Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Monosodyum Glutamat (MSG) veya Çin Tuzu, Zehir Kadar Tehlikeli mi?

Monosodyum Glutamat (MSG) veya Çin Tuzu, Zehir Kadar Tehlikeli mi? LifeHacker Australia
Reklamı Kapat

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Özellikle Çin yemekleri içine atılan monosodyum glutamat zehir kadar tehlikelidir, asla yenmemelidir. ABD gibi ülkeler, bizi zehirlemek için bu tuzu piyasaya sürmektedir.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Bugüne kadar MSG tüketimiyle çeşitli hastalık semptomlarına yönelik anekdotal kanıtlar bulunsa da, bunları başarıyla söz konusu hastalıklarla ilişkilendirmeyi başaran herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

İddianın Kökeni

İnsanların garip bir popülerleşme merakı olsa gerek, herhangi bir bilgi kırıntısını abartarak, insanlarımızın hassas oldukları damarlara basmak konusunda çok ataklar. Henüz ispatlanmamış, tam olarak emin olunmayan, araştırmaların sürdüğü konuları alıp, dallanıp budaklandırarak, sağdan soldan aldıkları, çarpıtılmış bilgileri kullanarak internet siteleri, e-postalar, sosyal medya üzerinden yayarak insanları galeyana getirme merakındalar. Halk arasında "Çin tuzu" olarak bilinen Mono Sodyum Glutamat (MSG) de bu furyanın en son ürünlerinden biridir.

İnternette "Çin Tuzu Zehri" veya "MSG Tehlikesi" gibi başlıklara sahip yazıları bulmak zor değil. Bu gibi kaynaklarda sözde biyologlar, doktorlar, araştırmacılar çıkıp "MSG hayatımızı tehdit ediyor!", "Pis Amerika, herkesi zehirleyip tek başına kalmak için MSG'yi üretti.", "MSG bildiğimiz tüm hastalıkların ana sebebiymiş meğerse!" şeklindeki bol miktarda hatalı haberleri halk arasına yaymaktadırlar.

Bilgiler

MSG, yani mono sodyum glutamat, bir glutamik asit türevidir ve asidite olarak bir tuz olarak geçer. Çeşitli kaynaklarda iddia edilenin aksine, ABD'de ve Avrupa'da da "güvenli" kategorisindeki bir kimyasaldır. ABD'de Yemek ve İlaç Başkanlığı tarafından "genellikle güvenli kabul edilmektedir" sınıfında yer almaktadır. Yani günlük yaşantımızda kullandığımız birçok diğer kimyasaldan farksızdır. MSG ile aynı kategori içinde musluk sularımızda bulunan kalsiyum karbonat, hayvan ve bitki dokularında doğal olarak bulunan asetik asit, mısır şekeri, sukroz, A Vitamini, B12 Vitamini, D Vitamini, kafein gibi besinlere katılan sayısız diğer ürün bulunmaktadır. Hatta sıradan sofra tuzu, karabiber, sirke ve keklerde kullanılan kabartma tozu da bu kategoridedir!

Glutamat, dilimizde olduğu oldukça yeni tespit edilen yeni bir tat olan umami tat reseptörlerini aktive eden bir kimyasaldır. Umami, tıpkı ekşi, tatlı, acı, tuzlu gibi yeni tanımlanmış bir tattır. Balık, midye, terbiyeli etler, mantar, domates, Çin lahanası, ıspanak, yeşil çay, vb. yiyecekleri tükettiğinizde umami tadını alırsınız (bazı diğer tatlarla birlikte). Tanımlaması biraz zor olduğu için burada girmeyeceğiz; ancak glutamatların bu tat ile doğrudan alakası olduğunu söyleyebiliriz.

MSG, esasında yeni bir katkı maddesi değildir ve sofralarda 100 yılı aşkın bir süredir bulunmaktadır. Bu süre zarfında, MSG'nin zararları, faydaları, etkileri, vs. üzerine sayısız araştırma yürütülmüştür. Bu noktada, son derece rahatlıkla söyleyebiliriz ki, MSG yukarıdaki kaynakların iddia ettiği hiçbir hastalık ile doğrudan ilişkili değildir!

Çin Restoranı Sendromu

Kaynakların iddiası, yıllar önce ortaya çıkan Çin Restoranı Sendromu olarak bilinen bir sahte-hastalık ile ilgilidir ve onun çarpıtılmış bir versiyonudur. Robert Ho Man Kwok tarafından ileri sürülen bu sahte-hastalık, Çin yemekleri yedikten sonra hissettikleri üzerine kuruludur. Kendisini bu yemekleri tükettikten sonra pek iyi hissetmeyen Kwok, bunun sebebini yemeklerin şarapta pişmesine, sodyum içeriğine, ancak özellikle de bir katkı maddesi olan MSG'ye bağlamıştır.

