Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir? PLOS One
16 dakika
24,439
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Nedir? Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Nedir? yazı dizisinin 13. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilim Nedir? Bilimin Temel Özellikleri Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Her ne kadar bilimsel bir makaleyi normal bir yazıyı okur gibi okumak cezbedici gelse de okuma şeklini organize etmek, okuduğunuzu daha iyi anlamanızı sağlar. Genel olarak, yazının ana hatlarını anlamak için ilk başta özeti okunur. Bir önceki yazımızda da detaylıca anlattığımız gibi, yazının altyapısının genişliği makaleden makaleye bir miktar farklılık gösterebilir.

Bu yazımızda, bir makaleyi okurken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacak ve bazı tüyolar vermeye çalışacağız. Böylece akademik çalışmaları daha yakından takip etmenize yardımcı olmayı hedefleyeceğiz.

Makaleyi Okumadan Önce, Ön Araştırma Yapın!

Akademik bir makaleyi okurken çok yararlı bir alışkanlık, başlık ve özeti okumak ve ilerlemeden önce konuyla alakalı temel bir fikre sahip olmaktır. Bu, ilerleyen kısımlarda birçok konuda yardımcı olur.

Tüm Reklamları Kapat

Bir başlığı ve özeti okuduktan sonra ne anlatıldığını anlamıyorsanız, söz konusu akademik makaleyi kavrayabilecek kadar bir bilgi altyapısına sahip olmadığınızı anlayabilirsiniz. Eğer bunu fark ederseniz, öncelikle daha temel ve eğitim-odaklı kaynaklara başvurarak, o konuyla ilgili bilgi edinip, akademik makaleyi sonra okuyabilirsiniz. Bu nedenle Evrim Ağacı olarak verdiğimiz kitap tavsiyelerimizde, öncelikle popüler bilim kitaplarının çoğunun okunmasını, sonrasında ders kitaplarına ve ondan sonra akademik makalelere geçilmesini önermekteyiz.

Bu tür bir yaklaşım, aynı zamanda konu hakkında hafızanızı tazelemeye de yardımcı olacaktır. Kimi zaman belli konularda bilgilere sahip olabilirsiniz; ancak bunlar yeterince tekrar edilmediği için zamanla unutulabilir veya eksilebilir. Ön bir tarama yapmak, bu konuları hatırlamayı kolaylaştıracaktır.

Akademik bir makaleyi okumanın ve bunu yaparken literatürde bir ön tarama yapmanın en büyük faydası, sizin okuyucu olarak konu hakkındaki eski bilgilerinize yeni bilgiler eklemenize yardımcı olmasıdır. Bu yöntem, her profesyonelin kariyeri boyunca kendini eğitmek için kullanması gereken bir yöntemdir. Öğrenmezsek, gelişemeyiz. Okumazsak, öğrenemeyiz.

Eğer okuyacağınız akademik makalenin genel konusuyla ilgili bilginiz varsa, Giriş kısmını hızlıca okuyabilir ya da atlayabilirsiniz. Çünkü makalenin Giriş kısmı, önceki yazıda da detaylıca işlediğimiz gibi, aslında sahanın kısıtlı bir özeti gibidir. Birçok makale, genel bir mantık akışını takip eder. Dolayısıyla bilimsel bir makalenin genel düzenine sadık kalarak okunması faydalı olacaktır. Elbette, bir sahayı çok yakından tanıyan ve konu hakkında derin bilgisi olan, dolayısıyla spesifik bir araştırmanın sadece belirli bir bölümü ile ilgilenen bir okuyucu, genellikle direkt olarak o kısımla ilgili parçaları okuyacaktır. Bu, genellikle "Sonuçlar" kısmı olmaktadır; ardından da yazarların o sonuçları nasıl değerlendirdiğini merak edenler, "Tartışma" kısmındaki bulgular hakkındaki açıklamaları okuyacaktır. Eğer makale kaliteli ve iyi bir makaleyse, bu tür okurları da gözetecek şekilde, düzenli bir biçimde yazılmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Anahtar Kelimelere Dikkat!

Çoğu makale, anahtar kelimeler (İng: "keywords") diye tabir edilen bazı ibareler içerir. Bunlara "anahtar kelime" denme sebebi, bu kelimelerin genelde makale içinde, "Özet" kısmının hemen altında açık bir şekilde belirtilmesi ve bir makaleyle ilgili önemli bilgiler vermesidir. Örneğin bu anahtar kelimelere bakarak, ne tür terimlerle karşılaşabileceğinizi kestirebilirsiniz. Buna bağlı olarak da kendinizi buna göre hazırlayabilir, ön araştırmanızı bu anahtar sözcükler etrafında yapabilirsiniz. Örneğin bu anahtar sözcükleri arama motorlarına girerek, o alanlardaki temel bilgilerinizi gözden geçirebilirsiniz.

Anahtar kelimelerin bir diğer önemli özelliği, makalenin statüsü hakkında bilgi verebilmesidir. Örneğin birçok makalede, deneysel bilginin tamamı gösterilemez; çünkü akademik yayının uzunluğu kısıtlandırılmıştır (yani bir araştırmayla ilgili her detayı makale içinde göstermeye yetecek kadar yer yoktur). Bu tür makalelerin anahtar sözcüklerinden birisi, "Gösterilmemiş Bilgi/Veri" olabilir. Bir makalenin yayın için kabul edilmesi, makalede tüm bilgiler yer almıyor olmasına rağmen, yazarların hakemlere deneylerini tam olarak yaptıkları yönünde yeteneklerini belgelediklerini gösterir. Bu ek bilgiler, genellikle yazarların önceki çalışmalarında halihazırda yayınlanmış olur; en nihayetinde bilim, birikerek ilerleyen bir bilgi türüdür.

Anahtar kelimelerden ikisi de "Yayınlanmamış Bilgi" ve "Ön Bilgi"dır. İlki, ya bilginin daha yayınlanabilecek kapasitede olmadığını ya da bilginin bir gün yayınlanacak olan büyük bir hikayenin bir kısmı olduğunu belirtir. Kimi zaman çalışmalar, henüz resmî olarak yayınlanmadan da halka arz edilebilirler. İkincisi ise, farklı insanlar tarafından farklı şekillerde anlaşılabilse de, özünde anlamı, deneyin sadece bir kez yapıldığı ve dolayısıyla ek doğrulamalara ihtiyaç duyduğu yönündedir. Görebileceğiniz gibi bilim insanları sadece metodolojide dürüstlüğe değil, yayın ahlâkında da dürüstlüğe fazlasıyla önem verirler.

Akademik Makaleleri Okurken Karşılaşılan Zorluklar 

Bir makalenin okurları, özellikle de konuyla alakalı bilgisi olmayan veya kısıtlı olan okurları, bir makaleyi okuma çabaları sırasında belli başlı birkaç zorlukla karşılaşırlar. Önceki yazımızda anlattığımız gibi, bir makale ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, o makalenin okurunun kendini makaleyi okumadan önce geliştirmesi önemlidir. Fakat her ne kadar bir makaleyi anlamak konusundaki problemlerin bir kısmı okur kaynaklı olsa da, çoğu hata aslında makale yazarının kendi hatasıdır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

En büyük sorunlardan biri, çoğu bilimsel makalenin kötü biçimde yazılmasıdır. Dürüst olalım, bazı bilim insanlarının yazarlık nitelikleri o kadar da iyi değildir. Diğer bilim insanları ise yazı yazmaktan hoşlanmayabilir veya makaleleri düzenli yazmak için ek zamanı harcamayı tercih etmez. Ayrıca yazar konuyu öyle kavramıştır ki, bu konuya aşina olmayanların ve bu yazının sadece okunması gereken başka bir kağıt yığını olduğunu düşünen insanların açısından bakmak ona çok zor gelir. Bu tür insanî problemler, akademik çalışmaların anlaşılmasını zorlaştırabilir.

Kötü bir makalenin, okuyucu üzerinde birkaç etkisi vardır: İlk olarak, bu tür kötü yazılmış makalelerde mantıksal bağlantılar genelde atlanmıştır veya hızlıca geçilmiştir. Bir deneyin niye yapıldığı, hangi düşüncelerin test edildiği açıklanması gerekirken, deney basitçe ve yüzeysel olarak tanımlanmış olabilir. İkinci olarak, makaleler terimlerin çok fazla olması nedeniyle okurun dikkatini dağıtabilir. Üçüncü olarak, yazarlar belli bir çizgide devam etmezler ve yan bilgiler vererek okuyucunun da çizgisini kaybetmesine sebep olurlar. İyi bir makalede ise bu yan konular, başka bir konu başlığı altında belirtilir ve böylece okuyucunun dikkati dağıtılmamış olur. Ayrıca iyi bir yazar, tüm yan konuları ana makale akışına kusuruz bir şekilde entegre edebilir.

Diğer bir zorluk da okuyucunun sadece deneyin ne olduğunu anlamaya çalıştığında karşımıza çıkar. Yazarlar, deneylerini anlatırken önceki makalelerine bol bol atıfta bulunabilirler ve o yazılar da daha önceki makalelere atıfta bulunur ve böylece uzun bir zincir oluşur. Bu zincir, genelde çeşitli yöntemlerin açıklandığı yazılarda son bulur; ancak yine de hangi yöntemlerin kullanıldığı açık olmayabilir. Bazen bu zincir, ciddi alan kısıtlamalarının olduğu dergilerde yayın yapılması sonucunda daha da kötü bir hâl alabilir ve makalede kullanılan terimlerin tanımları o kadar kısaltılır ki, makalenin anlam açıklığı ortadan kalkabilir. Yani bu tür makalelerde açıklamalar, düzgünce yazılmak yerine, fazlasıyla sıkıştırılmış olur.

Diğer zorluklar, yazar kendi deneyleri hakkında eleştiriye ve yeniliklere açık olmadığı zaman ortaya çıkar. Eğer yazarlar belirli bir kalıpta kalırlarsa, elde ettikleri sonuçları açıklayabilen diğer olasılıklara karşı hoşgörülü olmayabilirler. Bu olasılıklar deneysel olarak test edilemeyebilir ve tartışma kısmında hiç bahsedilmeyebilir bile! Diğer bir sorun ise, çoğu yazarın özellikle de tartışma kısmında, gerçekle spekülasyonları tam olarak birbirinden ayırmamasıdır. Bu, okuyucunun yazılanların ne kadar iyi kanıtlandığını anlamasını zorlaştırır.

Değinilmesi gereken son bir problem de bilimin sosyolojisinden kaynaklanmaktadır. Çoğu yazar, çok azimlidir ve makalelerinin bilindik bir dergide yayımlanmasını ister. Sonuç olarak, bulguların önemini abartırlar ya da yazılarına spekülasyon içeren başlıklar atarlar ve bu makale, sanki kanıtlanmış bir bulgu gibi gösterilmeye çalışılır. Yani burada karşımıza çıkan, "İddialı Başlık Sorunu" olarak tanımlayabileceğimiz, her türlü yayında karşımıza çıkabilen bir sorundur. Bu başlıklarda, yazının en temel özeti, bir beyan cümlesi gibi yazılır; örneğin: "X Geni, Kansere Engel Oluyor!" ya da "Uzayda Yaşam mı?" gibi... Bu trend, özellikle de internet yayıncılığının hız kazandığı ve bilimsel bilginin genel halka daha yaygın bir şekilde ulaştığı günümüzde çok daha popüler hale gelmiştir.

Bu son faktörler, rekabetli bir alanın halkla olan ilişkilerini temsil etmektedir. Bu davranış, övülmeye değer olmasa bile, aslında anlaşılır bir davranıştır: Sonuçta akademisyenler, daha iyi dergilerde yayın yapmak isterler ve bulgularının daha geniş kitlelere ulaşmasını arzularlar. Ama yazarlar, okuyucuları neyin kesin neyin spekülasyon olduğu hakkında yanlış yönlendirirlerse, özellikle yeni başlayan okuyucular için kesin bilgi ve kesin olmayan bilgi arasındaki farkı anlamak zorlaşabilir. Şimdi detaylarına gireceğimiz gibi, bu noktada dikkatli bir değerlendirme önemlidir.

Tüm Reklamları Kapat

Bir Makale Nasıl Değerlendirilir?

Bir makalenin tam anlaşılması ve değerlendirilmesi, aşağıdaki soruların cevaplanması ile mümkündür:

  • Hangi sorulara yanıt veriyor?
  • Makalenin ana fikri ne?
  • Bu sonucu destekleyen deliller nelerdir? 
  • Veri gerçekten sonuçları destekliyor mu? 
  • Kanıtların kalitesi nedir?
  • Sonuçlar neden önemlidir? 

Gelin bunlara sırasıyla bir bakış atalım.

Makale Hangi Sorulara Yanıt Veriyor? 

Bu soruya cevap vermeden önce, Evrim Ağacı'nın asıl ilgi alanı olan biyokimya ve moleküler biyoloji alanlarındaki araştırmaların, farklı biçimlerde düzenlenmiş makaleler olarak yayınlanabileceği fark etmeliyiz.

Tüm Reklamları Kapat

Araştırmanın Çeşidi

Aslında akademik makaleleri üç ana başlığa ayırmak mümkündür ve buna bağlı olarak, o makaleye soracağımız sorular birazcık değişecektir:

  • Betimleyici Makaleler
  • Makalede neler var ne anlıyoruz?
  • Karşılaştırmalı Makaleler
  • Diğer organlarla nasıl karşılaştırılıyor? Bulgular yaygın mı?
  • Analitik Makaleler
  • Nasıl işliyor? Mekanizması ne?

Betimleyici bir araştırma, bir sistemi anlamada en ön sırada yer alır. Ne olduğunu bilene kadar bir sistemin nasıl çalıştığına ya da bağlantılarının ne olduğuna dair hipotezler formüle edilemez. Moleküler biyolojideki tipik yaklaşımlar, DNA sıralamaları ve DNA mikroçip yaklaşımlarıdır. Biyokimyada yalnız X-ışını kristalografisi betimleyici bir çaba olarak görülür.

Karşılaştırmalı araştırma, genel bulguların nasıl olduğu sorgulandığı zamanlarda yer alır. Bulgular, özel organlar için spesifik midir yoksa açıkça uygulanabilir midir? Tipik bir kıyaslamacı yaklaşım, bir organizmaya ait genin sekansını, aynı geni barındıran başka bir organizmanın sekansıyla kıyaslamak olur. Bu gözleme bir örnek; insanlardaki aktin geni ve tomurcuklanan bira mayası %89 aynıdır, %96 benzerdir.

Analitik araştırma genellikle bir sistemin nasıl çalıştığını, parçaların nasıl bağlantılı olduğunu ve güncel bağlantıların ne olduğunu yeteri kadar bildiğimiz zamanlarda yapılır. Tipik analitik yaklaşım, sistemin nasıl işlediği hakkında iki veya daha çok alternatif hipotez kurabilir. Bu hipotezlerin tümü güncel bilgilerle bağlantılı olur. İdeal olan yaklaşım, bu hipotezler arasında bir dizi deney yaratır. Klasik bir örnek olarak Meselson-Stahl deneyi verilebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Some Short Christmas Stories (Charles Dickens)

