Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
Ahmet Hamdi Tanpınar’ı tanımak isteyenler eserlerine bakmalı. Kaleme aldığı karakterler değil kendisidir. Eserlerinde aşık olmuş, eserlerinde gülmüş , eserlerinde ağlamış, eserlerinde acıyı tatmış Tanpınar. Kafasını kaldırdığında gördüğü gökyüzünü aşkla anlatmış. Yağan yağmuru, özlemi, eserlerinde yaşamış. Yaşamış, yaşatmış…
Büyük laflar edenler , büyük şeyler yaşayanlardır derler. Tanpınar’ın aşkı tasvirine bakarsak bu denli dizeler kaleme alan birinin sıradan bir aşk yaşaması olanaksızdı. İki önemli aşkı olmuştur Tanpınar‘ın. “Hikayeler” adlı eserinde aşkı , ”Aşk, insanların en tabii ilacıdır.” şeklinde ifade etmiştir.
Tanpınar’a göre kolay değildir aşk ve aşık olmak. Herkese aşık olunmaz demiştir Tanpınar. Mümtaz için kadın güzelliğinin iki büyük şartı vardır: Biri İstanbullu olmak, öteki boğazda yetişmek.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Tanpınar’ın kadını tam da budur aslında. İstanbullu olmak demek, İstanbul kadar güzel olmak demektir. Hatta yeni açmış bir erik ağacı kadar güzel olmak. Onun gibi büyüleyici, vazgeçilmez, kendine özgü olmak demektir. Sevdiği kadınlar gibi Tanpınar da aşkı da kendine özgüdür. Bakışlarını, saçlarını, yüz ifadelerini anlatırken divan şiirindeki sevgili tasvirlerini çizer sözcüklerle.” Solgun yüzlü, ağır kumral saçları bir bağ bozumu gibi omuzlarına yığılan, gözlerinin içi güneşte ince saman çöpleri çıtırdıyormuş gibi pırıl pırıl tutuşan bir kadındı.” gibi aşkını dillendirirken abartır da. Aşkını bir başkasının gözünden değil, kanı yeni akmaya başlamış bir delikanlının ağzındanmış gibi yansıtır.
Aşk, kendiyle birlikte acısını da dile getirir Tanpınar. Acıların en büyüğü ise ayrılık vakti gelincedir. Ayrılık acısı… Tanpınar bunu “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” kitabında şu şekilde ifade eder: "Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde... fakat daima ödersiniz. Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz..."
Tanpınar ‘a göre zordur ayrılık, ayrılık ve ayrılığı kabul ediş .. Tanpınar’ın ayrılığı da kolay olmamış . İlk başta kabul edememiş ayrılığı, bırakmak istememiş sevdiğini. Kalmalıymış o kişi hayatında. Sadece adı kalsa bile kalmalıymış.
Tanpınar aşkın ızdırapla dolu rüyasını “Leyla”da şu dizelerle ifade etmiştir :
Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma;
İpek saçlarını elimle ördüm,
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm.
….
Aşkın ızdırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka alem ki ruhunun yası
Sessiz incileşir kirpiklerinde.
Tanpınar ‘a göre ayrılığın kendiyle getirdiği şeylerden biri de sabırdır. Sevdiğin kadının hayatından çıkışını kabul ettikten sonraki evre. Sabır… Hayatından çıkmıştır evet ama bu tekrar girmeyeceği anlamına gelmez. İnanmış Tanpınar, o kadının hayatına tekrar gireceğine inanmış. Beklemiş, bir an olsun bırakmamış beklemeyi. Tanpınar bekleyişini “ Bekleyeceğim.” adlı şiirinde o kadını beklemek için ömrünü hiç edecek olmayı göze almışken aşkının büyüklüğünü de gösterir bize.
Aylar geçip yıllar olsa da
Yıllar geçip zaman dolsa da
Aşkın arzuları beni boğsa da
Bir gün seversin diye bekleyeceğim
Seni beklemekle geçse de ömrüm
Şu fani dünyada kalmasa günüm
Senden uzakta ölürsem bir gün
Ahirette seni bekleyeceğim...
Tanpınar ‘ın eserlerinde bazı aşklar vardır ki elinden geleni yapsan da olmaz. Beklersin, belki bir ömür beklersin ama gelmez. Bilemezsin neden gelmediğini ya gelemedi ya da hiç gelmek istemedi. Bir cevabı yoktur bu hiçliğin. Kim ne kadar aşık olursa olsun bir sınırı vardır bekleyişinin. Artık gelmeyeceğini anladığın andır o sınır. Gelmeyecek bilirsin. Sonunda kabul edersin gelmeyeceğini, her şeyin bittiğini… Tanpınar kabullenişini kendinden verecek hiçbir şeyi kalmayana kadar sürdürmüş. “Mahur Beste “ adlı eserinde şu şekilde ifade eder: “Sizi unuttuğuma yarım bıraktığıma gelince; bunda sadece haksızsınız, içimde o kadar kuvvetle yaşıyorsunuz ki istesem de sizi bırakamam. Bununla birlikte sizinle ülfetimi bir müddet kesmeye mecbur kaldım. Sizden bıktığım için değil, hesaplarımı altüst ettiğiniz için.”
Nihayet aşk da ölüm gibi, insan hayatının belli başlı merhalelerinden biriydi.
Tanpınar Huzur romanında: "Atıl, diyordu. Atıl bu ava; yan ve yaşa!... Zira aşk yaşamanın tam şeklidir..." ifadesi bizleri derinlemesine etkiler.
Tanpınar’ın eserlerinde aşkın her hâlini yaşarız. Aşkla kalın.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- A. H. Tanpınar. (2014). Hikâyeler. ISBN: 9789759952389. Yayınevi: Dergah Yayınları.
- A. H. Tanpınar. (2005). Saatleri Ayarlama Enstitüsü. ISBN: 9789757462378. Yayınevi: Dergah Yayınları.
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2026 07:16:32 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/20517
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.