Her Türün Nörotoksinleri Farklıdır!

Bu sahte-hastalık üzerine MSG araştırmaların merkezi haline gelmiş ve sağlık üzerindeki etkileri yakından incelenmiştir. Yapılan hiçbir araştırmada, MSG ile insanda görülen hastalıklar arasında bir ilişki kurulamadığı gibi, MSG'nin nörotoksin (sinirleri harap eden zehir) etkisinin insanda ortaya çıktığı da asla ispatlanamamıştır. MSG, esasında gerçekten de nörotoksin etkisi olan bir kimyasaldır. Ancak her türde ve canlı grubunda bu kimyasal aynı etkiyi yaratmaz. Örneğin balıklar için nörotoksin olan bir kimyasal, atlar için olmayabilir. İnsanlar için nörotoksin olan bir kimyasal, tahta kurularında aynı etkiyi yaratmayabilir. MSG için de aynı durum geçerlidir. MSG'nin ilk çalışıldığı zamanlarda kemirgenler, özellikle de fareler ve tavşanlar üzerindeki etkisi incelenmekteydi ve bu türler üzerinde gerçekten de az bir dozdan sonra (vücut kütlesindeki kilogram başına 3 gram) nörotoksik etkisi ortaya çıkıyordu. Bazı araştırmacılar bunu insana da genelleyerek bugün, bu kaynakların uydurma haberlerinin temelini atmış oldular.

Ancak sonradan yapılan araştırmalar, primatların, dolayısıyla da insanların MSG'den etkilenmediğini ve nörotoksik etkisinin çok yüksek dozlardan sonra ortaya çıktığını gösterdi. Sayısal konuşmak gerekirse, insanlarda kilogram başına 15-18 gramdan sonra bu etki ortaya çıkmaktadır. Ortalama bir insanın kütlesini 70 kilogram alacak olursak, 1260 gramlık MSG tüketimi nörotoksik etkinin ortaya çıkması demektir. Hiçbir kaynakta açıkça bu değerler belirtilmemiş olsa da (bu insanlar neye dayanarak bu yiyeceklerde MSG çoktur diyebiliyorlar, bilemiyoruz), internet üzerinde yaptığımız araştırmalarda, örneğin Doritos cipslerin 1 paketinde (yukarıdaki kaynaklar cipslerde, dönerlerde, vb. yiyeceklerde MSG'nin özellikle çok olduğunu iddia etmektedirler) sadece 180 miligram sodyum bulunmaktadır. Bu sodyumun tamamı MSG'den gelecek olsa bile (ki böyle değildir), 1 paketteki MSG oranı 1500 miligram, yani 1.5 gramdır (MSG'nin %12'si sodyumdur). Yani MSG'nin nörotoksik etkisinin ortaya çıkması için bir anda 840 paket Doritos yemeniz gerekmektedir. Bunun olanasızlığı oldukça açıktır. Zaten MSG etki etmeden önce aşırı şeker ve tuz tüketiminden ötürü komaya girersiniz. Ya da mideniz çatlar, iç kanama geçirirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu hesaptan, kaynaktakilerin nereden güç aldıkları daha net anlaşılmaktadır. Fareler için aynı durumu hesapladığımızda neden yanıldıkları ortaya çıkmaktadır: Ortalama bir laboratuvar faresi 500 gram civarında bir kütleye sahiptir. Kemirgenlerde MSG direnci 3 gram/kilogram olduğu için, az önceki Doritos örneğinden gidecek olursak 1.5 gram MSG'de nörotoksik etkiye ulaşacakları anlaşılabilir. Bu durumda, eğer yine Doritos'taki tüm sodyumun MSG'den geldiği varsayılırsa, sadece 1 paket Doritos tüketimi fareler için zehirli etkiye ulaşmak için yeterlidir. Buradan yola çıkan sahte-bilimciler, bunu insana uyarlayarak tek paket cips, tek kase hazır çorba, vb. ürünlerden yola çıkarak çağımızın en ciddi sinirsel ve fiziksel hastalıklarına yakalanacaklarımızı iddia etmektedirler. Bu tam bir saçmalıktır. 

