağız elbette, ama çeşitli fikir cephelerinde cesaretle mücadele edenlerin sayısı artıyor. Şüpheci düşünce de bu şekilde beklenmedik bir patlama yaşayabilir.

Işıl: Bence bunu başarmak hepimizin elinde. Eğer sayımızı artırır, benzer oluşumların ortaya çıkmasına önayak olabilirsek neden olmasın?

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Röportajları Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Röportajları yazı dizisinin 3. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Mühendislik, Biyoloji ve Evrimsel Robotik Röportajı (Çağrı Mert Bakırcı)" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
11
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Muhteşem! 2
  • Umut Verici! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2023 07:28:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/406

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Kişilik
Galaksi
Evrenin Genişlemesi
Uydu
Kuşlar
Süpernova
Kuantum
Astrofotoğrafçılık
Covıd-19
Mikrobiyoloji
Antropoloji
Teori
Kimyasal
Değişim
Sinek
Damar
Korku
Sağlık Bakanlığı
Kuantum Fiziği
Kök Hücre
Mit
Manyetik Alan
Öğrenme Teorileri
Allah
Orman
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
A. B. Acar, et al. Sahtebilim Röportajı (Yalansavar). (13 Mayıs 2014). Alındığı Tarih: 8 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/406
Acar, A. B., Bakırcı, Ç. M. (2014, May 13). Sahtebilim Röportajı (Yalansavar). Evrim Ağacı. Retrieved February 08, 2023. from https://evrimagaci.org/s/406
A. B. Acar, et al. “Sahtebilim Röportajı (Yalansavar).” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 13 May. 2014, https://evrimagaci.org/s/406.
Acar, Arsel Berkat. Bakırcı, Çağrı Mert. “Sahtebilim Röportajı (Yalansavar).” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, May 13, 2014. https://evrimagaci.org/s/406.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Kural İhlali Seç
Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Kural İhlali Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.