Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Giordano Bruno gerçekten "bilim şehidi" miydi?

Giordano Bruno'yu ölüme götüren şey bilimsel görüşleri miydi?

9 dakika
1,735
Giordano Bruno gerçekten  "bilim şehidi" miydi?
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

1548-1600 yılları arasında yaşayan Giordano Bruno da 1473-1543 yılları arasında yaşayan Nicolaus Kopernik de Kilise öğretilerine karşı fikirler ileri sürmüştür. Ancak Kopernik devletin farklı kademelerinde görevler alıp fikirlerini rahatça ilan edebilirken, Giordano Bruno Kilise tarafından yakılarak öldürülmüştür.

Elbette ki Kopernik ile çok yakın bilimsel görüşleri savunduğu halde Bruno'yu ateşe götüren bazı sebepler vardı. Dolayısıyla bu iki zat arasındaki tezat, araştırılmaya değerdir.

Kısaca Kopernik

Aynı zamanda bir doktor olan Kopernik, Frombork Katedrali'ndeki dini cemaat ve halk için ücretsiz çalışmaktaydı. "Matematikçi" kimliğiyle para birimini iyileştirmek için görev üstlendi. Aldığı hukuk eğitimini psikoposluğun hizmetine sundu. Ayrıca Töton Şövalyeleri'nin işgali zamanında 1520 de Allenstein'daki bir kalenin komutasına atandı. Burada kenti işgalci güçlere karşı birkaç ay savundu.

Tüm Reklamları Kapat

Kopernik'in kilise ve halk ile arasını iyi tutması ona bazı avantajlar sağladı. Görüşlerinin kısa özetini içeren Commentariolus (ufak yorumlar) adını verdiği el yazmasını hazırladığında onu yayımlamak için pek de uğraşmış sayılmaz. Papalık sekreteri Johan Widmansadt bu el yazmasının sunumunu yaptı. Bu sunuma birkaç kardinalin yanı sıra Papa VII. Clement de katıldı. Katılımcı kardinallerden Nicholas von Schönberg Kopernik'e düşüncelerini acilen yayınlamasını söyleyen bir mektup yazdı. Bu mektup 1543'te basılan De Revelutionibus'un ön söz bölümüne eklendi.

Aslında kilise, 1600 yılından itibaren Kopernikçiliğe karşı çıktı. 1616 yılında ise De Revelutionibus'u yasaklı kitaplar listesine ekledi ve bu yasağın kalkması 1835 senesini buldu. Buna rağmen Kopernik'in ömrü boyunca düşüncelerini rahatça söyleyebilmesinin sebebi kiliseyi eleştirmemesinin yanında kilise, halk ve devlet için yaptığı yardımlardan dolayı kimsenin tepkisini çekmemesiydi.

Kısaca Bruno

1548'de Nola kasabasında doğan İtalyan filozof Bruno, 1562'de Dominikan tarikatına girerek ömür boyu taşıyacağı Giordano ismini aldı. Dominiken tarikatı dini amaçlarla kurulmuş, daha sonra felsefeye yönelmiş bir tarikattı.[1]

Bruno, Napoli Üniversitesi'ni bıraktıktan sonra Saint-Dominik manastırına girdi. Bu tarikata bağlı kalacağına ant içti. Burada 1565'ten 1576'ya kadar manastır hayatı sürdü. Bu yaşamı sırasında 1572'de teolojiden doktora yaptı ve papazlığa atandı.

Tüm Reklamları Kapat

Bu papazlığı esnasında ona teslis (üçleme) inancını inkar ettiği için 2 kere dava açıldı. 1576'da manastırdan kaçtı.

1578-79 yıllarında Cenevre'de dolaştı. Buradayken Antoine de La Faye isimli bir yüksek ilahiyat doktoruna saldıran bir çalışma yayınladı. Daha sonra tepki çekince özür dilemek yerine saldırılarına devam etti. Burada da Protestanlarla arası açıldı. Protestanlar onu aforoz etti.

Buradan Fransa'ya geçerek bazı yerlerde Sacrobosco'nun Sphaera'sı ve Aristo'nun Anima'sı üzerine dersler verdi. Kral III. Henry Sarbonne'da onun için bir kürsü açtırdı ve onu bazı dini törenlere katılmaktan bağışık yaptı.

Daha sonra 1854'te Kral'ın elçisi Michel De Castelnau ile birlikte İngiltere'ye gitti. Kraliçe Elizabeth ile tanıştı. Sonrasında Oxford Üniversitesi'ne giderek oradaki öğretim üyeleriyle tanışması sağlandı ama başı yine derde giricekti.[8]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Burada 4 tez yayınladı bu tezlerde Aristotales'e ve İtalyan matematikçi Fabrizio Mordente'ye bazı eleştirilerde bulundu. Özellikle hala hayatta olan Mordente'ye eleştiri yazması başına iş açmıştır. Mordente yakın zaman önce orantılı 8 köşeli pusulayı icat etmişti.

Bruno yazdığı tezde bu buluşun Aristo'nun sonsuz küçüklerin karşılaştırılamazlığı hipotezini çürüttüğünü ve atomik bir minimumun varlığını kanıtladığını iddia etti.

Buluşu faydalı bulsa da Mordente'ye ağır eleştiriler yapmıştı. Onun ne yaptığı hakkında en ufak bir fikri olmadığını söyleyerek onu ''muzaffer bir aptal'' olarak niteledi. Mordente ile alay ettikten sonra onun Latince bilmediğini bu yüzden gerçek bir bilim adamı olmadığını söyledi.

Bu eleştirileri Mordente'yi rahatsız etmişti. Onun tezlerinin bulabildiği kadar kopyasını bularak onları yok etti. Daha sonra şikayet etmek için 4. Guise Dükü Charles'tan destek aldı. Bruno'nun iğneleyici sözleri diğer öğretim üyelerini de rahatsız etmişti ki onlar da Bruno'yu eleştirmeye başladılar. Onu Marsilio Ficino'dan aşırma yapmakla suçladılar. Calvinciler onu aforoz etti. Paris'e dödüğünde ise Aristo'yu eleştirdiği için Fransız Katolikleriyle Şiddetli bir çatışma yaşandı Fransızlar da onu aforoz etti. ve Almanya'ya kaçmak zorunda kaldı.

Daha sonra Almanya'ya geldi. Burada bazı kitaplar yazdı. Bunlardan biri olan Küllerin Şöleni kitabından birazdan bahsedeceğiz.

Ne yazık ki Almanya'da da tutunamadı. Lutherciler onu aforoz etti.

Tüm Reklamları Kapat

İtalya'ya Dönüşü

Onun için en tehlikeli gözüken yer İtalya'ydı. Fransa'dan dönüşte İtalya'ya gelmek yerine Almanya'ya gitti. Çünkü İtalya onun için hala tehlikeliydi. Daha sonra yakalanıp hapse atılacağı yer olan İtalya'ya geri dönmesinin bazı sebepleri vardı. Gittiği her yerde aforoz ediliyor ve hayatı tehlikeye giriyordu ve sanırım artık Bruno bu kovalambaçtan bıkmıştı. Onun için tehlikeli olduğunu bile bile İtalya'ya gitti.

Tabii ki İtalya'ya dönüşünün özel başka bir sebebi daha vardı. Zuane Mocenigo isimli bir İtalyan soylusu, hafızasından etkilenerek onu bellek sanatı ve geometri dersleri vermesi için Venedik'e çağırmıştı.

Burada İtalya'ya çağırılması bir tuzak mıydı yoksa gerçekten iyi niyetli bir davet miydi bunu aydınlatacak belgelere sahip değiliz; ama İtalya'ya geldikten hemen sonra ihbar edilmeyip beklenişi, niyetin genel olarak iyi olduğuna işarettir.[2] Mocenigo mektubunda Bruno'nun sapkın teolojik görüşlerini ona da empoze etmeye çalıştığını yazıyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Yargılanması ve Ölümü

Zuane Mocenigo, Engizisyon'a bazı mektuplar yazarak onu ihbar etmişti. Bu mektuplarında onun sapkın bir mezhep kurucusu ve zevk düşkünü bir büyücü olduğu yazılıyordu. Bu mektuplarında onun dini görüşlerinin üzerinde durulduğuna dikkat çekmek önemlidir. Mocenigo, mektubunda basit bir ihbarın dışında bazı nefret söylemlerinde bulunmuştu; bu da ikilinin anlaşamadıkları için ihbarın gerçekleştiğine işaret etmektedir. Mocenigo onu ihbar ettikten sonra, kaçamasın diye Bruno'yu evinin çatısına hapsetti.

Bruno, 26 Mayıs 1592'de burada yakalanarak Kutsal Daire'nin hapishanesine atıldı.

Önce Venedik sonra Roma zindanlarında 8 sene geçirdi. Bu süre boyunca yargılama devam etti. Yargılamanın uzamasının sebebi Kilise'nin ona karşı yaptığı görüşünden dönme konusundaki ısrarlarıydı. Bruno bir türlü tüm görüşlerinden dönmeyi kabul etmiyordu.[3]

En sonunda, Papa VIII. Clement onu tövbe etmeyen bir sapkın olarak ilan etti. 1600 yılında, 52 yaşındayken onu Campo de Fiori'ye götürerek dili tıkalı bir şekilde yakarak öldürdüler. Bruno'nun ölümünün ardından kilise Kopernikçi düşünceyi yasakladı. Ama bu yasaklama Bruno'nun bu sistemle bağlantılar kurması sebebiyle idi. Nihayetinde Kopernikçi düşünce Kilise'nin tepkisini çekti ve Kopernikçilik yasaklandı.[4]

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Klasikler Seti 2 (8 kitap)

Ağaçlar
“Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.

Yollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.

Böyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. […] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.”

Resimli Başyapıtlar: Aurélia

Gérard de Nerval

Resimleyen: Ali Çetinkaya

“Yavaş yavaş aydınlanan belirsiz bir yeraltıdır uyku, burada gölgeden ve gecenin içinden, arafı mesken tutmuş, ciddiyetle hareketsiz duran soluk siluetler çıkagelir.”

Nerval rüyaları bildiğimiz dünyayla gerçeküstü dünya arasındaki iletişimi sağlayan bir vasıta olarak görür. Yazıları onun mantık ve tutarlılıkla kuvvetli bağını sarsan hayaller ve fantezilerle doludur. Bunun en önemli örneklerinden biri olan ve en önemli eseri kabul edilen Aurélia’da düşle gerçeklik, delilikle yaratıcılık arasındaki belirsiz, gizemli çizgiyi, kendi ruhsal deneyim ve arayışlarından yola çıkarak inceliyor.

Fransız romantizminin önemli yazar ve şairlerinden, sembolizm ve gerçeküstücülük akımını olduğu kadar T. S. Eliot, Ahmet Hamdi Tanpınar, Charles Baudelaire ve Marcel Proust gibi pek çok yazarı etkilemiş Nerval eşsiz ve zarif edebi üslubuyla saflık, kaybedilmiş gençlik, kendini gerçekleştirme ve güzellik ideallerini yansıtan imgeleri Aurélia’da buluşturuyor.

Resimli Başyapıtlar: Beyaz Geceler

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Resimleyen: Nicolai Troshinsky

“Hayalperest eski hayallerinin arasında, külleri karıştırır gibi, soğumuş yüreğini yeniden ısıtacak, onu yeniden hayata döndürecek bir kıvılcım arar boş yere. Bulacağı kıvılcımla sönen o güzel hayallerinin ateşini yeniden yakacak, kanını kaynatan, mutluluk gözyaşları döktüren müthiş düşlerine tekrar kavuşacaktır.”

Sekiz yıldır yaşadığı St. Petersburg’da kimseyle yakınlaşamamış ama şehri evleriyle, yüzleriyle ezbere bilen yalnız, kederli, hayalperest bir genç adamın dört beyaz gecesinin öyküsü bu.

Hayalperestimiz sıradan gece yürüyüşlerinden birinde Nastenka’yla karşılaşır. Hayatın yabancısı bu ikili kısa sürede hikâyelerini, dertlerini, hayallerini paylaşacak kadar yakınlaşır; birlikteyken kederleri, huzursuzlukları uğramaz yanlarına; geceleri ve ruhları aydınlanır. İnsanın tek başınalığı, kalbini birine korkusuzca açabilmesinin imkânıyla bir aradadır Beyaz Geceler’de. Bu imkân bir an kadar bile olsa, “Böyle bir an ömrü boyunca yetmez mi insana?”

Dünya edebiyatının en güçlü yazarlarından Dostoyevski’nin külliyatında kendine has, ayrı bir yeri olan Beyaz Geceler’in zarif ve yalın üslubuna bu kez Nicolai Troshinsky’nin büyüleyici çizimleri eşlik ediyor.

Resimli Başyapıtlar: Dönüşüm

Franz Kafka

“Gregor Samsa bir sabah yatağında huzursuz düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Kabuklu sert sırtının üzerinde yatıyor, başını birazcık yükselttiğinde, kayıp düşmek üzere olan yorganın tepesinde zar zor tutunduğu kahverengi, bombeli ve yay şeklinde şeritlerle bezeli karnını görüyordu. Gövdesine göre acınacak incelikteki pek çok bacağı gözlerinin önünde çaresizlikle titreşiyordu.”

Kafka işte bu sarsıcı, tuhaf cümlelerle başlıyor yirminci yüzyılın en etkileyici eserleri arasında yer alan Dönüşüm’e.

Keskinliği ve yalınlığıyla Kafka’nın edebi yoğunluğunu en iyi anlatan bu başyapıt, Arjantinli çizer Luis Scafati’nin hayal gücüyle birleşince, ortaya seyre doyulmaz bir edebi ziyafet çıkıyor.

“Kafka’nın sanatı okuyucuyu onu yeniden okumaya zorluyor. Eserlerinin sonları –ya da olmayan sonları– açık açık ifade edilmeyen, ama hikayenin başka bir bakış açısıyla yeniden okunmasını gerektiren açıklamalar sunuyor.”

Albert Camus

“[Kafka] ziyadesiyle bürokratikleşmiş bir toplumun şiirsellikten yoksun kumaşını romanın o muazzam şiirine; bir adamın gayet sıradan öyküsünü… bir mite, destana, daha önce görülmemiş bir güzelliğe dönüştürüyor.”

Milan Kundera

Gizemli Bir Maske

Fernando Pessoa

Geç git, kuş, geç git, bana da geçip gitmeyi öğret!

Bir bilinmezlik olmayı seçen, yazma eylemini kendine özgü bir sahne yorumuyla icra eden, Modernizmin geç keşfedilen öncülerinden Fernando Pessoa başyapıtı sayılan Huzursuzluğun Kitabı’nda şöyle yazar: “Yaratmak uğruna kendimi yok ettim; kendi içimde o kadar dışıma attım ki kendimi, kendimin dışında varlık sürüyorum artık. Farklı oyuncuların farklı oyunlar oynadığı boş bir sahneyim ben.” Bu benzersiz günlük, Bernardo Soares imzalıdır. Şiirle yaşamış, yarattığı onlarca kimlik, karakter aracılığıyla modern şiire ve yazına mührünü, hayattayken yayımladığı tek Portekizce şiir kitabı ve üç İngilizce kitabın yanında koca bir bavul elyazmasıyla bırakmıştır Pessoa.

Martín López-Vega’nın hazırladığı bu seçki, Pessoa’nın baş aktörleri olarak nitelenen, kendisinin de öyle kurguladığı Alberto Caeiro, Ricardo Reis, Álvaro de Campos’un şiirlerinden bir seçmeyi Adolfo Serra’nın illüstrasyonlarıyla bir araya getiriyor.

Bugün, yapıtıyla ördüğü bulmaca hâlâ bütünüyle gün ışığına çıkmamışken, dünyanın başka coğrafyalarında başka “yaşayan karakter”lere kendine özgü bir bilgelikle dokunarak sözünü sürdürüyor Pessoa.

Dünyada ileri gitmek için ne kadar çok şey ödünç aldım!

Ne kadar ödünç şeyi sanki benimmiş gibi kullandım!

Ben kendim de, yazık ki, bana ödünç verilen şeylerden başka bir şey değilim.

Resimli Başyapıtlar: Kara Kedi

Edgar Allan Poe

“Yazmak üzere olduğum bu çılgın, ama bir o kadar da basit hikayeye inanmanızı beklemiyorum. Kendi aklım bile, olanları apaçık gördüğü halde, onları inkar ederken, sizden bunu beklemem delilik olur. Ama deli olmadığımı biliyorum, hayal görmediğimden de eminim. Yarın öleceğim için bugün içimi dökmem gerek.”

Edgar Allan Poe’nun gizemli ve karanlık dünyasına hoş geldiniz! Dehşeti, korkuyu, düş ile gerçeklik arasındaki muğlaklığı, insanın karanlık yüzünü ve çaresizliği anlatan Poe’nun tekinsiz öykülerine, bu kez Luis Scafati’nin eşsiz çizimleri eşlik ediyor. Büyük bir özenle kullandığı siyahın hakim olduğu çizimleriyle karanlık ve hassas bir dünyanın kapılarını aralayan Scafati ile duyduğu dehşetli ürperişi okuyucusuna iletmekte benzersiz bir dile sahip Edgar Allan Poe’nun öyküleri bir araya gelerek benzersiz bir atmosfer yaratıyor.

“Edgar Allan Poe’nun öykülerini çok sevdiğim için gerilim filmleri yapmaya başladım.”

Alfred Hitchcock

“Edgar Allan Poe, ona hayat veren nefesi üflemeden önce dedektiflik hikâyeleri neredeydi?”

Arthur Conan Doyle

Palto

Nikolay Gogol

Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı. Hatta en cüretkâr hayallerinde bazen paltosuna sansar kürkü bir yaka diktirmeyi bile kurar olmuştu.”

“Küçük adam”ın çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlik ve acılar bu uzun öykünün başkahramanı Akakiy

Akakiyeviç’in hayatı üzerinden yalın bir gerçekçilikle anlatılıyor. Böylesi bir anlatım, her ne kadar dönemin Çarlık Rusya’sında büyük tepki alsa ve Gogol, Rus insanını aşağılamakla suçlansa da, Rus edebiyatında bir çığır açıyor. Elinizde tuttuğunuz bu muhteşem eseri daha önce yayınlanmış örneklerinden farklı kılan ise otuzdan fazla kitapta imzası olan ödüllü çizer Noemí Villamuza’nın büyüleyici çizimleri.

“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.”

Dostoyevski

“Gogol’un Palto’da sergilediği sanat, paralel doğruların kesişmekle kalmayıp, solucan misali kıvrılabileceklerine, karmakarışık hale gelebileceklerine işaret eder.”

Vladimir Nabokov

Resimli Başyapıtlar: Satranç

Stefan Zweig

Stefan Zweig’ın intihar etmeden kısa süre önce kaleme aldığı Satranç zulüm, saplantı, aklın gücü ve bu gücün yaratacağı kötülükleri ele alan ve yayımlandığından beri bütün dünyada büyük yankı uyandırmış bir klasik. Satranç tahtasının siyahı ve beyazı gibi iki kutbun –iyiyle kötünün, kibarla kabanın, insanla makinenin, akılla deliliğin, cehaletle bilginin, açgözlülükle tamahkarlığın– arasında, kendi içimizde bitmeyen bir satranç maçına devam eden bizim hikâyemiz…

New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemide yolcular arasında Dünya Satranç Şampiyonu Mirko Czentovic de bulunmaktadır. Kaba, vurdumduymaz, cahil, açgözlü bir insan olsa da Czentovic tam bir satranç dehasıdır. Gemidekiler kendisiyle maç yapmak isterler. Genç satranç oyuncusu bu isteklerini geri çevirmez ve üst üste galip gelir, ta ki bir maç sırasında ağırbaşlı, çekingen bir yabancı ortaya çıkıp oyuna müdahale edinceye kadar. Bu yabancı uzun zamandır satranç tahtasına elini sürmediğini söylese de verdiği taktikler sayesinde maç berabere biter.

Akif Kaynar’ın karakterlerin iç dünyasını yansıtan, öykünün önemli noktalarını canlandıran resimleri de Zweig’ın bu ölümsüz klasiğini bambaşka bir boyuta taşıyor.

Devamını Göster
₺1,400.00
Klasikler Seti 2 (8 kitap)

Bruno'yu Ölüme Götüren Bilimsel Görüşleri miydi?

Napolyon'un kuvvetleri 1810'da Vatikan'a baskın yaptı ve resmi Papalık kayıtlarının çoğunu çaldılar. Bu yüzden Bruno'nun resmi ceza kağıdının tam nüshasına sahip değiliz.

Ama bize bu konuda çok önemli fikirler verebilecek kaynaklar var.