Esasında MSG'nin nörotoksik etkisinin zararlı olabileceğini ileri süren John Olney gibi araştırmacılar bile MSG'nin, esas zararlı etkisi olan glutamik asit değerlerinin çok da fazla arttırmadığı, insanların laboratuvar farelerine göre MSG'ye 5-8 kat daha dirençli olduğunu kabul etmektedirler. Bu araştırmacılar sadece MSG'nin risk unsurlarından biri olabileceği ile ilgili fikirleri bulunmaktadır. İşte yukarıdaki kaynaklar, bu basit ve tam olarak temellendirilmemiş, sadece araştırma fazında olan argümanları alıp, sanki genelgeçer olarak kabul edilmiş gerçeklermiş gibi sunmak merakındadırlar.

Kaynakta, MSG'nin Alzheimer, Parkinson, Huntington gibi hastalıklara neden olduğu iddia edilmiş. Sanıyoruz ki bunu uyduran kişi, bildiği tüm sinir hastalıklarını arka arkaya dizmiş. Çünkü MSG'nin bırakın bu hastalıklara neden olduğunu düşünmeyi, bunların çevreden ne kadar etkilendiği ile ilgili bile çok kapsamlı tartışmalar yürütülmektedir. Dolayısıyla bunu gidip de MSG'ye bağlamak, tek kelimeyle cehalet olacaktır. Benzer şekilde, MSG ile obezite arasında da doğrudan bir bağ bulunamamıştır. Her ne kadar laboratuvar farelerinde obeziteye neden olsa da, primatlarda yapılan araştırmalarda buna dair hiçbir veri elde edilememiştir.

Obezite gibi bir sorunla ilişkilendirmek adına kaynağı uyduranlar, MSG'nin besinlerin lezzetini kat kat arttırdığını, bu yüzden bağımlılık yapıcı etkisi olduğunu iddia etmek kadar bile ileriye gitmişlerdir. Halbuki, laboratuvarda yapılan en güvenilir testlerde bile MSG'nin tadı arttırıcı etkisi olduğu bulunamamıştır. Bu testlerde, MSG'nin kat kat tatlandıcı etkisi olduğunu iddia edenlere, içerisinde MSG olup olmadığı yemekler tattırılmış ve değerlendirmeleri istenmiştir. Hiçbir araştırmada, MSG'nin katılmasıyla yemeğin tadı arasında doğrudan bir ilişki bulunamamış, diğer katkı maddeleriyle olan farkını denekler ayırt edememiştir. Buna rağmen MSG, "çeşitli besinlerin tatlarını dengelediği" veya "ağız dolusu bir tat vererek besine güç kattığı" gerekçesiyle besinlere "tatlandırıcı" olarak katılmaktadır. MSG'nin tek başına tadı güzel değildir ve genellikle tek başına tüketilemez.

Sonuç

Uzun lafın kısası, MSG günümüzdeki hastalıkların hiçbiriyle doğrudan alakalı değildir ve bu alaka, çok denenmesine rağmen hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Belki gerçekten bir ilişki vardır; fakat bu net bir şekilde, araştırma sonuçları, makaleleri ve eş kontrolünden (peer review) geçmeden bilinemez. Dolayısıyla bunu bangır bangır "tehdit" olarak ilan etmek, boş bir çaba olacaktır. 

Ancak elbette, patates cipsi veya fast-food tipi beslenme insan sağlığını riske eden unsurların başında gelmektedir. Bu yüzden bu tip sağlıksız beslenmeden önemle uzak durulmalı, yine de günah keçisi olarak insanları korkutma merakıyla MSG gibi kimyasallar hedef gösterilmemelidir. Çünkü bu şekilde yapılan bilim değil, popülerlik merakı olmaktadır. Siz yine de, garanti olsun diye MSG'den uzak durabilirsiniz. Tüm bu tartışmaların halen sürdüğünü ve kesin sonuçların olmadığını aklınızdan çıkarmadan...

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • İnanılmaz 2
  • Muhteşem! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2020 09:47:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1055

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Savunma
Zihin
Lipit
Türleşme
Dağılım
Endokrin Sistemi
İhtiyoloji
Psikiyatri
Hafıza
Covıd-19
Köpekler
Mitler
Diş
Kalıtım
Yaşam
Moleküler Biyoloji Ve Genetik
Kadın
Abd
Tehlike
Gelişim
Bitki
Nöron
Ornitoloji
Bilim İnsanı
Fare
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her şeyi yapmak için hiçbir zaman yeterince zaman yoktur; ancak en önemli şeyi yapmak için her zaman yeterince zaman vardır.”
Brian Tracy
Geri Bildirim Gönder