Baalbek Megaliti ve Taşınabilirliği Üzerine

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Megalit, bir yapı ya da anıtı inşa etmek için ya tek başına ya da başka taşlarla birlikte kullanılan büyük bir taştır. En bilinen örneklerden birisi Birleşik Krallık’ta bulunan Stonehenge’dir. Baalbek (eski adıyla Heliopolis, yani Güneş Şehri), Lübnan'ın Bekaa ilinde yer alan ve Roma İmparatorluğu’na ait 2000 senelik Jüpiter Tapınağı’nın bulunduğu ilçedir. Günümüzde bu tapınağa ait 6 devasa sütun ve temelinde 27 adet büyük kireç taşı bloku bulunmaktadır. Bunların 24 tanesi 300’er ton iken, diğer üç tanesi de yaklaşık olarak 800 ton ağırlıktadır ve “Trilithon” olarak bilinmektedirler. 800 metre ötedeki taş ocağından getirilmişlerdi.

Bir trilithon normalinde iki büyük dikey taşın bir yatay taşı taşımasıdır, tıpkı Stonehenge’de görebildiğiniz gibi, ancak Jüpiter Tapınağı’nda böyle bir şey söz konusu değildir çünkü taşların üçü de yataydır, ancak bu adı yine de taşımaktadırlar. Tapınağın avlusunda kullanılan pembe granit MS 2.yüzyılda Mısır'daki Asvan’dan (tıpkı Khufu Piramit’in kral odasındaki gibi) gemi yoluyla getirtilmişti.

Bu tapınağın platformuna taşınması beklenen yeni taşlar Bekaa Vadisinde bulunan kireç taş ocağında bulundular. Genellikle 20 metre uzunluğunda ve enleri 4 x 4 metredir. Yapılan arkeolojik araştırmalarda yaklaşık 1000 ton ağırlığında olan bir taş bulunmuştu. “Hajjar al-Hibla” yani “Hamile Kadın” taşı (İng: Stone of the Pregnant Woman) olarak adlandırılmıştı, ancak bir çatlak oluştuğu için taşınamamıştı. Hemen karşısındaki yolun diğer tarafında yaklaşık 1240 tonluk bir diğer taş daha bulunmuştu. Bunlarla birlikte Alman Arkeolojik Enstitüsü ve Lübnan Üniversitesi’nden Jeanine Abdul Massih ile birlikte daha da şaşırtıcı bir şekilde 2014 yılında 1650 ton ağırlığında bir diğer taş hemen Hamile Kadın taşının kısmen altında bulunmuştu. Uzunluğu 19.6 metre ve enleri 6 x 5.5 metreydi. Bütün bu taşlar tamamıyla hazır değillerdi, hatta bulundukları taş ocaklarından bile ayrık değillerdi (Mısır kenti Asvan’daki bitirilmemiş olan ve 42 metre uzunluğa sahip 1100 tonluk Obelisk gibi).

“Neden bu kadar büyük taşlar yaptılar?” diye düşünebilirsiniz. Toprak erozyonu sebebiyle zamanla yapıların altı dengesizleşerek yapı yana doğru yatabilir, yani küçük parçalar yerine büyük parçalar kullanmanız daha dayanıklı olmalarını sağlayacaklardır. Bunun günümüzdeki örneği radye jeneral temellerdir. 

Bütün bu devasa taşlarla ilgili edinilen bilgilere göre tapınakla ilgili birbirinden farklı iddialar ortaya atılmıştır:

  • Yahudi-Hristiyan inancında yer alan Habil, Tanrı’nın gazabından saklanabilmek için inşa etmişti.
  • Nemrut (Nimrod), devlere emir verip inşa ettirmişti, bazıları bu sebeple ona “Babil Kulesi” adını vermektedir.
  • Süleyman, cinlerin yardımıyla inşa etmişti.
  • Büyük olması nedeniyle uzaylıların bir iniş alanı olarak kullanabilmeleri içindi.
  • İnşa ettiği söylenen tarihlerden (yani MS 1.yüzyıldan evvel) binlerce sene önce ileri teknolojiye sahip bir uygarlık (Atlantisliler gibi) tarafından inşa edilmişti.

Söz konusu “büyük ve ağır” taşlar olunca eski insanların bunları taşıma konusunda yeterli becerilere sahip olmadıkları iddia edilmektedir ya da mutlaka bizim sandığımızdan çok daha olağanüstü (fazlasıyla olağanüstü) teknolojilere sahip oldukları söylenir. 

Rusya’nın St. Petersburg şehrinde bulunan Bronz Atlı Adam (İng: Bronze Horseman) heykelinin üzerinde bulunduğu ve 1768 yılında Finlandiye Körfezi’nde yer alan 1250 ton ağırlığındaki Yıldırım Taşı (İng: Thunder Stone) imparatoriçe Catherine II’nin emriyle 18.yüzyılda gemiyle taşınmadan evvel 6 kilometre boyunca vinç yardımı kullanmadan insan gücüyle çekilmişti. Bunun gibi sayısız örnekler bu tarz şeylerin imkansız olmayışını göstermektedir. Jüpter Tapınağı’nın inşaatında ve Trilithon taşların taşındığı zamanlarda Romalılar'da hem vinç hem de tekerlek kullanımı vardı. Neticede o zamanki yakın dönemlerde toplamda 49 metre yüksekliğindeki “Pont du Gard” adlı su kemerini inşa eden aynı insanlardan bahsediyoruz.

Görsel 1: Güney Fransa’da Gardon nehrinden geçen Pont du Gard adlı su kemeri
Görsel 1: Güney Fransa’da Gardon nehrinden geçen Pont du Gard adlı su kemeri
Pixabay

Bununla birlikte tapınakla taş ocağının arasındaki mesafenin yakın olmasıyla birlikte taş ocağının kendisi inşa alanından az da olsa daha yüksek bir eğime sahiptir, yani söz konusu taşları “yerden kaldırmayı” gerektirmeyecek bir durum da söz konusu olabilir. 1977’de antik mimarlıkla ilgilenen arkeolog Jean-Pierre Adam bu taşlar üzerinde bir analiz yaparak silindirlerin yardımıyla birlikte ırgatların ve kasnakların kullanımıyla yaklaşık 557 ton ağırlığının 512 işçi tarafından çekilebileceğini hesaplamıştı (bazı iddialar bu taşların taşınması için 40,000 işçinin olması gerektiği gibi uçuk bir sayı belirtmektedir, ki 512 sayısı bunun yanında oldukça düşük ve daha akla yatkın bir sayıdır).

Ülkede yaşanılan bazı huzursuzluklar gereği yapılan çalışmalar aksamıştır, bu sebeple taşların nasıl taşındıkları konusunda tam bir netlik yoktur, ancak tarihten bildiğimiz diğer örnekleri göz önünde bulundurduğumuz zaman bunun imkansız olmadığını da bilmekteyiz, bu sebeple “olmayan” devlerin ve “görülmemiş” uzaylıların yardımına ihtiyaç duyulduğunu düşünmüyoruz.

Görsel 2: Baalbek’teki taşların taşınmasına dair araştırmacılardan bir fikir
Görsel 2: Baalbek’teki taşların taşınmasına dair araştırmacılardan bir fikir
Hazırlayan: Neşe Abbak, 2017

Önemli Not: Buradaki yazı Arsel B. Acar ve Çağrı M. Bakırcı tarafından kaleme alınan kitap çalışmasından bir alıntıdır. Bu yazı 26.10.2018 tarihinde güncellenmiştir, bu sebeple bu tarihten itibaren kitapta bazı değişiklikler ve ek bilgiler yer alabilir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  • Ana Görsel Kaynağı: Güneydeki Taş
  • E.A. Powell. History's Largest Megalith. (2015, Mayıs 26). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: Archaeology Magazine
  • E. Batuman. The Myth of the Megalith. (2014, Aralık 18). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: The New Yorker
  • G. Dvorsky. Archaeologists Discover The World's Largest Ancient Stone Block. (2014, Kasım 28). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: io9
  • J. A. Massih. The Megalithic Quarry of Baalbek: Sector III the Megaliths of Ḥajjar al-Ḥibla. (2015, Ekim 26). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: Journal of Eastern Mediterranean Archaeology and Heritage Studies
  • R. Lorenzi. Largest Stone Block From Antiquity Found. (2014, Aralık 01). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: Seeker
  • Dr. M. Heiser. Transporting the Trilithon Stones of Baalbek: It’s About Applied Physics, Not Ancient Aliens. (2012, Ağustos 23). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: PaleoBabble
  • A. Adair. Moving the Stones of Baalbek – The Wonders of Roman Engineering. (2013, Nisan 29). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: Patheos
  • J. Adams. A propos du trilithon de Baalbek. Le transport et la mise en oeuvre des megaliths. (1977, Ekim 26). Alındığı Tarih: 26 Ekim 2018. Alındığı Yer: Journal of Eastern Mediterranean Archaeology and Heritage Studies

Tarihten Bir UFO Hikayesi: Los Angeles Savaşı

Beyinde Öğrenme Süreci Nasıl İşliyor?

Skeptisizm Editörü

Arsel Berkat Acar

Arsel Berkat Acar

Skeptisizm Editörü

Katkı Sağlayanlar

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim