Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Cinsel Yönelim ve El Tercihi Arasındaki İlişki Nedir? Her İki Yönelim de Tercihi Değil!

Cinsel Yönelim ve El Tercihi Arasındaki İlişki Nedir? Her İki Yönelim de Tercihi Değil!
Eşcinsellik biyolojik faktörlerin kaçınılmaz sonucudur.
Pixabay, Lollipop Photography
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Araştırmalar, eşcinselliğin tercih olmadığını; doğum öncesi hormonların, epigenetik etkilerin ve beyin yapısında meydana gelen bir dizi biyolojik faktörlerin kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğunun göstergesidir. Eşcinsel bireyler arasında daha fazla gözüken solaklık için yapılan analizler yönelimin anne karnına uzanan sürecini gözler önüne sermektedir.

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bilim insanları, eşcinselliğin tercih olmadığını; doğum öncesi hormonların, epigenetik etkilerin ve beyin yapısında meydana gelen bir dizi biyolojik faktörlerin kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğu konusunda hemfikirdir. Yani cinsiyet ve cinsel yönelimler daha dünyaya gelmeden anne karnında şekillenmeye başlar. Biyolojinin cinsel yönelimi nasıl etkilediği konusunda net bir fikir birliği olmasa da genetik faktörü doğrulayıcı birçok çalışma vardır. Özellikle kromozom ''Xq28'' üzerinde erkek cinsel yönelimi gelişimini etkileyen genlerin varlığı desteklenmektedir. Çoğu bilim insanı, cinsel yönelim gibi karmaşık bir şeyi belirleyen tek bir "eşcinsel geni" veya ''biyolojik faktör'' olmasının olası olmadığını belirtmektedir. Ayrıca bunun genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkileşiminin sonucu olma ihtimalinin de yüksek olduğu belirtilmektedir.

Sağ elini kullanmama (solak olma), biseksüeller ve eşcinsel bireyler arasında heteroseksüeller arasında olduğundan daha yaygın gözükmektedir. Bu yüzden eşcinselliğin, biyolojik etiyolojisinde el tercihinin yer alma ihtimali araştırılmaktadır. Mevcut veriler, biseksüel ve homoseksüel kişilerin yüksek doğum öncesi hormonlara maruz kaldıklarının göstergesidir.

Amerika Birleşik Devletlerin'de (Chicago şehrinde) LGBT yürüyüşünden bir kesit.
Amerika Birleşik Devletlerin'de (Chicago şehrinde) LGBT yürüyüşünden bir kesit.
Pexels, Gotta Be Worth It

Sağlaklık, insanlar arasında oldukça baskındır (bireylerin yaklaşık %90'ı sağ elini kullanır). Konu hakkında yapılan birçok çalışma mevcuttur. Psychological Bulletin dergisinde yayınlanan incelemede; 20 farklı çalışmada, 6,987 eşcinsel (6,182 erkek ve 805 kadın) ve 16,423 heteroseksüel (14,808 erkek ve 1,615 kadın) katılımcıda sağ elini kullanmama oranlarını incelenmiştir. Eşcinsel erkek katılımcıların %39'dan daha fazlasının sol eli kullanmayı tercih ettiği görülmüştür. Ayrıca, kadın eşcinsellerin %91'e varan oranlarda sol eli kullanmaya meyilli olduğu kaydedilmiştir.[2]

Başka araştırmalarda heteroseksüel kadınlara kıyasla eşcinsel kadınların önemli ölçüde daha yüksek oranda solak olduğu bulunmasına rağmen (%18'e karşı %10), heteroseksüel ve eşcinsel erkekler arasında el tercihi açısından önemli bir fark bulunamamıştır.[3] Temelde meta-analizler arasındaki farklılıkların araştırılması, eşcinselliğin anne karnına uzanan süreci hakkında bizlere bilgiler vermiştir. Ayrıca analizlerin farklılığına dahil olası hipotezler geliştirilmiştir.

Cinsel Yönelim ve El Tercihi Arasındaki İlişki

Cinsel yönelimi etkilediği düşünülen hipotezlerden birisi, doğum öncesi anne karnında maruz kalınan hormonal etkilerdir. Bu yüzden doğum öncesi androjen maruziyeti (her iki cinste de bulunur), cinsel yönelim ve el tercihi arasındaki ilişkiyi de açıklayabilir. Geschwind-Galabur da teorisine göre; doğum öncesi yüksek testosteron seviyeleri, dişi fetüsün erkekleşmesine, aynı zamanda erkek fetüsün dişileşmesine neden olabilir. Dolayısıyla bu teori, eşcinsel bireylerde solaklığın daha yüksek yaygınlığı ile tutarlıdır.[1]

