“İthal İnekler ve Bir Deliklinin Gözyaşları!”
Sevgili okurlar, bugün size bir trajikomedi anlatacağım:

- Blog Yazısı
Başrollerde ithal inekler, ithal etler ve başını ellerinin arasına almış bir ülke ekonomisi var. Perde açılıyor, sahne hazır, ama cüzdanlarımız sanki bir korku filminden fırlamış gibi titriyor. Hayvan ve et ithalatı, ekonomimizin o çok sevdiği “dışa bağımlılık” dizisinin son sezonu olmuş durumda.
Spoiler: Bu sezon da mutlu sonla bitmiyor!
Bakın geçen sene yaklaşık bir buçuk milyar dolar et ve hayvan ithalatına para ödemişiz.
Bu yıl da aynı parayı ödeyeceğiz.
3 milyar dolar eder.
Önümüzdeki sene de ödeyeceğiz.
Toplamda 4 buçuk milyar dolar eder.
Yazıktır, günahtır…
Bu 4,5 Milyar Dolar kendi çiftçimiz kendi Hayvan yetiştiricimiz için kullanılsaydı, hem belli bir katma değer elde edilir hem de ülkemdeki hayvancılık ve paralelinde çiftçilik gelişmiş olurdu.
Bunu akıl edebilen bir tek ben miyim?
Ya da bunu düşündüğüm için cezalandırabilir miyim?
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Bir zamanlar köylerimizde “Möö!” sesleriyle uyanır, kendi ineğimizin sütünü içer, kendi danamızın etini yerdik.
Şimdiyse ineği Avustralya’dan, eti Brezilya’dan, kuzuyu Yeni Zelanda’dan ithal ediyoruz.
Bu gidişle yakında “Hamburgerimi Arjantin’den uçakla getirin, ama soğumasın!” diye sipariş verir hale geleceğiz.
Yerli üretici mi?
O, köşede mendille gözyaşlarını siliyor, “Ben nerede hata yaptım?” diye soruyor.
Haklı, çünkü hata onda değil, ithalat çılgınlığında!
Ekonomiye zararı mı dediniz?
Bir ineği yurtdışından getirmek, neredeyse bir Hollywood yıldızını ağırlamak kadar pahalı. Döviz fırlıyor, gümrük masrafları coşuyor, nakliye deseniz ayrı bir dert.
İthal ineğin yediği yem bile ithal olunca, “Yahu, biz bu ineği beslemek için mi aldık, yoksa ineğin tatil masraflarını karşılamak için mi?” diye sormadan edemiyoruz.
Yerli çiftçi ise tarlasında pinekliyor, çünkü kendi ineğini besleyip etini satmak, ithal mala karşı artık “ucuz etin yahnisi” bile olamıyor.
Bir de işin mizahi ironisi var:
Et fiyatları düşsün diye ithalata abanıyoruz, ama fiyatlar düşeceğine tavan yapıyor. Neden? Çünkü ithal etin maliyeti, nakliyesi, vergisi derken, kasapta “Bu et mi altın mı?” diye sorar hale geliyoruz.
Kasap da “Valla altın olsa bu kadar pahalı olmazdı!” diye cevap veriyor.

Hani bir atasözümüz var ya, “Evdeki bulgurdan olma” diye; biz bulguru da ithal eder hale geldik, haberiniz olsun!
Velhasıl, sevgili dostlar, hayvan ve et ithalatı ekonomimizi öyle bir hale getirdi ki, cüzdanlarımız “Keşke ben de ithal olsaydım, belki değerim artardı!” diye isyan ediyor.
Çözüm mü?
Yerli üretimi desteklemek, çiftçiye “Sen baş tacısın” demek.
Yoksa bu gidişle soframıza koyacak et bulamayacağız, ama merak etmeyin, ithal ineklerin “Möö!” sesini dinleyerek açlığımızı bastırırız.
Afiyet olsun… mu?
Umarım keyifle okursunuz!
Mizah dozunu kaçırmadan eleştirdim, ne dersiniz?[1], [1]
Gelecekte Görüşmek Umudu ile…
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ a b Şafak GENÇ. “İthal İnekler Ve Bir Deliklinin Gözyaşları!”. Alındığı Tarih: 2 Mart 2025. Alındığı Yer: mersingazetesi | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/08/2025 21:52:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/19947
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.