A Christmas Tree
What Christmas is as we Grow Older
The Poor Relation’s Story
The Child’s Story
The Schoolboy’s Story
Nobody’s Story

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺110.00
Some Short Christmas Stories (Charles Dickens)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Doğal olarak birçok makale, bu yaklaşımların bir kombinasyonudur. Örneğin, araştırmacılar model organlarından bir geni dizer, bu genin dizilimini diğer organlardaki genlere göre kıyaslar. Bu kıyaslamaları gen ürününün fonksiyonlarına göre hipotez kurmak için kullanırlar. Bu hipotezler, genler üzerinde bölgeye-yöneltilmiş değişiklik yapılarak, bunun yanında organın fenotipine ve/veya gen ürününün biyokimyasal fonksiyonlarına nasıl etki ettiği sorularak test edilirler.

Tüm makalelerin aynı yaklaşımı kullanmadıklarının farkında olmak, makalenin sorduğu ana soruları keşfetmeye yönlendirebilir. İyi yazılmış bir makalede, daha önce de tanımlandığı gibi Giriş, genelden özele, son olarak da çerçeveleyen bir soruya ya da bir dizi sorulara gider. Bu iyi bir başlangıçtır. Ayrıca deney sonuçları da yazarın cevaplayabileceği sorular doğurur. Bu sorular genelde Sonuçlar içinde belirgin olur.

Makalenin Ana Fikri Nedir? 

Bu soru, ilk olarak makalenin özetini okuyarak cevaplandırılabilir. Burada yazarlar, düşündükleri kilit noktalara dikkat çekerler. Bu yeterli değildir; çünkü özetlerde genellikle çok sıkı kelime kısıtlaması vardır (200, 250, 500 kelime gibi). Buna rağmen bu özetler, bu soruya cevap aramak için bir başlangıç noktasıdır. Ama unutmayın: Makaleyi okurken, bu soruyu her zaman aklınızda tutmanız gerekir.

Bu Sonucu Destekleyen Deliller Nelerdir?

Genellikle, Sonuç bölümünde bu sorunun cevabı hakkında epey iyi fikir elde edebilirsiniz. Buluşları açıklamak için bilim insanları çeşitli figürler ve tablolar gösterirler. Bu yöntem, ortada bir noktayı vurgulayacak öncelikli bir deney yoksa en kolayıdır. Ama sonucu desteklemek için birkaç farklı deneyin ya da sonuçların toplanması yaklaşımı da sıkça kullanılır. Örneğin, ilk deney sonucunun birden fazla yorumu olabilir; ama daha sonrakilerde bu yorumlardan birisi öne çıkar.

İdeal durumda tartışma, "Bu kanıt, sonucu üç yönden destekliyor. Birincisi, (...). İkincisi, (...)." şeklinde başlar. Bu sayede yapılan deney sonucunda elde edilen delillerin bilim ve insanlık için ne anlama geldiği net bir şekilde anlaşılabilir.

Elbette, kötü yazılmış bir makalede bu kısım çok net olmayabilir. Yazarlar, bazen bu tip bulguların kısa özetini sunmazlar ve bu sonuçlara varmayı okuyucuya bırakabilirler. Şüpheci biri, bazı durumlarda mantıksal yapının zayıf olduğunu ya da deneyin asıl amacının ihmal edildiğini bile öne sürebilir. Bu gibi bir durumda, veriler ve sonuçlar arasındaki ilişkinin anlaşıldığından emin olunmalıdır.

Eğer bir tutarsızlık tespit edilirse, akademisyenler (ve makalenin okurları) dergi editörlerine ulaşarak, resmi bir itiraz mektubu yazabilirler. Bu mektup, değerlendirildikten sonra yayınlanır ve yazarların gerekirse düzeltmeler yapması talep edilebilir. Yani bilim, kendi kendini düzelten ve kendi kendini eleştiren bir doğaya sahiptir.

Veri, Gerçekten Sonuçları Destekliyor mu?

Bu soruyu sormanın en büyük avantajı, sonucun sağlam olup olmadığını değerlendirmeyi sağlamasıdır. Eğer verilerin güvenilir olduğu düşünülse bile (ki buna sonraki bölümde geleceğiz), elde edilen verinin yazarların ulaşmak istediği sonucu desteklememe ihtimali halen vardır. Bu, genellikle iki şekilde olur:

  1. Yorumun ve verinin arasındaki mantıksal bağlantının sağlam olmaması.
  2. Veriyle tutarlı başka yorumların da olması.

Araştırmanın önemli parçalarından biri, yazarların bir soruya birden çok yaklaşımla cevap verip vermediklerine bakmaktır. Kanıtlara çok yönlü bir şekilde yaklaşıyorlar mı, farklı yönlerden sonucu destekleyebiliyorlar mı, birden fazla veri hattı aynı sonuca işaret ediyor mu? Eğer kanıt tek yönlü ise, farklı bir yönden yorumlanması daha uygundur, birden fazla yaklaşım her zaman daha ikna edici olacaktır.

Aranacak bir diğer şey de, yazarların yorumlarında ima ettikleri ya da gizledikleri varsayımlardır. Eğer çalışma sahasını en ince ayrıntısına kadar anlaşılmadıysa, bu; yapması zor bir şeydir. İyi bir akademisyeni veya okuru, henüz donanımı yeterli olmayan bir akademisyen veya okurdan ayıran şey, yazarların makalede yaptıkları ama ilan etmedikleri varsayımları tespit etmek ve bunların sonucu nasıl etkileyeceğini öngörebilmektir. Bunu yapabilen biri, bilimsel bir çalışmadaki eksikleri çok daha hızlı tespit edebilir ve daha başarılı bir çalışmayı ortaya koyarak kendi başarısını artırabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Kanıtların Kalitesi Nedir? 

Bu acemi ya da uzman fark etmeksizin, cevaplanması en zor sorudur. Aynı zamanda genç bir bilim insanının (veya adayının) öğrenmesi gereken en önemli beceridir. Bu, diğerlerine nazaran daha pasif bir sorudur; ancak bir bilgi/fikir alıcısı olmaktan, daha üretici ve eleştirel bir değerlendirmeci olmaya giden yoldaki en büyük adımlardan birini içerir. Bu adımı atmak kolay değildir. bu konuda ustalaşmak yıllar alabilir. 

Yeni başlayan bilim insanları, genellikle "Ben kimim ki bu otoriteleri sorguluyorum? Bu kadar önemli yayınlarda yayımlanan tüm bu makalelerden sonra, yazarların haklı bir duruşları olmalı ve çalışma uzmanlar tarafından eleştirel bir görüşle incelenmiş olmalı." düşüncesinde olabilmektedirler. Çoğu zaman amatör bilim insanlarının takıldıkları noktalar gerçekten sahadaki bilgilere hakim olmamaktan kaynaklanır; ancak durum, ne yazık ki her zaman böyle değildir. Kimi zaman en donanımsız okurun bakış açısı bile, bir çalışmadaki bariz bir hatayı tespit edebilir.

Genel olarak, kanıtları değerlendirme becerisini geliştirmek, eleştirel bir bilim insanı ve okuyucu olmanın en önemli ve en zor özelliklerinden biridir.

Kanıtları Nasıl Değerlendirebilirsiniz?

