Bilimsel Tartışma - 15: Post hoc

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için evrimagaci@gmail.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu safsata, olaylar arasındaki kronolojik ilişkinin otomatik olarak neden-sonuç ilişkisi anlamına geldiğini iddia etmekten kaynaklanmaktadır. Latincede “post hoc, ergo propter hoc” olarak bilinen ve Türkçeye “Bundan sonra oldu, dolayısıyla bundan ötürü oldu.” şeklinde çevirebileceğimiz safsatadır. Temel formu şu şekildedir:

  1. A, B'den önce olmaktadır.
  2. Dolayısıyla A, B'nin sebebidir.

Bu insanların farkında olmadan düşebildiği en tehlikeli mantık hatalarından birisidir. Elbette ki olaylar arasındaki oluş sırası, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi vermek zorunda değildir. Öngörülemeyen ya da bilinemeyen bir C de, B'nin sebebi olabilir.

Örneğin "Kelebek Etkisi" dediğimiz Kaos Teorisi'ne ait betimleme, aslında post hoc bir mantık hatasıdır (ama teşbihte hata olmadığı ve bunun bir teşbihten ibaret olduğu unutulmamalı): “Afrika'da bir kelebeğin kanat çırpışları, Amerika'da bir tsunamiye sebep olabilir.” Afrika'daki bir kelebeğin kanat çırpışlarının, Amerika'daki bir tsunamiden önce gerçekleşmiş olması, elbette ki tsunaminin sebebinin kelebeğin kanat çırpışları olduğu anlamına gelmez.

Bu tanımdan görülebileceği gibi, batıl inançların tamamına yakını ve sahtebilimlerin büyük bir kısmı post hoc mantık hatasıdır. Örneğin bir ayna kırıldıktan sonra başa gelen kötü bir olayın sebebinin aynanın kırılması olduğu düşünülür. Bu ve bunun gibi batıl inançları, yapısal olarak birer mantık hatasıdırlar.

Post hoc mantık hatasının en temel sebebi, konuyu inceleyen insanın mantık kurma sırasında yeterince dikkatli olmaması ve yanlış neden-sonuç ilişkileri kurmasıdır. Çünkü iyi bir inceleme ve araştırma yapmak, doğrudan sonuca gitmekten çok daha zordur ve pek çok insan uğraşmak istemez. Ancak bunca yazıdan da görebildiğimiz gibi, sonuca gitmek emek isteyen ve çok zahmetli bir iştir, hızlı atlamaya gelmez. Her bir adım bilimsel olarak açıklanmalı, ondan sonra diğer adımlar atılmalıdır. Birkaç örnek verelim:

  • “Bu sezon gerçekten kötü gidiyordum. Daha sonra kız arkadaşım bana bu kolyeyi verdi ve bir anda 3 maçta da üst üste goller atarak 3 maçı da kazanmamızı sağladım. Dolayısıyla bu kolye uğurlu olmalı. Eğer takmaya devam edersem, mutlaka kazanırız.”
  • Hasan yeni bir Mac bilgisayar alır ve 9 ay boyunca sorunsuz kullanır. Daha sonra bir güncelleme gelir. Güncellemeden sonraki gün, bilgisayar açıldığında donar. Hasan, bilgisayarın donmasının kesinlikle güncellemeden dolayı olduğunu söyler.
  • Pınar bir arkadaşını ziyaret ederken kedisi tarafından tırmalanır. İki gün sonra da ateşi çıkar. Pınar, ateşinin çıkmasının kesin sebebinin kedi tırmalaması olduğunu iddia eder.

Bu mantık hatasının, evrimsel biyolojide de çok kritik bir uygulaması vardır. Evrimi tam olarak anlamayan ama kabul eden insanlar, evrimin amacının insanları oluşturmak olduğunu düşünme hatasına sıklıkla düşerler. Bu yüzden aşağıdaki gibi örneklerle karşılaşabiliriz:

  • “Omurgalı hayvanlar günümüzden 370 milyon yıl önce denizden karaya çıkmışlardır. Günümüzden 6 milyon yıl önce insansılar (hominidler) evrimleşmeye başlamıştır. Dolayısıyla omurgalılar, insanları evrimleştirmek için karaya çıkmışlardır.”
  • “İnsanlar, diğer maymunlar benzeri atalardan, sonradan evrimleşmişlerdir. Öyleyse neden diğer maymunlar, insana evrimleşmezler?”

Yukarıdaki durumlarda, evrimin asıl sebepleri göz ardı edilerek saf kronolojik ilişkilere dayanarak neden-sonuç ilişkilerine varılmaya çalışılmaktadır. Bunların hepsi, mantık hatasıdır. Ne evrimin nihai amacı insanı üretmektir, ne de evrimin herhangi bir başka amacı veya öngörüsü vardır. Bu iddialar bilgi eksikliğinden kaynaklanır.

Bu safsatanın bir diğer yaygın örneği de, doğal felaketlerden sonra gericiler tarafından kullanılır. Örneğin bir şehirde evlilik dışı cinsel ilişkiye girenlerin sayısı arttığından dolayı şiddetli bir depremin gerçekleştiğini düşünmek, durumun gerçekten de böyle olduğu anlamına gelmemektedir. Depremlerin sebebini yalnızca Jeoloji’den gelen veriler izah edebilir. Depremden önce seks oranlarının artmış olması, seks ile deprem arasında bir ilişki olduğu anlamına gelmez.

Bilimsel Tartışma - 14: Straw-Man / Korkuluk

''Evrim Ağacı Ekibiyle Bilim Anlatıcılığı ve Çevirmenliği'' Konulu Röportaj (13 Ekim 2015)

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim