Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Çoğu deneyde 2 grup vardır: bir kontrol grubu ve bir deney grubu. Deney grubunda yer alanlar, üzerinde çalışılan tedaviyi alırken kontrol grubundakiler bu tedaviyi almazlar. Sonrasında, bu iki grubun üyeleri, deneysel tedavinin etkilerini saptamak için karşılaştırılır. Deneysel grupta bazı farklar gözlemleseniz bile, kafanızda şöyle bir soru olabilir: “Gözlemlediğimiz şeyin tedavi sayesinde olup olmadığını nasıl bilebiliriz?”

Bu soruyu sorduğunuzda, aslında karıştırıcı değişken ihtimalini dikkate alırsınız. Karıştırıcı değişkenler, bağımlı değişkeni (tepki değişkenini) etkiler; fakat bu etkiyi fark etmek zordur. Özellikle insan deneklerle yapılan deneyler, karıştırıcı değişkenlere meyillidir. Özenle hazırlanmış bir deneysel tasarım, karıştırıcı değişkenlerin etkilerini sınırlandıracaktır. İşte bu açıdan deney tasarımında bilhassa önemli bir konu da çift-kör deney olarak adlandırılır.

 

Plasebolar

İnsanlar inanılmaz derecede karmaşık canlılardır, bu da onları bir deneyde denek olarak kullanmayı oldukça zorlaştırır. Örneğin, bir deneğe deneysel bir ilaç verdiğinizde ve o da iyileşme işaretleri gösterdiğinde, sebep olarak neyi öne sürebilirsiniz? Sebep, ilaç olabilir fakat bazı psikolojik etkiler de olabilir. Kendisine onu iyileştirecek bir şey verildiğini düşünen kişi bazen gerçekten de iyileşir. Bu da plasebo etkisi olarak bilinir.

Deneklerin tecrübe edebileceği psikolojik etkilerin deney üzerindeki gücünü azaltmak için, bazen kontrol grubuna bir plasebo verilir. Plasebo, deneysel tedavinin uygulanma yöntemine olabildiğince yakın şekilde tasarlanır. Fakat plasebo bir tedavi değildir. Örneğin, yeni bir ecza ürününün testinde kullanılan plasebo, içinde tedavi değeri olmayan bir maddenin bulunduğu bir kapsül olabilir.

Böyle bir plasebo kullanıldığında, deneydeki denekler, kendilerine gerçek ilaç verilip verilmediğini bilmeyeceklerdir. İki gruptaki denekler de gerçek bir ilaç sandıkları maddeyi almanın psikolojik etkisine sahip olacaklardır.

 

Çift-Kör Deneyi

Plasebo kullanımı önemli olmakla birlikte, sadece olası karıştırıcı değişkenlerin bazılarına etki eder. Karıştırıcı değişkenlerin diğer bir kaynağı da tedaviyi uygulayan insandır. Bir kapsülün deneysel bir ilaç ya da aslında bir plasebo olup olmadığını bilmek, bir insanın davranışlarını etkileyebilir, hatta en iyi doktor ya da hemşire bile deney grubundakilere farklı, kontrol grubundakilere farklı şekilde davranabilir. Tedaviyi uygulayan kişinin, ilacın deneysel bir ilaç ya da plasebo olduğunu bilmemesini sağlamak, bu ihtimale karşı önlem almanın bir yoludur.

Bu tip bir deney, çift-kör olarak adlandırılır. Bu şekilde adlandırılır çünkü her iki taraf da deney konusunda bilgilendirilmez. Denek de, tedaviyi uygulayan kişi de, deneğin deney grubunda mı yoksa kontrol grubunda mı olduğunu bilmez. Bu çift katman, bazı karıştırıcı değişkenlerin etkisini en aza indirecektir.

 

Açıklamalar

Birkaç şeyi belirtmekte fayda var.

Denekler, deney ya da kontrol grubuna rastgele atanır, hangi grupta olduklarına dair bilgileri yoktur ve tedaviyi uygulayan kişiler de deneklerinin hangi grupta olduklarını bilmezler. Buna rağmen, hangi deneğin hangi grupta olduğunu bilmenin elbette birkaç yolu vardır. Çoğu zaman, araştırma grubundan bir üyenin deneyi organize etmesi ve kimin hangi grupta olduğunu bilmesi sağlanarak bu bağlantı kurulur. Bu kişi deneklerle direkt bir etkileşime geçmeyerek onların davranışlarını etkilemeyecektir.


Yazan: Courtney Taylor

Kaynak: Bu yazı ThoughtCo sitesinden çevrilmiştir.

Görsel: Yuri_Arcurs/Getty Images

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/10/2019 18:09:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5277

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyolojik zekanın son derece kısa ömürlü olduğu kanaatindeyim. Eğer ki bir gün yapay zeka ile yüzleşirsek o, yapısı gereği biyoloji-ötesinde olacaktır.”
Martin Rees
Geri Bildirim Gönder