Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

ÖTEKİ GÖZÜMÜN GÖRMEK İSTEDİĞİYDİN

Gidiyor musun?

5 dakika
9
ÖTEKİ GÖZÜMÜN GÖRMEK İSTEDİĞİYDİN Mersin Gazetesi
  • Blog Yazısı
Mersin Gazetesindeki '' ÖTEKİ GÖZÜMÜN GÖRMEK İSTEDİĞİYDİN '' İsimli köşe Yazımın başlık resmidir
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Gittin mi?

Camların arkasından gidişini izlemek bir hayli ağır geldi yaşlı bedenime. Cam kırıldı, gözlerime doldu un ufak. Kristal bir vazodan içirmiştin hayat suyunu, o suyu alıpta gitmiştin, beni sana bağımlı hale getirmiştin. Kahve içtiğin fincanı yıkamak istedim, gittiğin geldi gözümün önüne, beni hayata bağlayan cam kırıklarının gittiği geldi gözümün önüne, bir ceylanın vuruluş karesi geldi gözümün önüne, kanlar içinde kalmış yerde yatan bedenimi gördüm senin yanında, elim titredi yapamadım. Sonra aldım fincanı, dudaklarının değdiği her yeri üç defa öptüm, başıma koydum. Sen benim kutsalımdın artık. Yere göğe sığdıramadığımdın artık. Sen benim bulunamayan yedi parçamdan biri, öteki gözümün görmek istediğiydin. Haberin ola.

Hayatta bazı anlar vardır, insanın aklında bir film karesi gibi kalır. O anları ne kadar silmek istesen de ne kadar yok saymaya çalışsan da her detayını zihninde yeniden ve yeniden yaşarsın.

Tüm Reklamları Kapat

İşte ben de tam olarak böyle bir andan bahsedeceğim bugün.

Camların arkasından gidişini izlediğim o an… Sadece o an değil aslında; o andan sonra gelen her saniye, her nefes, her düşünce…

İçimde bir şeylerin eksildiğini hissettiğim o süreç.

Gidişin… Bu kelimeyi bile yazmak ağır geliyor. Bazen düşünüyorum; bu kadar kelimenin içinde neden en acıtanlar hep en kısa olanlar? Gittin demek, ayrılık demek, kayıp demek… Sanki dilimin ucunda bir diken taşıyorum. Söylemesi kolay ama taşıması öyle ağır ki.

Tüm Reklamları Kapat

Camın arkasından seni izlerken gözlerim dolmuştu. Ama sadece gözlerim değil, içimdeki tüm hayaller de un ufak olmuştu sanki. Cam kırıkları diyorum ya hani… İşte o cam kırıkları sadece gözlerime değil, ruhuma da dolmuştu.

Sen benim için yalnızca “birisi” değildin. Hayatımda herkesin ulaşamadığı özel bir yerin vardı senin. Belki de kimseye anlatamadığım duygularımı anlamıştın ya da hiç kimsenin dolduramayacağı boşlukları fark etmiştin bende. O yüzden sen gidince sadece biri gitmedi; sen gidince ben yarım kaldım anlıyor musun?

Kahve fincanına gelmek istiyorum şimdi… Evet, kahve içtiğin fincanı yıkamak istedim o gün. Ama yapamadım! Elim varmadı. Fincanın üzerinde kalan dudak izlerin vardı belki de hâlâ…

Bir insanın izi ne kadar değerli olabilir ki diye sorar bazen insanlar. Oysa bilmiyorlar; bazen bir fincandaki iz bile insana dünyaları hatırlatabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

O fincanı elime aldığımda zaman durdu sanki. Sen gittikten sonra geriye sadece birkaç küçük detay kalmıştı ve ben onlara tutunuyordum artık. Hani derler ya “küçük şeylere anlam yüklemek” diye… İşte tam olarak öyleydi bu durum benim için. Fincanı üç defa öptüm, dudaklarının değdiği yerlerden ve başıma koydum onu, kutsal bir emanet gibi… Çünkü artık sen benim için yere göğe sığdıramadığım biriydin.

Bazen düşünüyorum; neden bu kadar bağımlı hale geldim sana? Hayatta kimseye bu denli bağlanmamışken neden seni böylesine merkezime koydum? Aslında cevabı basit: Sen bana hayat suyunu içirdin çünkü… Kristal bir vazodan verdiğin o suyu alıp gittin yanına ve beni susuz bıraktın.

Bir ceylanın vuruluşu geldi gözümün önüne… Neden bilmiyorum ama işte tam da öyle hissettim kendimi: Yaralı, savunmasız ve çaresiz… Kanlar içinde kalmış yerde yatan bedenimi gördüm sanki sen giderken; ama aslında ruhum kanıyordu, bedenim değil.

Her şeyden önce şunu söylemeliyim: İnsan sevdi mi gerçekten seviyor işte! Mantığın hiçbir önemi kalmıyor o noktada; akıl devreden çıkıyor ve sadece kalbin konuşuyor. Kalbinle hissettiklerin ise bazen seni hayata bağlayan tek şey oluyor.

Şimdi düşünüyorum da belki de tüm bunları yaşamam gerekiyordu, hayatta daha derinden anlamak için bazı şeyleri… Sevginin ne olduğunu, özlemin nasıl yakıcı olabileceğini, hayatın aslında ne kadar kısa olduğunu öğrenmek için belki de böyle yaralanmam gerekiyordu.

