Hemolakriya
ScienceDirect
- Blog Yazısı
Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.
Hemolakrimasyon, halk arasında “kanlı gözyaşı” olarak bilinen, gözyaşı sıvısına kan karışmasıyla karakterize nadir bir tıbbi durumdur. Bu hastalıkta gözyaşı bezlerinden (Lat: "glandula lacrimalias") veya göz çevresindeki kapiller damarlardan kaynaklanan sızıntı nedeniyle kişi ağlarken gözlerinden yaş yerine kan gelir. Bu durum geçici, tekrarlayıcı veya kronik biçimlerde ortaya çıkabilir ve altta yatan nedenler fizyolojik, enfeksiyöz, travmatik ya da tümöral olabilir.[1], [2]
Normalde gözyaşı; su, elektrolit, lizozim, laktoferrin, lipit ve mukus içeren, kornea yüzeyini nemli tutan ve yabancı partiküllere karşı koruyan steril bir sıvıdır. Gözyaşı salgısı, parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Limbik sistemde duygusal bir uyarı veya trigeminal sinir aracılığıyla fiziksel bir refleks geliştiğinde gözyaşı bezi uyarılır ve sıvı salgılanır. Bu sıvı göz yüzeyini kaplar, fazla miktar ise nazolakrimal kanal aracılığıyla burun boşluğuna akar.[3]
Hemolakrimasyonda bu mekanizma bozulur. Gözyaşı bezinin mikrokapiller damarlarının duvar geçirgenliği artar veya travma sonucu bütünlüğü bozulur. Bu durumda kan plazması, eritrositlerle birlikte gözyaşı sıvısına karışır. Bazen bu durum epistaksis (burun kanaması) veya hemofili gibi sistemik bozukluklarla da birlikte görülebilir. Çok nadir olgularda, herhangi bir neden bulunamaz ve bu tip “idiopatik hemolakrimasyon” olarak adlandırılır.[4]
Belirti ve Bulgular
- Gözlerden kırmızımsı veya tamamen kanlı sıvı akışı
- Tek veya iki gözde birden ortaya çıkabilen ataklar
- Gözde yanma, batma veya ağrı hissi
- Göz çevresinde şişlik veya kızarıklık
- Zaman zaman eşlik eden baş ağrısı, burun kanaması veya ateş
- Kronik vakalarda konjonktival tahriş veya inflamasyon
Bazı hastalarda ağlama olmaksızın da kanlı akıntı görülebilir; bu durum, gözyaşı bezinin yapısal bir hasarına işaret eder.[5]
Hastalıkla İlişkili Genler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri
Hemolakrimasyonun genetik bir temeli nadiren saptanmıştır; ancak bazı vakalarda vasküler frajilite ve bağ dokusu zayıflığı ile ilişkili COL3A1 (Tip III kollajen geni) mutasyonlarının damar bütünlüğünü etkileyerek durumu kolaylaştırabileceği bildirilmiştir.[6]
Ayrıca kan pıhtılaşma bozuklukları (örneğin hemofili A, von Willebrand hastalığı) da gözyaşı sıvısına kan karışmasına zemin hazırlayabilir.
Risk faktörleri arasında:
- Travmatik göz yaralanmaları
- Enfeksiyöz konjonktivit
- Tümöral oluşumlar (özellikle lakrimal bez adenomu veya karsinomu)
- Hormonel dalgalanmalar (özellikle menstrüasyon döneminde “vicarious menstruation” vakaları)
- Sistemik hipertansiyon veya kan basıncı dalgalanmaları
Teşhis Yöntemleri
- Teşhis için öncelikle kapsamlı bir oftalmolojik muayene yapılır.
- Slit-lamp biyomikroskopi ile konjonktiva ve kornea yüzeyi incelenir.
- Gözyaşı sıvısının sitolojik analizi kan hücrelerinin varlığını doğrular.
- Nazolakrimal kanal görüntüleme (dakriyosintigrafi) tıkanma veya lezyon olup olmadığını gösterir.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve BT taraması, tümör veya damarsal anomali şüphesinde kullanılır.
- Sistemik nedenlerden şüpheleniliyorsa kan pıhtılaşma testleri, hematolojik analizler ve hormon düzeyleri de değerlendirilir.[5]
Tedaviler veya İdare Yöntemleri
Tedavi altta yatan nedene göre değişir:
Enfeksiyöz nedenlerde antibiyotik/antiviral tedavi,
Travmatik durumlarda cerrahi onarım,
Tümöral vakalarda cerrahi rezeksiyon veya radyoterapi,
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Hormonal nedenlerde ise hormon dengeleme tedavisi uygulanır.
İdiopatik vakalarda (nedeni bulunamayan) hastalara genellikle gözyaşı bezine yönelik antiinflamatuvar tedavi ve düzenli göz takibi önerilir.
Şiddetli ve sık tekrarlayan hemolakrimasyon olgularında, endoskopik lakrimal kanal cerrahisi veya elektrokoterizasyon gibi yöntemlerle kanama kaynakları kapatılabilir. Ancak çoğu olgu kendiliğinden düzelme eğilimindedir.[7]
Müddet Tahminleri (Prognoz)
Vakaların büyük çoğunluğu iyi huylu seyreder ve semptomlar haftalar veya aylar içinde kaybolur.
Ancak sistemik bozukluklara bağlı hemolakrimasyon tekrarlayıcı olabilir ve bu durum göz yüzeyinde kalıcı tahrişe neden olabilir.
Tümöral nedenli vakalarda prognoz, tedaviye verilen yanıta ve tümörün malignite derecesine bağlıdır.[8]
Görülme Sıklığı ve Dağılımı (Epidemiyoloji)
Hemolakrimasyon son derece nadirdir; literatürde birkaç düzine vaka bildirilmiştir.
Vakaların çoğu 20–40 yaş arasındaki kadınlarda görülmektedir; özellikle menstrüel dönemle ilişkili formlar Asya’da daha sık rapor edilmiştir.
İdiopatik formlar genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar, erişkinlikte kaybolur.
Küresel bir epidemiyolojik veri bulunmamaktadır, ancak 2021 yılında yapılan bir derlemede toplam 80 civarında olgu rapor edilmiştir.[1], [2]
Diğer Başlıklar
Tarihçe
Hemolakrimasyon, 16. yüzyıldan beri belgelenmiştir. İlk ayrıntılı tıbbi tanımlama 1581 yılında Antonio Brassavola tarafından yapılmıştır. 20. yüzyıl başlarında hormonal faktörlerle ilişkisi keşfedilmiş, 2000’li yıllarda görüntüleme yöntemleriyle patofizyolojisi daha iyi anlaşılmıştır.[9]
Tarihte “ağlayan kanlı aziz” veya “mucizevi ağlayan heykeller” gibi olayların bir kısmının hemolakrimasyonlu bireylerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu durum halk arasında mistik anlamlar yüklenmesine neden olmuştur. Günümüzde bu hastalık, sosyal medyada yanlış biçimde “doğaüstü olay” gibi yansıtılsa da tamamen fizyolojik temelli bir rahatsızlıktır.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ a b Kursat Murat Ozcan, et al. (2013). Hemolacria: Case Report. International journal of pediatric otorhinolaryngology. doi: 10.1016/j.ijporl.2012.09.020. | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b Gizem Doğan, et al. (2021). A Rare Case Presenting With “Bloody Tears”: Idiopathic Unilateral Hemolacria. The Journal of Tepecik Education and Research Hospital. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Darlene A Dartt. (2009). Neural Regulation Of Lacrimal Gland Secretory Processes: Relevance In Dry Eye Diseases. Progress in retinal and eye research. doi: 10.1016/j.preteyeres.2009.04.003. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Anita Ambasta, et al. (2021). Haemlacria: A Mini Case Series Of A Rare Condition. Journal of family medicine and primary care. doi: 10.4103/jfmpc.jfmpc_1491_20. | Arşiv Bağlantısı
- ^ a b K. Tripathy, et al. (2023). Hemolacria. StatPearls [Internet]. | Arşiv Bağlantısı
- ^ H Kuivaniemi. (1991). Mutations In Collagen Genes: Causes Of Rare And Some Common Diseases In Humans. FASEB journal : official publication of the Federation of American Societies for Experimental Biology. doi: 10.1096/fasebj.5.7.2010058. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Jane S Kim, et al. (2021). Masses Of The Lacrimal Gland: Evaluation And Treatment. Journal of Neurological Surgery Part B: Skull Base. | Arşiv Bağlantısı
- ^ Marcus Fager Ferrari. (2021). Collagen Remodelling And Plasma Ascorbic Acid Levels In Patients Suspected Of Inherited Bleeding Disorders Harbouring Germline Variants In Collagen-Related Genes. Haemophilia : the official journal of the World Federation of Hemophilia. doi: 10.1111/hae.14195. | Arşiv Bağlantısı
- ^ John Warren Henderson. (1981). Orbital Tumors / John W. Henderson, In Collaboration With George M. Farrow. By John Warren Henderson | Open Library.
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2026 02:57:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23549
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.