Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Rubik Küp ve Ötesi

Kombinasyonel Bir Yolculuk

20 dakika
48
Rubik Küp ve Ötesi Küp Not
  • Blog Yazısı
Daha çok not etmeye yarayan görselleştirme denemesi
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Bilim-sanat-teknoloji üçlüsünü Rubik Küp’ün konfigürasyonları olarak görseydik ne olurdu? Sanırım bu soruyu sormama neden olan şey Küp’ü algoritma olmadan çözmeye çalışmamdı. Onu meydana getiren yapının temelindeki düşünceyi anlamak istiyordum ve bu yapı hakkında sizi de kendi başınıza düşünmeye davet etmek için “Çözüme Giden Yol” başlıklı bölümü ipucu kullanarak yazdım.

Böyle bir bulmacayı algoritma kullanmadan çözmeye çalışmak defalarca başarısız olmayı, yeniden başlamayı ve yeni yollar bulmayı öğretir. Çözümü ezberleyen kişiler bu fırsatlardan mahrum kalıyor. Sosyal medyanın aşırı kullanımı kişiyi kısa yoldan sonuç elde etmeye özendirip ezbere ittiği ve yoğunlaşmaktan alıkoyduğu için derinleşmek onlara imkânsız geliyor; Giriş başlığına konu ettiğim iddiaların arkasındaki en büyük nedenlerden birinin bu olduğunu düşünüyorum. Amacım söz konusu nedenleri anlamak ve ufuk açıcı içerikleri Rubik Küp aracılığıyla bir araya getirmek olduğu için aşağıdaki üç bilgiyi okumanız yararlı olabilir:

1- Kapak fotoğrafındaki şekilleri beni heveslendirdiği ve birkaç ipucu içerdiği için paylaştım. Bu şekiller aracılığıyla Küp yüzeylerinde gerçekleşen değişimleri aynı anda görebilmek istiyordum fakat bulduğum hamleleri arada bir not etmeye yaradılar daha çok; yazılıma dönüştürüp oyunlaştırmak daha iyi olurdu belki. Üst soldaki şekil 2x2 küpü, üst sağdaki şekil ise Rubik Küp’ü temsil ediyor. Her ikisi de üstten bakış açısıyla çizildi. Yeşil ve lacivert renkler küplerin üst ve alt taraflarıdır. Alttaki şekil grubu 2x2 küpte keşfettiğim ve Rubik Küp’ün temel mantığını anlamamı sağlayan en önemli iki hareket dizisini gösteriyor. Dizilerden birini temsil eden “yeşil ok” bir defa, diğerini temsil eden “turuncu ok” ise iki defa döndürme yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Tüm Reklamları Kapat

2- Yazı aralarına eklemek istediğim bazı metinler İngilizceydi. Seviyem yeterli olmadığı için bu metinleri DeepL-Google Translate ikilisini kullanarak çevirdim ve anadildeki başlıklarıyla paylaştım. Orijinal hallerine başlıklara tıklayarak (ya da dokunarak) ulaşabilirsiniz.

3- Öneride bulunduğum bazı web sayfaları da İngilizce içeriğe sahip. Onları keyif ve merakla okumanın yolu İngilizce öğrenmekten geçiyor tabii ama benim gibi henüz öğrenmediyseniz Google tarayıcıdaki otomatik çeviri seçeneğiyle bu sayfaları Türkçe görüntüleyebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey sayfanın herhangi bir yerine sağ tıklayarak “Türkçeye çevir” seçeneğine basmak. Mobildeyseniz sağ üstteki üç noktayı kullanabilirsiniz.

Not: Bu blog yazısı ve onu oluşturan fikirler kendi emeklerime dayanmaktadır. Yapay zekâyı bazı yerlerde sadece dilbilgisel kontrol amacıyla kullandım. Kapak fotoğrafındaki şekiller bilgisayarda çizdiğim bir taslak üzerine kurulu olduğu için bozuk görünüyordu; çok fazla uğraşmamak adına onları da yapay zekâyla düzelttim. İyi okumalar.

1. Giriş

Aslında yakın zamanda küpü çözmek gibi bir niyetim yoktu. Denemek için bir tane almıştım fakat ne yapmam gerektiğini az çok anlayınca 2x2 küp’e geçmiş ve Rubik Küp ile uğraşmayı ileri bir tarihe (neredeyse 1 yıl sonraya!) ertelemiştim. Böyle bir işkenceyle uğraşmaktansa kitaplara göz atmak daha iyiydi benim için -en azından işten eve geldikten sonraki düzenimi bu şekilde planlamıştım. Forumlarda gördüğüm “Algoritma Olmadan Rubik Küp Çözülebilir mi?” sorusuna verilen bazı olumsuz cevapları görünce (uzun yıllardır küp yarışmacısı olduğunu belirtip “hayır” diyenden “muhtemelen 130 IQ’ya sahip olmalısınız” diyene kadar) bu düzeni toplamda bir ay boyunca Küp ile uğraşarak bozdum. Olumlu yaklaşanlar da vardı fakat konuyla bizzat uğraşmak meraklı okurlar açısından faydalı olabilir diye düşündüm.

Tüm Reklamları Kapat

Öncelikle algoritma konusuna değinmek istiyorum. Mimari Profesörü Ernö Rubik, Küp’ü icat eden kişi olarak onu tek başına çözmek zorundaydı. Algoritma bilgisi yoktu ve bunu kendi yöntemlerini kullanarak bir ayda başardı (bkz. Ernö Rubik, Küp: Bulmacalarla Dolu Bir Hayat, s. 95, İthaki Yayınları). Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson bile yapana kadar başka hiçbir şeye odaklanmadan bir haftada sonuca ulaştı. Ben ise bazı günler beş dakika bazı günler ise üç-dört saat uğraşarak toplam 32 günde çözüme ulaştım.

Değinmek istediğim diğer nokta ise zekâ seviyesi. Konuya olan merakım nedeniyle yaklaşık iki sene önce profesyonel bir kurumda IQ testine girdim. Sonucum 112 çıktı. Aldığım sonuç normal seviyenin sadece biraz üstünde olduğu için (ki bu puan normal aralık içerisinde yer alıyor) yüksek normal olarak tanımlanıyormuşum; yani forumlarda bahsedilen seviyelerin altında. Deha ya da yüksek zekâ dolaylarında olmadığım açık.

Konu hakkında eleştiri yapmak haddime değil fakat bu tür testlere girmenin pek bir anlamı olmayabilir. Zira testi ciddiye alan araştırmacılar bile alınan sonucun bir kader olmadığını vurgulamaktalar. Onlardan biri olan Tobias Wolfram’ın bana verdiği bazı cevaplar şunlar mesela: “(1) Bilişsel testlerdeki bir sayının kader olduğunu varsaymamalıyız. Dediğim gibi, ölçüm hatası bir sorundur ve insanlar -hiyerarşik bir g modeli bağlamında- farklı güçlü ve zayıf yönlere sahip, oldukça farklı zekâ profillerine sahip olabilirler. (2) Olağanüstü bilişsel olmayan özellikler ile (sabır, merak, ilgi duymak gibi) durumu telafi eden istatistiksel aykırı değerler vardır. (3) Bence en önemli soru ‘IQ'm yeterince yüksek mi?’ değil, ‘Neden bunu yapmak istiyorum?’ olmalı.”

Başka bir örnek olarak alanın tartışmalı isimlerinden Amerikalı psikolog Arthur Jensen’ın bir öğrencisiyle olan mektuplaşmasını gösterebilirim. Mektubun içeriği teste girme konusunda endişe yaşayan (ya da gerekliliğini sorgulayan) kişiler açısından faydalı olabilir:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Geçenlerde kendisini dezavantajlı geçmişe sahip biri olarak tanımlayan bir lise son sınıf öğrencisinden mektup aldım. Avukat olma umuduyla üniversiteye gitme konusunda güçlü bir arzusu vardı ve bundan sonraki rotasına karar verirken IQ’suna ne kadar önem vermesi gerektiğini merak ediyordu. Kişinin kendi IQ'su hakkında endişelenmesinin, sigorta şirketinin aktüerya tablolarına bakan bir kişinin öleceği yaş hakkında endişelenmesinden daha mantıklı olduğundan şüpheliyim. Diğer şeylerin yanı sıra, araştıran öğrencime şunları yazdım:

“Öğrenciyken testlere olan yaklaşımım onlar üzerine fazla düşünmek değil, sadece gerçekçi görünen bir hedef belirlemek ve sonra bunu başarmak için elimden gelenin en iyisini yapmaktı. Neleri bilmeniz gerektiğini, neleri yapabilmeniz gerektiğini, hangi becerileri geliştirmeniz gerektiğini daha önce başarmış olan kişilerden öğrenirsiniz. Bu işleri yapmaya, tıpkı yapılması gerektiğini bildiğiniz herhangi bir işi yapmaya başladığınız gibi başlarsınız. Hedeflerinizi çok düşük belirlerseniz yapması çok kolay olur ve potansiyelinizi geliştiremezsiniz. Gerçekçi olmayan yüksek hedefler koyarsanız cesaretiniz kırılır. Her seferinde bir adım atmanızı öneririm; her adım, gerçekten çalışırsanız başarabileceğinizi düşündüğünüz bir şey olmalıdır. İlk adımı başarıyla attığınızda, bir sonraki adımı nasıl atacağınız konusunda daha iyi bir fikre sahip olursunuz. Eğer bu şekilde gereken her şeye sahipseniz, başaracaksınız; gereken her şeye sahip değilseniz, bunu öğreneceksiniz.

Ama elinizden gelenin en iyisini yapmadan bunu asla bilemezsiniz. Ne için çalışacağımı herhangi bir test puanının belirlemesine izin vermem. Gerçek olan tek test, kendi performansınızın gerçekliği ve hedeflerinize doğru çabalarken karşılaştığınız rekabettir. Bu yaklaşımın kişiye sonunda en uygun olduğu şeyi yapma şansı verdiğine inanıyorum ve bu tatmin edici bir yaşamın koşullarından biridir.

Zekâ testlerini ele alan şu video ve kitap ikilisine de göz atılabilir:

Bunlara Ali Nesin’in alttaki düşüncelerini eklemek faydalı olacaktır:

…Oysa düşünmek demek yalnız kalmak demektir. Temel bilimlerde iyi olmak için zeki doğman gerekmiyor, yoğunlaşabilmen gerekiyor. Temel bilimlerde, mantıkta, matematikte iyi olmak bu konuda çalışmaktan değil, yazmaktan ve okumaktan geçer. Bana anne-babalar ‘Ne yapalım çocuğun matematikte gelişmesi için’ dediklerinde; bol bol kitap okusun, spor yapsın, sıkılıncaya kadar tek başına kalsın derim. İnsanın kendi zihninden zevk almayı öğrenmesi lazım.[1]

***

Tüm Reklamları Kapat

Yukarıda paylaştığım içerikleri matematik özelinde incelemek mümkün. Bunun için “Matematik Çalışmak İçin Kapsamlı Bir Rehber” yazımı okuyabilir, Evrim Ağacı’nın alttaki videosunu izleyebilirsiniz:

Yukarıdaki video ve araştırmalara baktığımız zaman normal zekâ seviyelerinde olan kişilerin de lisans seviyesinde matematiksel düşünme becerisi geliştirebilecek potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Wolfram’ın dediği gibi, insanlar farklı güçlü ve zayıf yönlerden oluşan oldukça farklı zekâ profillerine sahip olduğu için disiplin, merak, sabır ve ilgi duymak gibi bilişsel olmayan özelliklerin söz konusu potansiyele etkisi yüksek. Quora’daki yazarlardan biri olan James Short buna iyi bir örnek olabilir. Short, Türkiye’de İTÜ ve YTÜ gibi kurumlara denk gelen Carleton Üniversitesinin matematik bölümünü bitirmiş biri. 7 ve 17 yaşlarında profesyonel bir psikolog tarafından yapılan testlerde 105 gibi son derece normal sayılabilecek bir puan almış. Anılarını şuradan okuyabilirsiniz:

“Çavdar Tarlasında Çocuklar” kitabının yazarı J. D. Salinger da iyi bir örnek olacaktır, Early Life başlığından test sonuçlarına bakabilirsiniz:

Tüm Reklamları Kapat

Lisans seviyesinin üstündeki hedefler içinse dikkatli düşünmek gerekiyor. Kendi adıma şunu demek istiyorum: 4x4 küp ve ötesini çözemeyebilirim, emin değilim. Çözümü uzun zaman alacağı için sıkılabilirim de. Yazının giriş bölümünde bahsettiğim nedenlerden dolayı buna gerek duymuyorum. Küpleri algoritma ezberlemeden kendi mantığım ve çabam ile çözmemi sağlayan şeyler o nedenlerdi zaten, IQ sonucum değil. Öyleyse forumlardaki düşünceleri bir kenara bırakıp neler yaptığıma bir bakış atalım.

2. Çözüme Giden Yol

Bu bölüm çeşitli ipuçları barındırıyor. Amacım küpü nasıl çözeceğinizi göstermekten ziyade ona kendi yöntemleriniz ile yaklaşmanızı sağlamak. İpucu bile olmadan uğraşmak isteyenler 2.1 numaralı başlığın ikinci paragrafından sonuncu paragrafına kadar olan kısmı atlayabilir.

2.1 Kademeli Sürecin Önemi

Başlığa konu olan süreç birçok alanda iniş çıkışlarla doludur. Alttaki içeriklere göz atarak konuya dair daha derin bilgiler edinebilirsiniz:

Üstte paylaştığım video ve yazılardan aldığım ilhamla mekanik yapısı düzgün, çevrildiği zaman birbirine takılmayan bir Rubik Küp satın aldım. İki-üç gün boyunca renkleri bir araya getirmeye çalıştım fakat bu yöntem işe yaramadı. Bir süre sonra köşe parçalarını doğru pozisyona getirmenin renkleri bir araya getirmeye çalışmaktan çok daha yararlı olduğunu fark ettim. Köşeleri doğru yerleştirirsem küpün ortalarına odaklanmam yeterli olacaktı çünkü.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
''Feynman Diagram'' Sweatshirt

Parçacık fiziğinin karmaşık dünyasını basitleştiren efsanevi Feynman Diyagramları. Bilimsel derinliği şık bir şekilde üzerinizde taşıyın.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Renk Bilgileri: Sweatshirt siyah olarak üretilebilmektedir.
  2. Beden Bilgileri: Stokta kalan ürünlerimiz arasından dilediğiniz bedeni seçebilirsiniz. Sweatshirt ilgili beden bilgisi almak ve ölçüleri öğrenmek için buraya tıklayınız.
  3. Cinsiyet Bilgileri: Bu ürünümüz unisex üretilmektedir ve her cinsiyete uygundur.
  4. Kargo Bilgileri: Bu ürün sipariş alındıktan sonraki 2 iş günü içinde postalanacaktır. Kargo yöntemimiz hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.
  5. Yıkama/Ütü Bilgileri: Sweatshirt üzerindeki görsellerin korunması için sweatshirtlerin ters yüz edilerek yıkanması ve ütülenmesi tavsiye edilir. Siyah sweatshirtlerin en fazla 30 derecede yıkanması gerekmektedir.
  6. İade/Değişiklik Bilgileri: Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
Devamını Göster
₺1,200.00
''Feynman Diagram'' Sweatshirt

Durumu anladıktan sonra köşe hareketlerine hâkim olabilmek adına 2x2 küp satın aldım. Bu strateji, Rubik Küp’te işe yarayacak taktikleri 2x2 küpte keşfetmemi sağladı. Büyük adımların çoğunu bu basitleştirmeleri yaparak attım. Problemi basitleştirmek çok önemli ve tüm bunlar kendi yöntemlerimden oluşuyor; siz de kendi yöntemlerinizi bulmaya çalışın. Planım şuydu:

2x2 Küp

  • Üst kısmı rahatça çözebilecek seviyeye gel.
  • Çözülen üst kısmın başka bir tarafta toplanmasını sağlayacak hareket dizileri bul.
  • Bulduktan sonra, üst kısmın toplandığı tarafın dışında kalan kısımları döndür (yani alt tarafı).
  • Başka tarafta topladığın üst kısmı eski haline getir.
  • Bulduğun hareket dizilerini değişmiş olan alt kısma uygulayarak nelerin değiştiğini incele.
  • Çözüme ulaştıysan Rubik Küp’e geç ve köşeleri doğru pozisyona getir.

Rubik Küp: Çözülmüş Köşeler Dışında Kalan Orta Kısımlar

  • 2x2 küpteki tecrübelerine göz at.
  • Üst ve alt yüzeyin orta kısımlarını rahatça çözebilecek seviyeye gel.
  • Pratik yapmak ve ilerlemeni kaydetmek için ikinci bir küp al.
  • Ortada kalan parçaların tamamını çözebilecek hamle dizilerini bulmak için ikinci küp üzerinde pratik yap.

2x2’yi 22 günde, Rubik Küp’ü 10 günde çözebildim. Asıl amaç Rubik Küp olduğu için toplam çözüm süresi 32 günü buldu. Bu arada ortadaki kenar parçalarını doğru yerlere taşıyabilmek için 2x2 küpte kazandığınız tecrübelere göz atmak önemli. Zor gibi görünse de işi biraz daha sezgisel hale getiriyor.

Not: Hareket dizileri her zaman işe yaramayabilir. Tıkandığınız anlarda hamleleri geriye almanız ve işlem dizilerini tekrarlamanız gerekecek. Dediğim gibi, amacımız algoritma ezberlemek değil kendi başımıza çözmeye çalışmak. Sonuca ulaştıktan sonra çeşitli algoritma yapılarını inceleyerek kendi hamlelerinizi geliştirebileceğiniz bir yöntem bulursunuz belki. Fridrich Yöntemi’nin mucidi Jessica Fridrich’in yaptığı şey neredeyse buymuş, hikayesi şurada:

2.2 Küp Kitabı Hakkında

Her şey bittikten sonra Ernö Rubik’in yazdığı şu kitabı okudum:

Küp - Bulmacalarla Dolu Bir Hayat, İthaki Yayınları

80. sayfadan sonrasını okurken kendisiyle neredeyse aynı taktikleri uyguladığımı fark ettim! Bunun nedeni renge değil konuma yoğunlaşmamdı. Ayrıca Rubik’in bulmacalara olan yaklaşımını öğrenmek istiyorsanız kitabın 22. ve 37. sayfalarına göz atabilirsiniz.

3. Rubik Küp ve Matematik

3.1 Cebirsel Yapılar ile Olan İlişkisi

İcadından bir süre sonra grup teorisi için yararlı olduğu anlaşılan Küp’ü akademik seviyede inceleyen dört makaleye aşağıdan ulaşabilirsiniz:

  1. The Mathematics of the Rubik’s Cube
  2. Group Theory via Rubik’s Cube
  3. A Mathematical Approach To Solving Rubik's Cube
  4. Group Theory and the Rubik’s Cube

Ek: Bulmacayı çeşitli amaçlar ile analiz eden arXiv makaleleri:

Tüm Reklamları Kapat

Öte yandan Fields madalyalı Manjul Bhargava, matematiksel bir yapıyı Rubik Küp’e uygulayarak “gauss composition” olarak adlandırılan tekniğin kübik bir benzerini oluşturduğu için bazı önemli keşifler yapmış. İlgili konuşmayı aşağıdaki video aralığından izleyebilirsiniz:

Ayarlardan altyazıyı açıp “otomatik çeviri” seçeneğiyle de izleyebilirsiniz. Alttaki kaynak ayrıca yararlı olacaktır:

Not: Bhargava, sayılar teorisi alanında ve Hilbert’in onuncu problemini ele alan bir konuda Levent Alpöge ve birkaç yazar ile çalışmış. Alpöge’nin çalışmalarını alttaki bağlantıdan inceleyebilirsiniz:

3.2 Deneysel Çalışmalar

Kombinasyonel bulmacaların özelliklerini hesaplamayı amaçlayan bir projeden küpü piyano olarak hayal etmeye kadar uzanan yelpazede pek çok çalışma bulunuyor. Matematikteki “borromean ring” nesnesini kullanarak Rubik Küp’ün tamamında gerçekleşen değişimlerin aynı anda görünmesini sağlayan bir animasyon bile var (kapak fotoğrafındaki şekilleri bu animasyondan haberim yokken yapmıştım, borromean ring epey güzel). Onlardan bazıları şöyle:

Tüm Reklamları Kapat

4. Matematiği Anlamak Üzerine

4.1 Konuya Dair Söyleşiler

Kombinasyon bulmacalarının matematiksel uygulamaları merak uyandırıcı olduğu için bu bölümü ufuk açıcı olabilecek bazı matematik konuşmalarına ayırmak istedim. Alttaki videonun çok önemli olduğunu düşünüyorum mesela. Nesin’in bahsettiği “soyutlayarak masaya yatırma” konusu, üç numaralı başlığın “Cebirsel Yapılar ile Olan İlişkisi” alt başlığında paylaştığım makalelerin yaptığı şeydi:

Manjul Bhargava’nın matematik çalışmak üzerine düşünceleri. "Otomatik çeviri” seçeneğini aktif hale getirip altyazılı izleyebilirsiniz:

4.2 Soyut Düşüncenin Dili

Matematiksel düşünmeyi bir dil haline getirmek soyut modeller inşa edilmesini sağlayarak keşif ve problem çalışmalarını daha iyi tanımlayabilir, onları daha anlaşılır kılabilir. Yazı boyunca bahsettiğim bulmacaları grup teorisi bağlamında inceleyip çözenler bu dili kullandı. Nobel ödüllü akademisyen Daron Acemoğlu ekonomi çalışmalarını matematiksel bir temele oturturken yine aynı dili kullandı, şuradan dinleyebilirsiniz:

Daha fazla örneği aşağıdan inceleyebilirsiniz:

Tüm Reklamları Kapat

Evrenin temel fiziksel yasalarını hesaplamalı bir çerçevede açıklamaya çalışan proje: Wolfram Physics Project. Şu an bilimsel geçerliliği kanıtlanmış ya da kabul görmüş bir teori değil fakat matematiğin kullanımı açısından sayfadaki görselleri ve notları inceleyebilirsiniz:

Bilimkurgu filmi Arrival için bilim danışmanlığı yapmış olan matematikçi ve bilgisayar bilimci Christopher Wolfram’ın kişisel web sitesi. Kurduğu modeller ile siyaset, oyun ve antik alfabeler gibi konuları analiz ediyor:

Buraya önemli bir not düşmek istiyorum: Daha fazla adalet sağlaması gereken matematiksel modellerin kötüye kullanımı yıkıcı etkilere sebep olabilir. Bu durumu somut örnekler üzerinden anlamak isteyenlere veri bilimci ve matematikçi Cathy O'Neil’ın alttaki kitabını tavsiye ederim:

Matematiksel İmha Silahları / Cathy O'Neil = Tellekt Yayınları

Tüm Reklamları Kapat

EK: YARARLI OLABİLECEK WEB SİTELERİ

Nesin Matematik Köyü

Türk Matematik Derneği

American Mathematical Society

Tüm Reklamları Kapat

European Mathematical Society. Dergideki bazı yazıları “Magazine” başlığının altındaki “Read” sekmesine tıklayarak okuyabilirsiniz:

Çeşitli Kurum ve Siteler

Üniversite ve Akademik Yayınlar

Kişi ve Kurumlar

Tüm Reklamları Kapat

5 Reasons to Teach Mathematical Modeling

Want to solve a complex problem? Applied math can help

Dünya genelinde yayınlanan güncel matematik ve bilim kitapları, İngiliz kitap perakendecisi Waterstone ve ona ait olan akademik kitap perakendecisi Blackwell’s üzerinden takip edilebilir. Diğer sitelere göre daha nitelikli bir sıralama sunuyorlar:

4.3 Bazı Önemli Konuşmalar

Abel ödüllü matematikçi Michel Talagrand’ın ders niteliğindeki röportajlarından bir seçki:

Tüm Reklamları Kapat

Yukarıdaki röportajdan bir bölüm:

…benim çözümüm, bir konuda hayal kırıklığına uğradığımda onu bir kenara bırakmaktır. Daha fazla ilerleme kaydedemeyeceğim belli olduğunda onu bir kenara bırakıp başka bir şeyle ilgilenirim. Daha sonraki bir tarihte ona geri dönerim ve bu stratejiyi büyük bir verimlilikle kullanmışımdır. Başarılı olmasının nedeni de insan beyninin işlevidir, bakmadığınız zaman her şey olgunlaşır.

Talagrand’ın bu sözleri “Matematik Çalışmak İçin Kapsamlı Bir Rehber” yazımda paylaştığım alttaki paragrafa çok benziyor:

Eğer bir konu sizi fazla zorluyor ise o konudan uzaklaşıp farklı bir konudan devam ederek aynı çıkmaza girip girmediğinizi tespit etmeye çalışın. Sonunda çıkmazın kaynağını bu biçimde belirleyebilirsiniz. Birçok matematiksel kavram birbirine bağlanır, bu nedenle birini öğrenmek diğerini güçlendirmeye yardımcı olur.[2]

Buna benzer şeyleri Rubik Küp’ün çözüm sürecinde de yaşayabiliyorsunuz. Tabii ki Talagrand başka bir seviye.