Bruno'yu yargılayanların başında gelen Kardinal Luzovico Madruzzo'nun sarayında yaşayan Alman Hümanist bilim adamı Gaspar Schoppe. Bruno'nun suçları Madruzzo'nun sarayında okunarak cezası belirlenmişti. Bruno'nun yakılışı yankı uyandıran bir olaydı ve tabii ki de Schoppe'nin dikkatini de çekmişti. Schoppe 17 Şubat 1600 yılında Latince bir mektup yazdı. Schoppe bu mektubu Bruno'nun suçsuz yere yakıldığı ve Engizisyonun acımasız olduğunu söyleyen insanlara olayın arka yüzünü göstermek için yazdığını söylüyor.

Schoppe'nin yazdığı mektuba göre;[5]

Bruno'nun ceza almasındaki sebeplerden bazıları şu görüşleriydi:

  • Astrolojinin gerçek olduğu
  • Tek bir ruhun iki bedende var olabileceği
  • Şeytanın kurtuluşa ereceği
  • Musa'nın bir sihirbaz olduğu ve sihri Mısırlılardan öğrendiği
  • Elçilerin çoğunun sihirbaz olduğu
  • Sadece Yahudilerin Adem ve Havva'dan geldiği, diğer insanların bir gün önce yaratılan başka bir çiftten geldiği
  • Ruhların bir bedenden diğerine geçebileceği ve hatta gezegenleri dolaşabileceği
  • Evrenin başlangıcı ve sonunun olmadığı ve her zaman var olduğu
  • Tüm canlı ve cansızları kapsayan evrensel bir ruhun olduğu
  • Yıldızlara ve gezegenlere yaşayan ruhlar tarafından can verildiği
  • İsa'nın ilahi bir özelliği olmadığı, insanlarla alay eden seçkin bir sihirbaz olduğu
  • İsa'nın çarmıha gerilmediği ve asılmayı hak etmiş olduğu
  • Sihirin faydalı bir şey olduğu ve sihir yapmanın dinen bir suç teşkil etmediği
  • Musa'nın kanunları kendi uydurduğu
  • Kutsal yazıların bir masal olduğu
  • Peygamberler ve havarilerin aşağılık insanlar olduğu
  • Meryem'in bekareti konusunda kiliseye aykırı görüşe sahip olduğu

Schoppe, bunların kendi bildikleri olduğunu söylüyor.

Ayrıca bu mektupta Bruno'nun papaya da hakaret ettiğini söylemektedir.

Mektubunda şöyle yazıyor:

Londra'ya geldiğinde ''Muzaffer Canavar'' yani Papa hakkında ufak bir kitap yazdı.

Bruno, Lo Spaccio De la Bestia Trionfante (Muzaffer Canavarın Kovulması) isimli bir kitap yazdı. Schoppe'a göre Bruno'nun burada kastettiği Papa VIII. Clementti.

Yine Önemli belgelerden biri Roma Valisi'ne emanet edilen Bruno'nun cezasının bir kopyası. Burada şöyle bir cümle vardır:[6]

Tüm Reklamları Kapat

Çünkü sen Fra Giordano, Napoli Krallığı'ndaki Nolalı merhum Giovanni Bruno'nun oğlu, Aziz Dominik tarikatının sözde rahibi, yaklaşık 52 yaşında. 8 yıl önce Venedik'teki kutsal makama ihbar edildin

Ekmeğin ete dönüştüğünü söylemenin küfür olduğunu söylemen vs. sebeplerle

Transkripsiyon, yani ekmeğin şaraba dönüştüğü inancı kilisenin çok hassas davrandığı bir konudur.

Peki Bruno İsa'ya ve Peygamberlere hakaret ettiyse transkripsiyonu inkarı basit kalmaktadır, Neden önce transkripsiyonu saymışlar?

Tüm Reklamları Kapat

Bu kafamızı karıştırmasın. Kiliseninin 7 doktrininden birine inanmanın küfür olduğunu söylemek oldukça enteresan ve aykırı bir iddiadır.

Burada Bruno'nun suçunun zaten bilindiği varsayılarak uzun uzun açıklanmamıştır. Ama suçlarını saymaya ''ekmeğin ete dönüştüğünü inkar etmesi'' ile başlamışlar. bu bize bir fikir vermektedir.

Sonuç olarak Bruno'nun tamamen dine aykırı görüşlerinde ısrar ettiği için yakıldığı ortaya çıkmaktadır.

Ama Bruno'nun suçları arasında sayılan bilimsel denebilecek bir görüşü yok muydu?

Tüm Reklamları Kapat

Elbette ki vardı.

