Evrim Ağacı

Eşcinselliğin Genetik Temeli Olması Muhtemel; Ancak Eşcinselliğe Sebep Olan Tek Bir Gen Yok!

Yaklaşık Yarım Milyon Genomdan Elde Edilen ve Cinsel Davranışlarla İlişkili Beş DNA Bölgesi, Bireylerin Cinsel Özelliklerini Tahmin Etme Gücüne Sahip Değil!

Eşcinselliğin Genetik Temeli Olması Muhtemel; Ancak Eşcinselliğe Sebep Olan Tek Bir Gen Yok! Britannica
Tavsiye Makale

Bu yazı, Nature isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 22. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Cinsel özelliklerin genetik temeline ilişkin bugüne kadar yapılan en büyük çalışma ile, insan genomunda aynı cins birlikteliklerdeki davranışlara bağlı olan beş gen bulundu ancak hiçbiri bireylerin cinsel özelliklerini tahmin edecek kadar güvenilir değil. [Ç.N.: Aynı cins birliktelikler, eşcinsellik veya homoseksüellik olarak adlandırılır ve bu ilişkiler romantik veya cinsel olabilir. Bu konuyla ilgili olarak Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizimizi okuyabilirsiniz.] [E.N.: Bu çalışma, daha önceden Psychological Medicine dergisinde yayınlanan ve Evrim Ağacı'nda yer verdiğimiz diğer bir çalışmayla benzer sonuçlar verdi.]

Science’da yayınlanan ve yaklaşık 500.000 kişinin genomlarına dayanan bulgular, daha önceki küçük çalışmaların sonuçlarını da ortaya koyuyor ve birçok bilim insanının şüphelerini doğruluyor: Cinsel yönelimin genetik bir bileşeni olmasına rağmen, hiçbir gen tek başına cinsel davranışlar üzerinde etkili değildir. MIT Broad Institute ve Harvard'da bir genetik uzmanı olan ve makalenin baş yazarı olan Andrea Ganna şöyle diyor:

"Eşcinsel geni" diye bir şey yok.

Ganna ve meslektaşları yaptıkları analizlerde cinsel davranışların %25'inin genetik olarak açıklanabileceğini, geri kalanının da daha küçükçaplı çalışmaların da bulgularına benzer olarak çevresel ve kültürel faktörlerden etkilendiğini buldular.

İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nde sosyolog olan ve üreme davranışlarının genetik temelini inceleyen Melinda Mills bu çalışmayı "sağlam bir çalışma" olarak yorumluyor. Ancak Mills, sonuçların tüm popülasyonu temsil etmeyebileceği konusunda uyarıyor.

Genomların büyük bölümü, Birleşik Krallık Biobank araştırma programından ve Mountain View, Kaliforniya merkezli tüketici-genetik şirketi 23andMe'den geliyor. Bu veri tabanlarına genetik ve sağlık bilgilerine katkıda bulunanlar ağırlıklı olarak Avrupa'dan gelmekte ve yaş oratalaması büyük. İngiltere Biobank katılımcılarının verileri toplandığında yaşları 40 ila 70 arasında; 23andMe’nin veri tabanındaki insanların yaş ortalaması ise 51.

Ayrıca çalışmanın yazarları, genetik analizler için alınan kararlara uyduklarını belirterek; bu çalışmanın trans ve interseks bireyler gibi cinsel ve cinsiyet azınlıkları (LGBTQ) içermediğini söylüyorlar.

Bilim insanları, çok uzun zamandır genlerin cinsel yönelimleri kısmen etkilediğini düşünüyorlardı. 1990'lı yıllara ait araştırmalarda, aynı yumurta ikizlerinin cinsel yönelimi paylaşma olasılıklarının çift yumurta ikizlerine veya evlat edinilmiş kardeşlere göre daha olası olduğunu göstermişti. Bazı çalışmalar, X kromozomunun Xq28 bölgesi adı verilen belirli bir kısmının, biyolojik olarak erkeklerin cinsel yönelimi ile ilişkili olduğunu ileri sürmüştü ancak daha sonraki araştırma sonuçları bu sonuçların şüpheli olduğunu ortaya koymuştur.

Ayrıca bu eski çalışmalar geniş çaplı olmayıp, erkeklere çok fazla odaklanmıştı. Bu durum, bilim insanlarının cinsel yönelim ile ilişkili birçok varyantı algılama yeteneğini engelledi.

Son çalışmada ise, Ganna ve meslektaşları, SNPs (İng: "Single Nucleotide Polymorphism, Tr: "Tek Nükleotit Çokbiçimliliği") adı verilen tek harfli DNA değişiklikleri için yüz binlerce insanın genomlarına bakmak için GWAS (İng: "Genome Wide Association Study, Tr.: "Genom Boyu İlişkilendirme Çalışması") yöntemini kullandılar. Ortak özelliği olan birçok insan belirli SNPs'leri de paylaşıyorsa, SNPs'lerin bu özelliklerle bir şekilde ilişkili olma olasılığı vardır.

Araştırmacılar, çalışma katılımcılarını aynı cinsiyetten biriyle seks yaptığını bildiren ve bildirmeyenleri iki gruba ayırdı. Sonra araştırmacılar iki ayrı analiz yaptılar. Birinde, bir milyondan fazla SNPs değerlendirdiler ve birbirleriyle daha fazla ortak SNPs'ye sahip olan kişilerin de benzer cinsel davranışlar bildirip bildirmediklerine baktılar. Bilim insanları, genetiğin cinsel davranıştaki değişiklikleri sadece % 8-25 oranında açıklayabildiğini buldular.

Ganna ve meslektaşları ikinci analizlerinde, hangi SNPs'lerin aynı cins cinsel davranışlarla ilişkili olduğunu görmek istediler ve bu bireyler arasında yaygın olan beş tanesini buldular. Bununla birlikte, bu beş SNPs, cinsel davranışlardaki farklılıkların %1'inden daha azını açıklamayı başarmıştır.

Ganna bu durumun, çoğu araştırmacının henüz bulamadığı cinsel davranışları etkileyen birçok gen olduğunu gösterdiğini söylüyor. Çok daha büyük bir çalışmanın, eksik varyantların tanımlanmasına yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Ancak Ganna, bu SNPs'lerin herhangi bir kişide cinsel yönelimi güvenilir bir şekilde tahmin etmek için kullanılamayacağına dikkat çekiyor çünkü hiçbir genin tek başına cinsel davranışlar üzerinde büyük bir etkisi yoktur.

Araştırmacılar, aynı cins cinsel davranışlarında bulunan bazı SNPs'leri tanımlamış olsalar da, genetik varyantların ne yaptığından emin değiller. Bu genlerde biri koku ile ilgili ve Ganna bunun cinsel çekimde rolü olduğunu söylüyor. Başka bir SNPs, erkek tipi kellik ile ilişkili; seks hormonlarının seviyelerinden etkilenen bir özellik, bu hormonların aynı cins cinsel davranışla da bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Ganna’ya göre bu sonuçlar insan cinselliğinin karmaşıklığını gösteriyor. Ayrıca, bu kadar hassas bir konuyla ilgili ayrıntılı bulguların kamuoyuna açıklanmasının zor olacağını bilerek, bu çalışmayı diğer araştırmacılar bir meydan okuma olarak sunmuş oldular.

Çalışma araştırmacıları sonuçların yanlış yorumlanmamasını sağlamak için ve bulguları halka iletmenin en iyi yolunu bulmak için, LGBTQ grupları ve bilim-iletişim uzmanlarıyla birlikte çalıştılar. Ayrıca, hassas ve jargon içermeyen bir dil kullanarak sonuçları halka açıklayan bir web sitesi de tasarladılar.

İngiltere, Cambridge yakınlarındaki EMBL Avrupa Biyoinformatik Enstitüsü'nün genetikçisi ve direktörü Ewan Birney bu çabayı alkışlıyarak; bu iletişimin bir mayın tarlasında gerçekleştiğini söylüyor.

Bazı araştırmacılar ve LGBTQ savunucularının bu tür bir araştırma yürütülmesini sorgulamalarına rağmen, Birney bunun önemli olduğunu söylüyor. Eşcinsel davranışlar hakkında birçok sosyolojik araştırma yapıldı ancak bu inanılmaz derecede karmaşık bir konu. Birney, tartışmaya güçlü, biyolojik temelli bir bakış açısı getirmenin zamanının geldiğini söylüyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 7
  • Tebrikler! 25
  • Bilim Budur! 10
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 6
  • Umut Verici! 9
  • Merak Uyandırıcı! 10
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/06/2020 09:10:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8627

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Biyografi
Fosil
Sahtebilim
Nöron Hücresi
Kamuflaj
Hayvanlar Alemi
Yağ
Deri
Carl Sagan
Sıcaklık
Yavru
Tardigrad
Canlı
Matematik
Doğa Yasası
Evrim
Mit
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Uzay
Teyit
Maske
Ay Ve Dünya
Mühendislik
Entropi
Tüyler
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gerçeklerle yok edilebilecek bir yalan, yok edilmelidir.”
P. C. Hodgell
Geri Bildirim Gönder