Not: Yukarıdaki III numaralı bağlantıda Talagrand yavaşlık hakkında bir cümle kuruyor. Bu cümleyi doğru bir bağlama oturtmalıyız: O düzeydeki birinin bahsettiği “yavaşlık” bizim için aynı şeyi ifade etmiyor olabilir. Burada önemli olan şey ileri seviye matematik topluluğunda yer alan birinin bunları dile getirmesi. Dolayısıyla bahsettiği yavaşlık türev-integral gibi konuların zorluk seviyesini değil bulunduğu konuma öylesine gelmediğini gösteriyor. Babası sayesinde alıştığı düşünme disiplininin bunda büyük payı var ve söylediği şeyler seviye fark etmeksizin yol gösterici bir anlama sahip.

Tüm Reklamları Kapat

Benzer konuşmalar yapan bir diğer matematikçi ise Alexander Grothendieck. Şunları söylemiş:

O zamandan beri beni içtenlikle karşılayan matematik dünyasında, hem "büyüklerim" hem de genel yaş grubumdaki gençler arasında, benden çok daha zeki, çok daha "yetenekli" olan birçok insanla tanışma şansım oldu. Yeni kavramları oyun oynar gibi kolaylıkla öğrendikleri ve onları beşikten beri biliyormuşçasına hokkabazlık yaptıkları için onlara hayranlık duydum –ben ise kendimi ağır ve beceriksiz hissediyor, öğrenmemin önemli olduğu (bana garanti edilen) ve içini-dışını kavramaktan aciz hissettiğim şekilsiz bir dağın içinde bir köstebek gibi acı çekerek yolumu bulmaya çalışıyordum.

Gerçekten de prestijli yarışmaları kazanan veya en zor konuları neredeyse el çabukluğuyla özümseyen parlak öğrenci türünü tanımlayan çok az şey vardı bende. Aslında, benden daha zeki olduğunu düşündüğüm bu arkadaşlarımın çoğu seçkin birer matematikçi oldular. Yine de 30-35 yıllık bir perspektiften baktığımda, zamanımızın matematiği üzerindeki etkilerinin çok derin olmadığını söyleyebilirim. Hepsi, kendilerinden önce belirlenmiş ve bozma eğiliminde olmadıkları bir bağlamda, genellikle güzel şeyler yaptılar. Farkında olmadan, belirli bir çağda belirli bir çevrenin evrenini sınırlayan o görünmez ve despotik çemberlerin tutsağı olarak kaldılar. Bu sınırları aşmak için, tıpkı benim olduğu gibi onların da doğuştan hakkı olan o yeteneği yeniden keşfetmeleri gerekirdi: Yalnız kalma yetisini.

Ek 1: Terence Tao’dan düşünceler:

Tüm Reklamları Kapat

Ek 2: “Hızlı olmak iyidir ama derin olmak daha önemlidir.” Jinyoung Park’ın hayatına yön veren bu cümlenin neden kurulduğunu alttaki videodan öğrenebilirsiniz:

Ek 3: M. Serdar Kuzuloğlu’nun hayatından bir kesit:

4.4 Temel Konuları Sorgulamak

“Pisagor Okulu” ve “derincesi” ekibinin matematiksel düşünme, eğitim vb. konuları sorgulayan alttaki video serisini mutlaka izleyin, buraya kadar yazdığım birçok şeyi daha iyi bir temele oturtabilir:

  1. Matematik Popüler Olabilir mi?
  2. Herkes Matematik Bilmeli mi?

Yayın serisinde geçen bazı önemli konuşmaları kısa ve net olması için özetleyerek aşağıda listeledim, orijinal hallerine zaman damgalarından ulaşabilirsiniz:

Tüm Reklamları Kapat

Eren Kesim’in yayın sırasında belirttiği üzere birinci video üç ana başlıkta toplanmış: Eğitim, popüler matematik ve araştırma matematiği. Aklımda kalan satırlar şunlar:

  • “Öğretme ve anlatış biçimi anlamında matematik popüler olabilir, araştırma matematiğinin popüler olmasına gerek yok.” 18:04
  • “Bir şeyi popülerleştirme kaygısı o şeyin kalitesini düşürür. İşin kendisi kaliteli olursa o şey muhtemelen popülerleşir, kıymeti bilinir.” 36:32
  • “Herkes temel düzeyde matematik, sanat ve spor gibi eğitimlere kaliteli bir şekilde maruz kalmalı ve hangisine ilgisi varsa, neye heyecanlanıyorsa, neye yatkınsa oradan ilerlemeli.” 48:08
  • “Matematikle ilgilenmeyen kalabalık kitlelerin, matematiksel düşünce yetisini kazanacak kadar konuyu bilmesi toplum adına faydalı olabilir. Matematiği sevmenin bile farklı düşünme biçimleri olduğundan kimi durumlarda bu gerçekleşmeyebilir.” 52:25

İkinci video “Herkes ne düzeyde matematik bilmeli?” sorusu ile başlıyor. Bu yayından aklımda kalan satırlar ise şunlar:

  • “Bir yandan gerçek hayattaki uygulamaları çok somut ve gerekli olan hesaplama meselesi var (abaküsçülük) bir yandan da onun kadar somut olmayan ispatlayabilme ve netleştirme meselesi var (düşünebilme). Kendimize matematikçi derken “düşünebildiğimizi” kastediyoruz.” 30:25
  • “İnsanların kendisini daha iyi ifade ederek rahatça anlaşabilmesi konusundaki en etkili yol matematik olabilir. Çünkü matematiğin tüm metodolojisi şuna dayanıyor: “Eğer şu önermeler doğruysa bunlar da doğru mudur? Bana verilen ön koşullar hangi sonuçlara yol açıyor?” Bu metodoloji o kadar kesin ki, ön koşulların hiçbir şüpheye yer bırakmadan o sonuçlara yol açtığı durumlarla ilgileniyor sadece. Matematik, akıl yürütmenin en kesin ve en keskin hali. Akıl yürütmenin özünde matematik var bence.” 30:42
  • “Matematik, doğru ve yanlışı ayırt etmede diğer disiplinlere göre daha fazla deneyim kazandırır. Bu deneyimi kazanmış olan insanlar adaletli olur. Çünkü matematiğin kazandırdığı asıl becerinin tutarlılık olduğunu düşünüyorum. Matematik evrensel bir doğruluktan bahsetmez. “Kesinlikle bu doğrudur” cümlesini kurmak yerine “şu ön koşullar doğruysa bunlar da doğrudur” cümlelerini kurar. Bu onların kesinlikle doğru olduğunu ifade etmek değil, tutarlı konuşmaktır. Dolayısıyla matematik tutarlı olmayı öğretir. Adalet de zaten insan davranışlarına verilen karşılıkların tutarlı olmasıdır. Dolayısıyla matematikten alması gerekeni alan birisi adaletli olmak zorundadır.” 32:52

Not 1: 32:52 zaman damgalı bu konuşma John Nash’in şu sözünü aklıma getiriyor: İyi matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur.

  • “Herkes temel anlamda matematik bilmeli; hayatta kalabilmek için, adil olabilmek için, doğru kararlar ve tercihler verebilmek için. Mantıksal ilişkiler kurabilecek kadar matematiğe maruz kalınmalıdır. Tabii ki bir kısmı kendi çabasıyla hiç matematik bilmeden de doğru kararlar almayı öğrenir ve deneyim kazanır ama matematik kritik bir kavram.” 55:02

Not 2: Gerekli ve somut uygulamaları olan abaküsçülükten bahsedilmiyor sadece burada. Doğru bağlamda değerlendirmeniz için 30:42 ve 32:52 zaman damgalı paragrafları okumanızı tavsiye ederim.

Tüm Reklamları Kapat

Ayrıca Matematik Köyü’nden Haluk Memili’nin şu videolarına da göz atabilirsiniz:

Son olarak, gelişen yapay zekâ teknolojisini bahane ederek okuma ve araştırma yapmayı gereksiz görmeye başlayan kişiler alttaki blog yazımı okuyabilir:

Şuna da göz atabilirsiniz:

Küp üzerine çalışırken okuduğum, izlediğim ve düşündüğüm şeyler bunlardı. Umarım faydalı olmuştur.

Okundu Olarak İşaretle
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ Y. BAYER. Özgürlük Olmayınca Yaratıcılık Olmaz. (16 Şubat 2021). Alındığı Tarih: 6 Ocak 2026. Alındığı Yer: Hürriyet | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Büşra Meral, Dan Saitz. Matematik Becerilerinizi Nasıl Geliştirebilirsiniz.. (1 Aralık 2024). Alındığı Tarih: 6 Ocak 2026. Alındığı Yer: Matematiksel | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/01/2026 10:18:52 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22072

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close