Yöntemlerin Detayları

Bilimsel kanıtları değerlendirebilmek için, ilk olarak deneylerde kullanılan yöntemleri tam olarak anlamanız gerekiyor. Ne yazık ki her makalede yöntemler çok açık değildir veya bazen tamamen atlanabilir. Yöntemlerin verildiği örneklerde detaylar her zaman tüm açıklığıyla bahsedilmez; ama daha önemlisi, yazar genelde okuyucunun alanda kullanılan genel deney yöntemleri hakkında bir bilgisi olduğunu varsayar (örneğin moleküler biyoloji ve genetik sahasında; immunoblotting, klonlama, genetik metotlar veya DNase I footprinting gibi yöntemlerin halihazırda bilindiği varsayılır). Eğer bu bilgiden yoksunsanız, veriyi değerlendirmeden önce temel yöntemlerle ilgili kendinizi bilgilendirmek için ekstra çaba sarf etmeniz gerekecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Bazen, eğer araştırmanız için önemliyse, yöntemlerin ek detaylarını araştırmak zorunda kalabilirsiniz. İnternetten basılı kaynaklara ulaşımın kolaylaşması sayesinde, artık eskiden olduğu gibi belgelerin zor bulunan kopyalarını bulmak zorunda değiliz. Hatta artık e-posta yoluyla akademisyenlere hızlı bir şekilde ulaşmak ve çeşitli detayları direkt olarak makale yazarlarına sormak çok kolay! Birçok bilim insanı, sorduğunuz sorulara memnuniyetle cevap verecek ve sizi doğru kaynaklara yönlendirecektir.

Yöntemlerin Limiti

Bir makalenin kanıtlarını değerlendirirken, ikinci olarak yapmanız gereken şey, yöntemlerin limitlerini bilmenizdir. Bilimde hiçbir yöntem sınırsız kanıt üretemez; her yöntemin belli bir limiti vardır ve eğer deneyler doğru yapılmazsa, bu limitlere takılmak kaçınılmaz olacaktır ve elde edilen sonuçlar da doğru yorumlanamayacaktır.

Örneğin, immunoblot bilimde artık çok sık kullanılan bir yöntem değildir. Belli bir çizgide seyreden proteinlerde sinyal artar (en azından "çizgisel" devam eder), ancak belli bir miktarın üzerine çıktığında sinyalde artış görülmez. Bu sebeple, bu yöntemi düzgün kullanmak, deneysel yolların çizgisel sırada olduğunu gösteren standart kavisi gerektirmektedir. Genellikle yazarlar bu standart kavisi göstermezler; ama bu gibi kavislerin yapıldığının belirtilmesi gerekmektedir. Eğer böyle bir belirtme görülmezse bu, elinizdeki makalenin kötü yazılmış bir makale olduğuna işaret edebilir; ama aynı zamanda, bu önemli adımın tamamen atlandığına da işaret edebilir. Eğer hiç yapılmadıysa, koyu bir şerit "Burada şu miktarda protein ya da bilinmeyen miktarda fazla protein bulunmaktadır." anlamına gelebilir.

Verilerle İddiaların Tutarlılığı

Makaledeki verilerin analizi sırasında üçüncü olarak yapmanız gereken şey, verinin gösterdikleri ile, yazarların verilerin gösterdiğini söylediği şeyler arasındaki farkı ayırt etmektir. İkincisi, genelde yazarın yorumudur ve yorum olduğu açıkça belirtilmeyebilir. Yazılar genelde "x figüründeki veri, şunu göstermektedir ki..." gibi ifadeler kullanırlar. Bu tür ifadeleri gördüğünüzde, yazarın veri hakkındaki yorumu olduğunu bilmelisiniz. Ama eleştirel bir okuyucu olarak, bu verinin gerçekten de yazarların söylediği şeye işaret edip etmediğini sınamak size düşmektedir. Yazarların gösterdiği şeyi gerçekten gösterdiğine emin olmak için, veriyi dikkatle incelemeniz gerekecektir. Bu, ancak yöntemleri ve limitleri eksiksiz bir şekilde kavramış haldeyseniz etkili biçimde yapabileceğiniz bir şeydir. Bu da deneyim ve eğitimle gelir.

Tüm Reklamları Kapat

Orijinal Dokümanlara Ulaşmak

Kimi zaman bir makalenin kopyaları (özellikle de siyah-beyaz kopyalar), orijinal belgedeki bütün bilgileri eksiksiz olarak aktaramayabilir - hele ki renklerin önemli olduğu bir çalışma ise... Bu nedenle, mümkün olduğunca akademik makalelerin kopyası yerine, onların orijinal belgelerine ya da elektronik karşılıklarına bakmak iyi bir pratiktir. Özellikle de tonları belli olmayan figürlerin, jel fotoğrafları gibi görselleri, otomatik radyogramların fotokopisinde kontrast bozulur (genellikle artar) ve veri, istenmeyen sebeplerle eksik/hatalı bir şekilde sunulmuş olur. Orijinal dokümanlara bakarak, bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz.

Kontrolleri Kontrol Etmek

Son olarak, akademik çalışmadaki verileri sınarken, uygun kontrollerin yapılıp yapılmadığı sorulmalıdır. Kontroller, doğanın deney şartları altında beklendiği gibi davranıp davranmadığını gösteren, çok önemli unsurlardır. Eğer bir deneydeki kontroller eksikse, sonuçların deneyde olan biteni doğru bir şekilde gösterdiğinden emin olmak zordur. Kontrollerin nerede olduğunu sorma ve onları arama alışkanlığını edinilmelidir. Eğer kontrol grubunda da deney grubundaki gibi değişimler gözlenirse, deneyin konu edindiği olgunun etkisinden başka etkilerin de olduğu düşünülmelidir. Bu durumda akademisyenlerin iddiaları eksik veya hatalı olabilecektir.

Sonuçlar Neden Önemlidir?

Elbette hiçbir araştırma sırf yapılmış olmak için yapılmamaktadır. Tüm bilim insanları, çalışmalarının belli bir amaca ulaşmasını ister. Dolayısıyla şu tür sorular sormak önemlidir: Sonuçlar bilgi dağarcığına önemli bir gelişme sağlıyor mu? Yeni bir kavrayış edinilmesini hatta yeni araştırmalara yönelimi sağlıyor mu?

Bu soruları cevaplamak için araştırma alanını iyi tanımak gerekir. Kimi zaman düşük kaliteli dergilerde (hatta daha nadiren de olsa yüksek kaliteli dergilerde), sahaya çok da önemli bir katkı sunmayan makaleler, sanki çok büyük katkılar sağlıyormuşçasına yayınlanabilmektedir. Elde edilen bulguların önemini sorgulamak, bilimsel bilginin ilerleyişine ne tür katkılar sağlandığını anlamanızı kolaylaştırır.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Nedir? Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Nedir? yazı dizisinin 13. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilim Nedir? Bilimin Temel Özellikleri Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
64
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 27
  • Bilim Budur! 15
  • Umut Verici! 12
  • Merak Uyandırıcı! 9
  • Muhteşem! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • İnanılmaz 4
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/06/2024 07:03:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7245

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Çevre
Evrim Tarihi
Diş Hekimi
2019-Ncov
İklim
Karar
Modern
Diş Hekimliği
Nükleer
Cinsel Seçilim
Tohum
Kök Hücre
Damar
Sinirbilim
Hava
Kuantum
Gıda
Roma
Radyoaktif
Tutarlılık
Kadın Doğum
Koaservat
Antropoloji
Safsata
Mars
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
O. U. Bolgi, et al. Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?. (1 Ağustos 2018). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/7245
Bolgi, O. U., Bakırcı, Ç. M., Büyükdemirtaş, ., Beğik, . (2018, August 01). Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?. Evrim Ağacı. Retrieved June 23, 2024. from https://evrimagaci.org/s/7245
O. U. Bolgi, et al. “Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 01 Aug. 2018, https://evrimagaci.org/s/7245.
Bolgi, Oğuz Ursus. Bakırcı, Çağrı Mert. Büyükdemirtaş, . Beğik, . “Bilimsel Bir Makale Nasıl Okunur? Akademik Çalışmaları Okurken ve Değerlendirirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, August 01, 2018. https://evrimagaci.org/s/7245.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close