Biseksüel kişilerin kendine zarar verme olasılığı heteroseksüellere göre 6 kat daha fazladır.
Biseksüel kişilerin kendine zarar verme olasılığı heteroseksüellere göre 6 kat daha fazladır.
Pixabay, Stock Snap

Doğum öncesi yüksek testosteron; aksonal budama (E.N. : Aksonal budama, doğum zamanına yakın başlayıp 20'li yaşların ortalarına kadar devam eden memelilerde gözüken sinir sistemi gelişimi aşamalarındandır.) mekanizmaları yoluyla serebral lateralizasyon süreçlerini güçlendirir.[1] (E.N. : İnsanların büyük çoğunluğunda konuşma ve motor becerileri serebral yarımkürede diğer yarımküreye göre daha iyi gelişmiştir. Daha iyi gelişmiş olan bu yarımküreye baskın hemisfer denir. El tercihi fonksiyonel bir serebral lateralizasyon olarak kabul edilmektedir.)

Süreç sonucu daha güçlü sol hemisfer baskınlığı ve daha küçük bir korpus kallozum ile karşılaşılır. Yüksek testosteron zıttı olan düşük testosteron salınımı sonucu doğan bebeğin gelişiminde daha büyük bir korpus kallozum oluşumu gözükecektir. Kadınlar da erkeklerden daha büyük bir korpus kallozuma sahiptir. Sağ elini kullanan eşcinsel erkeklerin sağ elini kullanan heteroseksüel erkeklerden daha büyük bir korpus kallozuma sahip olduğuna dair kanıtlar vardır.[4] Bu yüzden doğum öncesi düşük testosteron salınımın (anne karnında) erkek eşcinselliği etiyolojilerinden birisi olduğu düşünülür. Diğer taraftan bu hipotezin doğrululuğu, eşcinsel erkeklerde kallozal boyut ile el tercihi arasında bir ilişki olmayacağını gösterir. Çünkü yapılan meta-analizler eşcinsel erkeklerde solaklığın daha fazla görüldüğünü kaydetmiştir.[1]

Meta-Analizlerin Farklılık Gibi Gözükmesinin Nedeni

Erkek eşcinselliğini etkileyen faktörlerden birisi de kardeş sayısıdır. Birden fazla erkek kardeş doğması veya artan hamilelik oranı erkeklerde, homoromantik (androseksüelite, erkeklerden hoşlanma) olasılığını yükselttiği görülür.[7] Cinsel yönelim konusunda köklü bir biyobelirteç de, aile üyeleri ve soyağacında daha fazla eşcinsel birey bulunmasıdır.[6] İkiz çalışmaları, tek yumurta ikizleri arasında çift yumurta ikizlerine göre daha fazla cinsel yönelim uyumu göstermektedir.[7] Her ne kadar doğum artışına bağlı erkek eşcinselliği artsa bile tek çocuk olan bireylerde de eşcinsellik görülebilir. Doğum artışı sebebiyle, eşcinselliğe etki eden mekanizmalar, erkek eşcinselliği arasındaki el tercihi analizlerinde farklılaşmaya yol açabilir.[1] Bu mekanizma, kadın eşcinsellerde belirgin olmadığından yapılan analizlerde kadınlar arasında solaklığın daha sık görülmesi olağandır.

Bu nedenle, mevcut kanıtlar karışık ve kesin olmasa da,[5] doğum öncesi testosteron düzeylerinin cinsel yönelim ile el tercihi arasındaki ilişkinin bir nedeni olabileceğini göstermektedir. Buna karşılık, cinsel yönelim ile el tercihi arasındaki ilişki üzerine yapılan çalışmalar, doğum öncesi testosteron düzeylerinin cinsel yönelim üzerindeki etkileri için gayet önemli sonuçlar vermiştir. Her halükarda yapılan incelemeler, eşcinsel kadınlar için solaklığın fazla gözükmesinde, geschwind-galabur teorisini, erkekler için sağlaklığın fazla gözükmesinde ise kallozel hipotezi doğrulamaktadır.[1]

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 7
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 3
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Umut Verici! 1
  • İğrenç! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2020 15:01:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9279

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Çin
Evrimsel
Evrim Kuramı
Virüsler
Kalıtım
Epistemik
Bilim Tarihi
Balık Çeşitliliği
Cinsellik Araştırmaları
Canlılık
Fare
Bakteri
Arı
Hamilelik
Sars Mers
İlaç
Fosil
Kadın Sağlığı
Stres
Eğitim
Etik
Kuşlar
İnsan Türü
Türkiye
Kuyruksuz Maymun
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evrimin ışığı olmaksızın, biyolojide hiçbir şeyin anlamı yoktur.”
Theodosius Dobzhansky
Geri Bildirim Gönder