Ama yine de sana kızgın değilim biliyor musun? Gidişine bile kızamıyorum bazen… Çünkü sen bana yaşattığın güzelliklerle öyle büyük bir miras bıraktın ki geride… Şimdi oturup düşündüğümde görüyorum ki aslında beni ben yapan şeylerden biri de sensin artık.

Tüm Reklamları Kapat

Hayat garip gerçekten! Bir gün karşınıza biri çıkıyor ve sizin bütün dengelerinizi alt üst ediyor. Ama işte asıl mesele şu: O dengeler bozulurken siz kendinizi buluyorsunuz aslında… Ben de öyle yaptım sanırım; sen giderken seni kaybettim ama kendimi buldum belki de…

Yine de itiraf etmeliyim ki çok zor geliyor bazı günler… Sabah uyanıp odada boşluğunu görmek mesela… Ya da alışkanlıkla telefona sarılıp sana mesaj atmak istediğim anlar… Sonra durup hatırlıyorum: Artık yoksun! Bu gerçekle yüzleşmek her seferinde ilk kezmiş gibi acıtıyor canımı ama buna alışmam gerektiğini biliyorum.

Peki ya şimdi?

Tüm Reklamları Kapat

Şimdi ne olacak?

Sana olan sevgimle nasıl baş edeceğim?

Bilmiyorum açıkçası… Bildiğim tek şey şu: Seni unutmak istemiyorum! Çünkü seni unutursam kendimi unuturum gibi geliyor bana…

İnsan sevdi mi gerçekten unutabilir mi zaten? Belki zamanla alışır yokluğuna ama unutamaz bence… Unutmak demek yaşananları yok saymak demek çünkü; oysa ben yaşadığım hiçbir şeyi yok saymak istemiyorum.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Leo ve Medusa'nın Laneti Destansoy Ailesi'nin Efsaneler Koleksiyonu 4

Profesör Destansoy’un mahzenindeki hazineler arasında eski bir kitap koleksiyonu var. Beklenmedik kahramanlar ve karşılaştıkları büyüleyici yaratıkları anlatan, eşsiz hikâyelerle dolu. 

Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu’nun yeni macerasında Yunan mitolojisine, Ege’nin serin sularına, Leo’nun tehlikeli canavarlar ve çetin görevlerle dolu serüvenlerine dalıyoruz. 
Her şey, ailesinin Leo’yu efsaneleri öğreneceği okula başlaması için tehlikenin kol gezdiği Atina’ya göndermesiyle başlıyor. Kahramanlık hayalleri kuran Leo, şansının da yardımıyla şehrin koruyucu tanrıçası Athena’nın dikkatini çekiyor. Athena, Leo’nun sadakatini sınamak için ona reddedemeyeceği bir teklifle geliyor: Lanetli canavar Medusa’yı avlayıp, Atina’nın gelmiş geçmiş en büyük kahramanı olmak. Peki ama Leo, Atina’ya giderken efsanevi yaratıklara zarar vermeyeceğine dair ailesine söz vermemiş miydi? Hayallerine erişmek uğruna, verdiği sözü bozacak mı? 

Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu hakkında:
Destansoy Ailesi olarak binlerce yıldır efsanevi yaratıkların ve cisimlerin toplanması ve korunması görevini üstlenmiş durumdayız. Ve bendeniz Profesör Destansoy, bu görev sırasında yaşadığımız müthiş olayları bir araya getirmeye karar verdim. Bu sayfalarda ve gelecek diğer kitaplarımda ailemizin destansı maceralarının öykülerini bulacaksın.

Devamını Göster
₺205.00
Leo ve Medusa'nın Laneti Destansoy Ailesi'nin Efsaneler Koleksiyonu 4

Sen benim bulunamayan yedi parçamdan biri oldun artık… Öteki gözümün görmek istediği manzara gibisin adeta… Hayat yolculuğumda hep eksik olan ama varlığını hep hissettiğim parçamsın!

Bugün bu satırları yazarken bile hala elim titriyor bazen; çünkü seni düşünmek bile beni hem mutlu ediyor hem hüzünlendiriyor aynı anda… Ama yine de iyi ki varsın diyorum içimden; iyi ki yollarımız kesişmiş zamanında…

Bu yazıyı okuyan herkes belki kendi hikayesinden parçalar bulacak burada ya da belki hiçbir şey anlamayacak söylediklerimden… Ama önemli değil! Ben sadece içimde kalanları dökmek istedim kâğıda bugün…

Sevgi böyle bir şey işte sevgili ! Bazen sizi göklere çıkarır bazense yerle bir eder ama yine de ondan vazgeçemezsiniz… Çünkü sevgi hayatımızdaki en güçlü duygulardan biridir ve bizi biz yapan en önemli unsurdur!

Eğer siz de hayatınızda böyle özel biri varsa kıymetini bilin lütfen! Onu sevin, ona değer verin ve asla kaybetmeyin onu çünkü kaybettiğinizde geriye sadece hatıralar kalıyor…

Ve hatıralar güzel olsa bile insan dokunabildiği gerçekliği özlüyor en çok…

Sizlere Gelecekte Görüşmek üzerine Meydan Okuyorum.

Orada Görüşelim…[1]

Okundu Olarak İşaretle
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ Şafak GENÇ. Öteki Gözümün Görmek İstediğiydin – Mersin Gazetesi. (8 Ağustos 2025). Alındığı Tarih: 8 Ağustos 2025. Alındığı Yer: mersingazetesi | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 13:38:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21199

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close