Bruno gezegenlerin sayısız çoklukta olduğunu söylemişti ve Schoppe' un yazdığı mektuba göre bu sözü de suçları arasındaydı.

Gezegenlerin sonsuz sayıda olduğunu söylemek kiliseye göre sapkınlık olarak kabul ediliyordu. Ama bazı tarihçiler bunu reddetmektedir. 2002' de Bruno araştırmacısı Leen Spruit bu sözün sapkınlık olarak kabul edilmediğini ama kilisenin hatalı bulduğunu söyledi.

Aslına bakılırsa bu sözü sapkınlıktı. Alberto Martinez'in Bruno'nun yargılanması hakkında yazdığı makalesine bakacak olursak onun bu sözünü 3 papa, 5 kilise babası ve 9 aziz kınamıştı.[7]

Tüm Reklamları Kapat

Schoppo, mektubunda Bruno'nun Latince olarak

Mundos esse İnnumerabiles

(Bu dünyalar sonsuzdur.)

dediğini yazmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Yine de Bruno'nun gözlem yaparak böyle bir şeyi söylemediği açıktır. Çünkü dönem şartlarına göre Bruno'nun böyle bir şeyi gözlemlemesi imkansızdır. Ayrıca Bruno'nun görüşü ampirik temellere dayanmıyordu. Felsefi temelli ispatlanamayacak bir görüştü.[9]

Ayrıca tabii ki bu görüşü İsa'ya hakaret etmeye göre oldukça hafif bir suçtu.

Bruno, Kopernikçi gök sistemini savunduğu için yakılmadı mı?

Hayır, bu konuda hiçbir belge mevcut olmadığı gibi Bruno'nun ölümünden sonra Kopernikçiliğin yasaklanmasının da başka bir sebebi vardı. Kopernik sistemi kilisenin eski öğretilerine ters bir görüş de olsa kilise, yer merkezli sistemi dini bir öğreti olarak kabul etmemişti. Kopernikçi sistem her ne kadar Bruno'nun yargılanmasında etkili olmasa da, kilise artık kozmoloji ile uğraşmanın insanları saptırdığına inanıyordu- Sanırım bunda Bruno'nun gezegenlerin sonsuz olduğu, onları yaşayan ruhların yarattığı gibi söylemleri bunun sebebidir- Bu yüzden kilise eski öğretilerin aksine söylenen sözlere karşı ön yargılı davranmaya başladı.

Sonuç olarak; Bruno tabii ki yakılmayı hak etmemişti ama yakılmasının sebebi bilimsel görüşleri değildi. Yine de Bruno döneminin oldukça ilerisinde bir insandı.

Okundu Olarak İşaretle
11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 2
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ S. Tekeli. (2011). Bilim Tarihine Giriş. ISBN: 9786051330822. sf: 108.
  • ^ J. Gribbin. (2017). Bilim Tarihi. ISBN: 9786051068855. Yayınevi: Alfa Yayıncılık. sf: 21-32.
  • ^ T. O'Neill. Does Giordano Bruno Deserve To Be Considered A Martyr In The Name Of Science?. Alındığı Tarih: 20 Aralık 2022. Alındığı Yer: Quora | Arşiv Bağlantısı
  • ^ G. Bruno. (2004). Küllerin Şöleni. ISBN: 9789754067934. Yayınevi: Cem Yayınevi. sf: 5-124.
  • ^ T. O'Neill. Giordano Bruno's Condemnation. (18 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 20 Aralık 2022. Alındığı Yer: History for Atheists | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. User. Bruno’s Sentence. Alındığı Tarih: 20 Aralık 2022. Alındığı Yer: famous trials | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. A. Martinez. (2016). Giordano Bruno And The Heresy Of Many Worlds. Annals of Science, sf: 345-374. doi: 10.1080/00033790.2016.1193627. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Maya Bohnhof. Giordano Bruno: Another Martyr To Science? | Bahaiteachings.org. (22 Eylül 2016). Alındığı Tarih: 20 Aralık 2022. Alındığı Yer: BahaiTeachings | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Hank Campbell. Bruno Was A Martyr For Magic, Not Science. (27 Haziran 2013). Alındığı Tarih: 20 Aralık 2022. Alındığı Yer: Science 2.0 | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 05/05/2025 09:14:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13636

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close